The Chronicles of a Shaman
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Sister Grimm
Yeni Otaku
Yeni Otaku

Avatar

Yaş: 28
Kayıt: 09 Ağu 2007
Mesajlar: 2
Favori Anime & Manga: Naruto, Shaman King, Elfen Lied
Cinsiyet: Kız
Nerden: Dünya

Durumu: Çevrimdışı

The Chronicles of a Shaman Konu: The Chronicles of a Shaman Alıntıyla Cevap Gönder
Uzun zaman önce 'Shaman King' rpsi yaparken başladı Samantha Violet Grimm'in öyküsü. Biraz Shaman King ve biraz da Prince of Persia... Azıcık da Naruto. Hatta Runaways bile var ^^ Ama bunlarla ortaya çıkmış bir öykü var: Samantha Violet Grimm'in, koruyucu ruhu Prince ile shamanlık öyküsü... Basit bir kurgunun karışık bir kurguya dönüşmesi... Zaman kavramının hiçe sayılması... Hikayeyi anlamanız için aslında bundan önceki kurguları okumanız gerekir, ancak hepsini yazamayacağım için ben sadece Samantha'yı tanıtacağım.

Samantha Violet Grimm;
Lakap: Sam/Sammie[arkadaşları], Sister Grimm[düşmanları]
Yaşı: 16
Cinsiyeti: Bayan
Yaşadığı Şehir: Los Angeles
Aile:
·[baba] Robert Grimm
·[anne] Tina Grimm
·[kuzen] Maynard James Mainstone
·[kuzen] Ronald Mainstone
Kişiliği: Kişiliği ikiye bölünmüştür. Bu nedenle dengesiz bir karaktere sahiptir. Bedenini adı Mystic Arcana olan bir tanrıçayla paylaşmaktadır. Mystic Arcana kişiliği tamamen bir katildir. Acıması yoktur. Elementler üzerinde inanılmaz bir güce sahiptir. Kendi için tehlikeli gördüğü her şeyi yok edebilecek bir güce sahiptir. Samantha önceden gayet eğlenceli, alçakgönüllü, şirin bir kızken Mystic Arcana içine girdikten sonra kişiliği tamamen bozulmuştur. Bazen Samantha gibi davranırken, bazense mistik, sessiz, karanlık ve hatta psikopat bir kızdır. Fakat bu karakter bölünmesinin dışında olağanüstü bir zekaya sahiptir. Fakat zekası onu bile korkuttuğu için zekasını zorlamaz.
Geçmişi: Los Angeles’ta doğdu. Küçüklüğünden beri hayaletleri gördüğünü söylese de kimse ona inanmayıp bunu ‘çocukluk hayal gücü’nün sebebi sandı. 10 yaşındayken ailesi en yakın arkadaşı Warren Zach Sanders tarafından öldürüldü. Zach’in da kendisi gibi ruhları görebildiğini ve onları kullanabildiğini o gün anladı. Oradan kaçtı ve Zach’i öldürmeye yemin etti. Amerika’dan Avrupa’ya giden bir gemiye kaçak olarak bindi ve İngiltere’ye gitti. Eski Pers İmparatorluğu'nun kalıntılarını görmek için Orta Asya'ya yolculuk yaptı. Babylon’a gitti ve orada Prince of Persia’nın gizli mezarını buldu. Mezar odasında bulunan bir hançer ilgisini çekti. Dagger of Time’dı bu. Onu bulunduğu yerden aldı ve o anda Prince’in ruhuyla orada tanıştı. Birkaç gün boyunca Prince’le birlikte kaldı ve onunla birlikte yolculuk etmeye karar verdi. Kısa sürede Prince’le çok yakın arkadaş oldular. Samantha bu arada shamanlığı öğrendi ve Zach’ten intikam alabilmek için günlerce çalıştı. Prince’in ondan sakladığı bir sırrı acı bir şekilde öğrendi ve en yakın arkadaşını kaybetti. Dagger of Time ona geldikten sonra peşine Dahaka adında zamanın koruyucusu olan bir yaratık takıldı ve Sam’i öldürmeden geri gidemezdi. Bu nedenle Sam Dahaka denen yaratıktan kaçmaya başladı. Tekrar Amerika’ya döndü ve orada wicca olan bir arkadaş edindi. Dahaka’dan kurtulabilmek için büyü bulmaya başladı ve bir büyü denerken büyünün geri tepmesi üzerine içine ‘Mystic Arcana’ adında bir tanrıça soktu. Kişiliği ikiye bölündü. Tehlike anında Samantha’nın içinden onu korumak için Mystic Arcana kişiliği çıkıyor ve tehlikeli bulduğu her şeyi yok ediyordu. Fakat Mystic Arcana bile Samantha’yı Dahaka’dan korumak için yeterli olmamıştı. Samantha Dahaka’dan kaçmaya devam etti. Dagger of Time'ı her kullandığı ve zamanla oynadığı her an Dahaka'dan kaçıyordu. Sonunda hayatına başladığı yere, Los Angeles'a döndü ve kendisi gibi shaman olan arkadaşlar edinip Los Angeles'ta yeni bir hayata başladı.
Yakın Geçmişi: Samantha Los Angeles'a geri döndüğünde gotik bir bar olan Raven Bar'da barmen olarak işe başladı. Barın sahibi ve aynı zamanda kuzeni olan Ronald ile burada tanıştı. Önceleri Ronald ile aynı evi paylaşsa da, sonradan kendine ait bir ev tuttu. Victor Andrews adında bir shamanla daha tanıştı ve kısa sürede yakın arkadaş oldular. Samantha bir süre sonra Victor ile ev arkadaşı oldu. Victor sayesinde shaman güçlerini geliştirdi ve Zach ile karşılaştı. Samantha Zach ile bir düelo sonucu onu yendi ve öldürdü. Aslında o böyle düşünüyordu. Zach ölmemişti ve kısa bir süre sonra Samantha'yla tekrar karşılaştı. Garip bir döenm sonucu Zach Samantha'ya aşık oldu ve Samantha'ya karşı değişen tavrı Samantha'nın ilgisini çekti. Kısa bir süre sonra Samantha da Zach'a aşık oldu ve çıkmaya başladılar.
Victor, Zach'ın değişeceğine asla inanmadığını bahane ederek Samantha'yı koruyucu bir tavır takınsa da Samantha'ya karşı bir ilgisinin olduğunu bir türlü Samantha'ya söyleyememiştir. Aslında bunu kendisine itiraf etmek, uzun bir zaman almıştır. Bunun kendi kişiliğiyle bağlantısı vardır. Victor Zach'la birlikte düello yapar ve Samantha'nın oraya gelmesi üzerine düello yarım kalır ve Samantha uzun bir süre boyunca kendi içine kapanır. Sürekli kötü bir şeylerin yaklaştığını hissetse de kimseye bunu söyleyemez.
[İşte yazacağım yazı bu olaylardan hemen sonraki olayları anlatıyor...]

The Chronicles of a Shaman
Book one
THE SANDS OF TIME

Chapter One;; The Most Silent Day

Başlangıçta her şey normaldi. Samantha Violet Grimm her zamanki gibi akşam yemeğini sipariş etmek için pizzacıya doğru yürüyordu. Aslında istese evde oturup pizzanın gelmesini bekleyebilirdi, ama Samantha yalnız yürümeyi severdi. Hemen hemen her zaman, yani başka bir şey sipariş etmedikleri günlerde, Samantha pizzacıya kadar yürür ve sipariş ettiği pizzaları kendi alırdı. Ev arkadaşı Victor'un bile bunu garip bulduğunu gayet iyi biliyordu ama her insanın biraz yalnız kalmaya ihtiyacı vardı, istese de istemese de… İşte Samantha’nın en çok yalnız olduğu vakitler pazartesi ve perşembe akşamlarıydı.

Samantha her pizzacıya kadar yürüdüğünde müzik çalarından favori şarkılarını dinler ve her şarkı için kendine bir macera hayal ederdi. Bu maceralar içinde neler yoktu ki! Bir parçada Samantha hayatının aşkını bulur, bir başka parçada onun ölümünü izler, bir başkasında korkulu rüyalarıyla -Dahaka gibi- yüzleşir, bazen onlardan kaçar bazen de onların her birini geldikleri yere postalar, bazı şarkılarda güçlü kızı, bazılarında neşeli ve sevecen, bazılarında hayatının aşkının onu kurtarmasını bekleyen narin bir kızı, bazılarında sert ve küfürbaz kızı oynar ve daha birçok şey hayal ederdi. Artık her durum için bir şarkısı vardı. Korku, gerilim, sevinç, üzüntü, komedi, aşk… Bu durumların her birine de binlerce karakteri vardı. Aslında Samantha önceden zaten dengesizdi, fakat bu yürüyüş günleri onu daha da dengesizleştirmiş görünüyordu. Bir anda parlayıp etrafa küfürler yağdırıp, hemen ardından korkmuş küçük narin kız olabiliyordu. Fakat Samantha halinden rahatsız görünmüyordu. Bu belki de tembelliğindendi. Ama Samantha’yı kimse değiştirmeye çalışmazdı. Bunu kimse denememişlerdi bile. Belki de bu, onu bu şekilde kabullenmiş olmalarından kaynaklanıyordu. Fakat Samantha son zamanlarda neşeli, sevecen veya küfürbaz, sert kızı oynamayı bırakmıştı. Dengesizliği garip bir denge getirmişti sanki Samantha’ya. Tek bir kişiliği ağır basıyordu. Karanlık duygular içinde belki biraz korkmuş küçük narin kız.

Samantha güçlüydü ve herkes gibi bunu kendisi de biliyordu. Fakat son zamanlarda dengesizliği iyice artmıştı. Kimseye söylemese de Samantha’nın, delirdiğini bile düşündüğü zamanlar vardı. Fakat tüm bu ‘yeni gelenler’ olayını kaldıramamıştı belki de. Gotik çocuk Warren Zach Sanders hayatına yeniden girdiği anda işler karışmıştı. Samantha bile bu olayları yaşayan biri olarak, son günlerde neler olup bittiğini birisi sorsa açıklayamazdı. Birkaç gün öncesine kadar kendisini daha da yalnız hissetmeye başlamıştı. Bunu kendine itiraf etmekten korksa da en yakın arkadaşı Victor'dan bile gittikçe uzaklaşmaya başladığını hissediyordu. “Belki de nedeni şu lanet düellodur…” diye düşünüyordu. Ama düşündüğü hiçbir şey bu durumu açıklayacak nitelikte değildi.

Samantha aptal değildi, fakat son günlerde kafası fazla karışmıştı. Bu nedenden dolayı, o akşam pizzayı almaya giderken müzik dünyasına biraz ara vermiş, düşünmeye çalışıyordu. Bunun için her şeyi hazırlamıştı. Yolunu uzatmıştı. Üç blok ötedeki pizzacıya en uzun yoldan gidiyordu, ayrıca elinden geldiğince yavaştı. Düşüncelerle boğuşmaya ve onları yenmeye kararlıydı. O anda ‘kararlı kız’ olmuştu birden. O anda müzik dinlemese de kulaklarında çalan müzik, kararlı kız müziğiydi.

Düşüncelere dalmış yolda yürürken, nedeni açıklanamayacak bir şekilde birden tehlike müziği, Samantha’nın kulaklarında inlemeye başladı. Samantha bu ani değişimin ne olduğuna anlam veremedi. Ancak ne olur ne olmaz diye etrafını süzdü. Hava kararmıştı. Samantha evden çıkarken güneşin bir kısmını gördüğünden emindi. Belli ki Samantha evden ayrılalı bayağı olmuştu. Artık etraf karanlık olduğu için de fazla bir şey göremiyordu. Gözlerini kıstı ve yine etrafı kolaçan etti. Yine de tehlikeli olabilecek hiçbir şey göremedi. Sonunda kulaklarında hala inlemekte olan tehlike ezgisini boş vererek kaldığı yerden düşüncelerle boğuşmaya karar verdi ve birkaç saniyelik ara verdiği yürüyüşüne devam etti.

---------

Önceden her şey normaldi. Tehlike müziği kendini gittikçe sessizliğe bırakıyordu. Samantha her şeyin normale döndüğünü hissedebiliyordu. Ayrıca birkaç saçma düşünceyi de yenmişti bile. Belki dönüşte müzik bile dinleyebilirdi. Ama bütün kötü anlar böyle huzurlu dakikalardan sonra ortaya çıkar. Gelenek bozulmadı ve Samantha bir an yerin titrediğini hissetti. Güçlü değildi belki ama Samantha’nın kulaklarında yine tehlike müziği çalmaya başlamıştı. Bu sefer Samantha hislerinin söylediklerini dinleyecekti. Dagger of Time’ı yanındaydı. Eğer ona zarar vermeye çalışacak biri varsa Sam onu halletmek için shamanlığa ihtiyaç duymazdı. Shaman olmadan çok önce öğrenmişti kendini korumayı. Fakat keşke o anda orda olan şey bir hırsız olsaydı. Hırsızlar ve serseriler bunun yanında melek kalırlardı…

Samantha o anda buz kesilmişti ve gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Yerinden kıpırdamıyordu. O anda yaşadığını kanıtlayan tek şey, Dagger of Time’ı tutan elinin hafifçe titremesiydi. Sadece bir saniye önce Samantha göğsünde bir şey hissetmişti. Arkasına bakamadı ama bunun ne olduğunu biliyordu. Dahaka’nın içinden çıkan kolumsu ince uzun uzantılardan biri Samantha’nın göğsünü delip geçmişti. Yara yoktu görünürde ama Samantha’nın canının çok yandığı belliydi. Soyut bir acıydı bu.

Samantha’nın gözleri sonuna kadar açıktı, ama etraf daha da kararmaya başlamıştı. Yolun sonundaki sokak lambasının ışığı gittikçe sönüyordu. Samantha ölüyordu. Fakat o ölemezdi. O anda olmazdı. Samantha ölümünü hiç böyle düşünmemişti. Belki de ölüm böyle bir şeydi. Aniden hiç umulmayan bir anda yakalardı insanı. Samantha bunu bilemezdi. Çünkü daha önce hiç ölmemişti. Ölümden döndüğü anlar olmuştu ama bu sefer bütün hayatı film şeridi halinde gözünün önünden geçmemişti. Belki de tüm bu ‘film şeridi’ hikayesi bir saçmalıktı. İnsan öleceğini düşündüğü anda beyni ona ölürse neler kaybedeceğini gösterir ve ona yaşaması için elinden gelen her şeyi yaptırmaya çalışırdı. Belki de kendi yaşamının devamı için yönettiği bedene bu şekilde küçük bir oyun oynardı. Fakat gerçek ölüm zamanı geldiğinde, ölüm karşısında ne kadar aciz bir varlık olduğunu bildiğinden hiçbir şey yapmazdı. -Ben de hiç ölmediğim için kesin bir şey söyleyemeyeceğim Fakat bilinen tek şey Samantha’nın gözlerinden herhangi bir film şeridinin geçmediği gerçeğidir-…

Samantha ölmenin böyle garip olduğunu bilmiyordu. Önceden bir acı hissetmişti ama sonradan acı yerini soğukluğa bırakmıştı. Kalp atışlarının yavaşladığını ve vücudunda dolaşan kanın gittikçe soğumaya başladığını hissediyordu. Ve ortalık hiç olmadığı kadar sessizdi. O gün, Samantha’nın en sessiz günüydü*… (The Most Silent Day)

---------

Samantha ölüyordu. Bunu kendisi de biliyordu. Direnmiyordu. Hissettiği tek bir duygu kalmıştı. Dahaka’ya bu şekilde yenilmeyi kendine yakıştıramıyordu bir türlü. Ama yavaş yavaş bu duygu da yerini hiçliğe bıraktı.

Samantha ölürken etrafında kumlar belirmeye başladı. Samantha bu lanete karışmıştı bir kere, ve ölümüyle de bu lanete, gerektiği gibi o lanetli kumların arasına katılıyordu. Samantha kumlara katılıyordu, çünkü başarısız olmuştu. Kendi hayatını kurtaramamıştı. Samantha’nın en son düşündüğü şey buydu. Evet, en yakın arkadaşı Victor'u, sevgilisi Zach'i veya Prince’i değil, kendini düşünüyordu. Ölüm insanı bencil mi yapıyordu acaba?

Saat çoktan gece yarısını geçmiş olmalıydı. Titrek ışıklı bir sokak lambasının önünde kimselerin olmadığı bir parkta ölüyordu Samantha. Kimse onu kurtarmayacaktı. Dahaka yapacağı en iyi planı yapmış, Samantha’yı yalnız yakalamıştı.

Samantha hafiflediğini hissediyordu artık. Biraz önceki bencillik de gitmişti. Artık hiçlik vardı. Samantha da cansız bir varlık oluyordu. Gözleri gittikçe karardı, karardı… ta ki Samantha artık bu dünyadan ayrılana kadar. Sonunda Samantha Violet Grimm yok olmuştu. Ölürken, filmlerdeki gibi gözleri kör edecek beyaz bir ışık çıkmamıştı ve geride sadece birkaç kum tanesinden başka bir şey kalmamıştı. Dahaka artık kendi boyutuna gidebilirdi. Samantha’yı alt etmişti...

[Next Cahpter ;; A New Land]

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 09 Ağu 2007 5:16
Selin
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)

Avatar

Yaş: 37
Kayıt: 06 Oca 2007
Mesajlar: 36
Tanıtımlar: 2
Favori Anime & Manga: sailormoon, elfen lied...
Cinsiyet: Kız
Nerden: ank
Teşekkür: 1

Durumu: Çevrimdışı

The Chronicles of a Shaman Konu: Yanıt: The Chronicles of a Shaman Alıntıyla Cevap Gönder
roleplay tutkunu genç bir kızın çok hoşuna gitti desem?

muhteşem olmuş *-*

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 09 Ağu 2007 17:16
Sister Grimm
Yeni Otaku
Yeni Otaku

Avatar

Yaş: 28
Kayıt: 09 Ağu 2007
Mesajlar: 2
Favori Anime & Manga: Naruto, Shaman King, Elfen Lied
Cinsiyet: Kız
Nerden: Dünya

Durumu: Çevrimdışı

The Chronicles of a Shaman Konu: Yanıt: The Chronicles of a Shaman Alıntıyla Cevap Gönder
teşekkürler ^^

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 09 Ağu 2007 17:33
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 3 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız