Starwars - Adaletin Savaşçıları
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
FaintSmile
Mangaka
Mangaka



Yaş: 27
Kayıt: 13 Nis 2009
Mesajlar: 825
Favori Anime & Manga: Death Note, Naruto, Full Metal Alchemist(+Brotherhood), One Piece, Steins Gate
Cinsiyet: Erkek
Nerden: Samanyolu Galaksisi
Teşekkür: 622

Durumu: Çevrimdışı

Starwars - Adaletin Savaşçıları Konu: Starwars - Adaletin Savaşçıları Alıntıyla Cevap Gönder


Adaletin Savaşçıları


30…29…28… zaman hızla akıyordu. Rusec ve Akez, koyu yeşil renkte iri yaprakları olan ağaçların arasında nefes nefese koşuyorlardı. Hava karanlıktı ve gökyüzünde hiç bulut yoktu. Yıldızlar rahatlıkla görülüyordu. Ormanda insanın nefesini kesen ağır bir koku vardı. O kadar yoğundu ki bu koku, zehirli olabileceğinden şüpheleniyorlardı. Bir kez nefes aldıktan sonra ikincisini almamak için nefeslerini uzun süre tutuyorlardı. Rusec koşarken hızlıca arkaya doğru baktı. Otuza yakın Acklay onları kovalıyordu. Acklay’lar şaşırtıcı derece saldırgandı ve sivri uzun dişleriyle keskin pençeleri vardı. Boyları yaklaşık 3 metreydi ve gerçekten hızlı koşuyorlardı.

“Rusec dikkat et!” diye heyecanla bağırdı Akez. Akez’in bağırması ile irkilen Rusec, tam önündeki ağaç dalını son anda fark etti ve büyük bir çeviklikle üstünden atlayıp, düşüşünü yavaşlatmak için takla attı. Daha ayağa kalkacaktı ki, Acklay’lardan en yakın olanı ona yetişti ve iri dişlerini ısırmak için hazırladı. Fakat Rusec bunu zaten biliyordu ve belinde asılı duran ışın kılıcını çoktan yaratığa doğru yöneltmişti. Acklay’ın başını eğmesi ile Rusec ışın kılıcını kullandı. Işın kılıcını yaratığın ağzının içinden kafasının üst kısmına doğru kendine özgü sesi ile girdi. Yaratığın iri bedeni büyük bir gürültü ile anında yere yığıldı. Güç Rusec’e yaratığı önceden hissetmesi için yardım etmişti. Hiç vakit kaybetmeden Akez’in arkasından koşmaya başladı.
“Çok uzaktayız, asla zamanında varamayacağız!” dedi heyecanla, ustası Akez’e dönerek.
“Umudunu kaybetme genç Rusec” dedi Akez öğrencisine doğru hafifçe gülümseyerek. Geçmişte ustansın kendisine anlattığı bir konuşma gözünün önüne geldi.
“Bir zamanlar önemli birisini ararken, usta Yoda bana şöyle demişti; Korku, karanlık tarafa giden yoldur. Korku öfkeye; öfke nefrete; nefret ise acıya yol açar...”
Fakat gerçektende çok az süreleri kalmıştı. 23 saniye sonra ortada bir gezegen kalmayacaktı. Bombanın patlamasıyla oluşacak kara delik tüm gezegeni içine çekecekti. Yaklaşık 20 metre ileride hazır bekleyen İmparatorluk mekiği görünmeye başlamıştı.

“Bize yetişiyorlar, savaşmak zorunda kalacağız.” Dedi Akez. Rusec onayladığını ifade eden bir şekilde başını öne doğru eğdi.
İkisi de aynı anda koyu lacivert renkte parıldayan ışın kılıçlarını çıkardı. Işın kılıçları sadece bir şeyle temas ettiğinde güç harcıyordu. Kılıç o kadar etkiliydi ki temas etmeden sıcaklık bile yaymıyordu. Acklay’lar kulakları tırmalayan çığlıkları ile saldırmaya başladılar. Akez ve Rusec yaratıkların iri bacaklarından büyük bir çeviklikle sıyrılıyor ve koşmaya devam ediyorlardı. Rusec hemen solunda ki Acklay’ın ön iki bacağını ışın kılıcı ile bedeninden ayırdı. Kafasının üstüne doğru düşen yaratık arkasından koşan diğer Acklay’larında geçmesine bir süre engel oldu.

“İyi işti Rusec” dedi Akez sevecen bir tavırla. Hemen ardından “Fakat öğrenmen gereken çok şey var.” Diye ekledi. 15…14…13… süre azalıyordu. Akez önündeki ağaç kökünün üstünden atladı ve aynı zamanda hemen üstündeki ağaç dalını ışın kılıcıyla ağacın gövdesinden ayırdı. Gerçekten çok büyük ve ağır bir ağaç dalıydı. Akez gücün yardımı ile kolaylıkla ağaç dalını havaya kaldırdı ve süratle Acklay’ların üstüne fırlattı. Tam arkasındaki yaratığın suratına öyle şiddetli çarptı ki, yaratık geriye doğru uçtu. Bu esnada Rusec imparatorluk mekiğine ulaşmıştı bile.
“R-6, Gemiyi kalkış için hazırla, hemen Hiper uzaya geçeceğiz.” Dedi Rusec. R-6 biraz eski bir model sayılırdı fakat Rusec’le birbirlerine çok alışmışlardı, bazen Rusec ona emir vermeden bile R-6 isteyeceği şeyi yapıyordu.
R-6 sanal sesler çıkartarak ilerledi ve mekiğin işlemcisine giriş yaptı. Mekiğin motor takımları aktif hale geldi ve önce kırmızımsı sonrada maviye yakın renkte parlamaya başladı… Mekik yavaş yavaş titremeye başladı.
“Acele et Akez, elimi yakala!” diye bağırdı Rusec elini imparatorluk mekiğinin kabininin girişinden uzatırken. 8…7…6… çok az kalmıştı. Akez gücün yardımı ile zıplaya bildiği kadar ileriye zıpladı ve parmaklarının ucuyla Rusec’in elini yakaladı. Rusec hemen onu içeriye çekti. Mekiğin kapısı kapandı. 5…4…3… süre bitmek üzereydi. Gezegen tam ortasında 4 metre boylarında, gri/beyaz renklerindeki bomba delicesine ötüyordu.
“Hemen Hiper uzaya geçmeliyiz!” dedi Akez.
Ekranda ayrıntılı Hiper uzay haritası belirdi, R-6 anında koordinatları belirledi. Hiper uzay ışık hızında seyahatin imkânsız olmaktan çıktığı bir alternatif boyuttu. Normal veya gerçek uzay içinde aylar veya yıllar sürebilecek seyahatler haftalar veya saatlere inmekte ve bu sayede uzak yıldız sistemleri daha kolay ulaşılabilir hale gelmekteydi ve Hiper uzayda yolculuk çok ciddi ve hassas bir işlemdi. Hiper uzay iticileri tüm gücüyle mavi tonlarında parıldadı. 3…2…1…

Yıldızlar sanki üzerlerine akarcasına yanlarından geçiyordu. Derin uzayda ışık hızına mümkün olduğunca yakın bir hızda hareket ediyorlardı.
Tam bu esnada bomba aktif hale geldi. Kulakları sağır edecek bir sesle, önce gezegenin etrafını kızıl bir alev topu sardı. Git gide genişliyor ve daha fazla alanı kaplıyordu. Birkaç saniye sonra yayılması engellendi, sanki zaman geriye doğru akıyordu. Alev topu geriye doğru çekilmeye başladı. Gezegenin etrafındaki tüm astroidler ve gezegenin iki uydusu da içine doğru çekilmeye başladı. Her şey döne döne gezegenin içine doğru çekiliyordu. Artık ortada bir gezegen kalmamıştı. Simsiyah, küçük bir delik her şeyi içine doğru çekiyordu. O kadar yüksek bir kütle çekim gücü vardı ki, ışık bile ondan kaçamıyordu. Bu yüzden simsiyah görünüyordu. Birkaç saniye içerisinde etrafındaki her şeyi silip süpürdü ve kendiside içine doğru çökerek uzaydan yok oldu. Sanki daha önce orada hiçbir şey yokmuş gibiydi.


3 gün sonra…


Nihayet Merkez üsleri Coruscant’da bulunan Jedi, eğitimleri, çalışmalarını ve planlamalarının şehir gezegenin çevreleyen yapılarından daha yükseklere uzanan gösterişli Jedi Tapınağı’na varmışlardı. Çoğu, Gücün tüm doğasını özümsemiş 10 Jedi Ustasından oluşan Yüksek Konseyin bulunduğu odaya girdiler. Hepsi yerlerinde oturuyorlardı. Akez ve Rusec’in iyi olduğunu görünce sevindiler. Usta Akez ve öğrencisi Rusec başlarını eğerek selam verdiler.
“Olanlardan haberdarız.” Dedi Usta Nikas hayal kırıklığına uğramış bir ses tonu ile Akez ve Rusec’e bakarken.
“Defalarca bizi atlattı fakat bu sefer çok yaklaşmıştık. Nomed geleceğimizi biliyormuş. Gücü daha önce hiç kimsenin sahip olmadığı kadar karanlıktı.” Diye karşılık verdi Usta Akez.
“Karanlık gittikçe büyüyor. Fakat çoğu kişi büyüyen karanlığın farkında değil. Böyle giderse, herkes büyüyen karanlığın kölesi olacak.” Dedi Usta Utlumu. “Yinede hala umut var. Evrenin ve tüm canlılığın geleceği için son bir umut daha.” Diye ekledi yüzünde küçük bir tebessüm ile.

Neredeyse tüm yıldız sistemlerinde Nomed’in karanlığı egemendi. Geriye sadece çok az gezegen kalmıştı kötülüğe teslim olmayan. Gücün karanlık tarafı çok cezp ediciydi.
“İyiliğin, kötülüğe karşı savaşı… Asırlardır devam eden bu savaş artık bitmeli.” Diye karşılık verdi Usta Telada. “Sizin için önemli bir görev daha var fakat çok dikkatli olmalısınız.” Diye de ekledi.
Görevin detayları Rusec ve Akez’e anlatıldı. Bir gün sonra yola çıktılar. Sadece ikisi gitmişti çünkü ne kadar kalabalık olurlarsa görev o kadar zorlaşacaktı.


Yola çıktıktan 18 saat sonra…


Aniden yıldızlar tekrar donuk görünümlerini aldı. İmparatorluk mekiği hafif bir sarsıntı geçirdi. Hiper uzaydan çıkmışlardı. Akez mekiğin arka tarafındaki koridordan, kontrol odasına doğru hızlı adımlarla yürürken “Ne oldu Rusec, neden Hiper uzaydan çıktık?” diye sordu.
“Bilmiyorum, bir anda durduk. Ayrıntılı Hiper Uzay haritasında bir şey görün-“ aniden sözünü kesti. Aynı anda birbirlerine baktılar.
“Bende hissettim dedi Akez” Tehlikeli bir şey olacağını aynı anda hissetmişlerdi. Mekiğin penceresinde kendilerine doğru yaklaşan lazer ışınları göründü.
“R-6 hemen koruma kalkanlarını aç!” diye bağırdı Rusec heyecanla. Bir saniye kadar sonra lazer ışınlarından ikisi mekiğin gövdesine çarptı. Hafif bir sarsıntı geçirdi. Mekiğin tüm ışıkları kırmızıya büründü. Tam bu sırada R-6 koruma kalkanlarını devreye soktu fakat artık çok geçti. Mekik ağır bir hasar almıştı.
“Hiper uzay iticilerimiz çalışmıyor Akez, tuzağa düşürüldük” dedi Rusec öfkeli bir ses tonu ile. Tam bu sırada Akez radardan yakın bir gezegen arıyordu. Birkaç saniye sonra cevap verdi. “Kessel gezegeni. Oraya iniş yapabiliriz. Mekiği elle kontrole al, hemen!” Kötü bir üne sahip olan Kessel gezegeni askeri ceza evindeki mahkûmların değerli taşları aramaları için yollandıkları korkutucu madenleri ile tanınmaktaydı ve kaçakçılar Kessel Run adlı sistemde gizli bir rotada bulunmaktaydı.
Rusec hiç vakit kaybetmeden kontrole geçti. Tam bu sırada iki Sith Gemisi Hiper uzaydan çıkıp arkalarında belirdi. Lazerlerini ateşlediler fakat imparatorluk mekiğinin kalkanı onları biraz idare edecek güçteydi.
“Peşimizdeler, Hiper uzaya da geçemiyoruz.” Birkaç saniye bekledikten sonra yutkunarak “Yani onları atlatma şansımız yok. Savaşmak zorundayız.” Dedi Rusec, Akez’in gözlerinin içine bakarken.

Kessel gezegeninin çatlamış, çorak toprakları olan zeminine yavaşça iniş yaptılar. Rusec ve Akez hemen mekikten dışarı çıktı.
“R-6 Hiper uzay iticilerini onar, biz onları oyalayacağız.” Dedi Akez. R-6 anladığını belirten, mekanik sesler çıkardı ve ardından itici motorlarını açtı. Mekiğin üstüne doğru uçtu.
“Mekiği burada mı bırakacağız?” dedi Rusec şaşkın bir ifade ile.
“Onlar bizim peşimizdeler, mekiğin değil.” Diye karşılık verdi Akez kendinden emin bir ses tonuyla. İkisi de hızla koşmaya başladı. Yaklaşık elli metre ileride bir maden vardı. Gizlenmek için iyi bir yere benziyordu.
“İşte, orada bekleyelim” dedi Akez ve sonra ekledi “Bu sefer hazırlıksız yakalananlar onlar olacak.”
Rusec koşarken onaylarcasına başını salladı.

Birkaç saniye sonra Sith Gemileri iniş yaptı. Yirmi araştırma droid’i ellerindeki lazerleri ile her yana dağıldı. 6 tanesi Akez ve Rusec’in gizlendiği madene girdi. Rusec ve Akez madenin yüksek duvarlarına yaslanmış, hazır şekilde bekliyordu. Önden giden dört droid onları fark etmeden yanlarından geçti. Akez ve Rusec’in yüzleri birbirlerine dönüktü. İkisi de aynı anda “Şimdi” anlamında başlarını öne doğru salladı ve bir anda ışın kılıçlarını çektiler. Arkadan gelen iki droid’i saniyeler içinde etkisiz hale getirdiler. Ardından tekrar gizlendiler.

“O ses de neydi?” dedi en önde ki droid’ler den biri. İki droid geriye döndü. Rusec ve Akez bir anda önlerine çıktı. İki droid de lazer tabancalarını ateşlediler. Akez ve Rusec ışın kılıçları ile lazerlerin önünü keserek başka yere sekmesini sağladılar. Arkadaki droidler den birisi telsizinden Sith Lordlarına haber veriyordu. “Efendim, Jedi’lar bura-” Sözünü tamamlayamadan diğer Droidlerin ışın tabancasından çıkan lazer, Rusec’in ışın kılıcından sekip Droid’in kafasına isabet etti. Fakat Dört Sith lordu hızla aynı yöne doğru koşmaya başlamıştı bile.
Kalan son droid’in de Akez önce ayaklarını kesti. Hemen sonra daha yere düşmeden, ışın kılıcını gövdesinden içeri batırdı. Droid’in etrafından elektrik akımları saçıldı.
“Dışarı çıkalım, burası çok dar.” Dedi Akez. “Kalabalık olduklarını hissediyorum” dedi Rusec. Akez onaylarcasına başını salladı.
Hava iyice kararmıştı ve yıldızlar gökyüzünde boylu boyunca görünüyordu. Sith Lordların dan ikisi Dug ırkındandı. Duglar, güçlü yapılı, ince ve ilginç bir yürüme stiline sahip olan bir ırktı. Sinirli tavırları ile tanınırlardı ve sadece tehdit etmekle kalmazlardı... Diğer ikisi ise Akez ve Rusec gibi insandı. Etraflarında yoğun bir karanlık güç hissediliyordu.
Rusec ve Akez sırt sırta yaslanıp ışın kılıçlarını sımsıkı kavradılar. Yolun sonuna gelmişlerdi, ikisi de bunun farkındaydı. Sith Lordları dört taraflarını da sardı. Duglar çift ışın kılıcı kullanıyordu. Diğer iki Sith Lordu ise koru kırmızı renkli ışın kılıcı kullanıyordu. Rusec’in karşısında ki Dug, pis pis sırıtarak “Boşuna direnmeyin Jedi’lar işinizi hemen bitireceğiz. Dörde karşı, iki kişisiniz.” Dedi
Rusec yüzünde sırıtan bir ifade ile “O halde birkaç kişi daha çağırında adil bir dövüş olsun.” Diye karşılık verdi.
Rusec’in cevabı karşısında Duglar öfke ile saldırıya geçtiler. Rusec ve Akez büyük bir çeviklikle ışın kılıçlarını karşılıyordu. Rusec kendi geliştirdiği bir tutuş tekniği ile ışın kılıcını tek eliyle tersine doğru tutuyordu. Hızla sola doğru dönerek ışın kılıcını Sith Lorduna doğru savurdu. İki ışın kılıcına da aynı anda çarptı ve Sith Lordu neye uğradığına şaşırarak kolları iki yanına doğru açıldı. Ve tam bu sırada Rusec ışın kılıcını sol eliyle de destekleyerek Sith Lordunun göğüs kafesinin ortasına batırdı. Dug kendi dilinde bir şeyleri öfkeyle söyleyerek Rusec’in gözlerinin içine öfke ile baktı ve son nefesini verdi.
Tam bu sırada insan Sith Lordların dan birisi Rusec’e doğru ışın kılıcını hızla indiriyordu.

“Rusec! Dikkat et!” diye heyecanla bağırdı Akez, aynı zamanda diğer iki Sith Lordu ile mücadele ederken. Son anda fark eden Rusec kendisini korumak için ışın kılıcını ölü Sith Lordunun bedeninde çıkardı. Fakat artık çok geçti Sith Lordu’ Rusec’in sol kolunu koparmıştı. Rusec acı içinde çığlık attı. Fakat ışın kılıcını bırakmadı. Tüm acısına rağmen Dug Sith Lorduna karşı koymaya çalıştı. Fakat tek Dug çok güçlüydü ve iki ışın kılıcına karşı savaşmak zaten yeterince zordu. Rusec hızlı bir hamle ile Dug’un başına doğru ışın kılıcını savurdu fakat Dug geriye doğru hızlıca eğildi. Rusec tebessüm etti, asıl plan’ı bu değildi çünkü aniden kılıcının yönü değişti yine tersten tuttu. Bir önceki Dug Sith Lorduna yaptığının aynısını yapacaktı. Fakat bu sefer işe yaramadı. Rusec ile aynı anda Sith Lordu da ışın kılıçlarını kendisini korumak için çaprazlayarak kendini savundu. Kısa bir süre güç yarışından sonra Rusec’in gücü tükendi. Sadece tek elini kullanıyordu çünkü. Rusec’i tek ayağı ile geriye doğru ittirdi ve bitirici hamlesini yaptı. Rusec’in gövdesinde iki delik açmıştı.
“Hayır!!!” Akez derin bir çığlık attı. “Rusec hayır!!!”
Rusec gözlerinin önünde can vermişti. Artık yapılacak hiçbir şey yoktu. Rusec ölmüştü. Akez kendini öfkeye teslim etti. Gücün karanlık tarafına geçiyordu. Bunu damarlarında akan kanda hissediyordu. Sol elini Rusec’i öldüren Sith Lorduna doğru yöneltti. Öfke dolu gözlerle ona bakıyordu. Parmakları öfkeden titriyordu. Önce küçük mavi bir kıvılcım çıktı, sonra aniden arttı ve inanılmaz boyutta bir enerjiyi Dug’un üstüne doğru aktardı. Açık mavi renkteki şimşekler gecenin karanlığını aydınlatıyordu. Dug’un tüm vücudu titriyordu. Birkaç saniye sonra Dug’un ölü bedeni yere düştü.

Akez yere, dizlerinin üzerine eğildi ve gözlerini kapattı. “Hayır, teslim olmamalıyım. Öfkeme yenik düşmemeliyim!” diyordu kendi kendine. Akez’in içerisinde büyük bir savaş oluyordu aslında. İyilikle kötülüğün bitmek bilmeyen mücadelesi. Akez birkaç saniye kıpırdamadan kaldı fakat bu ona aylar gibi gelmişti. Derin bir nefes aldı ve tekrar gözlerini açtı. Eski haline dönmüştü bakışları. Yine o soluk maviye. İki Sith Lorduna karşı şansı yoktu fakat nefes aldığı sürece onlarla savaşacaktı. Gücünün son zerresine kadar pes etmeyecekti. Çünkü biliyordu, bir gün mutlaka iyiliğin kazanacağını.

***************

Her insan içinde büyük bir güç barındırır. Yeter ki onu bulmak istesin. Gerisi kendiliğinden gelecektir. Akez ve Rusec Sith Lordlarına karşı olan savaşını kaybetmişti. Fakat kötülüğe karşı olan savaşı kazanmışlardı ve bir gün mutlaka iyilerin kazanacağını biliyorlardı.



Yazar: Ömer Güleryüz



Vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. Her türlü eleştirinizi çekinmeden yapabilirsiniz.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger Anime Listesi 24 Ekm 2010 13:45
FaintSmile
Mangaka
Mangaka



Yaş: 27
Kayıt: 13 Nis 2009
Mesajlar: 825
Favori Anime & Manga: Death Note, Naruto, Full Metal Alchemist(+Brotherhood), One Piece, Steins Gate
Cinsiyet: Erkek
Nerden: Samanyolu Galaksisi
Teşekkür: 622

Durumu: Çevrimdışı

Starwars - Adaletin Savaşçıları Konu: Yanıt: Starwars - Adaletin Savaşçıları Alıntıyla Cevap Gönder
En azından başlığa bi girip çıkın, 1 haftadır 14 okunma sayısı... Şaşırmış Durumda

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger Anime Listesi 09 Ksm 2010 22:08
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 2 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız