Hayatta Ne Kadar Kalabilirsin ?
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Alcander
Yeni Otaku
Yeni Otaku



Kayıt: 08 Nis 2015
Mesajlar: 1
Favori Anime & Manga: Attack on Titan
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Hayatta Ne Kadar Kalabilirsin ? Konu: Hayatta Ne Kadar Kalabilirsin ? Alıntıyla Cevap Gönder
Ülken işgal altında annen yok baban yok ve tek başınasın .... 1.Sezon 1.Bölüm


Not : (Eski takıldığım forumda yazdığım hikayedir alıntı değildir beğenilirse devamı gelicek...)


Hayatta ne kadar kalabilirsin ?

Burada okuyacaklarınız bir hayal ürünüdür ve hayatta nasıl kalınabileceğinin
hikayesidir okuduklarınız o dönemde yaşamış Ellie adında bir kızın hayatta kalmaya çalışırken yazdığı günlükten alınmıştır.


O gün her yer sessizliğe bürünmüştü ben ise daha katliam olucağının farkında bile
değildim uyandığımda susamıştım yerimden doğruldum ve tam kapıyı açıcaktım ki dörtbir
yandan ateş sesleri gelmeye başladı kadınlar bağrışıyorlar , çocuklar ağlıyorlardı ortalık cehhennem gibiydi tam kapıyı açıcakken babam bende önce davrandı
"hadi Ellie gidiyoruz" diye beni kolumdan sürükledi.Birkaç şey aldıktan sonra evi terkettik.Köyde oturduğumuz için askerleri bizi ormanlıkta geceleyin bulmarı çok zordu.
Vigor ırmağını geçtikten sonra bizi bir araba bekliyordu burdan kaçak olarak Rusyaya gidecektik.Arabaya tıklım tıkış dolduk kimisi ağlıyor kimisi arabanın içinde kavga ediyor bende boş dururmuyum hiç ?
Hemen ağlamaya başladım babamda o kalabalığın içinde "üzülme tatlım herşey geçicek , herşey daha güzel olucak" diye teselli ediyordu.Neyse bu yazdıklarım siz okurken ben ya ölmüş ya da 90 yaşında yaşlı bir bunağın teki olucam !


Yıl 1941 Nazi işgalinden 5 ay sonra babam Rusyaya kaçak olarak girerken vurulmuştu annem ise başka bir adama kaçmıştı.
Babam öldükten sonra bende mecburen kimsesizler yurduna gitmek zorunda kalmıştım.Buradada hiç arkadaşım yoktu çünkü
Rusçam iyi değildi yurtta birkaç birşey öğreniyoruz fakat yeterli olmuyordu.En azından öğretmenim Maria ile konuşabiliyordum kendisi 7 dil biliyordu onunla en ortak yanımız oda benim gibi ailesini
Nazi askerleri tarafından öldürülmüştü kocasıda savaşta kaybetmiş olmasıydı oda halimden anlayan kişiydi ve hep benim sorunlarımı dinler hiç sıkılmazdı ve güler yüzlüydü tek sorun herşeyi bir çırpıda unutmuştu halinden memnundu.

Fakat ben kendime bakıyorumda hala ailemi özlüyorum Hüzünlü Devam Edicek .... Madde




Keşke hiç uyanmasaydım Hüzünlü 1.Sezon 2.Bölüm


O gün anlamıştımki "Ellie kızım senin kalıcak bir yerin yok" diye iç geçiriyordum.
Nazi askerleri malesef Moskovaya girmeyi başarmışlardı.Biz çığlık çığlığa bağırıp kaçışıyorduk o anda fırlayan şarabnel parçası kızlar yatakhanesinin camına isabet etti.
Neyseki patlamadı derin bir oh çektikten sonra Rus askerleri aceleyle bizi yurttan çıkarıyordu o anda öğretmen Maria kolumdan tuttu ve "hadi Stalingrad treni bizi bekliyor kaçırmamazı lazım" dedi.
Hemen onunla birlikte arabaya binip istasyona gidecektim ve birden kahrolası arabanın tekerleğine ateş açdılar.Araba kontrolünü alamayınca duvara tosladı.

İlk iş öğretmen Maria kolumdan tutup beni kurtarmaya çalıştı o anda Öğretmenimin kafasına kurşun geldi.
Tüm kan suratıma sıçramıştı ağlasammı kaçsammı bilemedim.Ordan bir asker "ne bekliyorsun aptal kaçsana ! "diye bağırdı.
O anda tek yapmam gereken paltosundaki biletleri almak ve son kez elinden tutup vedalaşmaktı.Ölmem umrumda değildi gerçekten ne yapıcağımı bilemedim resmen şoktaydım.
Biletleri aldığım gibi oradan kaçmayı başardım.Hemen bir evin içine girip silah seslerinin kesilmesini bekledim.Çatışma bi yarım saat sürdü
trene yetişebilmem için sadece 1 saatim kalmıştı acele etmek zorundaydım güvenli olsun diye yukarı katlara çıktım ve o anda
dolabın içinden ses geldi "şşşttt" elindeki biletten bir tanesini bana verebilirmisin ? "

Devam Edicek Göz Kırpıyor Madde






Yeni Dost ! 1.Sezon 3.bölüm



Arkamı döndüğümde benden 2 yaş küçük bir kız dolabın kapısında "hadi dışarda durmada içeri gel" diye seslendi.Direk dolabın içine girdim elindeki kırık fenerle az çok birbirimizi görebiliyorduk.İlk olarak ismini sordum "karşı yatakhanenin öğrencisiyim adım Sarah" dedi ve elini uzattı.Aynı şekilde bende elimi uzatıp Ellie dedim. Sarah "Stalingrad 'a gidiyorsun dimi "diye sordu.Evet oraya gidiyorum diye karşılık verdim.Sarah "elinde iki bilet görmüştüm benide götürürmüsün" dedi.Yüzünde öyle bir his vardı ki sanki ayaklarıma kapanıp "herşeyi yaparım ama beni burada bırakma" gibisinden bir hava vardı.Tabi ! neden olmasın 2.bilet boşuna ziyan olucaktı ve seninle tanıştığım iyi oldu artık yanlız kalmayacağım.Kızın yüzünde bir gülümseme oluştu sevinçten çığlık atası vardı ama halini bozmadı.

Birden eyvah ! "Trene geç kalıcağız 1 saate istasyona varmamız gerek" dedim.Sarah "ne duruyoruz istasyona burdan yürümek yarım saatimizi alır acele edelim" dedi.Tam merdivenlerden aşşağıya iniyordum ki Sarah hemen "manyakmısın dışarı çıktığın gibi kafana kurşunu yersin" dedi. "Nerden çıkabiliriz başka çıkış yolu yokki"."Şurdaki tahta merdiveni alabilirsen üst kattan karşı binaya geçebiliriz benim boyum kısa olduğu için yetişemedim dedi Sarah.Hemen merdiveni güç bela aldım ve üst kattan evi terk ederek karşı binaya geçtik.Tam yeni evin içine girerken bir Nazi askeri beni gördü ve "pis Yahudi kaçma !" diye suratıma tokat attı. O kadar sinirlenmiştim ki karşılık veresim geldi ama onunla baş edebilecek ne gücüm kaldı , ne takatim kalmıştı.


Asker Sarah'ı görmemişti ve gizlice arkasından dolanıp askerin silahını aldı asker bana bağırırken arkadan Saraha kaş göz işareti yapıyordum."Hadi vur şu pisliği" diye. Sarah tüfeği alınca yapamam hayır korkuyorum gibisinden işaret yaptı. Yüzünden terler boşalıyordı Şaşırmış Durumda asker o an bana "sen nereye bakıyorsun piç kurusu" diye arkasını dönünce elinde tüfekle Sarahı gördü ve Sarahın üzerine doğru gelmeye başladı "ver o silahı bana" diye üzerine yürürken "hadi artık vur şu pisliği diye bağırdım" !


Sarah elleri titrek halde "ne yaptım ben ? Bir adamı vurdum olamaz hayır tanrı beni affetmiyecek" diye kendinden geçti.Bırak şu pisliğide gidelim burdan diye söylendim.
Hemen arka kapıdan çıkıp var gücümüzle koşmaya başlamıştık tam yarım saatimiz kalmıştı trene yetişmemize. O an Sarah baktımda hala yaptığı şeyin şokunu atlatamamıştı ...



Devam Edicek .... Sizce Ellie ile Sarah trene yetişebileceklermi ? Madde



Şansızlık 1.Sezon 4.Bölüm


"Koş Sarah koş" diye bağırdım.Tamam Ellie azıcık yavaş yürürmüsün ? dedi.Yavaştan yavaştan kendine gelmeye başlamıştı Sarah bu arada trene yetişmemize tamı tamına 15 dk kalmıştı.Köprüyü geçersek İstasyona varıcaktık.Köprüye tam varırken bir asker sizde kimsiniz ne işiniz var burda dedi.Sarah hemen lafa atlayıp "trene binecektik" dedi.Asker pis pis sırıttıktan sonra "buyrun" dercesine güldü.İçimde kötü bir his vardı nasıl olurda bilet olmadan kapıdan geçirdiki ?

İstasyonun kapısından geçtikten sonra Sarah bağırmaya başladı t... tre...tren nerde ? Tüm insanlar umutlarını kaybetmiş bir şekilde istasyonda kalabalık yüzlerce kişi çağresiz mahsur bir şekilde bekliyordu.Tam ağızımı açıcaktımki birden köprüye Nazi askerleri bomba attı istasyondaki insanların hepsi kaçışıyorlardı ve oradan bir tanesi "hepimiz ölücez tren hiçbirşey yok bizi ölüme terkettiler!" diye bağırdı. O anda Sarah ve Ben birbirimize baktık.Kimileri ölmemek için istasyonun demir tellerinden kaçmaya çalıştı kimi köprüyü yüzerek geçmeye çalıştı , her kaçışlarında Rus askerleri onları vuruyorlardı ortalık resmen cehenneme dönmüştü. Biz olduğumuz yerde hiçbirşey olmamış gibi birbirimizden ayrılmayacasına duruyorduk. Birden gözüm şurdaki küçük deliğe takıldı herkes düşüncesiz olarak hareket ettikleri için koskoca deliği görmediler hemen Sarahı çekiştirip şuraya bak buradan geçebilirmiyiz ki dedim.

Sarah "sen bir dahisin !" diyip boynuma atladı.En azından yüzünde bir umut ışığı olmuştu. Kalabalığın arasından geçerken Nazi askerleri ile Rus askerleri arasında birden çatışma çıktı biz dahada hızlanıp çıkış deliğine ulaştık.İstasyon arkasından çıktıktan sonra var gücümüzle kaçtık bizi görenler delikten çıkmaya çalıştılar kimisi geçti , kimisi sıkışıp çıkarılmasını bekledi , kimide çağresizce ölmeyi beklemek zorunda kaldı Hüzünlü . İstasyondan çıkarak hızlıca oradan uzaklaşık.Hava kararmak üzereydi buda bizim açımızdan ekstra bir fırsat oldu fakat Sarah birden sızlanmaya başladı. "benim karnım aç ve çok susadım" dedi.Tek çaremiz yakınlarda bir köy bulmayı beklemekti.

Akşam karanlığında sessiz ve hızlı olarak doğuya doğru tren raylarını takip ederek yol aldık.İlerlerken Sarah bir ışık gördü "bak birileri orda yaşıyor olmalı hadi oraya gitmeliyiz"dedi."Sarah dur bekle" demeden peşimden ayrıldı.Arkasından koşmaya başladım köyün girişine doğru yaklaşınca "Sarah dur bekle !" diye bağırdım.Oda birden duraksadı yanıma çağırıp "düşünsene Sarah savaş zamanı hangi beyinsiz köyünden bu durumda ayrılmasın ki ? " dedim.

O anda arkamızdan bir ses "bi sorunmu var sizi veletler" !


Devam Edecek ... Sizce o kişi kim olabilir ?



Sıcak Karşılama 1.Sezon 5.Bölüm

"Burada ne yaptığınızı sanıyorsunuz" dedi yaşlı adam."Sarah Nazi askerleri bizi öldürmek istiyor ya onların önünde ölücektik yada açlıktan ölücektik başka şansımız yoktu" diye atladı lafa.Adam ilk önce başını kaşıdı ve sessiz bir şekilde "hadi dışarda durmayın hasta olucaksınız içeri geçin" dedi Sarah ve benim yüzümde hafif bir gülümseme oluştu.İçeri girdiğimizde bir sıcaklık yüzümüzü kapladı ve sımsıcak bir yemek kokusu karnımızı fene acıktırmıştı.Eve girdiğimizde Sarah hemen evi kurcalamaya başladı yaşlı adam "onlara dokunursan kendini kapı dışında bulursun" dedi.Bende öksürerek Sarahı uyarmaya çalıştım."Peki tamam" diyerek kanepenin kenarına oturdu.Adam beni eliyle beni işaret ederek :

"Sen ! Yemekte bana yardım et" , "masa ile sandalyeleri yan odadan çıkar !" diye sertçe söylendi."Tamam hemen yapıyorum" diye öylece kaldım.Daha sonra Saraha bakıp sen niye boş boş duruyorsun hemen çatal bıçak çıkar dedi. Sarah mutfağa doğru giderken yaşlı adam "en alt çekmece" diye seslendi.Yemek hazır olduktan sonra adam bana birkaç şey sordu nasıl Moskovadan kurtulmayı başardınız insanların çoğu orda ölmüş olmalıydı sizin kurtulmanız ... hemde bu halinizle ! İnanamıyorum doğrusu. Sarah tam söylenicekken "bir yolunu bulup çıktık" dedim.Sarah o anda mesajımı almıştı ve 15-20 dk hiç konuşmadı.Adam birden yumuşayarak "Moskava ne durumda ?" dedi. Bende sessizliğimi bozmadan Moskavayı ele geçirdiler önlerine çıkan ne kadar Yahudi varsa herkesi katletdiler.Yaşlı adam biraz susup düşündükten sonra yemek masasından kalktı ve "yemeği yedikten sonra masayı toparlayın" diyip odasına çekildi.Sarah "bu adamdan nefret etmeye başladım" diye söylendi.

Elinden çekip "bak Sarah buraya geldiğimize şükretmeliyiz belki açlıktan ölebilirdik ya da Nazi askerlerine yem bile olabilirdik burada olduğun için gerçekten dua etmelisin" dedim.
Sadece başını sallayıp "tamam" dercesine bakış attı.Yaşlı adamın odasının kapısına tıkladım ve "nerde yatıcağız" dedim.İşaret ederek "o iki kanepede yatıcaksınız alta yastık yorgan var" dedi.Sarah tam itiraz edicek iken işaretimle birden sustu.Ertesi sabah odun toplamaya ormana gitmiştik bana bana baltayı verdi Sarahda odunları toplayacaktı.Ben biraz uzaklaştıktan 3-4 dakika sonra bir çığlık sesi gelmişti.Birden yaşlı adama bu Sarahın sesi diyerek koştum adamda arkamdan av tüfeğiyle koşmaya başladı.


Devam Edecek ....

Saraha ne olmuş olabilir sizce Naziler Sarahı yakaladımı yoksa ormanda başkalarımı var ?

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 08 Nis 2015 22:05
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Kelan

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 1 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız