Gölge
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Bellow
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Yaş: 34
Kayıt: 19 Nis 2007
Mesajlar: 262
Tanıtımlar: 1
Favori Anime & Manga: Hellsing, Dbz
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Gölge Konu: Gölge Alıntıyla Cevap Gönder
zamanında mangasını çizmek istemiştim ama zaman bulamadım bari hikayeyi paylaşayım ^^

Giriş :

Eski zamanlarda, büyücülerin ve savaşçıların yaşadığı zamanlarda, dünyaya kötülük ve ölüm hakimdi. Üç büyük savaşçı kötülüğü yenerek onları sadece karanlığın olduğu bir boyuta hapsetmeyi başarmıştı. Tek sorun boyut kapısının tekrar açılmaması için onların da içeri girip içerden kapıları korumaları gerekiyordu. Öylede yapmışlardı. Dünya o günden beri karanlığın hakimiyeti altına girmemişti. Ama bir sorun vardı ; ya kapının korumaları yenilirse ve kapı tekrar açılırsa o zaman ne olacaktı ? .


İstanbul da bazı çocuklar kaykay turnuvalarına hazırlanıyor. Sıradan bir gün gibi ama her şey bir anda değişebilir. Çalıştıkları yer eski bir inşaat yakınlarında, terk edilmiş boruların ve demirlerin bulunduğu, kaykay kaymak için, çalışmak için güzel bir yer. Oradan oraya kayıp çalışırlarken üç gencin görmediği veya dikkat etmediği bir şey vardı. Havada beliren bir siyah delik. Gittikçe büyüyen bir delik. Aralarından biri sonunda deliği fark etti.
-Hey oda ne öyle ?
şaşkınlık içinde diğerleri de karanlığın içine bakarken, beklenmedik bir şey oldu. Karanlık patladı ve içinden daha çok karanlık çıkmaya başladı. Sadece Üç küçük ışık noktası fırladı o kadar karanlığın içinden. Çocuklara doğru geliyordu. Onlara çarpmaya geliyordu ışık hazneleri veya korumaya. Ne olduğunu anlayamadan çocukların içine girdi ışık parçaları. Bunlar onlar olabilir miydi ? Karanlığın koruyucuları. Ama kapı açılmıştı sanırım uzun yıllar süren görevlerini artık yapamıyorlardı.

Birkaç ay sonra :

İki ruhun bir bedende yaşaması zor oluyordu. Karanlığın hapsedildiği boyut kapıları tekrar açılmıştı ve kapının korumaları görevlerini tekrar yerine getirebilmek için kendi ruhlarını yok olmadan önce en yakında ki vücuda transfer etmişlerdi. Evet kapılarının tekrar açılmasının amacı korumaların üçünün de öldürülmüş olmasıydı.

Başlangıç :

İstanbul da üç arkadaşın birlikte yaşadığı ev biraz dağınık gözüküyordu . üç oda bir salondan oluşuyordu ev. Genelde güzel döşenmişti. Duvarda posterler ve yazılar bulunmaktaydı.
-Şu lanet kıçını yataktan kaldır artık.

Diye bağırmıştı Serkan .

Karakter tanımlama Serkan :

1.80 boylarında 70 kilo kadar. Kulaklarında küpeleri mevcut. Sabahları en erken kalkan insan modeli. Tabi diğer ev üyeleri pek erken kalkmadığı için onları uyandırmak ona kalıyor genelde. Ona göre ve diğerlerine göre grup liderliği denilen lanet iş ona bırakılmış bulunmakta. Patlama sırasında Sou denilen korumanın ruhuyla birleşti. Kendine ateş gücü bahşedildi. Bu gücü tam olarak kontrol edemiyor (hiç kimse daha edemiyor.) Ama genelde sabahları diğerlerini uyandırırken antreman yapma fırsatı oluyor.

-Bir daha tekrar ettirme beni.

Serkan’ın elinden ve gözlerinden alevler çıkmaya başlar. Bunun korkutucu gözüktüğü söylenebilir.
-Alev topu

Elinden çıkan bir alev hedefini yakmıştır. Gözlerini yatağın içinde açan diğer çocuk bir anda alevler içinde olduğunu görür ve çığlıklar içinde evde koşturmaya başlar.

-Su, su, su çabuk, yanıyorum SU !! .

Karakter tanımlama Kaan :

1.94 boylarında 75 kilo kadar. Genelde ince ve uzun görünüyor. Sol kolunun iç kısmında yıldız dövmesi ve dirseğinin altında dört tane yıldız dövmesi bulunmakta. Grubun manyak elamanıdır. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir adam. Uykuyu ve frp yi çok seviyor. Güzel kızlara da dayanamıyor. Patlama sırasında Hirok denilen korumanın ruhuyla birleşti. Ona elektrik gücü bahşedildi. Tek sorun bu gücü sorumsuzca kullanabiliyor olması.

Masanın arka tarafında elinde tabaklarla Serkan ve Kaan’a seslenen bir kız.

-Hey, gelinde kahvaltı hazırlanmasına yardım edin.

Karakter tanımlama Birsen :

1,70 boylarında 55 kilo kadar. Omuzlarına kadar saçları var. Grubun kız elemanı. Kaan’ın çocukluk arkadaşlarından biri. Patlama sırasında Nao denilen korumanın ruhuyla birleşti. Ona buz gücü bahşedildi ama gücünü tam olarak kontrol edemiyor. Bazen çok güçlü saldırılar yapabilirken, bazen de alakasız saldırılar yapabiliyor.

Serkan la Kaan, Birsen e bakar ve

-Tamam, geliyoruz.

Kahvaltı masasında oturmuş üç genç kahvaltılarını ederken televizyonda haberler açıktır. Mutfak amerikan mutfağı şeklinde. Televizyondan çıkan haberler kahvaltı yapılırken dikkate alınmamaya çalışıyor ama her şeyin kötüye gittiği belli oluyordu.

Tv sesleri :

-Tam bir ay geçti ama hala savaş devam etmekte. Nereden geldiği belli olmayan yaratıklar Türk Silahlı Kuvvetleriyle savaş halinde. Çoğu yer harap olmuş durumda ve yaşam tam olarak felç durumda. Sadece Türkiye değil tüm Dünya büyük tehlike altın..

Serkan televizyon u kapatır ve konuşur. Eline kaykayını almış kapının önünde dışarı çıkmaya hazır şekilde bekliyordur. Kaan ile Birsen kahvaltı masasında oturuyorlar hala.

-Hadi biraz kaymaya gidelim.

Tanıdık bir yer, her zaman geldikleri yer. Terk edilmiş inşaat malzemelerinin bulunduğu bir yer. Ama bir fark var. Etraf parçalanmış durumda sanki bir savaş olmuş gibi veya patlama. Zaten olmuştu da.

-Hey hadi bana iyi bir hareket göster Kaan.

Kaykayının üstünde Kaan la kapışmaya çalışıyordu Serkan. Sol tarafta ki kutunun üstünden sağ taraftaki tuğlalara atlarken kaykayını 360 derece çevirmişti. Artık ne turnuvalar kalmıştı nede yarışmalar sadece eğlence için kayıyorlardı ve kafalarını dağıtmak için.

-Benimle yarışacak mısın yoksa etrafta boş boş oturmaya devam mı edeceksin ?

Serkan bunları söylerken kaykayını duvarda demirlerin üstünde kaydırıyordu.

-Hadi bizi buraya boşuna mı getirdin. Bize bir şeyler göster artık Kaan.

Bunları söylerken gülümsüyordu kız.

Karakter tanımlama Gülşah :

1.75 boylarında 60 kilo kadar. Bele kadar uzun siyah, kırmızı saçları var. Her tarafında piercingleri var. (kaşında, dilinde, çenesinde, burnunda, kulaklarında Dil Çıkartıyor .) Sırtında büyük bir pegasus dövmesi var. Kaan’ın sevgilisi. Uzun yıllardır çıkıyorlar. Grubun solisti.

Kaan kaykayını alıp ileri fırlatıyor ve koşup üstüne atlıyor.

-Sen istiyorsan birkaç şey gösterebilirim.

Hızla bir kutunun üstüne atlayıp bir demirin üstünden aşağıya doğru kaymaya başladı daha da hızlanmıştı. İlerde bir rampa vardı.

-Bu sizin için.

Derken yüzünden bütün mutluluğu okunuyordu Kaan’ın . Rampadan fırladığında kaykayını eliyle tutup takla atmaya başlamıştı. Havada yarım taklayı başarmıştı ki bir sorunla karşı karşıya olduğunu gördü. Tam düşeceği yerde Birsen bulunuyordu.

-Lanet olsun.

Birsen e çarpmamak için pozisyonunu bozup ilerde ki demirlere girmişti Kaan. Herkes kahkahalara gömülmüştü. Çünkü düştüğü yerde bir su birikintisi bulunuyordu. Birsen yüzü kızarmış bir şekilde suların içinde ki Kaan’a bakarken özür dilerim diyebilmişti.

Gün batımı gelmişti artık. Akşam olmak üzereydi. Gençler oturmuş sakin geçen günün keyfini sürüyorlardı. İnşaatın en tepesindeydiler burası en sevdikleri yerdi. Çoğu yeri görebiliyorlardı buradan ve güneşin batışı ayrı bir zevk veriyordu onlara. Kaykaylarını arkaya koymuşlar, ayaklarını boşluğa uzatmışlar, biralarını yudumlarken sakin dakikaların keyfini çıkartıyorlardı. Ama sakinlik bozulmuştu. Bir mermi sesiyle her şey bozulmuştu.

Silah sesleri etrafta yankılanmaya başlamıştı aniden. Tepeden bakınca çatışma görünüyordu. 10 kişilik askerle 7 kişilik imp savaşıyordu. İmpler köşeye sıkışmıştı. Askerler kazandıklarını düşünüyorlardı.

-Öldürün hepsini. Ateş serbest.

diye bağırdı bir asker. Komutanlarıydı sanırım. Köşeye sıkışmış köpekler gibiydi impler kaçmaya çalışıyorlardı yada öle gözükmesini istiyorlardı. Görmedikleri bir şey vardı tepeden gelen kara ejderhalar. 2 tane siyah ejderha askerlere doğru uçmuştu tepeden. İmplerin köşeye sıkışmış gibi yapmaları numaraydı dar bir yerdeydiler kaçacak yerleri yoktu askerlerin. Ejderlerin ağızlarından çıkan ateşlerle yanıyordu hepsi. Canlı canlı yanıyorlardı. İmplerin suratlarında bir gülümseme vardı zaferin gülümsemesi.

İnşaatın üstünde daha fazla izlemeye dayanamamıştı Serkan.

-Lanet olsun gidelim.

Kaykayına atlayıp tepeden aşağıya hızlıca inmeye başlamıştı. Birsen de peşinden gidiyordu. Kaan Gülşah’ın yanağına bir öpücük kondurup

-Sen burada bekle en kısa zamanda geri döneceğiz

demişti ve kaykayına atlayıp gitmişti. Ejderhalar tepede uçuşuyordu, impler ise yanmış askerlerin etinin tadını çıkartıyorlardı. Bazıları canlı bile sayılırdı.

-Bunlar tam bir pislik

demişti Birsen . Bunu derken etrafa bir soğukluk yayılmaya başlamıştı. Kötü bir şeyler olacaktı impler için veya bizler için. Savaş olacaktı.

-Lanet olsun bunlar tam bir pislik.

Serkan elini uzatıp dur diyemeden Birsen bir impin karnına bir buz mızrağı atmıştı. Mızrak impin karnından girip sırtından çıkmıştı. Şimdi bütün dikkatler üzerlerine çekilmişti. Kaan arkadan geldiğinde savaş çoktan başlamıştı.

-Geç kaldım sanırım.

Gülümseyerek söylüyordu bunu. Savaştan zevk alır gibi.

-Eh ne zaman erken gelebildin ki ?

Serkan bunu söylerken gülümsüyordu bir yandan da konsantre olmaya çalışıyordu.

-Dikkatlerini çektik bari bir işe yarasın. SALDIRIN.

Serkan bunları söylerken kaykayının üzerinde 3 tane impin olduğu köşeye doğru ilerlemeye başlamıştı. İmpler ne olduğunu anlamadan korku içinde dona kalmıştı. Durumu gören ejderhalar aşağıya doğru inmeye başlamışlardı bile. İmpler sorun olmaya bilirdi ama ejderhalar tam bir baş belasıydı. Birsen de öldürdüğü yerdeki geri kalan diğer üç impe doğru kaykayını sürmeye başlamıştı. Kaykayını sürerken arkasından kar taneleri düşüyordu. Kaan kafasını kaldırıp umutsuzca yukardan uçan iki ejderhaya bakıyordu.

-Neden baş belaları bana kalıyor ?

Bunları söylerken mutluydu aslında çünkü ejderhaları seviyordu.


Serkan üç impten ilkine doğruna kayarken implerden biri bir alev topu atmıştı serkan a . impler küçük yaratıklardı ama bazıları büyü kullanabiliyordu ama çok güçlü olmuyordu büyüleri. Eğilip kurtuldu serkan alev topundan ve kaykayının üstünde zıplayarak alev topu atan impin kafasına bir tekme geçirdi. Diğer implerden biri pençesiyle kafasına saldırdı serkan ın . Hemen geriye bir adım atıp pençeden kurtulur kurtulmaz impin suratına bir yumruk attı. İmpin suratında bir alev patlaması oldu ve kafası paramparça oldu. Etrafa yeşil kan bulaştı. Kafasına tekme yiyen imp kalkmak üzereyken serkan onu tutup diğer impin üzerine fırlattı ve ellerini kaldırıp bir alev topu gönderdi ikiside yanmaya başlamışlardı. Tıpkı askerlerin yandığı gibi.

Birsen hızla impe giderken implerden biri bir boruyla birsen in tam karnına vurmaya çalıştı ama bunun ne kadar korkunç bir son olabileceğini bilmiyordu. Eliyle boruyu tutan birsenin tarafından bir patlama yükseldi. Etrafında çiçek gibi açılmış buz tanelerinin ucunda impler yatıyordu ve birsen ortasında şaşkınlık içinde eline bakıyordu. “Ne yaptım ben” diyordu kendi kendine .İmplerin yeşil kanları tepeden aşağıya doğru akıyordu. Buzu yeşil bir renge boyar gibi.

Kaan kendine doğru uçan iki ejderhayı bekliyordu. Eline uzun demir bir boru almıştı. Borudan elektrik dalgaları çıkıyordu. Boruyu elektrik yüklemiş bekliyordu. Ejderhalardan biri gelip yere yakın bir şekilde Kaan ın üstüne doğru uçmaya başlamıştı. Diğeri tepeden bir alev topu atmıştı. Kaan “Neden ben” diye düşünürken. Kaykayıyla hemen alev topundan kaçıp yerden uçan ejderhanın üzerine doğru kaymaya başlamıştı. İyice yakınlaştıklarında ejderha ağzını alev çıkartmak için açtığında Kaan elinde ki elektrik yüklü boruyu ejderhanın ağzında sokmuştu.

-Yıldırımımın tadına bak pislik

derken ejderhanın gözlerine bakıyordu. Tüm vücudu elektrik dalgalarıyla dolmuştu ve dışarıya çıkıyordu dalgalar. Bir anda hepsi kaybolmuştu ve ejderhanın kafası patlamıştı. Boş bedeni yere düşerken Kaan ın üstüne doğru yuvarlanıyordu. Kaan kaykayıyla üstünden atlayıp diğer ejderhaya baktı. Diğer ejderha kaçmaya başlamıştı bile.

-Yıldırımımın tadına bak pislik ha. Çok fazla film izliyorsun dostum.

Bunu söylerken Serkan’ın yüzünde acı bir gülümseme vardı. Çünkü etrafta ölüler vardı. Savaştan sona kalan savaş kokusu ve ölüler. Tekrar inşaatın tepesine çıkmışlardı. Gülşah oturmuş tepeden onları izliyordu. Her şeyi görmüştü geride kalanları da görüyordu. Güneş tam anlamıyla batmamıştı daha . İzleyip tadını çıkarabilirlerdi. Etrafta silah sesleri yankılanırken, her yerde savaştan bir parça varken, huzur bulmak isteyen her şeyi görmezden gelmeye çalışan insanlar gibi hayallerinde ki dünyaya bakıyorlardı. Sakin bir yere. Ama gerçek vardı. Savaşın olduğu dünya ve bu savaşı bitirmekte onların elindeydi. Burası mutlulukların olduğu bir dünyadan çok savaşın ve hüznün olduğu bir dünyaydı artık. Karanlıklar dünyası.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 02 Eyl 2009 3:38
Vendetta
Mangaka
Mangaka



Yaş: 23
Kayıt: 10 Hzr 2009
Mesajlar: 775
Teşekkür: 25

Durumu: Çevrimdışı

Gölge Konu: Yanıt: Gölge Alıntıyla Cevap Gönder
Vay, güzel. yaratıcı. Türkiye'de geçmesi iyi olmuş. karakterleri çok beğendim hepsi gerçekçi ve havalılar Şık devam edersin umarım. evet bundan güzel bi manga olurmuş yapabilirsen yap derim Çok Mutlu

Arbeit macht frei.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 02 Eyl 2009 3:55
Bellow
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Yaş: 34
Kayıt: 19 Nis 2007
Mesajlar: 262
Tanıtımlar: 1
Favori Anime & Manga: Hellsing, Dbz
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Gölge Konu: Yanıt: Gölge Alıntıyla Cevap Gönder
Zamanım yok ^^ olsa çizicektim ama iş yeri açtığım ve onun işleri ile uğraştığım için pek bi meşgulüm bu sıralar xD

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 02 Eyl 2009 3:57
takami
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 29
Kayıt: 01 Hzr 2007
Mesajlar: 392
Favori Anime & Manga: bleach,naruto,death note,samurai champloo
Cinsiyet: Kız
Teşekkür: 4

Durumu: Çevrimdışı

Gölge Konu: Yanıt: Gölge Alıntıyla Cevap Gönder
acaba bunun kapak resmini de yapmış olabilirmisin sanki bu bana tanıdık geldi böyle bi proje olduğu falan filan yanlış hatılamıyorsam o resmide buraya eklersen süper olur Gülücük Dağıtıyor
çok akıcı anlatmışsın çok hoşuma gittiğini söylemeliyim devamını bekliyorum Hayranlık Besliyor

Spoiler:




En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 02 Eyl 2009 5:17
FaintSmile
Mangaka
Mangaka



Yaş: 27
Kayıt: 13 Nis 2009
Mesajlar: 825
Favori Anime & Manga: Death Note, Naruto, Full Metal Alchemist(+Brotherhood), One Piece, Steins Gate
Cinsiyet: Erkek
Nerden: Samanyolu Galaksisi
Teşekkür: 622

Durumu: Çevrimdışı

Gölge Konu: Yanıt: Gölge Alıntıyla Cevap Gönder
Öncelikle çok yaratıcı bir hikaye yazmışsın. Bunu günümüz zamanına ve Türkiye ye uyarlamada çok hoş olmuş.. Yazım tarzın bir mangayı anlatırmış gibi ^^

Bu kısımda ilgimi çeken bir şey var;
"Karakter tanımlama Kaan :

1.94 boylarında 75 kilo kadar."

Bu Kaan çubuk gibi sanırım, kaykay kullanması zor olmuyomu (:

Hikayenin devamını bekliyorum Kahkaha Atıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger Anime Listesi 02 Eyl 2009 15:36
Bellow
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Yaş: 34
Kayıt: 19 Nis 2007
Mesajlar: 262
Tanıtımlar: 1
Favori Anime & Manga: Hellsing, Dbz
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Gölge Konu: Yanıt: Gölge Alıntıyla Cevap Gönder
takami yazmış:
acaba bunun kapak resmini de yapmış olabilirmisin sanki bu bana tanıdık geldi böyle bi proje olduğu falan filan yanlış hatılamıyorsam o resmide buraya eklersen süper olur Gülücük Dağıtıyor
çok akıcı anlatmışsın çok hoşuma gittiğini söylemeliyim devamını bekliyorum Hayranlık Besliyor




En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 02 Eyl 2009 15:48
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 6 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız