TAN_GEL
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Kirika
Yönetici



Yaş: 36
Kayıt: 18 Arl 2006
Mesajlar: 866
Tanıtımlar: 421
Teşekkür: 109

Durumu: Çevrimdışı

TAN_GEL Konu: TAN_GEL Alıntıyla Cevap Gönder
Karanlık ve Aydınlık,

İyi ve Kötü,

Nefret ve Sevgi,

Mutluluk ve Acı,

Ağlamak ve Gülmek

arasında geçen uzun bir yolculuk olacak TanGel'in karşılaştığı...

Özellikle içinde bitmek tükenmek bilmeyen gücü ve cesareti...



Konusunu yazmıyorum çünkü bazı şeyler hemen değişebiliyor ve bu yüzden diyebileceğim tek şey bir kahraman doğacak ancak bu kahraman bildiğiniz bir kahraman değil. Bu kahraman yukarıda da belirttiğim gibi bir çok şeyi içinde yaşayarak, uygulayarak ve daha da önemlisi bir günahkar olarak yaşadıklarını okuyacaksınız.

Hikaye başlıyor.

Şeytanın gerçek doğası ne olabilir? Neden insanlar onu başlarından defedemezler? Bunun gibi sorulara TanGel adlı karakter ile cevaplarını bulabilirsiniz. Sadece biraz düşünmeniz gerekiyor, o kadar.




TAN_GEL

Kar lapa lapa yağarken kanlar içinde olan TanGel karşısında yere yatmış ve yaşam kıvılcımı olmayan cansız bedene bakmaktaydı. Bir bebek sesi ortamı inletiyordu. TanGel onu görür görmez eline alıp tam onu öldürecek iken aniden güneş doğar.

Artık Toprak Ananın güneşi görme zamanı gelmişti. Kış bitmiş onun yerine ilkbaharın başlangıcı olan gün gelmişti. İşte bu zamanda içindeki saf güç ortaya çıkmış elindeki bebeğe bakarken yerde yatmış cansız bedene gözü ilişir. O an anlar ki yerde yatan asıl kişi onun en çok sevdiği varlık olan küçük kardeşidir. Onu görmesi ile tiz bir çığlık atar ama ne yazık ki bu çığlık boğazında düğümlenir. Ne sesi çıkıyordur ne de yerinden kıpırdayabiliyordur. Ve orada hayatı boyunca ağlamadığı kadar sessizce ağlamaya başlar. İçindeki bu acı dayanılamaz halde olmasına rağmen TanGel bunu da kabullenmesi gerektiğine inanır. Çünkü bu hayatında yaşadığı üçüncü en büyük acısı idi. Artık bu acının yanında elinde hala tuttuğu bebeğin gözlerine bakarak yemin eder.

TanGel: Hamdolsun ki seni bütün kötülüklerden, üzüntülerden ve acılardan koruyacağım. Yemin ediyorum.

Arkasına döndüğünde bir kız çocuğu görür. Sessiz bir şekilde ağlıyor ve kendi kendine “Neden?” diye sorup duruyordur.

TanGel: Bunların hepsinin intikamını almak istiyor musun? Bunu yapan kişiden...
Kız: HAYIR. İSTEMİYORUM. Çünkü bunu yapan kişiyi ikimizde biliyoruz.
TanGel: Öyleyse neden beni...?
Kız: HAYIRRRR, İSTEMİYORUM. Çünkü bizi daha önce uyardın, TanGel.
TanGel: Biliyorum ama ben...
Kız: HAYIRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR. Kes sesini tamam mı? Daha fazla duymak istemiyorum.
TanGel: Peki nasıl istersen Sır. Ama bak sana muhtaç olan biri var kollarımın arasında...
Sır: Ne güzel... Melek kadar güzel.
TanGel: ............
Sır: Bu bebeğin senin gibi olmasını engelleyeceğim. Buna yemin ederim.
TanGel: Biliyorum Sır. Bende elimden geldiğince...
Sır: Merak etme. Onları öldürdüğün gibi beni öldüremedin. Ama Giz...
TanGel: Buralardan gidelim Sır. İçimdeki acı dayanılamaz hale geliyor.
Sır: Benimde öyle Tan. Hadi Gidelim.

TanGel ve Sır oradan uzaklaşırken her ikisinin yüreğinde acı dolu bir ızdırap varken arkalarına bakmadan yürüyüp giderler. Sır, TanGel’i dinlemediği için Giz ile beraber onun peşinden giderek Giz’in ölümüne sebep olmuştu. TanGel’in neden onları korumak için kendisini uzak tuttuğunu sonunda anlamıştı. Ama merak ediyordu şimdi. TanGel gene kötü olacak mı idi?

Sır: Şey, TanGel.
TanGel: Evet.
Sır: Sen tekrar o şekilde...
TanGel: Merak etme. Artık öyle bir sorun olmayacak. Anlayacağın o yaşam tarzım sonunda bitti.
Sır: Neden? Neden böyle olmalıydı?
TanGel: Bunu bende bilmiyorum Sır. Bilsem bile bunu söylemek için henüz çok erken.
Sır: Seni dinlemeliydim çünkü...
TanGel: Lütfen Sır. İkimizde Giz’in ölümünden kendimizi sorumlu tutuyoruz. Sen beni dinlemiş olsaydın eğer bunlar hiç olmayacaktı ya da ben daha farklı bir şekilde kendimi sizden...
Sır: Tamam, yeter fakat bana bir söz vermeni istiyorum. Bir gün eğer beni de...
TanGel: Bu asla olmayacak...
Sır: BENİ DİNLE. Birgün beni öldürmek zorunda kalırsan hiç düşünme ve aniden beni kalbimden vurup öldürmeni istiyorum ve bu kucağımda olan bebek de büyüdüğünde ona bunu söyleyeceğim.
TanGel: Ama Sır... ‘TanGel, Sır’ın gözlerindeki kararlılığı görünce tamam dercesine kafasını sallar’

TanGel, Sır ve Giz. Üçü birlikte çok mutlu idiler. Birbirlerini bulduklarında ve birlikte yaşamaya başladıklarında hiç kimse onların aslında kan bağı olmayan kardeş olarak görmüyorlardı ve TanGel, artık eskisi gibi Kara Melek olarak değil de TanGel olarak tanınıyordu. Artık şimdi hem dostları vardı hem de düşmanları hatta kendisinden nefret edenler de etmeyenler de. TanGel’in şaşırdığı tek olay ise Sır’ın ondan neden nefret etmeyişi idi? Çünkü onun gerçek bir şeytan olduğunu görmüştü.




TAN_GEL


Yukarıdaki resim TanGel'in iki formu.

Aşağıdaki resim ise pek yakında bu iki karakterin konusuna değinileceği için seçtiğim bir resim... Yani Amazon (Kadın) ve Yakuza (Erkek)...





Yıllar Sonra

TanGel’in himayesine aldığı o bebeğin ismini AcıGiz olarak koymuş ve artık 5 yaşında büyümüşte küçülmüş bir afacan olup çıkmıştır. AcıGiz, TanGel’i bir baba figürü olarak görüyordur ama TanGel bundan hoşnut olmasa da AcıGiz’in gözlerindeki sevgiye diyecek yoktu.

AcıGiz büyüdükçe ve aklı erdikçe pek çok soru sorarak TanGel’e zor anlar yaşatır. Hiç olmadık sorular sorması kendisini rahatsız eder. Cevaplar olsa dahi TanGel’in düşündüğü şey sadece zaman...

Bir gece tekrar TanGel, herşeyi bırakıp her zaman ki gibi günlerce, haftalarca hatta aylarca gelmez ancak Sır’ın AcıGiz’e söylediği şekilde “o ne olursa olsun geri gelecek ve sadece ona inan, benim ona inandığım gibi...”

AcıGiz, her şekilde ona inanıyor ve zaten eninde sonunda da geri geleceğini bilirdi. O yüzden onu mezarın kapısının önünde, onu görünceye kadar ya da uyuyuncaya kadar orada öylece bekler. Ve o gece AcıGiz, TanGel’i beklerken uyuya kalır.

Sır: Onu bu kadar çok mu seviyorsun?
AcıGiz: Evet. Onu yıllay gesse de betlemeye devam edeceyim. İsteyse hisc gelmesin. Gene de ölene kaday hey gece onu buyada betleyeceyim. İdimden bir ses sadece buyada betle diyoy. Bilemiyoyum, Sıy.
Sır: Ben biliyorum AcıGiz. Neden burada sadece beklemekle kaldığını ve neden onunla birlikte gitmediğini...
AcıGiz: Neden?
Sır: Bunu bir gün anlayacaksın ama şimdi bunun zamanı değil.
AcıGiz: Sıy, lütfen gitme.

AcıGiz uyanınca uçsuz bucaksız ufuğa doğru bakar. Orada bir şeyin hareketlendiğini görür. Giz’in kalbi hızlıca atmaya başlar. Gördüğü şeyin aslında hissettiği gibi TanGel olduğunu anlar ve hemen koşmaya başlar. Mezarın hemen yanında ise Sır duruyordur ve AcıGiz, TanGel’e kavuşana kadar olduğu yerde gülümseyerek onların kucaklaşmalarını izlemeye koyulur. Sonunda TanGel ve AcıGiz beraber kucaklaşarak birbirleri ile hasret giderirler. Ve Sır bulunduğu yerden ait olduğu yere gitmek için kaybolur. TanGel’in kucağında iken AcıGiz doğruca Sır’ı gömdükleri yere mezarın başında oturur vaziyette kalarak dua ederler. Dua faslı bitince...

AcıGiz: Dan, bir sey söyleyebiliy miyim?
TanGel: Bana hala Tan diyemiyor musun? O_o
AcıGiz: Eee, ama yaaa. -_-
TanGel: Tamam tamam Gülücük Dağıtıyor Hadi söyle.
AcıGiz: Söylemeyecem içte.
TanGel: Sen benim Kalbimin Anahtarısın, değil mi? Gülücük Dağıtıyor
AcıGiz: Çok Mutlu Tabii... Tamam. Söyleyecem ama sataşmak yog.
TanGel: Emrin olur, Hanımefendi Hazretleri ‘sağ elini kalbinin üstüne koyup başını eğerek’
AcıGiz: Bana uygun biy günde Sıy’ın neden öldüünü söyleyecettin. Hüzünlü

TanGel, bu soruyu AcıGiz’in ağzından ilk defa duyuyordu. Şaşırmış bir vaziyette...

TanGel: Bunu nereden biliyorsun. Ben sana bunun hakkında pek birşey...
AcıGiz: Biy gün uykunda sayıklıyodun. Bana Sıy’ın ölüm nedenini anlatacayını...
TanGel: Anlıyorum. Demek öyle. Peki yavrum sana bunu anlatacağım.



FlashBack

- Günlerden bir gün ben ve Sır, ilk defa tartışıyorduk. O an kan beynime sıçramıştı çünkü istediği şey benim yapamayacağım bir şeydi.

Sır: Sana söylüyorum. Geceleri hiç burada, bizim yanımızda kalmıyorsun ve çekip gidiyorsun. Taa öğlene doğru geliyorsun. Ne zamandır yanındayız. Hiç mi güvenmiyorsun bize!?
TanGel: Bunun güven ile ilgisi yok. Sadece sizi korumaya çalışıyorum kendimden.
Sır: Ama neden?
TanGel: Tamam, söylüyorum işte. Ben Yakuza’nın kızıyım. Anladın mı?
Giz&Sır: NE?
Sır: Yani Şeytan Yakuza’nın kızı mı?
TanGel: Evet.

- Şeytan Yakuza’nın kızı olduğumu duyunca Sır, bunun bir şaka olduğuna inanmak istedi. Giz ise orada öylece durup bizi dinliyordu ki tahmin ettiğim gibi birşeylerin doğruluğunu biliyordu sanki ama bunu belli etmek istemediğini sezebiliyordum. Gerçi onun düşüncelerine girip bunu tam anlamı ile öğrenebilirdim ama kendim bunu istemiyordum. Çünkü Şeytan yeteneğimi kullandıkça daha da Şeytan olmaya yakınlaşıyordum. O zamanlar ergenlik çağında olduğumdan dolayı bu daha da kolaydı ve Şeytan Yakuza bunu biliyordu.
- Peki noydu ondan sonya?
- Sır tabii ki inanmadı ama...

Sır: Bizi sadece kendinden başka bir sebeple soğutmaya çalışıyorsun.
TanGel: Tek sebebi Şeytan’ın kızı olmamdan kaynaklanıyor. Ve sakın peşimden gelip de Giz’i de beraberinde sürükleyim deme, SAKIN, BUNU YAPMA, TAMAM mı?
Sır: TanGel ama bunun olasılığı...
TanGel: BANA BAK SIR. Sakın ola ki Giz ile beraber benim peşimden gelme, sakın. Bu konuda çok ciddiyim... SIR dedim.
Sır: Ama sen yok iken bizim başımıza...
TanGel: Dışarıda oldukça kaos ortamı mevcut ve bunun nedeni...
Sır: Ama TanGel...
Giz: Yeter artık Sır. TanGel’in kesinlikle peşinden gitmiyoruz, tamam mı? Hem bizi kendimizi korumak için iyi bir eğitiminden geçtik ve bu yüzden bizi bir başımıza bırakma cesaretinde bulunuyor, anlaşıldı mı?

- Sır, Giz’in gözlerindeki kararlılığını görünce susmak zorunda kalmıştı ama ben içimden bir sesin bu suskunluğunun bedeli ödeneceğini önceden sezmiştim. Şeytan Yakuza’nın amacı belliydi ve kendisinin yapamadığını Sır’ın yapmasını sağlamaktı. Bunu da ancak rüyalarla yapabilirdi. Bunu da başardı zaten.
- Neyi?
- Kendi ellerimle Giz’i öldürmemi sağladı. Hatta katliam bile yaptım o gün. Ve bunu Giz’i öldürmeden önce her ikisi de gördü.
- Peki sen bugünün geleceyini bilmiyoy mu idin?
- Biliyordum ve bu yüzden ne olursa olsun ondan önce annemden yani Melek Amazondan yardım istedim. O da biliyordu ki bugün elbet bir gün gelecekti. İşte o gün plan yürürlüğe girmişti. Annem...
- Meraktan soyuyoyum ama affet. Annen ile nasıl bir temasın vardı?
- Annem benim rüyalarıma giriyordu. Bu vesile ile görüşebiliyorduk ama Şeytan Yakuza herkesin rüyasına girebiliyordu fakat benim rüyalarıma giremiyordu tabii ben istemediğim sürece ya da başka bir nedeni olmadığı sürece.
- Evet, devam et. Dinliyoyum.
- İşte Annem benim için bir ipucu niteliğinde eski bir dostumun “Kaşındakinin Kalbini Hisset” sözünü söyler ve o gün geldiğinde...

TanGel: Tamam anne.

- Bu sözün ne anlama geldiyini biliyoy musun ki?
- Evet, biliyordum. Çünkü sonuçta söylemek istediği kendi yeteneklerimi Şeytan Yakuza’nın üzerinde denememi istemesi...
- Evet, devam...
- O gün geldiğini hissedebiliyordum çünkü Giz kendisini tuhaf hissetmeye başlamıştı ve bende bunun nedenini tahmin edebiliyordum. O yüzden...

TanGel: Giz, iyi misin?
Giz: Evet. Ama...
TanGel: Aması ne?
Giz: Yok bir şey.
TanGel: Ne olduğunu söyle, lütfen.
Giz: Sadece sana bir şey söylemek istiyorum. Eğer beni öldürürsen lütfen babanın yolunu seçme. Çünkü bu senin bir sınavın olacak, biliyorsun, değil mi?
TanGel: ‘Derin nefes alıp verir’ maalesef doğru söylüyorsun.
Giz: Bu yüzden bana bir söz ver. Ne olursa olsun acılarından kurtulman için kendin için en kısa yolu seçmeyeceksin, tamam mı? Biliyorsun bu seni sınamak için...
TanGel: Biliyorum, Giz. Biliyorum.
Giz: Söz mü?
TanGel: Söz.

- Ve Giz’in yanında kaybolup giderim. Çok uzaklarda acı verircesine gecenin karanlığında bir şeytana dönüşürken çığlığım ortalığı inletir. Artık zamanı gelmişti.
- Sıy’a ne oldu o gün?
- Sır, rüyalarında hep Yakuza’nın kılık değiştirmiş halini görerek onun söylediklerine inandı. Sır, beni öldürürse artık kötü olamayacağıma inanarak Giz ile beraber benim peşimden geldi. Ve olanlar oldu. Sır beni öldürmek isterken onu öldürme şerefine erişecek iken Giz aramıza girerek onu öldürmüş oldum. İşte böyle.
- Neden Giz ortaya atladı peki.
- Sır’ın içinde ölümsüz ve bitmek bilmeyen bir kutsal kan vardı. Bu kan ben şeytan iken içersem ya da bedenime akarsa ben ömrüm boyunca şeytanın hizmetine girecektim. Ancak tam tersi olursa yani Giz’in kanı ile bulanırsam bunu kabullenme cesaretinde bulunabilirdim. Çünkü Giz’in kanı sabrın ve cesaretin gücünü temsil ederdi. Yani Giz kendisini benim için feda etti.
- Anlıyoyum. Annenin planı...
- Giz’i öldürüp Sır’a dönerek onu öldürmemem için -başka birinin daha beni takip etmesini isteyerek- bir bebekle dikkatimin dağılması sağlandı ve bebeği öldürecek iken tam zamanında güneş aniden doğarken kendime geldim.
- Kimdi o seni takip eden?
- En iyi dostlarımdan biri.


AcıGiz: Sıy, bu hata sonucunda kendisini...
TanGel: ...suçlayarak daha fazla dayanamaz ve içindeki akan kanın gücü onu daha da fazla zayıflatarak hasta eder ve ölür. Ama ölürken kendi yeteneklerini...
AcıGiz: ...Gis’in de yetenekleyini bana verir. Yani Gis’in yetenekleyinden biyi de ölümün suyuna sahip olmasından kaynaklanan biy ölüm sonucu Sıy, hayatını kaybetmiş oldu.
TanGel: Evet.





NOT: İşte sonunda TanGel'in yaşamışlıkları...




Yukarıdaki resim dünyanın halini gösteriyor. Yani dünyanın yarısı Şeytan'ın mekanına dönmüş durumda fakat diğer taraf ise Melek'in mekanı...

Anlayacağınız neredeyse cennet ve cehennem dünyaya gelmiş gibi bir şey.

Spoiler:



Appleseed XIII Ova -> PekYakında ve
Kamisama no Memo-chô Güncelleniyor...
Sadomi -> ilk 4 sayfa çıktı
Sakasama no Patema Özel; ilk 3 bölüm çıktı
Sakasama no Patema Movie çevriliyor
Gülücük Dağıtıyor

http://yenilmezim.wordpress.com/
Kendi Çevirilerim Aktif artık... *-*
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 03 Ksm 2010 21:48, Değiştirme: 04 Ksm 2010 0:58 (Toplamda 1 kere)
sendoh
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 35
Kayıt: 10 May 2009
Mesajlar: 242
Favori Anime & Manga: naruro,bleach,death note
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 7

Durumu: Çevrimdışı

TAN_GEL Konu: Yanıt: TAN_GEL Alıntıyla Cevap Gönder
baya uzun bir hikaye olmuş acıgiz ve Giz isim benzerligi zorladı çözene kadar. tangel gece seytan gündüz melek olan bir karakter sanırım ayrıca cokta güzelmis Gülücük Dağıtıyor . acıgiz in konusması çok hoş olmuş, bleachte nel i de buyuzden sevmiştim ona ve diger iki karaktere de resim koysan daha hos olur. Karaktelerin özelliklerinden biraz daha bahsedersin umarım gelecek bölümde eline saglık Göz Kırpıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 04 Ksm 2010 0:57
Miss.Forever
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 20
Kayıt: 25 Ksm 2010
Mesajlar: 35
Favori Anime & Manga: Ouran High School Host Club, Naruto, Katekyo Hitman Reborn, Death Note, Code Geass, Sailor Moon, Kuroshitsuji, Vampire Knight, Fairy Tail
Cinsiyet: Kız

Durumu: Çevrimdışı

TAN_GEL Konu: Yanıt: TAN_GEL Alıntıyla Cevap Gönder
Wow, baya iyi Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 29 Ksm 2010 21:56
Kirika
Yönetici



Yaş: 36
Kayıt: 18 Arl 2006
Mesajlar: 866
Tanıtımlar: 421
Teşekkür: 109

Durumu: Çevrimdışı

TAN_GEL Konu: Yanıt: TAN_GEL Alıntıyla Cevap Gönder
Saatler sonra

TanGel ve AcıGiz, küçük bir kulubede ve etrafı koruma kalkanı ile çevrili şöminenin yanında ısınıyorlardır. Daha doğrusu AcıGiz ısınıyordur ve de mışıl mışıl uyumuştur.

TanGel, AcıGiz’e bakakalırken binbir çeşit düşünceler geçmektedir aklından. En önemlisi kendisine bu kadar bağlanan AcıGiz’in sevgisine ne diyeceğini bilemiyordur. Hakkında en çok bilgiye sahip olmuş olan bu küçük kızın kendisinden “neden korkmuyor” ya da “neden nefret etmiyor” düşünceleri dolup taşıyordur. Hatta binbir şeye bile bu küçük kız şahit olmuştur. İşte bu düşünceler neredeyse TanGel’in delirircesine aklını kaybetmesini sağlıyor ama tam o sırada AcıGiz’in o güzelim yüzündeki gülümseyişi ve gözlerindeki en masum bakışları TanGel’in düşüncelerine düşüyordur ve o zaman yüreği dağlanırken durgun bir suya dönüşür oluyor.

TanGel bunu hep merak etmiştir.

TanGel: Senin ölmene izin veremem çünkü sen benim gerçekten Kalbimin Anahtarısın. Eğer sen ölürsen senden başka kimsenin o kapının ardına girmesine izin vermem. Onun için yarattığım bu boyutta kalman gerekecek ancak büyüdüğünde biliyorum ki benim yanımda olup benimle birlikte...

- Ona senin yanında olmasına izin ver TanGel.

TanGel: Sen kimsin?

- İçindeki SES. Tanıyamadın mı?

TanGel, bu durumda yutkunmuştur. Ne diyebileceğini bilmiyordur.

- TanGel, AcıGiz’in seninle gelmesine izin vermeden önce onu kendin gibi yetiştir ama içindeki saflığı kaybetmeden... Tıpkı senin içindeki o saflık gitmediği gibi...

TanGel: Onun ölmesine izin veremem. Çünkü o benim için...

- Bana inan ve biliyorsun. Sen sınanan bir canlısın. Bir şey daha onun için gelen en büyük rakibi geliyor. Şimdilik bu kadar.

TanGel: Dur. Gitme. Ne olur.

AcıGiz sese uyanır ve bakışlarını TanGel’e doğrultur. TanGel’in arkası dönüktür.

TanGel: Neden gitme dedimse!? ‘kendi kendine konuşur’

AcıGiz gerinirken ses çıkarınca TanGel, AcıGiz’e döner. Gözlerinde bir kararlılık vardır. AcıGiz bu duruma şaşırmış olsa da anlamıştır. Bu gözler “artık eğitim görmenin zamanı geldi demektir” bakışlarıdır.

AcıGiz ayağa kalkar ve “ben hazırım” nidaları ile cevap vermiştir. Ve o sabah TanGel’in AcıGiz’e bir savaşçının ya da bir dövüşçünün hatta samuray ve ninja olmanın bedellerini öğretmek için ilk zorlu sınavını vermek için sabahı bekleyedurur.


Sabah olur ve AcıGiz, TanGel’in de söylediği gibi kalın bir tahtaya yumruğu ile vuruyordur. Ancak her vurduğunda acıyor ve elini tutuyordur. AcıGiz’in yüzü eksimiş bir şekilde TanGel’e bakmaktadır ama TanGel’in yüzünde bir acıma ya da merhamet yoktur. Böylelikle AcıGiz’in TanGel’e olan sevgisi yüzünden buna katlanmak zorunda kalır çünkü biliyor ki bunu kendi iyiliği için yapıyordur.

Tam yumruğunu tahtaya vuracakken bir el yumruğunu tutar ve bu elin sahibi TanGel’dir.

TanGel: AcıGiz, henüz küçük olmana rağmen sorgusuz sualsiz her şekilde, her şeye katlandığını biliyorum. Bu yüzden şu tahtaya vururken bedeninin gücünü değil de ruhunun gücünü kullanarak vurmanı istiyorum. Bana olan sevgini kullan ve ona göre bu tahtaya vur. En önemlisi kendi içindeki güce inan ki...

AcıGiz, ağlamaklı olur, dayanamayıp TanGel’e sarılır. Ve TanGel’in gözlerinden yaşlar akmasına sebep olan o cümleleri söyler.

AcıGiz: Basımı ve gözyaslayımı göösüne gömmem ne ilk olacak ne de son sünkü sen benim ilk acıym deyil son da olmayacak. Sen benim en büük acıym olacaksın.

İşte o an TanGel, AcıGiz’e karşılık veremez çünkü bugüne kadar kendisinden nefret etmemiş olsa da en azından acı çektirdiğini anlar. Her şeye rağmen AcıGiz’in kendisini kalpten daima seveceğini anlamıştır.



Aylar Sonra

AcıGiz, çabuk öğrenirken fiziksel ve ruhsal olarak kendini tatmin edercesine içindeki gerçek gücü de keşfetmeye başlar. Keşfettikçe yüzündeki kendine olan güveni artar ama bunu asla dile getirmez.

TanGel’in kendisine gösterdiği zorlu sınavlardan olan;

Tahtaya vurarak, dağa çıkarak, soğuk suda durarak, ateşe dayanarak hem gücünü hem de dayanıklılığını artırması en çok istediği şeylerdir AcıGiz’in ama sevgisiz olmak onun hiç istemediği bir şeydir. O an TanGel ona tek başına olmanın zorluk derecesini öğretirken aklında tutması gereken şeyleri de söyler.

Aradan 1 yıl geçer ve TanGel, AcıGiz’e sadece dövüşmeyi değil mantıklı davranıp aklını nasıl çalıştırabileceğini öğretmiştir. Ve daha da önemlisi karşısındaki kişinin kendi zayıflığından nasıl yararlanıp ona karşı yenilebileceğini ya da bu zayıflığından nasıl bir güç elde edebileceğini de öğretmiştir.

TanGel’in şaşırdığı nokta 1 yılda bütün bunları nasıl başarabildiğidir. Gerçi neler olduğunu bilmektedir ama AcıGiz’in oldu olası müthiş derecede bir zekası ve buna ilaveten de sevgisi olunca biraz endişe duymadan da edemiyordur. Çünkü bu zeka ve sevgiyi kontrol edemezse kendisi için asla ama asla iyi bir sonuç olmayacaktır. Zaten Şeytan Yakuza’nın da amacı böyle birinin TanGel’i yenmesini istemesidir ancak annesi ve babası da biliyor ki hiç kimse TanGel'deki bu güce karşı çıkamaz ancak tek biri dışında o da TanGel’in ta kendisidir. Ya da ruh ikizi.

TanGel: <AcıGiz, bu kadar yeter. Biraz dinlenebilirsin. İn aşağı.>
AcıGiz: <Peki, geliyoyum.>

TanGel ve AcıGiz, telepati yolu ile konuştuktan hemen sonra AcıGiz, dağdan hızlıca kayarcasına inmeye başlar. O kadar ustalaşmıştır ki ne kadar düz olsa da inmenin yolunu öğrenmiştir.

Ve çok uzun sürmeden 1 dakika içinde TanGel’in yanına varmıştır. Bu da TanGel’in her ihtimale karşı tetikte olması gerektiğini söylediği içindir.

TanGel: İyi iş AcıGiz. Dediklerimi hiç unutmuyorsun.
AcıGiz: Elbette. Gülücük Dağıtıyor

Şimdi sıra AcıGiz ile TanGel’in dövüşmesine gelir. TanGel’in eğitirken en son yaptığı şey kendisi ile dövüşmesi gerektiği.

AcıGiz: Bundan emin misin?
TanGel: Sence emin olmasaydım bunu sana söyleyebilir miydim?
AcıGiz: Haklısın. Gülücük Dağıtıyor
TanGel: Şimdi iyi dinle. Sen benden fiziksel olarak henüz gelişmiş ya da büyümüş değilsin ancak bunu kendine avantaj olarak kullanmalısın. Unutma; gücünü değil aklını kullan, tamam mı?
AcıGiz: Tamam. Gülücük Dağıtıyor
TanGel: Bir şey daha söyleyeyim. Bundan sonra sana yeni adınla sesleneceğim.
AcıGiz: Yeni adımla mı?
TanGel: Evet. Senin bir geçmişin var ama bunu öğrenmek için beni şaşırtman yeterli olacak. Gülücük Dağıtıyor
AcıGiz: -_-‘



TanGel ile AcıGiz dövüşmeye hazır duruma geçerler. Birbirlerinin gözlerine bakmaktadırlar ve bir an geçmişlerine geri dönerler.

TanGel, geçmişinde bu kızı tam öldürecek iken öldürmemiş aksine ona bakmaya yükümlü hale gelmişti. Bunu merak ederken AcıGiz de kendi geçmişindeki olayları ve TanGel’in şeytan ve melek tarafını görmüş yani neredeyse en acımasız, en merhametli TanGel’i kendi gözleri ile görmüştü ki TanGel’den neden nefret etmiyordu. AcıGiz’in kendisine sorduğu tek şeydi bu. Ama bunu çözebilmenin tek yolu TanGel ile birlikte ya dövüşmek ya da onun yanında kalıp seyahat ederek öğreneceğini seziyordu. Acaba hangi yolla bu cevabı bulacaktı?


Artık TanGel ile AcıGiz şimdiye bakmalı ve birbirlerindeki bu sevginin ne anlama geldiğini bilmeliydiler. Sır ve Giz ise onları uzaktan izliyorlardı.


Spoiler:



Appleseed XIII Ova -> PekYakında ve
Kamisama no Memo-chô Güncelleniyor...
Sadomi -> ilk 4 sayfa çıktı
Sakasama no Patema Özel; ilk 3 bölüm çıktı
Sakasama no Patema Movie çevriliyor
Gülücük Dağıtıyor

http://yenilmezim.wordpress.com/
Kendi Çevirilerim Aktif artık... *-*
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 26 Arl 2010 2:02
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 4 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız