Sailor Moon : Shine *
Sayfaya git: 1, 2, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Nill
Yeni Otaku
Yeni Otaku

Avatar

Kayıt: 06 Eyl 2008
Mesajlar: 3
Favori Anime & Manga: Sailor Moon

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
Sailor Moon : Shine
Ep. 1 – Deep Of The Water


Tokyo’nun yüksek binalarından birinin çatısında, havuz bölümünde biri yüzüyordu.Narin bedeni suyun içinde özgürce kıvrılıyordu.Rüzgar kadar hızlı yüzüyordu.Su ona özgür olduğunu hissettiriyordu..Suyun altından başını çıkarıp havuzun kenarına dayandı.Hızlı hızlı nefes alıyordu.Loş ışığın altında ondan başka kimse yoktu.En azından o öyle sanıyordu.

“Michiru?”

Michiru giriş kapısının oraya baktı.Oradaydı.Sarı saçları, uzun bacakları, keskin gülümsemesiyle ona bakıyordu.Ne kadardır görmüyordu onu?Üç ay?Üç ay ona üç yıl gibi gelmişti. “Haruka!” diye bağırdı. Sesi yankı yapmıştı. Havuzdan hızlıca çıktı, yerlere su damlaları bıraka bıraka ona koştu, sonunda dönmüştü!Ona sarıldığında onu ne kadar özlediğini bir kez daha anladı.Parfümünü, narin ellerini, esprilerini, bir çocuk gibi yaptığı yaramazlıkları..çok özlemişti.

“Dönmüşsün.”

“Geride bir şeyler bırakmak bana huzur vermedi..”

“Oh, Haruka ben-“

“Şşş” dedi Haruka ve ona bir kez daha sarıldı.Birden bir şey oldu, havuzun içinden simsiyah bir şey belirdi.Michiru onun, kim yada ne olduğunu anlayamamıştı.Haruka onun önüne geçmişti.Siyah cisim diye nitelendirdiği şey, uzantılarından birini onlara doğru yöneltmişti.Michiru japonca şeyler duyuyordu ama anlayamıyordu.Kimdi o?Onlara doğru hızla gelen uzantı, Haruka’yı belinden kavradı ve çekti. “Haruka!!!” diye bağırdı Michiru.Son duyduğu şey, Haruka’nın “Michiru!” diye bağırmasıydı.Haruka suyun derinliklerini gömülürken Michiru hiç bir şey yapamıyordu – neden onu da bilmiyordu..

“Haruka!”

Michiru yataktan fırladı.Ter içinde kalmıştı.Hızlı hızlı nefes alıyor, kalbi yerinden çıkacakmışçasına atıyordu.Yatağın diğer yanına baktı – boştu.Gördüğünün bir rüya olduğunu anlamıştı ama hala tedirginliği devam ediyordu.Odada bulunan balkona çıktı.Saati bilmiyordu ama hava çok karanlık değildi artık, tek tük yıldız kalmıştı gökyüzünde.Michiru gökyüzüne bakarak, “Nerdesin..” diye fısıldadı.Üç ay önce bir sabah uyandığında yatağın yanı boştu – o yoktu, gitmişti.Sadece bir not bırakmıştı.Ne bir veda etmişti, ne de ona son bir kez sarılmıştı.Michiru yatağın yanındaki çekmeceyi açıp notu eline aldı, onu her özlediğinde bunu okurdu.

“Galaxia düştü, Senshi’ler için mutlu sonla bitti bu masal..Prenses’e karşı olan görevimi yerine getirdim.Kendimi bulmak için gidiyorum Michi..Bana şans dile.
Haruka.”

Michiru’nun gözyaşları kağıda damlıyordu.Michiru hemen kağıdı yerine koydu.Onu aramayı defalarca denemişti ama telefonunun kullanımdışı olduğunu anlamıştı.Ona o kadar kızgındı ki – ama özlemi bunu bastırıyordu.O haklıydı aslında, Senshi’ler artık yoktu.Galaxia’nın düşüşünden beri hiçbir Senshi dönüşemiyordu.Geleceği bekliyorlardı.Crystal Tokio’yu.Muhteşem zafer gününden beri hiç birini görmemişti..Zaten çoğu tatile gitmişti.Ama biliyordu hepsinin içinde bir burukluk vardı – artık dönüşemiyorlardı.Şu an diğerleri umrunda değildi.O herşeye Haruka ile başlamıştı ama Haruka onu bırakıp gitmişti.Nerede olduğuna dair en ufak bi fikri yoktu.Elleriyle, gözyaşlarını sildi.Buz gibi yatağa girdi.Boş tarafa döndü.Haruka orada değildi.Örtünün altına tamamen girdi.Sanki herşeyden saklanıyordu öyle yapınca..Gözlerini kapattı..Aynı rüyayı tekrar görmemeyi dileyerek uykuya daldı.


“U-sa-gi chan!”

Luna yine Usagi’nin başının üzerine oturmuş, onu uyandırmaya çalışıyordu.O da biliyordu, Usagi mutsuzdu.Arkadaşları gibi o da dönüşemiyordu, kızların her biri farklı bir ülkeye gitmişti tatil için, Mamoru ise bu sefer gerçekten Amerika’ya gitmişti, Starlights yoktu – Haruka’nın gitmesi ise onu gerçekten şoka sokmuş ve üzmüştü.Outer Senshi’lerin içinden onun için en değerlisinin Haruka olduğunu biliyordu ama yapabileceği bir şey yoktu.Luna zıpladı, “Usagi-chaan!”
Usagi, “Imm” gibisinden bir ses çıkararak uyandı.Yaz tatili olduğu için geç kalkıyordu ama Luna yine de onu uyandırıyordu.

“Luna?Günaydın.”

“Sanada uykucu.Annen, baban ve Shingo, Shingo’nun yaz kampı için alışverişe gittiler.”

“Ah, harika- peki ya kahvaltım?”

“Ikuko-mama hazırlayabileceğini düşündü.”

“Uh – sağol anne!Hadi Luna aşağı inip bi’ bakalım, ne yiyebiliriz.”

“Pekala.”

Usagi terliklerini giyip, Luna’yı omzuna alarak mutfağa indi.Pencereleri açıp evi havalandırdı.Gelen gazeteyi içeri aldı.Biraz bakındıktan sonra kahvaltı için omlet yapmanın iyi bir fikir olduğuna karar verdi.”Omlet ve portakal suyu – yamm!” diye zıpladı evin içinde.Son birkaç haftadır canı çok sıkılıyordu, O da yemek pişirme becerisini ilerletmişti.Her yemek yaptığında, “Mamo-chan ile evlendiğimde ona bunu pişirebilirim, hihihi.” Diyordu.Masada kahvaltısını yaparken kendi tabağına baktı.Yuvarlak çerçevesinin etrafına dokuz tane gezegen dizilmişti.Suratında bir gülümseme oluştu.Arkadaşlarını çok özlemişti.Ami-chan İngiltere’ye, Minako-chan Fransa’ya, Mako-chan Italya’ya, Rei-chan ise Çin’e gitmişti.Michiru’nun nerede olduğunu bilmiyordu.Defalarca aramıştı ama telefonlarına kimse çıkmamıştı.Setsuna ve Hotaru ise Minako gibi Fransa’dalardı.Ve Haruka..Uranüs..O neredeydi?Luna onu izliyordu ve ne düşündüğünü biliyordu.Her zaman onu kollayan, ona destek olan Uranüs neredeydi?Neden onu ve Michiru’yu yalnız bırakmıştı?Gözlerinin dolduğunu hissediyordu.”Usagi-chan!?” dedi Luna, “Ağlama lütfen.”

“Ben- ben iyiyim Luna.Sadece onları özledim.”

“Kızlar geri dönecek biliyorsun, bende Artemis’imi çok özledim ama beklemekten başka yapılacak bir şey yok canım.”

“Ya Haruka-san?”

Luna yutkundu.Onun için ne söylese doğru olmazdı, çünkü hiç bir şey bilmiyordu.

“Ahm- şey.O da dönücektir.Yani umarım.”

Usagi gazeteyi eline alıp okumaya başladı, birden sevinçle çığlık attı.Evin içinde koşuşturmaya başladı.”Ne- n’oluyor?!” diye bağırıyordu Luna.

“Luunaa – bu – bu Natsuki Amadezesu!”

“Ahmm – kim dedin?”

“Natsuki Amadezesu..!O, bence Dünya’nın en iyi şekerlemecisi!İstediğin şekilde şekerleme yapabiliyor!! ++ “

“Kulağa lezzetli geliyor.Ne yazıyor gazetede?”

“Yarın buraya geliyormuş.Şanslı beş kişiye istediği şekilde ve türde şekerlemeler yapacakmış!!!Onlardan biri olmalıyım!Bu harika, değil mi?”

“Ahm – evet!Hemen arayıp adını yazdır.Çok geç olmadan.”

Usagi heyecanla, reklam şirketini arayıp adını yazdırdı.Telefonu kapattıktan sonra havalara uçuyordu.Yüzlerce bedava şekerlemeyi düşünüp duruyordu.Birden duraksadı.

“Eskiden..yani biz Senshi iken..Yani o zamanda olsaydık..Kesin Natsuki-san’a saldırırlardı..”

“Heheh, evet.Merak etme.Herşey yine çok güzel olacak.Crystal Tokio’da!”

Usagi zoraki gülümseyip bulaşıkları yıkamaya koyuldu.



Çok uzaklarda..yıldızların ve gezegenlerin ötesinde, farklı bir boyutta kötülük kokusu hissedilebilecek kadar belirgindi.Karanlığın içinden üç silüet belirdi.Dünya’da yaşasalar, manken olabilecek kadar güzellikte vücutlara sahip silüetler..

“Black Lady hizmetinizdedir efendim.”

“Gray Lady hizmetinizdedir efendim.”

“White Lady hizmetinizdedir efendim.”

Black,Gray ve White Lady isimli bu kız kardeşler her ne kadar güzelseler, o kadar da kötülerdi.İsmi Black Lady olan, Bembeyaz bir tene, simsiyah saçlara – simsiyah gözlere sahipti.Alnının ortasında siyah bir yıldız vardı.Kardeşler üçüz olmasına rağmen o hep en büyükleri gibi davranırdı.Çünkü o en güçlüleriydi.Psişik gücü ile zihinlere girip, onları kontrol edebilir, istediklerini yaptırabilir, canlı- cansız herşeyi hareket ettirebilirdi.İyi dövüşürdü..Zaman zaman kendi kardeşlerine bile kötü davranırdı.Gray Lady ise sarı-gri saçlara sahipti.Gözlerinin biri sarı biri siyah idi.Alnının ortasında yarısı sarı yarısı siyah bir yıldıza sahipti.Diğer kardeşleri tek bir renge hükmederken o sadece yarı renge hükmettiğini düşünür ve hep ezildiğini hissederdi.”Bir gün tamamen Gri’ye ulaştığında gerçek bir savaşçı olacaksın!” derdi Black hep ona.Gray Lady’nin gücü de küçümsenicek cinsten değildi.Bazen kontrol etmekte zorlansa bile O, diğerlerinden de fazla muhteşem bi’ dövüş gücüne sahipti.Son derece çevik ve hızlıydı.Ayrıca bunların dışında en büyük silahı tırnaklarıydı.Tırnakları çok keskindi ve o istediği zaman devasa boyutlara ulaşabiliyordu.White Lady ise Bembeyaz saçlara, beyaz göz rengine sahipti.Diğerleri kıskanırsa en çok onu kıskanırdı.Onun yumuşacık, bembeyaz muhteşem kanatları vardı.O uçabilirdi.Görünmez olabilirdi.Ve tabiki dövüşebilirdi.

Üç kızkardeş karanlıkta yan yana dizilmişlerdi.Birden karşılarında bir ışık belirdi.”Geldiniz..” diyordu.Kızlar bu sesin kime ait olduğunu bilmiyordu ama onları çağıran ses buydu.”Efendim!” dedi Black Lady ve ekledi, “Sizin için buradayız.Güçlerimiz emrinizdedir.!”Işık yavaş yavaş azaldı.Bir silüet beliriyordu.Geçmişten gelen, iyi Senshi’ler için tanıdık bir yüzdü bu aslında..Bir zamanlar kızıl olan saçlar daha da uzamıştı..Üzerindeki kıyafet varla yok gibiydi – azdı.Yıldızlardan oluşuyordu.Simsiyah bir kıyafetti bu..Yavaşça ayağa kalktı.Kızlar onun güzelliğine hayran kalmıştı.

“Ef-efendim..Bağışlayın beni, siz kimsiniz?”

“Ağır ol Gray, öğreneceksin.Hepinizin hangi güçlere sahip olduğunu biliyorum.Galaksi’deki en iyileri istiyordum ve buldum! Sizler artık Dark Sisters adıyla anılacaksınız!Ben – gerçek parlaklığı arayan Kraliçe Kaorinite olarak size bu adı veriyorum.”

Black şok olmuştu. “Ka- Kaorinite? Sen- yani siz ölmüştünüz!Efsanenizi duymuştum!A- ama nasıl?” diye atıldı. Kaorinite güldü. “Güzelim – kötülük asla yok olmaz.Beyaz Ay’ın Parlak Kraliçe’si beni öldürdüğünü sanıyor – ama ben aylardır karanlıkta güç topladım.Sabırla bekledim.Benim gibi çaresiz olanlar bana geldi ve bu evreni kurduk!Evet, yine bir amacım var.Gerçek Parlaklığı bulmak.O öyle yüce bir şey ki gücümün en yüksek seviyesine ulaşmama yardım edebilir ve ben böylece tüm evreni – özellikle Crystal Tokio’yu kontrolüm altına alabilirim.Belki sizde yardımcım olabilirsiniz, orada.” Black’in gözleri hevesle parladı, “Evet!” dedi, “Emrinizdeyiz!” diye bağırdı.

“Güzel..Daha vaktimiz var..Biraz daha sabır kızlar..Biraz daha..”


Michiru kahvesinden bir yudum aldı ve okuduğu dergiyi kapattı.Artık yaptığı hiç bir şeyden zevk almıyordu.Haruka yoktu.Henshin Stick’i bir oyuncak gibi duruyordu öylece..Pili bitmiş bir bebek gibiydi.Buzdolabını açtı, boştu.Alışverişe gitmeliydi.Eskiden hep Haruka ile giderdi, tabi ki Haruka paketlerin çoğunu alırdı.Sarı arabasını park edip, ardından korna çalışını bile özlemişti.Rüzgarla yarışarak, o arabanın içinde Haruka ile gezmeyi özlemişti.Sadece anılarıyla mutlu olabiliyordu artık.Beyaz elbisesinin giydi, saten fularını boynuna doladı, şapkasını yan yatırıp kendine son bir kez daha aynadı bakıp çıktı.Asansör’de bile Haruka aklındaydı.19’una girmek üzereydi ama O gittiğinden beri görünüşü daha yaşlı duruyordu.Doğumgününde yalnız olacaktı, Haruka’sız..Yürümeye üşeniyordu, hemen bir Taksi durdurdu.”Juban Alışveriş Merkezine.” Dedi.Evlerin önünden geçiyordu, bir süre sonra sokağın başından tanıdık iki katlı bir ev gördü.Neden bilmiyordu ama oraya gitmeye yüzü yoktu..Telefonlara yanıt vermeye korktuğundan olmalıydı bu..

“Afedersiniz – burada inmeliyim.”

Michiru parayı uzattı ve arabadan indi.Çekingen adımlarla evin bahçesine girdi.Zili çaldı.Kapıya yaklaşan ayak seslerini duyabiliyordu..Kapı açıldı.Usagi ve Michiru karşı karşıyaydı.”Mi-michiru-san?!” diyebildi Usagi sadece.Michiru’nun yüzünde maçhup bir gülümseme vardı. “Girebilir miyim?” dedi usulca.Usagi şaşkınlıkla gülümsedi, “Evet, tabi.”

“Otursana.” Dedi Usagi gülümseyerek.Michiru çekinerek oturdu.Usagi’de onun yanına ilişti.Luna aşağından yalanarak iniyordu.Michiru’yu görünce afalladı, yanına koştu.

“Neptün..”

“Hehe, sadece Michiru.Nasılsın Luna?”

“İyiyim, uzun zaman oldu.”

“Haklısın.”

Michiru eğilip Luna’nın başını okşadı.Sonra geriye yaslandı.”Ben..” dedi,

“Alışverişe çıkmıştım ve sana uğramanın iyi fikir olduğunu düşündüm Usagi-chan.”

“Güzel bir sürpriz oldu.Ahm – nasılsın?”

“Ben..iyiyim.Ya sen?”

“Gördüğün gibi.Hehe.”

“Kızlar dönmemiş sanırım.”

“Oh..evet.Yakında dönerler umarım.”

“……”

“Hepsi.”

Bunu duyan Michiru kendini tutamamıştı.Normalde kimsenin önünde pek ağlamazdı, ama artık dayanamıyordu.Yalnızdı.Usagi kolunu onun omzuna doladı.Michiru haykırırcasına konuştu.

“Ben..artık onu sadece neredeyse boş odasında hissedebiliyorum!!Ev onsuz öyle boş ki!!Sanki bir yanım yok gibi!!Öyle çok özlüyorum ki onu!Biz..biz birbirimize söz vermiştik – hep beraber olucaktık!!Ama o gitti!Nerede olduğunu bile bilmiyorum!!”

Michiru hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.Usagi onun sırtını okşuyordu.”Şşş” diyordu arada bir.

“Michiru-san, bak- lütfen ağlama, lütfen!”

“Ben- üzgünüm, senin de moralini bozdum.”

“Yo-hayır.Ama lütfen üzme kendini, o geri dönücek.Biliyorum.”

“Nasıl..nasıl bu kadar eminsin?!”

“Çünkü onu tanıyorum..Senin kadar olmasa bile tanıyorum..Eminim ki sana ihtiyacı var, ve bi’yerlerde seni düşünüp özlüyor Michiru-san.”

Michiru burnunu çekti.”Ba-bana Michiru de.” Dedi.Usagi bunu beklemiyordu.Samimiyet artıyor gibi gözüküyordu.Usagi gülümseyerek, “Tamam ama alışmam gerek.” Diye yanıt verdi.

“Çay içmek ister misin?”

“Ahm – iyi olur.”

Usagi mutfağa gitti, Michiru’da arkasından gitti.Mutfak masasına bakarak, “Burada..hatırlıyor musun..Starlights’lar ile..ev nasılda dağılmıştı.” Dedi.Usagi gülümsedi.

“Masanın üzerindeydiniz..Daimon size görgü kurallarıyla ilgili bi’ hatırlatma yapmıştı..Haha..Gerçekten komikti.”

“Kesinlike.Haruka sadece, “Uh- bu bir kazaydıı!” diyebilmişti.”

“Seiya ve diğerleri vardı, dönüşememiştik.Siz tek umudumuzdunuz.”

“Güzel günlerdi..”

“Evet.”

“Ah sanırım, ailen evde yok?”

“Alışverişe gitmişler.Michiru-sa..ehem-Michiru, keman çalmayı bıraktın mı?”

“Şey ben..bırakmadım.Ama ben ne zaman kemanımı elime alsam ve çalsam – arkasından bir piyano sesinin bana eşlik edeceğini sanıyorum..Oysa ki artık etmiyor.”

Usagi soruyu sorduğuna pişman olmuştu.Konu sürekli bir şekilde Haruka’ya geliyordu, Usagi çok üzülüyordu ama bu kadar üzüldüğünü Michiru’ya belli etmek istemiyordu.Michiru’nun Haruka’yı kıskandığını biliyordu.Michiru çayını bitirdikten sonra, “Ben gitmeliyim.” Dedi.

“Şey, istersen burada kalabilirsin – sıkılmazsın.Ahm, yani yalnız.”

“Çok tatlısın Usagi-chan ama hayır.Bu duruma alışmalıyım sanırım.Heheh.”

Usagi, Michiru’nun gülüşünde bile acı hissetmişti.Michiru ile vedalaşıp, onu geçirdi.Michiru ona el sallayıp, karşıya geçti.Yürümeye devam etti.

O gittikten sonra Usagi derin bir nefes verdi.”Çökmüş sanki!” dedi Luna’ya.Luna başını salladı.Kısa bir ziyaret olmuştu.Usagi televizyona dalmıştı..Birden “Luna?”dedi.

“Evet Usagi-chan?”

“Starlights.Şimdi nerededirler?”

“Kendi gezegenlerindedirler.”

“Ouff..Peki sence yine gelirler mi?”

“Neden olmasın!?Gülücük Dağıtıyor

“Ahaah!Bu iyi!”

Michiru elinde büyük kesekağıtlarıyla marketten çıktı.Sanki her an önünde sarı bir araba duracak ve ona “Yardım ister misin?” diyecek gibi geliyordu.Ama duran tek araba, sarı renkli bir taksi olmuştu.Michiru eve girdiğinde, onu karşılayan kimsenin olmamasının ne kadar kötü olduğunu yine anlamıştı.Aldıklarını yerleştirdikten sonra televizyonu açtı.Haber saatiydi.

“Tokyo’da büyük açılış!Tokiorama Hotel isimli yeni mekanın önümüzdeki günlerde açılışı gerçekleşecek.Ancak devasa mekanın açılışında çalacak olan Mr. Garayan’ın hastalandığı açıklandı.Daha önce Three Lights ile de çalmış olan Garayan’ın en kısa zamanda iyileşmesini diliyoruz.”

“Three Lights nerede?Popüler grup Three Lights dağıldı mı?Grup hiçbir açıklama yapmadan müzik piyasasından çekildi.Hayranların hepsi çok üzgün.”

Michiru gülümsedi.Kendi kendine, “Muhtemelen şu an bir yıldızın üzerinde oturuyorlardır.”dedi.Birden telefon çaldı.

“Alo.?Kaio’h Michiru.”

“Merhaba ben Tokiorama Hotel’den arıyorum.”
“Evet, size nasıl yardımcı olabilirim?”

“Mr. Garayan bize sizin adınızı verdi.Keman konusunda iyi olduğunu söyledi ve eğer sizde isterseniz, otelimizin açılışında balo salonunda verilecek partide sizin çalmanızı istiyoruz.”

Michiru çok şaşırmıştı.Garayan ile bir kere karşılaşmıştı, o da ThreeLights konserinde idi.

“Ahm-ben..Bilmiyorum.Size ulaşabileceğim bi’ numara var mı?”

Michiru numarayı aldı ve kadının adının Natsuki olduğunu öğrendi.Düşünmeye ihtiyacı vardı.Çünkü açılış iki gün sonra idi.Birine danışmalıydı.İşte yine o bilindik acı saplanmıştı kalbine.Haruka olsa, “Kaçırmamalısın Michi – git ve kim olduğunu göster.” Derdi.Ama yoktu, bu kadar basit.Kime danışabilirdiki..Aslında kimseye danışmaya ihtiyacı yoktu ama o an kendini öyle hissediyordu.Telefonu eline aldı ve numarayı tuşladı.

“Alo?Tsukino Ikuko.”

“Ah, Bayan Tsukino ben Kaio’h Michiru- Usagi’nin arkadaşı.”

“Merhaba Michiru, nasılsın?”

“Ah iyiyim, mümkünse Usagi ile görüşebilir miyim?”

“Tabi, bekle lütfen.”

“Pekala..”

Michiru telefonun kablosuyla oynuyordu.Annesinin Usagi’ye seslendiğini duyabiliyordu.

“Michiru!”

“Merhaba Usagi, yine ben.”

“Komik olma lütfen!Araman ne kadar iyi oldu.”

“Ahmm, aslında sana bir şey sormak istiyorum.”

“Şey- senin işlerinden anlayacağımı sanmıyorum.Ne konuda soru soracaksın ki?Heheh.”

Michiru olayı anlattı.

“Nee?Vuhuuu- bu harika.Çalacaksın değil mi?”

“Sorun burada.Bilmiyorum.”

“Ahh yapmaa!Bu harika bi’ fırsat!”

“Ne çalabilirim ki?”

“İşin uzmanı sensin Michiruu.Gülücük Dağıtıyor

“Off.”

“Ahmm belki yeni bir beste yapabilirsin..O’na..Onu ne kadar özlediğine dair..?”

Michiru bir an düşündü.

“Bu..iyi bi’ fikir.Tebrikler Odango.”

“Heheh!”

“Unutmadan, benimle gelmek ister misin?Açılışa.?”

“Gerçekten mi?Bu ha-ri-ka olur!!”

“Sakin ol.Tamam o zaman Cuma günü görüşürüz – seni evden alırım.”

“Hoşçakal.”

Usagi telefonu kapattı, Michiru’ya yardım edebildiğine sevinmişti.Ama Michiru ne demişti ona..”Odango.”

“Seiya” diye fısıldadı Usagi boşluğa.Onu-onları özlemişti.Odasına çıktı ve bir ThreeLights şarkısı açtı.Yatağına uzanıp dinledi..Birden çekmecesine uzandı, eski günlüklerinden birini çıkardı.Geçmişe dönüp mutlu olmak bazen iyi geliyordu ona.

“Mamo-chan..Nerdesin?
Sana yüzlerce mektup attım ama hiçbirine cevap vermedin.:(Beni unutmuş olabilir misin?Seni çok özledim Mamo-chan.
Ah günlük, ne yapıcam ben?Ya Seiya’ya ne demeli?Arghh, evet şu yeni gelen çocuk.Meğer o ThreeLights’tanmış.Beni deli ediyor!Garip garip isimler takıp duruyor!Züppe işte!”

Usagi güldü.”Keşke yine burada olsan da bana yine isim taksan.” Dedi.

Michiru günler sonra kemanını eline aldı, Haruka ile olan bir konuşması aklına geldi o an.

“Neden şarkı da söylemiyorsun Michiru?”

“Haha- saçmalama.Sesim gerçekten kötü.”

“Bence değil.Denemelisin.Şu kızı hatırla, adı neydi bilmiyorum.O da keman çalıyordu, bir bestesinin üzerine ingilizce söz yazdı ve Japonya’dan sonra Avrupa’da ünlendi.”

“Kurosaki Ikugishi.”

“Herneyse – dene Michiru dene!”
Michiru düşündü.Haklı olabilir miydi?Denemekten ne çıkardı?Eline bir kalem aldı, diğer eline kemanını aldı.Duvardaki resimlere baktı.

“I thought we could be together forever.”

“Arghh- bu bir saçmalık!” diye bağırdı Michiru.”Sen ve senin aptal tavsiyelerin!” Yazdığı kağıdı buruşturdu.Sadece keman çalacaktı.Bu yeterliydi!

Sabaha kadar çaldı..çaldı.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 06 Eyl 2008 23:22
ErzaScarlett
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 05 Eyl 2008
Mesajlar: 613
Favori Anime & Manga: kamikaze kaitou jeanne,shugo chara,code geass,kamisama kazoku,full moon wo sagashite, junjou romantica, kamichama karin, Naruto, Bleach , Fairy Tail, NANA
Cinsiyet: Kız
Nerden: Fairy Tail
Teşekkür: 16

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
çok uzun olmuş ama güzel hikaye...

***VeRa TePeS***
Eski Maron_Rei Çok Mutlu

Karin Axelsson
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Eyl 2008 12:07
Nill
Yeni Otaku
Yeni Otaku

Avatar

Kayıt: 06 Eyl 2008
Mesajlar: 3
Favori Anime & Manga: Sailor Moon

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
Teşekkürler.. :][/b]

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Eyl 2008 12:40
tuuche
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 31
Kayıt: 20 Ağu 2008
Mesajlar: 205
Favori Anime & Manga: itazura na kiss, sailormoon, card captor sakura...
Cinsiyet: Kız

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
devam... devam... Kahkaha Atıyor çok hoşuma gitti. Hayranlık Besliyor



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 07 Eyl 2008 21:30
Nill
Yeni Otaku
Yeni Otaku

Avatar

Kayıt: 06 Eyl 2008
Mesajlar: 3
Favori Anime & Manga: Sailor Moon

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
teşekkürler. :]

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Eyl 2008 21:31
ay_prensesi_usagi
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 23
Kayıt: 06 Tem 2008
Mesajlar: 499
Favori Anime & Manga: sailor moon
Cinsiyet: Kız
Nerden: Eskişehir

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
Bencede devam etmelisin çok sürükleyici ve güzel olmuş

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 09 Eyl 2008 16:19
ErzaScarlett
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 05 Eyl 2008
Mesajlar: 613
Favori Anime & Manga: kamikaze kaitou jeanne,shugo chara,code geass,kamisama kazoku,full moon wo sagashite, junjou romantica, kamichama karin, Naruto, Bleach , Fairy Tail, NANA
Cinsiyet: Kız
Nerden: Fairy Tail
Teşekkür: 16

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
hani devamı yah kimse yazmıyo Üzgün ya da Ağlıyor Çıldırmış Durumda

***VeRa TePeS***
Eski Maron_Rei Çok Mutlu

Karin Axelsson
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Eyl 2008 15:27
mrv_lp
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 26
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 252
Favori Anime & Manga: death note
Cinsiyet: Kız

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
harika olmuş süpersin!
bu kadar uzun bi şeyi kimse bana okutamazdı sayende okudum Hayranlık Besliyor

Fan Fic'im Çaresizlik ve son...Hepinizi beklerim:P

http://www.anime.web.tr/caresizlik-ve-son-4-bolum-geldi-yine-kisa-oldu-t3015.html

Merve'den chizimler;

http://www.anime.web.tr/merve-nin-calismalari-chim-ve-chimen-geldiler-t2844-0.html

yorumlarınızla şereflendirin ehehe (:
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Eyl 2008 15:40
tuuche
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 31
Kayıt: 20 Ağu 2008
Mesajlar: 205
Favori Anime & Manga: itazura na kiss, sailormoon, card captor sakura...
Cinsiyet: Kız

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
bunun devamı gelmeyecek mi Soru

eski bir deyimle " ağzımıza bir kaşık bal çaldın " devamı gelmedi... Çıldırmış Durumda




En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 15 Eyl 2008 14:47
HaYaLiMjeanne
Mangaka
Mangaka



Yaş: 27
Kayıt: 28 May 2008
Mesajlar: 851
Favori Anime & Manga: kamikaze kaitou jeanne
Cinsiyet: Kız
Nerden: istanbul

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon : Shine * Konu: Yanıt: Sailor Moon : Shine * Alıntıyla Cevap Gönder
wuuuuw bayaa uzun yazmışsın Hayranlık Besliyor sailor moon yeniden doğuyorrrrr Çıldırmış Durumda güzel olmuş dewamını bekliyorum Kahkaha Atıyor



Shana~ Arigatou!! :3

Spoiler:

imzamdan hiç çıkarmayacağıma namusum ve şerefim üzerine and içerim xD
integra bu efsane imza için veryy arigatooo*-*

my_dream_jeanne@hotmail.com
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 21 Eyl 2008 11:59
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: 1, 2, Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [ 11 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız