Çürümüş Ruh
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Declaration
Misafir

Avatar





Çürümüş Ruh Konu: Çürümüş Ruh Alıntıyla Cevap Gönder
Gecenin bi saati bir morartı etrafta geziniyordu. Adımlarını sessizce atmaya özen gösteriyordu. Binaların üst üste bindiği bir çıkmaz sokaktaydılar ama binaların 6 katlı olması buranın pek de tenha olmadığını gösteriyordu. Mor yaratık etrafı inceledi. Acaba onları gören varmıydı. Arkasına döndü. Elini sallayarak [Pıst. Gel! Ortam sakin.] dedi. Ufak bir duvarın arkasına çömelmiş olan karartı karanlıkta parlayan kırmızı gözlere sahipti. Morartı onun gözlerini görmelerinden korktuğu için onun önünden gidiyordu, ayrıca bu siyah yaratık mor yaratık kadar sessiz yürüyemiyordu. Usulca adımlarla arabanın yanına yaklaştılar. Niyetleri anlaşılmıştı. Şimdi en zor bölüm vardı sırada; alarmı olmayan bir araba bulup sessizce ve gözükmeden çalmak.
-Hey yavrum bee, şu fıstığa bak.
-Ne fıstığı abi?
-Antep fıstığı.
-Hee, abi arabayı diyorsan yeşil değil sarı o.
Mor olan şoför kapısına yöneldi. İşaret parmağıyla başka bir arabayı göstererek [Sen de bakma öyle, şu kırmızıyı al.] dedi. Sarı araba karanlıkta bile parlıyordu. Kocaman farları vardı. Köşeli hatlara sahipti. Üsten basık gibi duruyordu, süzülmek için yapılmıştı. Gaz verildiği anda uçacakmış gibi duruyordu. Kırmızı olan daha tombul, daha ağırdı. Tepesi daha yüksekti, yuvarlak ve pürüzsüzdü. Çok sağlam, güvenli ve konforluydu. İçinde uzanacak kadar yer vardı. Arka koltuktaki yastık dikkat çekiciydi.

Önce sarı araba titredi; hemen ardından kırmızı. Sıcak rüzgar arabaları okşuyor ve uğulduyarak uzaklaşıyordu. Morun telsizinden sesler geldi.
-Alo 131 merkez, Mehmet Akif mahallesinde araba hırsızlığı.
Karartı peşlerinde polis olduğunu bilmiyordu. Mor [Holeey, sonunda eğlence başlıyor!] diyerek duygularını dile getirdi. Karartı ona hep dikkatli olmasını, gereksiz yere riske girmemesini söylerdi. O ise risksiz yaşanmıyor ki be abi diyerek karşılık verirdi. Daha çok eğlenmek için anayola çıkmaya karar verdi. Kırmızı araba peşinden geldi.

Sonra yarışmaya başladılar. Saniyede 100 metre gibi hızlara ulaştılar. Kimi zaman yoldan çıkıyor, kimi zaman birbirlerini ittiriyorlardı. Kara olan endişeliydi. Kaç defa böyle manyaklıklar yapmamasını söylemişti. O sadece para istiyordu. Şimdi ona durmasını söylese duymazdı ki. Kara bu işleri birilerine zarar verebildiği için seviyordu. Herkesi çekinmeden öldürebilirdi. Her şeyden nefret ediyordu. Kimsenin onun mutluluğunu önemsemediğini ve herkesin bencil, acımasız olduğunu düşünüyordu. Herkes mutlu olmak istiyor, kimse adaleti umursamıyordu. Bedeni de tıpkı parçalanıp çürümüş adalet gibiydi. Sol omzunun yakınlarından başlayıp sağ bacağının yakınında biten, birbirine paralel 3 yırtık vardı göğsünde. Yırtıklar o kadar derindiki içi karanlıktan gözükmüyor ve yaraların eni bazı yerlerde 1cm'yi geçiyordu. Göğsüne doğrudan ışık tutarsanız vahşeti daha net görüp dehşete düşebilirdiniz. Bu yaratık bu yaraya rağmen yaşıyor ve sanki hiç yarası yokmuş gibi dövüşüyordu. Yarası göz önüne alındığında, acımasızlığına ve nefretine hak verilebilirdi. Hayat ona çok kötü davranmıştı; hak etmediği kadar kötü.
Dikkat edin!! Ejder'in söyledikleri ve ismi siyah değil kahverengiyle yazıldı.

Yarış çok kızıştı. Karartının öfkesi, morartının çılgınlığı kontrolü yoketti. Bir anda kendilerini büyük bir boğaz köprüsünde buldular. Köprüden son sürat geçiyorlardı ki yolun sonunda polis bariyerini gördüler. Kırmızı araba yavaşladı, sarı olansa hızlanarak 2 polis arabasının tam ortasına çarptı. Hafif ve hızlı olan arabanın dengesini kaybetmesi sonucu sağ tarafı havalandı ve 2 teker üzerinde ilerleyip denize düştü.

Peki kırmızı araba neden yavaşlamıştı? Karanlık yaratık, öldürmeyi severdi ve yarışı kaybetmenin vermiş olduğu stres boşaltılmalıydı. Ayrıca kaçmak onursuzdu. Megafon bağırdı:
-Ejder, etrafın sarıldı teslim ol!
-Hahaha, hep aynı şey. . . Artık sıkmaya başladı!
-Ateş serbest!
Ejder ellerini boşlukta salladı. Görünmez birşey polislere çarpıp birkaçını yere düşürdü. Hepsinin karnında pek ölümcül olmayan yatay bir çizik vardı. Sanki bir kılıç onları kesip kaybolmuştu. Polislerin birbirinden uzak duruyor olması ve Ejder'e de uzak olmaları saldırıyı etkisizleştirmişti. 3 polis telaşla kaçtı, 2 tanesinin yarası derindi ve ölüyorlardı, geriye kalanlar ateş etti. Kurşunlar Ejder'in etini delemiyordu. Eti içi hava dolu bir araba lastiğinden daha sert ve esnekti.

Acı gözlerini yaşarttı. Bedenine hızlarından aldıkları güçle ağır demir bilyeler çarpıyordu. Bilyeler çarptığı yerde lacivert girintiler oluşturuyorlardı. Savunmayı bırakarak kollarını açtı. Son saldırıya hazırlanıyordu. Gövdesindeki çiziğin derinliklerinden kan gibi kırmızı bir ışık hasta bir şekilde gülümsedi. Sonra sağ elini hızla yarasını yeniden çiziyormuşçasına ışığın üstünden geçirdi. Pençeleri kendisine doğru bakıyordu ama ışık zıt yöne hareket etti. 3 paralel kılıç; ışığın şekli buydu. Aynı karnındaki yara gibi. Uzaklaştıkça büyüdü ve zayıfladı. Zaten önceden adamları delmek için fazla güçlüydü bu saldırı. Şimdi daha büyük bir alanda etkiliydi ve hala çok ölümcüldü.

Ejder saldırırken 5 polis denize atlamıştı, 3 polis kenara ve geriye çekilip saklanmışlardı. Geri kalanlarda kesici ışık köprünün ortasını delerek ilerlerken bunun cesaret değil aptallık olduğunu anlayıp denize atlamışlardı. En sağlam yapılardan biri olan köprüyü kesici ışığın alt tarafının parçalayarak orada denizi görebileceğimiz bir delik açması Ejder'in gücünü kanıtlıyor ve egosunu tatmin ediyordu. Herneyse, ışık ilerledi ve silikleşti, kimse de ölmedi.

Arabaların arkasından bir robot çıktı. Beyaz kabuğu sarı çizgilerle süslüydü. Sırtı yuvarlak bir kalkandı. Böyle ağır bir yükü sırtında taşıyan hiçbir robot uçamazdı. 2,5 metrelik bu robotun arabanın arkasında gizlenebilmesi şüpheliydi.
Arabaların arkasına kaçıp saklanmış olan 3 polisten biri;
-Urbanüs!! Neden daha önce çıkmadın?! Ölüyorduk be.
-Her şeyi ben yaparsam siz ne öğreneceksiniz? Merak etmeyin, zor anlarda yardım ediyorum. Sen siyah yaratık, sonu geldi.
-Hiç sanmıyorum. . .
-Tekniğini gördüm, zayıftı.
-Daha bir şey görmedin.
-E hadi. .
-Hayır, hayır daima ilk beyaz oynar.
Bunun üzerine Urbanüs'ün sırtındaki kalkan baş aşağı duran bir uğur böceğinin kanatları gibi açıldı. İçinden giderek devleşen melek kanatları çıktı. Urbanüs'ün karşısında 1.76 boyundaki Ejder ufacıktı. Ejder korkuya kapılıp ondan önce saldırmaya karar vererek fikir değiştirdi. Bacaklarını, kollarını bükerek tüm kaslarını kastı. Ardından kollarını, bacaklarını açtı ve bir anda ses hızında uçmaya başladı. Uçarken de uçmadan önceki gibi kolları, bacakları açıktı ve havanın sürtünme kuvvetine meydan okurcasına bedeni yere dik duruyordu. Urbanüs ise çok normal bir şeymiş gibi gözlem yapmakla yetindi; (Demek ruhsal iticileri arkasındaymış; tıpkı mavi kurtlar gibi ama onların iticileri aşağı doğru iter, bununki ise arkasına doğru itiyor; ilginç. . .) Ejder yeteri kadar hızlandığında gücünü kendi etrafında dikey eksende dönmek için kullanmaya başlayarak biraz yavaşladı. Saniyede 33 devire çıktığında artık Urbanüs'e çakılıp herşeyi yok etmek için hazırdı. Urbanüs'e doğru yaklaşırken onun intihar edercesine hiç hareket etmediğini görüp şaşırdı.

Tam çarpmak üzereydi ki Urbanüs her yeri kaplayan kutsal ışıklarla parladı. Işık lanetli yaratığın yarasından içeri girip karanlığı kahverengine boyadı. Bütün gücünü kaybeden Ejder denize düşüp bayılmıştı. Urbanüs ise gülümsüyordu.

Urbanüs onu öldürmeyi ne çok istiyordu. . . Çünkü bu yaratığın kaçan suç ortağı gibi mavi kurt olması muhtemeldi ve SAM'den gelen uzaylılar ona mavi kurtları öldürmesi karşılığında yeni parçalar veriyorlardı. Ama polisler buna izin vermezdi. O halde onları da öldürmeliydi. O zaman da devletin ona güveni kalmazdı. . . . . . .

Karakterleri nasıl hayal ettiğinizi çok merak ediyorum. . .

En Yukarı Git
23 Şub 2009 18:07
Yukiko
Mangaka
Mangaka



Yaş: 28
Kayıt: 04 Hzr 2008
Mesajlar: 943
Favori Anime & Manga: SailorMoon, İnuyasha, Bleach, Naruto...
Cinsiyet: Kız
Nerden: Darmadağınık odamdan =)))
Teşekkür: 3

Durumu: Çevrimdışı

Çürümüş Ruh Konu: Yanıt: Çürümüş Ruh Alıntıyla Cevap Gönder
Açıkça belirtmek isterim ki ben hiç bu tür hikayeleri okumam. Genelde baştan okumaya başlar ortasında bırakırım. Canavarlı, savaşlı, dövüşlü, makineli sert hikayeler.
Ama bu hikaye oldukça ilgimi çekti. Nedenleri:
-Özenerek yazılmış!! ( en azından böyle bi izlenim bıraktı bende)
-Betimlemeler mükemmel!!! Her karakteri çok ince detaylarla anlatmışsın ( özellikle o yarayı hayalimde canlandırabildim ve berbattı Çok Mutlu Çok Mutlu Görmediğim için ne kadar mutluyum bilemezsin!!!!)
-Ne çok kısa ne de çok uzun yazılmış bu bölüm.
-Anlatım akıcı (üstelik hangi kahramanın konuştuğunu daha iyi anlamamız için renkleri kullanmışsın!!! Bu da daha da harika ve düşünceli olmuş)

Tek bir sorun var o da robotun yani Urbanüs'ün konuşmalarının açık sarı olması. Gözleri çok yoruyor ve ne yazıldığı seçilemiyor.

Tebrik ederim!
Bir yazar adayımız daha oldu Gülücük Dağıtıyor
Lütfen bu hikayeyi devam ettir!!!


Звезды ближе ко мне, чем когда-либо
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 23 Şub 2009 18:23
Declaration
Misafir

Avatar





Çürümüş Ruh Konu: Yanıt: Çürümüş Ruh Alıntıyla Cevap Gönder
Sarı olan kısımları fare ile işaretlersen beyaz mavi renk olur ve rahatlıkla okursun.
Ben de senin hikayelerini okuyayım o zaman.

En Yukarı Git
23 Şub 2009 18:32
Yukiko
Mangaka
Mangaka



Yaş: 28
Kayıt: 04 Hzr 2008
Mesajlar: 943
Favori Anime & Manga: SailorMoon, İnuyasha, Bleach, Naruto...
Cinsiyet: Kız
Nerden: Darmadağınık odamdan =)))
Teşekkür: 3

Durumu: Çevrimdışı

Çürümüş Ruh Konu: Yanıt: Çürümüş Ruh Alıntıyla Cevap Gönder
Kolaylık için teşekkür ederim Madde

Звезды ближе ко мне, чем когда-либо
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 23 Şub 2009 18:33
Declaration
Misafir

Avatar





Çürümüş Ruh Konu: Yanıt: Çürümüş Ruh Alıntıyla Cevap Gönder
Yaaf kusura bakma sarı-beyaz renkli bir robotun sarıyla yazılması gerekiyor. Fareyle işaretle, not defterine kopyala yap birşeyler. Yuki ne zaman üye olsam ilk sen karşıma çıkıyorsun. Bu çok ilginç değilmi? Yoksa sen yenileri karşılamayı görevmi edindin.

Herneyse ben yuno44907 ve artık eserlerimden başka hiçbiryere birşey yazmayacağım. Burada çok sinir olduğum insan var ve ben düşüncelerimi gizlemiyorum. Bu sitedeki en iyi yazılı eser bu olacak. Özenerek yazacağım. O okuduğun en özentisiz bölümdü. Romanımda farklı düşünce ve hayat felsefelerinin çatışmalarını işleyeceğim.

İleri ki bölümlerde önemli karakterler ortaya çıkacak ve anlatım çok daha detaylı bir hal alacak.

Yeni bölüm birazdan gelir. . . . . . .

En Yukarı Git
25 Şub 2009 21:48
Declaration
Misafir

Avatar





Çürümüş Ruh Konu: Yanıt: Çürümüş Ruh Alıntıyla Cevap Gönder
Ejder ayıldığında bir hücredeydi. Ona buraya getirene kadar uyuşturucu vermişlerdi. Uyuşturucu bağımlılığı da bu işgencenin bir parçasıydı. Heryer metal duvarlardan ibaretti. Pencere, parmaklık yok; sadece bir kapı. Kalın ve tonlarca ağırlıkta büyük bir kapı. Ejder kadar zayıf birisi bırak odadan çıkmayı, bedenini tutan metallerden bile kurtulamazdı. Onu tutan zırhı baygın iken bedeninin ölçüsünü alıp yapmışlardı. Polis bütün önlemleri almıştı. Onun hakkında herşeyi bildiklerinden, yaratığın bir sürpriz yapıp buradan kaçma imkanı yoktu. Kaslarını zorladı. Zorlandıkça metalin onu daha da sıkıştırdığını hissetti. Oysa metal hareket etmiyordu. O tamamen onun bedenini kavrayacak şekilde yapıldığından kaslarının ufak hareketlerine bile izin vermiyor ve kaslar yerinden oynadığında acıtıyordu.

Polis gülümseyerek [Haha ha, şu çağresiz yok ediciye bak. Hani bütün Dünya yok olacaktı? Hani? Hadi yok etsene beni.] derken Ejder onu bağlayan metal kıyafeti iyice zorladı. Metalden çok ufak çatlama sesi yayıldı. Odadaki polisler sıradan değildi. Hepsi en güçlü yaratıklardandı. Bir tanesi düşünceleri görebiliyordu. Kulakları iyi duyan bir tanesi çatlayan metali duydu; [Hey onu daha çok kızdırma, kelepçeyi kıracak.] diyerek arkadaşını uyardı. Arkadaşı [Evet haklısın, gerçekten gücünü öfkeden alıyor bu kurtadam ve kızdığında çok psikopat hayaller kuruyor. Öyle kızdıki demiri çatlattığının farkında değil.] dedi. Ejder [Sen hayallerimi gördünmü?] dedi. [Evet] dedi düşünce okuyabilen polis.

Odaya bir kişi daha girdi. Çok havalı yürüyordu. Belli ki rütbesi ve maaşı daha yüksekti. [Buyrun bu yaratığın data sayfası.] diyerek diğer ikisine bir kağıt uzattı. Düşünce gören [Vayy bee!!! Gerçekten bilgilerin hepsi doğru.] dedi. Rütbesi yüksek olan [Elbette, bu onun ilk yakalanışı değil.] dedi. Diğer polis susmaktan sıkılmış olacak ki [Dostum idamın kalkması çok kötü, bunun gibi Dünya'yı yok etmek isteyenler bile hayatta kalıyor] diyerek lafa atıldı. Ejder suskunluğunu bozarak [O kadarda kötü değilim, artık Dünya'yı yok edersem yalnız kalacağımı anladım ama hala biraz acımasızım.] dedi. İdamcı polis [Senin izinsiz konuşma hakkın yok!] diyerek Ejder'in kafasına elektrikli yumruklar atmaya başladı.

Beyin okuyucu [Dur daha zamanı gelmedi, sinirlenirse oradan kurtulur.] dedi. Ejder yumruklardan etkilenmiyordu. Onun kafası en dayanıklı bölgesiydi. Baygınlaşmış numarası yaparken ani bir hareketle adamın elini ısırdı. Zavallının bileği dahi Ejder'in ağzındaydı. [Ha ha ha artık bir esirim var.] dedi Ejder ağzı açıkken. Sonra düşünce görenle beraber güldüler. Durum gerçekten çok komikti. Adamcağız [Bak güzel köpek, elimi bırakana kadar ne istersen yapacağım; bunun için sakin ol, sakın bastırma.] dedi. Ejder [Ne istersem zaten yapacaksın. Ha bu arada, sen bana köpekmi dedin?] diyerek adamın elini gerçekten ısırdı. Polis şiddetle bağırdı. Dişlerinin bazıları adamcağızın kemiğine iyice yaklaşmıştı. Ejder tam eğlenirken bir ok boyun omurgasına saplandı. [Ohaa!!! Adi herif, omurgaya bayıltıcı atılırmı!?] diyerek acı dolu düşüncelerini paylaştı Ejder. Oku atan zihin okuyucu [O halde işkencen başladı adi herif.] diyerek kahkahalara boğuldu. Merkezi sistemden vurulan Ejder hızla bayıldı. Elini kaptıran kurtuldu ve hemen eli hala işe yarıyormu öğrenmek için parmaklarını oynattı.

En Yukarı Git
25 Şub 2009 23:34
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 6 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız