///LanetLi İnsanLar\\\
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

///LanetLi İnsanLar\\\ Konu: ///LanetLi İnsanLar\\\ Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 1
“O da herkes gibi yaşamayı hak ediyordu…”

Siyah saçlı,saçlarının arasında kızıl bulunan bir genç kız hücrenin köşesine geçmişti. Küçük parmaklı pencereden dışarı bakıyordu. İstese bu pencereyi çıkartabilirdi. Ama yapamazdı… Gücü kalmamıştı… Onun kaç gündür hiçbir şey yapmamışlardı… Üstünde deney bile. Teni bembeyaz olmuştu. Hiç bu kadar aç olduğunu hatırlamıyordu. Umurunda bile değildi. Tıkırtı sesleri duyuluyordu. Şimdide ayak sesleri. Geliyordu. Yaklaşan ayak sesleri… En sonunda hücrenin kapısı açıldı. İçeri kızıl saçlı,mavi gözlü bir oğlan girdi.
Oğlan: Daha ne kadar burada kalmayı düşünüyorsun Illy?
Ilena: Yapma. Agustin bunu duyarsa seni öldürür.
Oğlan Ilena’yı kolundan tuttu. Ayağa kaldırdı.
Oğlan: Illy… Ben ölümsüzüm!
Ilena oğlanın yanağına elini koydu. Elini oğlanın yanağına koyduğunda Fransızca “Biliyorum…” diye fısıldadı. Oğlan Ilena’nın elini tuttu.
Oğlan: Buz gibisin Illy.
Ilena: Ah sorun değil!
Oğlan: Hadi çıkalım.
Birden koridorun karanlık tarafından siyah saçlı,kırmızı gözlü orta yaşarlında bir adam çıktı.
Oğlan: Agustin onu bırak gitsin!
Agustin: Aptallık mı yapayım?
Oğlan: AGUSTİN!
Oğlanın bağırdı anda ayın önüne bulutlar geçti ve etraf karanlık oldu. Zaten koridor da hiç ışık yoktu. Agustin iyi göremiyordu bu yüzdende Ilena’nın nerede olduğun bile bilmiyordu.
Oğlan Ilena’ya Fransızca fısıldadı: Şimdi git!
Ilena karanlıkta görmeyen Agustin’in yanından geçerek bardan çıktı. Ilena bardan çıktığı anda bulutlar ayın önünden çekilmişti…
***
Yuki sokak lambasının altında durmuştu.
“Bu gece çok avlandım. Bu bana yeter…”
Diye düşünürken bir yandan da endişeliydi. Shin ile burada buluşacaklardı. Fakat Shin ortada bile yoktu!
“Acaba başına bir şey mi geldi?”
Diye düşünmekten kendini alamadı Yuki. Ama o sırada bir tanıdık el onun boynunu sarmıştı.
Arkasından kulağına fısıldayan bir ses: Çok mu merak ettin beni?
Yuki boynundan Shin’in elini çektirtti. Sinirlenmişti.
Yuki: Neredeydin sen?Burada buluşacaktık!
Shin: Biliyorum… Bu yüzden prensesim için bir şey almaya gittim.
Hiç olmazsa biraz sakinleşmişti Yuki… Shin elinde tuttuğu kırmızı gülün Yuki’ye uzattı.
Yuki soğuk bir sesle: Teşekkür ederim.
Shin: Yapma Yuki… Bak buradayım. Senin karşında!
Yuki: Olmayabilirdin de Shin…
Dedi ve Yuki ilerlemeye başladı. Shin’de Yuki’nin arkasından yürüyerek ona yetişmeye çalışıyordu.
Shin arkasından: Ama buradayım! Arkanda… Sen sonuça baksana Hell.
Yuki duymazlıktan geliyordu Shin’î…
“Beni bu kadar endişelendirmesi gerekmezdi…”
“Ama zevkli oldu!”
“Shin!”
***
Boynu kanlar içinde olan bir kız bir bankta oturmuş,devamlı aynı şeyleri tekrar ediyordu. Sadece “Ay” diyordu. Devamlı olarak…
Ay…
Ay…
Ay…
Daha hayatının baharında olan bir genç kız neden vampir yapılır ki? Amacı ne? Niçin? O da herkes gibi yaşamayı hak ediyordu. Normal bir insan olarak… Ama yapamadı… Başaramadı… En sonunda her zamanki gibi ailesinin istediği oldu. Hayatını mahveden ailesinin… Aya barak vampir olmuştu. Hiçbir şey görmüyordu o anda… Karanlık gökyüzü ve ay haricinde hiçbir şey görmemişti….
Birden yanına birisinin oturduğunu fark edince kız ürkmüştü. İlk başta yine gökyüzüne bakmaya devam etti. Ama en sonunda başını yana çevirmişti. Yanında sarı saçlı,yeşil gözlü bir oğlan vardı. Oğlanın gözlerine bakarak endişeli olduğunu görmüştü.
Oğlan kızın boynunu görünce kıza: İyi misin?
Kız ‘evet’ anlamında başını salladı.
Oğlan pantolonun cebinden bir parça kumaş çıkardı ve karşısında duran çeşmeye giderek kumaşı ıslattı. Kızın diğer yanına oturarak kanlı boynunu silmeye başlamıştı. Gözleri… Acıyarak bakıyordu… Kızın boynundaki kan temizlenince boynundaki atkıyı ona vererek boynunu salmıştı. Bir tek laf bile etmemişti kız. Ama şimdi biraz daha iyiydi. Hiç olmazsa konuşabilecek duruma gelmişti.
Oğlan: Adın ne?
Kız kısık bir sesle: Janin…
Oğlan: Janin… diye fısıldadı.
Janin: Ya senin?
Oğlan: Kiro.
“Kiro…”
---
Bölüm 2
“Karanlık Geri Dönerse…”

Ilena alt kata inerek evin kapısını açtı. Janin gelmişti. Biraz geç kalmıştı ama bunda pek fazla sorun yok gibiydi. Ilena Janin’deki solgun yüzü görünce onu koltuklardan birine oturdu. Fransızca Janin’le konuşmaya başladı.
Ilena: Janin iyi misin?
Janin: Ilena ben… Çok üzgünüm. Mühürü kaldırmayı istemezdim. Gerçekten…
Ilena endişelenmişti. Atkıyı açıp,Janin’in boynuna baktı. Diş izlerini görünce sinirlenmişti.
Ilena: BUNU SANA KİM YAPTI JANİN?
Janin: Ilena sakinleş…
Ilena: MÜHÜRE DİKKAT ETMENİ SÖYLEMİŞTİM!
Janin:Bende vampir olmayı istemezdim Ilena! Bende güçlerimin uyanmasını istemezdim!
Ilena: Sana bunu kim yaptı?
Janin:…
Ilena: CEVAP VER JANİN!
Janin: Üzgünüm Illy. Söylemem.
Ilena: Sen söylemezsen ben kendim bulurum dedi ve evden dışarı kapıyı çarparak çıktı.
***
Strify apartmanın önünde durmuş. Kendi kendine ne yapacağını düşünüyordu. Sol tarafa baktığında sokağın karanlık tarafından gelen Luminor’u görünce düşünmesine pek gerek kalmamıştı.
Strify: Erken geldin bugün.
Luminor: Avlanmadım ki. Diğerleri içerde mi?
Strify: Öyle bir şey söylemedim. Hepsi dışarıda.
Luminor: Tamam içeri geçerim.
Strify: Luminor… İyi gözükmüyorsun… Bir sıkıntın mı var?
Luminor: Hayır yok!
Strify: İyi öyle olsun.
***
Ilena askılı dizlerin üstüne gelen şarap kırmızı bir elbise giymişti. Sokakta hızlı adımlarla yürüyordu. İnsanların çoğu kışın soğuğunda elbise giydiği için Ilena’nın arkasından bakıyorlardı. Ilena umursamıyordu bile. Zaten ona sıcak soğuk hiç fark etmezdi .
*PAT*
Ilena bir anda soğuk zeminde buldu kendini. Önünde siyah saçlı aralarında kızıl bulunan,mavi gözlü bir çocuk vardı. Ve yanında iki kız daha vardı. Ilena oğlana baktığı anda vampir odluğunu anlamıştı. Ayağa kalktı. Arkasına bile bakmadan yoluna devam etti. Biraz ilerledikten sonra kendini o oğlan hakkında düşünmekten kendini alamadı.
“…Gıcık vampir…”
Diye düşündü.
***
Janin evin kapısını açtı. Tray gelmişti.Yanında da yaşlı smokin giymiş bir adam vardı.
Janin: Şimdide smokin giymiş adam mı getirmeye başla-
Tray: Öhüm! Janin bu Bay size bir davet için gelmiş.
Janin: Bize?
Tray: Baloları sevmem.
Janin: Balo mu? Bu çağda Çok Mutlu
Tray: Evet balo. Ama gelmek istemezsen seni manyaklar partime beklerim Çok Mutlu
Janin: Aman ben almayayım Çok Mutlu
Tray: İyi.
Adam: Öhüm!
Janin: Ah affedersiniz.
Adam: Xanthéa konağı mı?
Janin. Evet.
Adam: Yarın gece vampirler için bir balo yapılacak. Bütün safkanları orada görmek isteriz.
Janin: Üzgünüm gelemeyiz.
Janin adamın yüzüne kapatmak üzereydi ki adamın bir sözü kapıyı kapatmamasına yetti.
Adam: Sessiz vampiri özellikle görmek bizi sevindirir. Bay Xanthéa öldüğünden beri hiç gözükmüyor.
Janin: ENİŞTEMİ O ÖLDÜRDÜ APTAL ADAM!
Diye bağırdı. Adam direk geri itildi ve Janin’de üstüne kapıyı kapattı

Başka bir siteye koymuştum. Fakat site hacklendi. Bende buraya koyayım dedim.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 02 Ekm 2008 13:37
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 1 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız