Karanlıkta Aydınlık Arayışı
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 7, 8, 9, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 

Sizce nasıl olmuş
güzel
78%
 78%  [ 15 ]
iyi
10%
 10%  [ 2 ]
kötü
10%
 10%  [ 2 ]
Toplam Oylar : 19

Yazar Mesaj
Kanlı Kontes
Mangaka
Mangaka



Yaş: 25
Kayıt: 10 Arl 2007
Mesajlar: 644
Nerden: Elizabeth Bathory-Sensei'min yanından *-*
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
Evett bu da devamııı
İrem yutkundu ve “Neden?” dedi kendine.
- Neden? Neden böyleyim? Dedi. Geceye binlerce lanet yağdırdı cennet mavisi gözleriyle. Ama sonra kendini toparladı ve sert adımlarla buradan uzaklaşmaya başladı. Ama bir an durdu. Kalbinde bir boşluk vardı. Gece kadar ıssız yer bir an parlayıp sönmüştü. İrem, arkasını döndü. Ela gözlü, yakışıklı oğlana baktı. Sonra onun montunu yanına bıraktı. Oğlan montu bırakan süt beyazı ele bakarken düşünceler seli geçti aklında. Sonra dönüp arkasına baktı. Ay o gümüşümsü parlak ışığıyla her yeri aydınlatmıştı. Gece aşk kokuyordu. Tutku ile birbirine sarılmış sevgili hayaletler geçiyordu her yerde… Yavuz adlı oğlan ben kendi hayaletimi buldum dedi içinden. O tutkuyla parıldayan ebemkuşağının en güzel rengi gözleri asla unutmayacağını biliyordu. Kız biraz yürüdü ve arada yeterli mesafe olduğuna kanaat gerdikten sonra arkasına döndü:
-Teşekkürler! Dedi. Yavuz bunu söyleyen kızın ardından bir süre baktı. Sonra Yavuz’un babası oğlunun yanına gelerek:
- Kimdi o Yavuz? Tanıyor musun? Dedi. Babasına şaşkınlıkla bakındı bir süre delikanlı. Sonra hayretle açılan ela gözlerini babasına dikti:
- Tam tersi baba… O kızı ömrümde hiç görmedim. Dedi. Ama içinden keşke görseydim dediğini hissetmişti babası.

Evet arkadaşarrr ikinci bölüme geçicemm. Umarım beğenirsinizzz
HAYAL KIRIKLIĞI
“Küçük bir kızken babam her sabah bir müzisyen edasıyla beni o, eşsiz bale melodilerini ıslığıyla çalarak uyandırmaya çalışırdı. Yeni traş olduğundan dolayı burnuma gelen o keskin koku benim gözlerimi açmamı sağlardı. Saçlarımı annemin bana baledeyken takacağı ama ömrü yetip takamadığı eskimiş pembe tokayla tuttururdum. Babam mutfakta ya gazete okur ya da ekmek kızartırdı. Koşarak ona tırmanır ve yanağına öpücük kondururdum.”
İrem üçüncü sınıfta bir Türkçe dersinde yazığı kompozisyonunu hatırlıyordu. O zamanlar babası onun yanındaydı ve belirli hiçbir sorunu yoktu. Sindiği köşeden bir atılışta kalktı…



Sewimlİ_HırsıZ'a bu güzel imzadan dolayı çok teşekkür eder ve minnetimi gönderirim

Spoiler:

Yeni hikayem okursanız sevinirim ^.^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 26 Oca 2008 21:22
Kanlı Kontes
Mangaka
Mangaka



Yaş: 25
Kayıt: 10 Arl 2007
Mesajlar: 644
Nerden: Elizabeth Bathory-Sensei'min yanından *-*
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
Bu aralar pek sık yazmıyorumm dimi??
. Sinirli ve hırçındı. Bir zamanlar çok savrukça dağıttığı gülüşlerinin yerini artık gülümseme almıştı. İrem sarı renkli odasında hışımla dolaştı. Bembeyaz bir gecelik vardı üstünde. Saçlarını ruh halini çok iyi yansıtıyordu. Dağınık ve elektrikliydi gece karası saçları. Soluk dudaklarını ikide bir dişleriyle kemiriyordu. Güzel gözleri hafif gölgeliydi. Arkasındaki soğuk nefes onu karanlığıyla sarıyordu. İrem odada gezmeyi bıraktı. Ağaçları ve sokağı gösteren geniş dikdörtgen şekilli penceresine yaklaştı. Süt beyazı ellerini özlemle pencereye doğru sürdü. Ağzından inlemeyi andıran bir baba çıktı. Gözlerini kapadı ve dudaklarını büzdü. Gözyaşları çoktan kalbine doğru akmaya başlamıştı. Porselen gibi pürüzsüz vücudu odada bir kez daha solukça dalgalandı. O sırada odanın dışında tiz bir kadın sesi duyuldu. Kadın herhalde elinde bir şeyle uğraşıyordu çünkü kulaklarına gıcırtı gelmişti. Kadın kapıyı tıklattı ve söze başladı:
- İrem, hayatım biz babanla senin bu okul konunu dün gece ince ayrıntısına kadar düşündük… Baban senin o okulda okuman konusunda ısrarlı tatlım. Bence onu kırmamalısın. Ama seni asla zorlamayacağımızı da biliyorsun. İstemiyorsan söylerisin. Dedi.
İrem dişlerini gıcırdattı ama en tatlı sesiyle:
- Hayır, Mihriban teyze fikrim hala geçerli. O okula gitmeyi istemiyorum. Bir sürü züppenin arasında ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Dedi.
O sırada bir okul müdürü olan kadının baba diye nitelendirdiği adam hışımla odaya girdi:
- İrem’ciğim senden rica ediyorum lütfen okulum ve öğrencilerim hakkında biraz daha yumuşak konuş. Ben öğrencilerimi sokakta bulmadım. Onlar ince elenmiş ve özenle seçilmiş öğrencilerdir. Okuluma gelip onlarla tanışırsan bana hak vereceksin hayatım. Dedi.
İrem kendisine itirazda bulunulmasından nefret ederdi. Soğuk bir ifadeyle adama baktı:
- Fikrim değişirse size haber veririm sevgili babacığım. Ama bu durumda pek ihtimal veremiyorum. Dedi
Adam küçümser gibi kıza baktı:
- Yakında haklı olduğumu anlayacaksın kızım… O zaman gerçekten pişman olacaksın. Dedi. Sonra hırçın bir ifadeyle odadan dışarı çıktı. İrem adamın arkasında dil çıkardı. Somurtuyordu sabah gülerek kalkan şen yüzü. “Bir kerede bir şeye karışmazsa ölür.” Diye düşündü. Diktatör adam… Senden nefret ediyorum. Canım cehenneme! Asla gerçek babam olmazsın diye aklından geçirdi. Hayranlık Besliyor
:


Sewimlİ_HırsıZ'a bu güzel imzadan dolayı çok teşekkür eder ve minnetimi gönderirim

Spoiler:

Yeni hikayem okursanız sevinirim ^.^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 27 Oca 2008 20:42
Kanlı Kontes
Mangaka
Mangaka



Yaş: 25
Kayıt: 10 Arl 2007
Mesajlar: 644
Nerden: Elizabeth Bathory-Sensei'min yanından *-*
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
İrem düşünüyordu. Savaş kalıntılarını Doğa ana rüzgar nefesiyle yok ediyordu. Yerdeki cesedin bakır rengindeki sıcak kanı İrem'in ayaklarının dibine kadar gelmişti. İrem kendini hiç olmadığı kadar yalnız ve mutsuz hissediyordu. Siyaha çalan kestane saçları omuzlarını bir şal gibi örtmüştü. Ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Dudaklarını kemiriyordu. Ne yapmıştı o? Ya da ne yapmaya çalışmıştı? Kahramanlık mı? Aaa... Hayır sanmıyorum. Yine o ses. Yine o soğuk nefes. Herşey onun başının altından çıkmıştı. Sonra ileriye göğe baktı. Gökyüzü mavi bulutlar yer yer ortaya çıkmıştı. Pembe bir renk vardı doğada. Ağaçlar yorgun görünüşlü iri insanlara benziyordu. Belli belirsiz bir rüzgar gelip geçti. İrem gerçekleri biri yüzüne vuruyormuş gibi uyandı. Uyanıkken rüya görmüştü. Yatağının üstünden kalktı ve hazırlandı. Bugünde evde kalabileceğini zannetmiyordu. Sonra usulca kafasını kapıya doğru uzattı ve çevreyi kolaçan etti. Kimse olmadığına emin olduktan sonra yavaş adımlarla paltosunu ve botlarını aldı. Dış kapıyı açtı ve arkasından atlı kovalıyor gibi dışarı çıktı. Evden dışarı çıktıktan sonra derin bir nefes aldı. Koşar adımlarla evden uzaklaşmaya başladı. Bazen arkasına dönüp bakıyor ve kimsenin onu izleyip izlemediğini anlıyordu. İrem bir ara iyice daldı. Önünden geçen küçük bir kızı görmedi. Kızda onu görmemişti. İrem ve kız büyük bir hızla birbirlerine çarptılar. İrem dengesini sağladı ve düşmedi. Ama kız o kadar güçlü değildi. Büyük bir hızla yere doğru yuvarlandı. irem kendine gelir gelmez kızın yanına koştu. Kahverengi saçlı, ela gözlü, bebeğimsi yüzlü, şirin bir kızdı. Ya yedi ya da altı yaşındaydı. İrem kızın yanına çömeldi.
- Çok özür dilerim... İyi misin? diye sordu. Küçük kız bir an küskün bir tavırla baktı. Sonra dudakları ağlayacakmış gibi büküldü. Dizini gösterip o kadar yumuşak bir düşüşte bile oluk oluk kan akan dize şaşkın şaşkın baltı İrem. onun elini tuttu ve sevecen bir tavırla küçkük kıza baktı:
- Çok cesursun. ben olsam bu düşüşten sonra ağlardım. Bu cesur kızın ismini öğrenebilir miyim? Dedi. kız üzgün üzgün mırıltı halinde ismini söyledi:
- Başak... Dedi. İrem kıza gülümseyerek elini uzattı.
- Bende İrem. Tanıştığıma memnun oldum Başak. Dedi. Kız silikte olsa gülümsedi. İrem kızın dizine baktı. İnsanların canını yakmaktan hiç hoşlanmazdı.
- Sana birşey göstereceğim ama sen bunu kimseye söylemeyeceğine söz ver. Dedi İrem. Kızın meraktan hoşlandığı anlaşılıyordu. İlgiyle İrem'e baktı. İrem endişeyele çevresine bakındı:
- Ama burada olmaz... Daha loş bir yere gitmeliyiz. Seni şu kuytuya taşıyayım. Dedi. Sonra küçük kızı omuzlarından tutup kucağına aldı. O loş yere nazikçe bıraktı. Küçük kız çelişkili bir ifadeyle İrem'e bakıyordu. İrem onun yanına çömeldi. Elini alnına koydu ve küçük kızın kanayan dizine diğer elini koydu. Gözlerini usulca kapadı. Ağzından mırıltılar yerine gayet anlaşılır sözcükler yükseldi.
- En iyi güçler ve gölegeler için... Saklanmış ve sakınmışlar için... Birleşmiş ve ayrılmışlar için... Karanlık ve aydınlık için... Tılsımın sihri için... Dedi. İrem'in Başak'ın dizine koyduğu eli birden bire soluklaştı ve Başak'ın bacağının içine girdi. Başak neye uğradığını şaşırmıştı. İrem'in hürce saçılan siyah saçlarına baktı. Yüzü kutsal bir anlamla aydınlanıyordu. Sanki birşeyi çözmeye çalışıyordu. Ve sonunda İrem'in alnından morumsu bir ışık yükseldi. Başak'ın ve onun bedeni mavi bir kalemle çizilmişçesine aydınlandı. Işıklar aydınlandı ve kesilmeye yüz tuttuğunda Başak dizine baktı. Çorabında küçük bir delik vardı ama dizinde hiçbir şey yoktu.
Başak şaşkın şaşkın kıza baktı. Tam o sırada kuytunun yanında bir gölge beliriverdi. Başak tanıyamamıştı ama gölgeyle İrem birbirlerini tanımışlardı. İrem Başak'ı kucağından indirdi ve gözlerini kıstı. Gölgenin olduğu yerde de kırmızı bir ışıkla aydınlanmıştı. İrem'in gözlerinden silulet şekinde ay boynuzlu bir at fırladı. Aynı anda gölgeden de cesur yeleli bir aslan fırlayıverdi. Atla aslan birbirlerine çarpıştıktan sonra İrem ortalıkta görünmüyordu. Başak sonunda gölgeyi tanıdı. Fısıltı halinde bir sesle:
- Abi... Neden yaptın? Diye sordu.



Sewimlİ_HırsıZ'a bu güzel imzadan dolayı çok teşekkür eder ve minnetimi gönderirim

Spoiler:

Yeni hikayem okursanız sevinirim ^.^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 09 Şub 2008 20:25
Kanlı Kontes
Mangaka
Mangaka



Yaş: 25
Kayıt: 10 Arl 2007
Mesajlar: 644
Nerden: Elizabeth Bathory-Sensei'min yanından *-*
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
Yavuz küçük kız kardeşine bakakaldı. Başak alt dudağını ısırmaya başlamıştı. Güzel gözleri gölgelenmiş, beti benzi atmıştı. Küçük kız çok hassasdı. Yavuz kardeşinin ağlayacağını anlamıştı. Derin bir nefes aldı ve sevecen bir tavırla onun yanına eğildi:
- Ne oldu Başak? O kız seni kuytu köşeye çekince korktum. Benim kötü bir niyetim yoktu biliyorsun değil mi? Dedi. Kız başını mahzun mahzun evet anlamında salladı. Sonra içini çekti ve kesik kesik konuşmaya başladı:
- Ben oyuncakçıdaki bebeğe bakıyordum… Karşı taraftan da o abla geliyordu. Çarpıştık… Sonra o abla bana bir şey göstereceğini söyledi.
Yavuz gözlerini kısmış kız kardeşini dinliyordu. Kız bunu söyleyince yumruklarını sıkarak:
- Sana bir şey yaptı mı Başak? Sana kötü bir şey yaptı mı? Diye sordu. Sonra küçüğün saflıkla kaplı başını yumuşakça kaldırdı.
- Eğer sana kötü bir şey yaptıysa ne yapacağımı biliyorsun! Yüzüme bak ve doğruyu söyle…
Küçük kız başını hayır anlamında salladı. Gözleri kocaman açılmış bebeksi düşlerini görür gibi parlamaya başlamıştı:
- Abi… O abla bir melek. Bundan eminim… Dedi. Sonra çorabındaki küçük yırtığı gösterdi.
- Biraz önce bacağımda kanıyordu. O abla ışıklar çıkardı. Hayal görmedim bundan eminim… Arkasında kanatlı, cennet mavisi gözlü bir kadın vardı. Abi melek kadar saf ve güzeldi. Ve kulağıma bir şarkı fısıldadı. Sesi… Çok güzeldi… Olağanüstüydü. Dedi. Soluksuz kalmıştı ve gördüğü şeyi tanımlayamayacak kadar şaşırmıştı.
Yavuz anlamayarak ona baktı. Küçük kızı bir an süzdü. Hayal gördüğü veya yalan söylediği zaman nasıl ifadelere büründüğünü biliyordu. Bu sefer yalan söylemediği üstüne kalıbını basabilirdi.
- Yani o kız seni iyileştirdi mi? Doğaüstü bir güçle…
- Evet, abi abla beni iyileştirdi. O kadını görünce bir an… Çok kısa bir an annemin yanına gittiğimi zannettim. Ağaçlar, rüzgâr ve su bana garip şeyler fısıldıyordu abi. O abla ayın yerine geçmişti ve üzerinde bembeyaz bir elbise vardı. Abla gözlerini yavaşça araladı. Rüzgâr ablanın eteğini savuruyordu. Gözleri koyu maviydi ve parlıyordu. Elini uzattı ve ben onun elini tuttum. Sonra tekrar bulunduğum ortama döndüm. Sonrasını biliyorsun… Dedi.
Yavuz kızı fazla sıkmadı. Zaten o sırada Yavuz’un arkadaşı Ozan’ı göründü. Ozan arkadaşının yanına gelerek Yavuz’a okkalı bir şaplak indirdi. Yavuz otoritesi o kadar sarsılmasa da hafifçe yere doğru yaklaştı. Ozan, Başak’ın yanına giderek:
- Ne oldu çikolatam? Kim seni üzdü yoksa bu gulyabani kılıklı Yavuz mu yaptı? Valla arkadaş falan demem çikolatama ne yaptıysan bin katını ben sana yaparım Yavuz. Dedi.
- Yok, Ozan abi kimse bana bir şey yapmadı. Yapsa acımam söylerim. Dedi.
- Seni satıcı Başak. Ağabeyine de bunu yaptın ya artık sana hiç güvenim kalmadı. Dedi.


İrem bugün
Spoiler:


İrem 9 yaşında
Spoiler:


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 18 Şub 2008 20:21, Değiştirme: 01 Mar 2008 19:45 (Toplamda 1 kere)
zeze
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Kayıt: 19 Nis 2007
Mesajlar: 33
Nerden: G.A
Teşekkür: 11

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
iyi gidiyorsun 8) ayrıca resimlerde çok güzel Ünlem Hayranlık Besliyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 23 Şub 2008 16:44
Kanlı Kontes
Mangaka
Mangaka



Yaş: 25
Kayıt: 10 Arl 2007
Mesajlar: 644
Nerden: Elizabeth Bathory-Sensei'min yanından *-*
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
İrem nefesinin tükendiğini hissediyordu. Kalbinde bıçak kadar keskin, zehir kadar etkili bir ağrı vardı. Vücudu ona isyan ediyor ve yıkılmamak için kendini zor tutuyordu. Soğuk nefesin sisleri içinde kendini kapana kısılmış hissediyordu. Artık o kadının şarkılarını da duyamıyordu. Yorgun ve halsizdi. Bazen bayılacak gibi oluyor bu yüzden tökezlediği de oluyordu. Görüntüler beyninden hiç bitmeyecekmiş gibi geçip duruyordu. nefes alamıyor, göğsündeki baskıyı hissediyor ve büzülüyordu. Baldırlarından beline doğru bir ağrı ara da sıra da baskı yapıyordu. Kasıldığını anlamıyordu. Okul müdürünün evine zar zor girdi. Girer girmez odasının kapısını sıkıca kilitledi. Kendini yatağa attığında kabuslar görmeye devam ediyordu. Arkasında sisler içinde kırmızı parlak gözlü, siyah saçlı bir oğlan sisleri aralayıp kızın yanına geldi. Kızın ellerini kendi soğuk elleri arasına aldı. Sonra onun yanına uzanıp İrem'in belini sıkıca kavrayıp kafasını İrem'im saçlarına gömdü. İrem dişlerini birbirine sıkıca kenetledi. Oğlan kızın kulağına soğuk sesiyle fısıldadı
- Yazık İrem... Çok yazık. Seni anlayan tek insanı dinlemiyorsun. İnsanlar senin iyi niyetini suistimal ederken sen onlara hala saf saf bakıyorsun. Seni güzel ama aptal kız... Baban seni terk ettiğinde senin yanında ben yok muydum? O oğlanında diğerleri gibi olduğunu söylemiştim ama sen yine beni dinlemedin!
- Yeter! Lütfen daha fazla konuşma... Biliyorum çok aptalım. İnsanlara güvenebileceğimi onların da beni anlayacağını zannettim. Çok yalnızım senden başka kimse beni anlamıyor...
- İrem... Güzel ama masum kız. Ben varım yanında ve seni asla bırakmayacağımı biliyorsun.
- Ama diğer insanlara da ihtiyacım var... Biliyorum birbirimize söz verdik ama ben... Gerçekten birine ilk görüşte bu kadar sıcak duygular hissetmiştim. Ama her zamanki gibi sen haklıydın. Seni seviyorum ve seni asla bırakmayacağım. Çünkü zor durumlarımda hep sen benim yanımdaydın.
- Sus... Çok yorgunsun! Sana yaptıklarım sadece seni sevdiğim içindi... Sana aşığım İrem... Babası onu terk ettiğinde ağlayan dokuz yaşındaki kıza, insanlara karşı dimdik durabilen kıza ve beni bırakmayacağına yemin eden kıza aşığım...
- Ben seni haketmiyorum... Beni sevme...
( Platonik aşkları çok seferimm canlarımmm daha sonra bu sisler efendisinin resmini koycam)

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 28 Şub 2008 21:13
Kanlı Kontes
Mangaka
Mangaka



Yaş: 25
Kayıt: 10 Arl 2007
Mesajlar: 644
Nerden: Elizabeth Bathory-Sensei'min yanından *-*
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
Sislerin efendisi(daha adını koymadım) resmiii




Sewimlİ_HırsıZ'a bu güzel imzadan dolayı çok teşekkür eder ve minnetimi gönderirim

Spoiler:

Yeni hikayem okursanız sevinirim ^.^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 03 Mar 2008 19:36
Kirika
Yönetici



Yaş: 36
Kayıt: 18 Arl 2006
Mesajlar: 866
Tanıtımlar: 421
Teşekkür: 109

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
Kızım sen beni öldürmek istiyorsun anlaşılan Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda

Bak gene okumaya başlayıp bitirmeden bırakamayacağım ama inatla okumayacağım çünkü bazı önemli işlerim var da Kayan Gözler Kayan Gözler Kayan Gözler

Bu arada kesin süperdir bu hikaye ondan dolayı bir süre okumamayı tercih ediyorum Çok Mutlu Çok Mutlu Çok Mutlu

Hikayelerinin devamı dileğiyle Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor

Spoiler:



Appleseed XIII Ova -> PekYakında ve
Kamisama no Memo-chô Güncelleniyor...
Sadomi -> ilk 4 sayfa çıktı
Sakasama no Patema Özel; ilk 3 bölüm çıktı
Sakasama no Patema Movie çevriliyor
Gülücük Dağıtıyor

http://yenilmezim.wordpress.com/
Kendi Çevirilerim Aktif artık... *-*
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 03 Mar 2008 21:08
zeze
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Kayıt: 19 Nis 2007
Mesajlar: 33
Nerden: G.A
Teşekkür: 11

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
devam Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 17 Mar 2008 17:13
Kanlı Kontes
Mangaka
Mangaka



Yaş: 25
Kayıt: 10 Arl 2007
Mesajlar: 644
Nerden: Elizabeth Bathory-Sensei'min yanından *-*
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

Karanlıkta Aydınlık Arayışı Konu: Yanıt: Karanlıkta Aydınlık Arayışı Alıntıyla Cevap Gönder
Efett usun bi aradan sonra tekrar yazıyorum bu hikayeyi başta Kirika olmak üzere bütün okuyucularım umarım beğenirsinisss
"Gece yalnızlığın simgesi, aydınlık aşkın simgesi... Ya tam tersiyse ya benim yanımda yatan kişi benim aşkımın simgesiyse ve parıl parıl parlayan dolunay bunun şahidiyse..."
İrem kalın yorganın altında büzülmüş altından da çevresine bakınıyordu. Siyah saçları omuzlarına doğru lüle lüle iniyordu ve o tek bir şeye odaklanmıştı...
Babasına bir gün onu doğururken ölen annesini sorduğunda babası kahverengi gözlerini ona dikmişti...
- Annen bitmemiş bir rüya gibiydi... Yaşamak bir hayal alemiydi... Ama güzel şeyler çabuk geçer İrem... Şimdi o piyanonun başında şakıyan kimse yok!
Bu annesiyle ilgili duyduğu en somut şeydi. Annesinin adını bile bilmiyordu. Büyükanne ve büyükbabasını daha önce hiç görmemişti. En vahimi ise annesinin neye benzediği hakkında hiç bir fikri yoktu. Kendisi mavi gözlü olduğuna göre annesinin gözleri mavi olmalıydı. Piyanoda şakıdığına göre sesi güzel olmalıydı. Kim bilir belki gece düşlerinde ona şarkı söyleyen kadın oydu... Yanı başındaki pencereye baktığında ne kadar yalnız olduğunu düşündü.Kendisini seven bir ruhtan başka hiçbir şeyi yoktu...
İrem uykuya dalar dalmaz son günlerde sık sık gördüğü rüyayı bilinçaltında tekrar yaşıyordu...
" Tanrı insanlara bir şeyi vaadetti ve bu insanların kurtuluşu olacaktı. Cennetin Kızı... O zamanın çocukların dilinden düşürmediği vaadedilen Cennetin Kızı hiçbir zaman gönderilmedi. Ama Tanrı verdiği hiçbir sözü unutmazdı ve zamanı geldiğinde meleklerinden onu yaratmak için en kutsal şeyleri istedi...

Melekler güneşin ışıkları altında dünyaya indi… Yağmurun altında ebemkuşağı yeni doğarken “Havayı aldılar ve cennetin kızının tenini yaptılar…”
Spoiler:

Melekler "Gecede rüzgarı dinlediler ve ruhları serbest bırakıp karanlıkta onu ruhunu yıkadılar"
Spoiler:

Melekler Cennetin bahçesinden gezdiler ve altın ışıklar bıraktılar " Cennetteki bütün güzellikler ona bahşedildi"
Spoiler:

ve Cennetin Kızına Cennetin en büyük üç mührü verildi...
Yitimin sözleri, Umudun Kalkanı ve Kaderin gözleri...
Ve gerisi ona kalmıştı...
Ta ki Tanrı onu geri çağırana kadar...

Ve sarışın kadın, kahverengi saçlı kız ve o...
İrem tekrar uyandığında sabahın ışıkları doğmuştu ne yapacağını biliyordu... O okula gidecekti ve iki kızı bulacaktı...



Sewimlİ_HırsıZ'a bu güzel imzadan dolayı çok teşekkür eder ve minnetimi gönderirim

Spoiler:

Yeni hikayem okursanız sevinirim ^.^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Mar 2008 19:04
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 7, 8, 9, Sonraki
2. sayfa (Toplam 9 sayfa) [ 83 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız