In The Middle Of Mountain~ 1. Bölüm (KibaXIno)
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Katsu
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 26 Şub 2011
Mesajlar: 1,443
Tanıtımlar: 5
Favori Anime & Manga: Fate Zero Rainbow Angel Beats!
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 841

Durumu: Çevrimdışı

In The Middle Of Mountain~ 1. Bölüm (KibaXIno) Konu: In The Middle Of Mountain~ 1. Bölüm (KibaXIno) Alıntıyla Cevap Gönder
Bu forumda bir "göz ardı" söz konusu şu anda. Bu göz ardı fan fiction ve fan art başlıklarında kendini çok gösteren türden ve bir an önce bu başlıkları canlandırabilmek adına "elim döndüğünce" uzun zamandır planladığım bir fan fiction projesini hayata geçireceğim.



In The Middle Of Mountain, Japoncada "Yamanaka" olarak ifade edilir. Bu noktada bir gerçeği açıklama sırası geliyor, bu fan fiction Naruto Shippuuden animesinin Konoha Köyü klanlarından Yamanaka Klanı ile alakalı olacaktır. Yamanaka klanını sevmeyen, Yamanaka ve hatta Ino anticisi olan varsa bu başlığa yaklaşmaması rica olunur. Çünkü ileri derecede Yamanaka sempatizanlığı burada hatsafhaya çıkmış halde kendini gösterecektir.

Yamanaka klanı Naruto Shippuuden animesinde dördüncü shinobi savaşları başlayalı beri değerlenmiş bir klandır. Lakin bu klanın üyelerini ve daha önce nerelerde onları gördüğümüzü bir belirtelim:

-Ino Yamanaka : Serinin yardımcı karakterlerinden biri olup ilk Naruto'dan beri karşımızda duran bir güzellik abidesidir. İlk Naruto'da gerekse Çuunin Sınavları gerekse Konoha İstilası gerekse Pre-Shippuuden Filler Arclarında karşımıza çıkmış ve ilk başlarda Sakura'nın tatlı rakibi olarak kendini göstermiştir. (Fakat Shippuuden'de Ino ile Sakura'yı aynı küçüklüklerindeki gibi birer dost olarak görürüz) Daha sonraları Shippuuden başlarında bir türlü kendini göstermeyip bizi kaygılandırsa da, Hidan And Kakuzu Arc'ı ile muhteşem bir geri dönüş yapıp tüm Ino fanlarını mutlu etmiştir. En son dördüncü shinobi savaşlarında boy gösteren Ino'nun kendini geliştirdiğini ve hatta yepyeni bir Yamanaka tekniği oluşturduğunu (Shinten Bunshin) görürüz. Gururlanırız.

-Inoichi Yamanaka : Ino'nun babasıdır. İlk seride karşımıza pek çıkmamış bir karakterdir ancak Shippuuden'e gelindiğinde özellikle Pain İstilası Arc'ında boy göstermiştir. İleriki zamanlarda da yitip gitmemiş; dördüncü shinobi savaşlarında da "Ben burdayım!" demeyi başarmıştır. Inoichi'nin kendine özgü Yamanaka tekniği Shinran Enbu adlı tekniktir. Bu teknik Shinranshin adlı ikincil Yamanaka tekniğinin geliştirilmiş halidir.

-Fuu Yamanaka : Şahsen en sevdiğim Yamanaka üyesi olarak, bir ANBU olan Fuu kendini Beş Kage Zirvesi Arc'ında Danzou'nun yanındaki korumalardan biri olarak gösterir. Normalde grup çalışmalarında özellikle Yamanaka için Ino-Shika-Cho geleneği izlenirken Fuu bu geleneğe sırt çevirip bir Aburame ile partner olmuştur. Aburame Torune ve Yamanaka Fuu bahsi geçen Beş Kage Zirvesi Arc'ında gayet ön planda karakterlerdir hatta Tobi ile bir karşılaşma fırsatını bile bulmuşlardır. Yamanaka Fuu'nun kendine özgü Yamanaka tekniği Shinten Kugutsu Juin adlı kişiyi bir kuklaya hapsetme tekniğidir.

-Santa Yamanaka : En az görünen Yamanaka üyesi olsa da Masashi Kishimoto'nun harcamayı göze alamayıp üçüncü takıma yerleştirdiği bir karakterdir. Üçüncü takım; dördüncü shinobi savaşlarında oluşturulmuş en etkili gruplardan biridir ve içinde tanıdık/tanımadık bir grup shinobi bulunur. Bu shinobilerin listesi; Might Guy, Sakura, Kayui, Rock Lee, Maki, Monga, Ensui, Nurui, Ran, Ruka, Tajiki, Yurui ve bahsi geçen Santa Yamanaka'dır. Santa Yamanaka animede arkaplanda kalan bir karakter olduğundan dolayı onun özel bir Yamanaka jutsusu geliştirip geliştirmediği bilinmemektedir ancak Santa Yamanaka gerek çizimi gerek karakteriyle benim gözümde gelecek vaat eden bir karakterdir. Shintenshin'i yani birincil Yamanaka Klanı tekniğini kullanabildiğini göstermiştir.

Bu dört kişi dışında Ino'nun çiçekçi annesi de Yamanaka'dan sayılabilecek ancak kunoichi olmayan biridir.

Fan fiction genel olarak Ino üzerine kurulu olsa da Fuu, Santa ve Inoichi de asla unutulmayacaktır; bilginize.

Fan fiction'da ister istemez bir "çift" olayına girmek zorunda olduğum için biraz kaygılıyım aslında ancak KibaXIno çifti en ideali gibi görünüyor. Bu konu henüz kesin değil, fikirlerinize açığım.

Merak eden var mı? Yapması gereken şey çok basit. Bu sayfaya herhangi bir yorum atarsa veya bu mesaja teşekkür ederse anlayacağım ki bu fiction'un takip edilmesi söz konusu. Ve yazmak için hevesleneceğim. Hadi bakalım.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 10 Hzr 2013 17:00, Değiştirme: 12 Hzr 2013 21:13 (Toplamda 1 kere)
Katsu
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 26 Şub 2011
Mesajlar: 1,443
Tanıtımlar: 5
Favori Anime & Manga: Fate Zero Rainbow Angel Beats!
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 841

Durumu: Çevrimdışı

In The Middle Of Mountain~ 1. Bölüm (KibaXIno) Konu: Yanıt: In The Middle Of Mountain ~ Tanıtım Alıntıyla Cevap Gönder


In The Middle Of Mountain ~ Vol.1

Yamanaka Çiçekçisi o gün karmakarışık bir vaziyetteydi. Herkes oradaydı. Beklemekten sıkılmışlardı. Eğlenceli başlayan gün sabırsızlık sayesinde artık yerini sıkıntı ve gerginliğe bırakıyordu. Orada kalmaya onları iten tek şey bu büyük olaydı. (Ve tabii ikramlar.) Yoksa çoktan bu mekanı terk etmişlerdi. Gerçi, hanımelleri de onları burada tutmada büyük rol oynuyordu. Evet, hanımelleri...

Yamanaka klanı çiçekçisi basit bir çiçekçi dükkanı görünümü verilmiş bir gizli üstü. Burası klan üyelerinin toplanıp önemli kararlar aldığı bir merkez, en iyisi de Yamanaka klanının asıl bütçe kaynağıydı. Önemli olaylar sonrası toplantılar burada yapılırdı. Burada genelde Ino'nun annesi bulunurdu ve bugün gene yeteneklerini konuşturmuştu. Güzel kokulu hanımelleri etrafı kuşatmıştı. Duvarlara hanımelleri estetik bir şekilde yerleştirilmişti. Ino'nun annesi onca güzel çiçek arasında kokusu en güzeli olanı bulmayı başarmıştı. Ne de olsa yıllardır çiçeklerle haşır neşirdi. Her ne kadar bir kunoichi olmasa da içinde bir yerlerde o ninjalık içgüdüsü onu hanımelini seçmeye itmişti. Ki doğru yaptığını anlıyordu şimdi. Herkes büyüleyici hanımeli kokusu ile bir nebze de olsa gerginliğini bastırıyordu. Gerçekten de gerginlik hatsafhadayken, hanımelleri elinden geleni yapıyordu. Hanımellerini seçmekle iyi etmişti. Çünkü ninjalık içgüdüsü sayesinde bunun olacağını hissetmişti, kızı Ino geç kalmıştı.

Herkes Ino'nun gelmesini bekliyordu. Bugünkü büyük kutlama onun içindi ve kimse o gelmeden başlamıyordu. Aynı geç kalan doğum günü çocuğu gibi... Herkes pastayı yemek için sabırsızlanıyordu. Bir süre sonra da gerilmişlerdi işte. Bu sırada Godaime'nin ofisinden yeni yeni ayrılıyordu Ino. Kutlama için sabırsızlanıyordu. Tabii olacaklardan haberi yoktu. Gözleri öfkeyle kıpkırmızı olmuş onlarca Yamanaka onu bekliyordu. Zemine indiğinde koşarak çiçekçiye doğru ilerlemeye başladı. Ancak olmuyordu, sokaklar niye bu kadar kalabalıktı ki bugün? Hızlı ilerleyebilmek için çatılardan yol kat etmeye başladı. Çok bir şey kalmamıştı zaten. Her zıplayışında rüzgarın yüzüne yumuşakça çarpıp arkaya yayılışını hissediyordu. O an anı çok güzel yaşadığını fark etti. Gözlerini kapadı. Yirmi bina kadar sonrasında ulaşıyordu. Çok sevinçliydi, chuunin oluşundan bu yana bu kadar sevinç dolu bir kutlama olmamıştı. Tabii ki bugünkü biraz daha hareketli olacaktı. Çünkü chuunin olmak için öyle bir kutlama yapıldıysa, bugün, Ino'nun jounin oluşuna çok daha büyük bir kutlama yapılmalıydı değil mi?!

Bir an sevincinden hızlı hareket ettiğini fark etti. Kafası farklı bir şeyle meşguldü. Ve odaklanmamıştı. Ayağını çatıya iliştirdiği an fark edebildi, o çatı fazla kaygandı, en azından destek alınarak üzerinden zıplamak için. Sadece"Lanet olsun!" diye mırıldanma fırsatı bulabildi. Ve dengesini kaybetti, ayağı kaydı. O kadar giyinip kuşanmışken, jouninlik partisi için bu kadar hazırken şu anda bir çöp konteynırının içine düştü düşecekti! Elinden bir şey gelmiyordu. Bir kere duvara tutunmayı denedi. Ama başaramadı. O üç saniyelik düşüş ona neden bu kadar uzun gelmişti anlayamadı. Ve gözlerini kapadı. İşte oluyordu.

Gözlerini açtığında sırtında iki sımsıcak kol hissetti. Bir an şaşkınlıkla düşmediğinin farkına vardı ve başını doğrulttu. Birinin onu yakaladığını o an fark etmişti. Önce şaşırdı, sonra sevindi. Ama son olarak, içindeki kezban uyandı.

"Kiba-kun?! Ahaha.. Şey.. Teşekkür ederim... Ama... İNDİRSENE LAN ARTIK BENİ, SAPIK?!"

Kiba korkmuş halde Ino'yu yere indirmesiyle birlikte kafasına indirilmiş o sağlam bir yumruğu hissetti.

"Aaah, bu acıdı! Yapma böyle Ino-chwan, kurtardım işte.."

Ve dil çıkardı. Evet, dil çıkardı. Cidden dil çıkarmıştı. Aptal. Tabii, Ino bir an gözüne kızıl bir şeytan gibi gözüktü, bu dil çıkarışla beraber...

"Bi' kurtardın diye ne umuyorsun sen benden, hıaa?! Hem chwanı ne be? Chwan neeğ?! Yavşama pislik .s.s.s"

Kiba bir an beyninden vurulmuşa döndü. Ne diyordu bu kız? Niye bu kadar saptırmıştı ki bu konuyu?

"En azından adamakıllı bir teşekkür... EDEBİLİRDİN!"

Ve sırtını döndü. Evet, böyle çok havalı olmuştu. Belki de etkilenmişti. Erkek tribi olacaksa böyle olmalıydı. O teşekküre çok da ihityacı yoktu zaten. Günlerdir bu fırsatı kolluyordu. Ino'yu belinden kavramıştı! Yapmıştı işte! Ahaha! Sabahta ona sarılmıştı ya! Evet evet, çok iyi gidiyordu.

"Akamaru, gidiyoruz."

Ve işte köpeği de yanında geliyordu. Auuv,çok havalıydı! Evet, kesinlikle Ino'yu etkilemişti! Şimdi Ino ona sahip olabilmek isteyecekti, kesinlikle! Bunu Itchy Itchy Paradise'ta okumuştu. Jiraiya-sensei yalan söylemezdi. Bir an aklına Jiraiya-sensei ve Naruto geldi. O gün, Naruto'nun o ağlayışı. Elinde olmadan gözleri doluverdi. Aman, sırası değildi. Eliyle gözünü silecekti ki bir anda muhteşem bir şeyin farkına vardı:

INO'YU ONUN İÇİN AĞLADIĞINA İKNA EDEBİLİRDİ?!?!?!?!?

Ve hemen son bir bakış atmak için gayet yavaş bir şekilde kafasını çevirdi. Ino onu böyle görünce perişan olup onu daha da çok isteyecekti. Ve işte geliyordu: o bakış!

Belki de işe yarardı, ama Ino çoktan gitmişti.

Hinata ve Shino ara sokağın bitişinde onu bekliyordu. Beraber yürüdüler. O gün biraz sıkıntılı geçmişti, başarısız bir görev sonrası Godaime'den azar işitmişlerdi. Kiba da iyi niyetine -en azından iyi niyetli rolüne- rağmen üstü kapalı bir şekilde reddedilmişti. Kimseden çıt çıkmıyordu. Hinata özellikle biraz geriden yürüyordu. Biliyordu ki bu onun hatasıydı. Kendinden utanmıştı. Byakugan'ı daha erken kullanmalıydı... Böylece o missing-nin'leri kaçırmayabilirlerdi. Shino ve Kiba'ya da sebep olmuştu.

Shino ve Kiba da yolda sessizce yürüyordu ancak Shino Hinata'nın da geriden yürümesini fırsat bilmeye karar vermişti. Kiba'ya yaklaştı, Kiba da bu ani hareketini fark etmişti Shino'nun. Takım arkadaşı biraz daha yaklaştı, artık resmen omuzları temas eder durumdaydı. Kiba'nın kulağına doğru ağzını yaklaştırdı ve günlerdir söylemek için sabırsızlandığı şeyi söyledi:

"Kiba, söylesene, Ino-san'dan hoşlanıyorsun, değil mi?"

Ve fitnesini-fesatlığını tam performans sergilemiş kaynana edasıyla geri çekildi. Ağzı 3'e dönüşmüştü bile. -:3- Bakalım ne cevap verecekti?

Kiba önce şaşkınlıkla Shino'ya baktı. Biraz durdu, kendine bir çimdik attı. Hayır, gerçekten de bunu yaşıyordu! Ve sonra da tüm çarşıyı inletecek kadar haykırdı. Elinden bu gelmişti. Hızla arkasına dönüp hızla kaçmaya başladı. "Baka Shino!" diye düşündü. Çok utandırmıştı onu. Hem şu olay... Ino'ya aşık olmak... Ne yani... Bu kadar mı belli oluyordu?

Inoichi bir anda duyduğu gürültüyle kafasını çevirdi. Kimdi bu deli gibi bağıran? Ama sonrasında umursamamaya karar verdi. Bugün büyük gündü, kutlayacaklardı! Bir bardak ayranlı sake devirdi. Gece uzundu, yapacak çok şey vardı. Şeytani gülüşünü yaptı ve nihihihi diye güldü. Fakat yapacak önemli bir işi vardı. Her şeyden önce Ino'ya yaklaştı. Kızına bunu söylemeliydi. Her ne kadar geç kalmasından ötürü tüm Yamanaka tarafından tatlı bir sitemle karşılanan Ino'ya yaklaşmanın kolayı olmasa da, sonuç olarak babasıydı, değil mi?

Güç bela Ino'suna ulaştı.

"Kızım, nasılsın, iyi misin? Mutlu musun? Jounin seni!"

Sırtına şaplağı indirdi. Sevinçle ve alay edercesine güldü.

"Ahaha, teşekkürler baba. Bugün müthiş bir gün, Jounin olmak çok gurur verici. Sabahleyin tüm arkadaşlarım beni tebrik ettiler. Herkese sarıldım, herkese tüm içtenliğimle teşekkür ettim. Belki inanmassın da, Sakura-chan'a bile!"

Inoichi yalandan şaşırmış gibi yaptı. Şaşıracak pek de bir şey yoktu aslında. Sakura ile kızının probleminin şu Sasuke denen belalı çocuk köyden gideli beri çözüldüğünü biliyordu. Sonra söyleyeceği şey aklına geldi. Acaba ona da sarılmış mıydı? Dayanamıyordu, onu kızına söylemeliydi.

"Ino! Sana bir şey söylemem gerek!"

Bir anda ciddileşen ses tonu karşısında Inoichi kızını şaşırtmıştı.

"Evet, baba?.. Aaaah, anlıyorum. Jounin olmanın zorluğu, zorlu görevler, yeni bir hayat, bla bla... Değil mi?"

Inoichi bir anda hiddetlendi.

"Hayır! Bu tür zorlukları kendi başına aşabileceğini varsaydığım için bu konuda seninle konuşmayı lüzumsuz görmüştüm."

"O halde ne?"

Ino biraz şaşırmıştı tabii.

"Ino, sen artık bir Jounin'sin. Ve artık hem yetkin bir kunoichi hem de çok güzel bir genç kızsın. Ino... Ino... Kızım..."

Biraz duraksadı. Ancak sonrasında söyledi.

"Ino, sakın bir Inuzuka ile sevgili olma!"



~Birinci Bölüm Sonunda, Ino şaşırmış haldedir. Göz bebekleri sonuna dek açılır ve arkadan bu şarkının girmesiyle ekran kararır.~


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 12 Hzr 2013 21:09
Mimicked Distortion
Yasaklı Üye



Yaş: 25
Kayıt: 06 Hzr 2013
Mesajlar: 54
Favori Anime & Manga: Umineko,Another,Deadmand Wonderland,Ghost Hunt,Arakawa Under the Bridge,Hellsing,One Piece,K-Project,Black Lagoon,GoSick,Bakemonogatari serisi falan.
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 28
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

In The Middle Of Mountain~ 1. Bölüm (KibaXIno) Konu: Yanıt: In The Middle Of Mountain~ 1. Bölüm (KibaXIno) Alıntıyla Cevap Gönder
Ağladım Hüzünlü

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 17 Hzr 2013 20:56
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 3 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız