MAAT - ( Orta Asyadaki Hoyrat Oyuncaklar)
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Murat.Zai
Yeni Otaku
Yeni Otaku

Avatar

Kayıt: 13 Hzr 2013
Mesajlar: 1
Favori Anime & Manga: Naruto , naruto shippuuden , death note

Durumu: Çevrimdışı

MAAT - ( Orta Asyadaki Hoyrat Oyuncaklar) Konu: MAAT - ( Orta Asyadaki Hoyrat Oyuncaklar) Alıntıyla Cevap Gönder
Salı sabahı ..
Her zamanki gibi ..
Yine saat dokuzda uyandım. Kahvemi aldım ve pencerenin önüne oturup tozlanmış dergilerime ilk defa görmüşcesine bakıyordum.
Evet bakıyordum..
Bedenlerini satan insanların yer aldığı bir dergide ne gibi bi yazı olabilir ki ..
Gerisi standart , duş - uyku - tv ..

Adım Hazika. Görünüşte normal bir adam hissi uyandırmış olabilirim. Evet , gündüz öyleyim ve sıkıcı. Ama benim için hayat hava kararınca başlıyor. Maat da öyle ..

Şu hayatımdaki en ilginç olay Maat. 5 yıl önceydi. Deli doluyduk. Kendi aramızda küçük bir sokak grubumuz vardı. Orta asyanın hoyrat çocuklarıydık. Çölün ortasında hoyrat olmadıkçada zaten hayatta kalamazdık. Etrafımız petrol kartelleriyle çevriliydi ki halkın kanını bir parazit gibi emiyordu. Biz şanslıydık. Ailemiz hatrı sayılır kişilerdi. Öyle yada böyle , çok yeni olmasada altımızda arabalarımız vardı. Hızlı oyuncaklar. Normal olmayan şu hayatımızda bizimde bu oyuncaklarla normal oynamamız beklenemezdi. Bizim için bir tutkuydu Drift yapmak.

Neyse işte yine bu nalet olası yerde bir gün , hiç bilmediğimiz terkedilmiş bir kasabaya girdik. Yakıtımız bitmek üzereydi. Etrafta yakıt arayıp durduk. Eski bir eve girdim. Dikkatimi dergiler çekti. Onları karıştırırken bir ses duydum. O sese yöneldim. Kapının arkasından geliyordu. Kapıyı kırdım. Yerde saçları tozdan görünmeyen , bitkin , yüzü çiziklerle dolu bir kız vardı. Ama gözleri. O gözlerde sanki beni çeken bir şey vardı. Acıma merhamet karışık duygular. Ama bu gözler cesurdu. Bu gözler sanki benim ona acıdığımı anlamışta beni tersliyordu. Hemen onu kucağıma aldım. Susuzluktan dudakları yapışmıştı belli. Bir şeyler söylemeye çalışıyordu ama kemikleri çıkmış bedeninin konuşmaya hali yoktu açlıktan.

Arkadaşlarımı çağırdım. Suyu uzattığımda deyim yerindeyse saldırdı. İçti .. Bi kaç yiyecek uzattık. Gözümüze baktı ve minnettarlığını gösteriyordu sanki.. Gözleri tekrar ışıldadı ve kollarımda bayıldı. Arabaya aldık. Ve gizli buluşma yerimize götürdük. Bir garaj. Oyuncaklarımızı geliştirdiğimiz bir garaj. En sonunda kendine gelmişti. Ben oturmuşken arkadan yaklaştı ve kulağıma eğilip " Teşekkür ederim. " diye fısıldadı. Ardından karşımıza oturdu. Konuşmaya başladı :

- Benim adım Zeval. Beni o cehennemden kurtardığınız için teşekkür ederim. Ama ben bu yaptığınız şeyin altında kalmam. İllaki size borcumu ödeyeceğim ..

+ ...

- (Gülümseyerek) Hey siz kendinizi yarışçı mı sanıyorsunuz yoksa ? Bu hurdalarla sizi toz duman ederler..

Kalktı ve garajın içinde yürümeye başladı. Tezgahtaki parçalara dokunuyor ve inceler gibi yapıp tatmin olmamış gibi yaparak tekrar tezgaha bırakıyordu. Bi yandan da konuşmaya devam etti :

- Siz beni ne sandınız Tanrı aşkına ! Bana neden orda olduğumu bile sormadınız. Dut yemiş bülbül gibi susuyorsunuz. Misafire hep böyle mi davranırsınız siz ? Hem bu tezgahtaki paçavralar da n-

+ Sen kendini ne sanıyorsun !!! Seni ölümden kurtardık. Tamam bunu yüzüne vurmuyoruz ama böyle konuşmaya hakkın yok ! Hem o parçalar bu çevrede görebileceğinin en iyisi. Arabalarla zerre ilgisi olmayan bir genç kız kalkıpta böyle konuşamaz !

- Araba dediğin şey sadece erkekler için mi ?

+ Hayır tabi ama yani şey ..

- Bana hala bir şey sormadınız. Zaten sorsaydınız da söylemecektim Çok Mutlu Neyse size borcumu ödeyeceğim. Ama öncelikle benide bu küçük hurda grubunuza almalısınız.

+ Sen kendini ne sanıyorsun be ! Bizim grubumuz hurda değil bi kere ! Biz bu kıtadaki görüp görebileceğin en iyi yarışcı grubuyuz sadece elimizdeki imkanlar bu.

- Peh şu en iyi grubunuzun ismi neymiş peki ?

+ Şey daha koymadık aslında ama ...

- Vay en iyi grubun daha ismi bile yok.

+ Şöyle dalga geçer gibi konuşmayı bırak dua et kızsın

- Peki. Madem öyle şu en iyi yarışçılarının bi arabasını ödünç ver ve yarışalım. Eğer ben kazanırsam alırım anahtarını ve grubunuza girerim..

+ Hahayt. Güldürme beni. Ya ben kazanırsam ? Zaten ben kazanacağım ama ..

- Esiriniz olurum. Bu şekilde hem borcumuda ödemiş olurum değil mi ?

+ Peki anlaştık.

Arabamı aldım. Aramızdaki en kötü arabayıda ona verdim. Ama o umursamadı bile. Bi kız için araba konusunda çok bilgiliydi ve bunu daha arabaya binmeden önce motorda yaptığı bi kaç ufak eklemeyle belli etti. İçimde ufak bir telaş olmuştu. Bu kadar bilgili bir kız acaba beni yenebilir miydi ? Yok canım hayır saçmalıyorum. Arabayı sürmey bilse bile yol dar ve kıvrımlı. Arabayı kaydırmadan bu yolu hızlıca bitirmenin imkanı yok. Beni yenemez o yüzden. Strese gerek yok. Çocuk oyuncağı gibi olucak. Hem bir esirimiz olacak. Satıp grubumuza yeni parçalar alabiliriz.

Ve yarış başladı. Umduğum gibi kalkış yaptım. Arkamda kalmıştı.Ama o da ne ? Yanlayabiliyordu kayabiliyordu. Bu kız nasıl yapabiliyordu böyle bir şey ? Ben burda defalarca antrenman yapmama rağmen bu kadar rahat süremiyordum o nasıl yapabiliyordu ?! Ama hala arkamdaydı. Arkama takıldı ama aramızdaki mesafeyi hiç açamamıştım. Yarışın bitmesine 200 metre kalmıştı. Fakat Zevalin sürüşü. Aynadan her baktığımda şaşıp kalıyordum. Son 100 metre .. Aynadan tekrar baktım. O da ne ! Yoktu. Hemen yanımdaydı. Ama hala ben kazanabilirdim. Son 20 metre .. Göz göze geldik. O gözler tekrar parladı. O saçların rüzgarda uçuşması .. Dikkatim dağıldı ve direksiyon dengemi kaybettim. Ve inanılmaz bi şey olmuştu. Zeval beni geçti ve kazandı. Aman Tanrım ...

- Araban kadar sende hurdaymışsın güzelim Gülücük Dağıtıyor Ver bakalım anahtarı.

Kafamı öne eğdim arkadaşlarımın yüz karası olmuştum artık lider olamazdım. Oraya kendimi gömmeliydim. Ama Zevalden hiç nefret etmiyordum nedense. Anahtarları uzattım. Almadı.

+ Alsana dalga geçtiğin yetmedi mi !

- Hayır. Sana olan borcumu ödedim işte. Al bu araba tekrardan senin Gülücük Dağıtıyor

Çılgınca ! Şaşkınlık ! Saçmalık ! Bu kız neyin nesi böyle !

- Artık grubunuzda olduğuma göre. Önce isim koymak lazım. İsmi Maat olsun bu grubumuzun. Mısır mitolojisinden bir isim. Ve ben böyle garip doğa altı şeylere bayılırım yeeey !

Sen kendin zaten çok garipsin Zeval. Doğa altıymış.. Hıh.. Keşke araba kadar konuşmanda iyi olsa.. Kendini beğenmiş seni ..

İşte böyle başladı MAAT ..


13.06.2013 - Murat Zai.




En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Hzr 2013 3:36
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 1 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız