The Little Froggy ~ Chapter 1
Sayfaya git: 1, 2, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Jasdebitto
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 23
Kayıt: 30 Ekm 2010
Mesajlar: 50
Favori Anime & Manga: Khr!,Dgm,Kuroshitsuji,Ph,Drrr!! vs vs
Nerden: Eskişehir
Teşekkür: 23

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
Canı yanmıştı, korkuyordu, ne yapması gerektiğine emin değildi, göz yaşları iri gözlerinden teker teker süzülürken nereye gitmesi gerektiğine karar veremiyordu. Olanlar… Başına gelen her şey… Anlayamıyordu. Neden böyle olmuştu? Herkes ona iltifatlar edip sürekli güler yüzleriyle ne zaman ne istese yapmaya çalışmamışlar mıydı? Onu mutlu edebilmek için, sırf yüzüne bir gülümseme yerleştirmesi için… Böyle dememiş miydiler? Ve kendisi de onlar için, onlar için yaptıkları her şeye boyun eğip tek bir itiraz kelimesi veya hareketi bile göstermeden yanlarında her türlü acıya katlanmamış mıydı? Öyleyse neden böyleydi? Neden birden tek bir baş kaldırısı beraberinde daha çok acıyı, katlanılamayacak yaraları getirmişti? Bilemiyordu, belki de bilmekten korktuğu için öğrenmekten kaçıyordu.

Yağmur daha da hızlandığında kollarıyla kendini ısıtmak istercesine vücudunu sardı. Üşüyordu, üzerindeki giysiler kalın değildi. Rüzgar uğultusuyla beraber gelip onun tenine değdikçe daha da fazla titriyordu sanki yağmur damlaları yetmezmiş gibi. Gözlerine damlalar kaçıp canını yakacak diye kafasını da kaldırmaya korkuyordu üstelik. Ayakları… Onların buz kestiğini hissediyordu. Hayır artık onları bile hissedemiyordu. Çamur kaplı ayakları dondurucu soğuğun etkisiyle hareket edemiyordu. Yürüyemiyordu bile nasıl bir yerlere gidebilsin? Bu dipsiz karanlıkta kalmaktan zaten korkuyordu bir de şimdi ilerleyememek… Soğuk, korku, karanlık ve her şeyden de önemlisi yalnızlık… Onun durumunu açıklıyordu.

Burada daha fazla kalırsa ölür müydü? Biri onu bulup hikayelerde duyduğu sıcacık yanan şömineli evine götürüp onu koltuğuna oturtup dilediği kadar burada kalabileceğini söyler miydi? Ona en sevdiği yemekleri içine sevgisini katıp pişirir miydi peki? Sıcak bir aileye sahip olma düşüncesi… Uzun zamandır zihninin içinde teker teker görüntüsü geçip giderken aslında bilmiyor muydu sanki bunun belki de imkansız olduğunu? Belki olurdu bunun cevabı. Küçücük, onlu yaşlarda daha önce evi saydığı laboratuardan bir adımını bile dışarı atmamış bir çocuk için sadece bunun hayalini kurmaktan başka şans var mıydı ki?

Yara bere dolu bedeninin artık onu taşıyamadığını fark ettiğinde çabalamanın faydasız olduğunu düşünerek kendini bıraktı, çamurlu toprağa düştü. Zemin soğuktu, daha da fazla üşümesine sebep oluyordu küçük çocuğun. Kollarını az önce yaptığı gibi kendini ısıtmaya çalışmak için kullanmaktan bile acizdi güçsüzlüğü yüzünden. Burada ölüp gitmekten korkuyordu. Gözlerini kapadığı andan itibaren karanlığın içinde yerini alıp bu dünyadan tamamıyla silinmek çocuğu ürkütüyordu. Birinin onu bulup bu acı verici durumdan kurtarmasını dilerken bir yandan da gözlerini kapama dürtüsünü engelleme uğraşları içindeydi. Uyuyamazdı, o zaman yok olurdu. Bunu istemiyordu. Ama yine de yorgunluğuna karşı gelemeyince gözlerini kapamaya zorlandı istemese de. Soğuk, uzun bir uyku onun için sessizce bekliyord.

***

Yavaşça gözlerini açtı, boyası dökülmüş, sararmış tavana baktı. Yeni uyandığı için görüntü bulanıktı, iyi göremiyordu fakat tavanın beyaz sıvasının yer yer olmadığı belliydi. Kötü ve pis görünüyordu, ayrıyetten odanın içinde burnunu rahatsız eden bir pas kokusu vardı. Kaldığı hücreye benziyordu. Onunda tavanı böyleydi; çirkindi ve içinde yaşayanın hayatının ne kadar da ucubece, zavallıca olduğunu belli ediyordu. Havası da temiz sayılmazdı, aynı koku yani pasın burnunu hafifçe yakan kokusu o küçük odada da bulunuyordu. Evet, burası ona laboratuar binasının içindeki hepsi birbirinden ufak ayrıntılarla ayrılan denek sayılanların hayatlarını geçirdiği bir başka odacığı hatırlatmıştı. Genelde oradaki odalar günün belli vakitlerinde gelen nöbetçiler tarafından aydınlatılırdı, en azından küçük çocuk öyle sanıyordu kaldığı üç aylık yalnız sürede. Aslında ‘yalnız’ demek de pek doğru olmazdı, ilk haftalarda bir arkadaşı vardı; doğru dürüst beslenmediğinden kaynaklanan sıska bir vücut, yağlanmış, birbirine karışmış ve eski parlaklığını kaybetmiş kızıl saçlar ve her şeyden önemlisi de kederli, yorgun bakan bir çift yeşil göz… İşte arkadaşı böyleydi. Birkaç gün sonra ise… Artık öyle biri yoktu. Yapılan deneylerin birinde bedeni artık daha fazlasını kaldıramayarak toz olmuştu. Gömülmesi için ardında bıraktığı bir cesedi bile yoktu, sadece binanın bahçesine başarısız deneyin sonucu olarak serpilmiş tozları vardı. Kendisinin gözlerinin içindeki pırıltı da kısa sürede silinmişti elbette bunları öğrenince, artık anlıyordu ki hepsi, daha önce onun için yapılmış her şey süslü yalanlardan ibaretti. Bu korkunç manzaralar birer birer gözlerinin önünden geçince hızlıca yattığı yerden doğruldu. Duyduğu erkek sesiyle titreyerek arkasına dönüp sesin kaynağına baktı.

“Demek bütün o binayı yok eden sensin.”

Onu korkutan kişi, rengi solmuş mor tekli koltuktan kalkmış üzerine doğru geliyordu. Kendisine zarar verecek bir şey yapacakmış gibi gözükmese de üzerindeki örtüleri kendi üstüne çekerek sıktı, bacaklarını da kendisine yaklaştırmıştı. Daha en ufak bir düşmanlık özelliği göstermemiş adamdan kendini korumaya çalışıyordu. Kimdi o? Ve asıl önemlisi kendisinin burada ne işi vardı? Ne zaman ve nasıl gelmişti buraya? Acaba bu yer, bu yer şu hayallerini sürekli süsleyen sıcak bir şöminesi olan bir ev miydi? İstekli bakışlarıyla çevresine baktığında yanılmış olmanın hayal kırıklığını yüzüne yansıtırken adamın yanında durup onu dikkatlice incelediğini görünce şaşkınlıkla ve biraz da ürpertiyle gözlerini kırpıştırdı. Nedense huzursuz hissettiriyordu. Lacivert saçları, biri saçlarıyla aynı renk diğeri ise kırmızı olan gözleri ve kendisine has olan aurası… Küçük çocuk örtülere biraz daha sarıldı.

“Korkmana gerek yok, ufaklık.”

Adam, elleriyle kafasını okşuyordu. Ona eski evindeki anılarını hatırlatmıştı. İsimlerini hiçbir zaman söylemeseler bile kimlik kartlarından okuduğu kişileri canlandırmıştı gözünde. Devamının da zihnine dolmasını istemediğinden gözlerini sıkıca kapattı. İstemiyordu devamındaki acı hatıraları, hepsi küçücük bir çocukta travmalara sebep olacak, çığlıklara sadece tokatla cevap verilen korkunç deneylerdi. Kim onları hatırlamak isterdi ki? Peki ya daha sonrası, onlar da kötüydüler. En az öncesi kadar korkunçtular.

Hayır, hatırlamak istemiyordu ama kurtulamıyordu. Hiç güzel sayılabilecek anısı yoktu, tek aklında canlanan şeylerin bunların olması ne kadar da acı vericiydi. Diğerleri, yani ona sevimli bir maske yerleştirip kandırıldığı günleri düşündüğünde ise içi daha da hüzünle doluyordu. Yalanlardan korkuyordu, onlar canını yakıyordu zehir gibi. Gitmek istercesine vücudunu hareket ettirip yattığı yerden kalkmaya çalışınca yumuşak bir elin onun kalkmasına izin vermemeyi hedeflercesine başındaki baskıyı arttırdığını hissetti. Sorgulayan bakışlı yeşil gözleriyle adamın gözlerinin içine bakmaya başladı. Burada da bu adamın deneği mi olacaktı? İçi “denek” kelimesiyle beraber ürpertiyle titrediğinde aynı şeylerin tekrardan başına gelecek olması çocuğun kaçmak için bir kapı, daha da önemlisi adamı atlatmak için bir yol bulmaya çalışmasına neden oluyordu umutsuzca.

“Anlıyorum. Neden burada olduğunu ve nasıl buraya geldiğini merak ediyorsun. Endişelenme, sana orada yapılanlardan hiçbirini yapmaya niyetim yok.”


Adam gülümseyerek kalkıp odadan çıktı, ardında elinde içi yiyeceklerle dolmuş bir tepsiyle geri döndü. Yüzündeki gülümseme hala yok olmamış, attığı her adımla daha da yaklaşıyordu. O gözlere baktı. Lacivert gözü ve diğer kan kırmızısı gözü güven dolu, gülümseyişi iç rahatlatmayı amaçlar nitelikte olsa da çocuğun şüphesi devam ediyordu. Küçük ve kandırılmasının kolay olduğunu biliyordu, zaten her şeyin başına geliş sebebi ona söylenmiş olan yalanlara inanarak başlamamış mıydı? Güven meselesi… Artık kendisi için kolay değildi, daha önceden herkese yaklaşımının şimdi nasıl da onun güçsüzlüğünü gösterdiğini düşünüyordu. Evet, o küçüktü, güçsüzdü, pek çok şeyi yapamayacak kadar aciz; ruhu yaralıydı.

“Aç olmalısın. Korkmana gerek yok, sadece senin sağlığın için endişeleniyorum. Bu arada, adın ne? Sana bir isim verdiler değil mi?”

Açtı elbette, adamın elindeki şeylere saldırmamak için kendini zor tutsa da o şeyleri tekrardan yaşamaya öyle korkuyordu ki! Yapamazdı, hiç tanımadığı birinden bir şey alamazdı. Belki o da kendisini kandırmaya çalışanlardan farklı değildi? Belki de sadece laboratuardakilerin kötü bir oyunuydu kendisini geri getirmek için. İsmi sorulduğunda aklında ufak bir hatıra canlandı. Hakkındaki fısıltılara kulak misafiri olmuştu bir kere oturduğu yerde usulca. “7603-K1 mı? Yine mi? Neden o bu kadar önemli ki?! Sadece cılız bir çocuğa umut bağlıyor olmalarını zavallıca buluyorum. Neyse ki bu benim sorunum değil, Margaret. Git ve o bütün laboratuarı baştan aşağı bir şekilde etkilemiş olan veledin her şeyiyle ilgilen. Ama emin ol yakında onun işe yaramaz biri olduğu ortaya çıkarsa sen de işinden olursun. “ Sonra da dinlenildiklerini anlamış olacaklar ki sesleri yavaş yavaş silinmişti. 7603-K1… Kendisine böyle diyorlardı gerçek bir isme sahip olmayı isterken halbuki.

Açlığına daha fazla gelemeyip elini uzattı, tepsiden bir parça üzümlü kek aldı. Tabii onun daha ne olduğunu bile bilmeden ağzına atıp daha önce hiç bu kadar leziz bir şey yemediğini fark ederek tekrardan tepsiden bir tane biraz daha büyükçe olanını seçti. Açlığını bastıramayarak, lokmalarını bitirmeden atıyordu hızlıca ağzına. Kıtlıktan çıkmış gibiydi ki kim demişti kıtlıkta yaşamadığını zaten? Bir süre sonra yaptığı açgözlülükten utanarak elini yavaşça tepsiden çekip kafasını yere eğdi. Kendine hakim olmayı becerememiş, zarar gördüğü şeyden ders alması gerekirken bunun tam tersini yapmıştı. Ama adamın gülümseyen yüzü… Hiç de ona bir yalanın parçasıymış gibi gelmiyordu. Her türlü kandırma çabasından uzak geliyordu kendisine o gözler ve o ses. Yani… Sanki onun yanındayken korkmasına gerek yokmuş gibi hissediyordu. Adamın suratına bakmaktan çekinerek kekeleyerek adını fısıldadı:

“7603-K1. Ba-bana öyle diyorlar.”

“Bu çirkin bir isim, daha sonra sana daha güzel bir isim koymama izin ver.”

Adamın tekrardan eli onun kafasına gitti ve yine okşayarak çocuğun yeşil gözlerine sıcakça güldü çocuk onaylarcasına kafasını sallarken. Düşman bir görüntü çizmemesi, buraya geldiğinden beri ona iyi davranması ve hatta kendisini buraya getirmesi… Ona inanmayı istediğini fark etti küçük çocuk. 10 yaşındaki ailesi olmayan, acı çekmiş birisinin birine güvenmeyi istemesi kadar doğal bir şey var mıydı sanki? Ne kadar acınası halde olduğunu da biliyordu. Bu minik bedenle, güçsüz kollarla, yara bere içindeki bacaklarla, yorgun düşmüş ayaklarla daha fazla kendi başına bir şeyler yapıp yaşamaya devam etmesi öylesine zor değil miydi? Birinin onu koruması lazımdı en azından kendini korumayı öğrenene kadar. Böyle olmalıydı, bu zorunluydu. Ve şuan güven duyabileceği kişiyi hemen yakınında duran kişiden daha farklı biri olarak göremiyordu. Adamın korku saçan aurası bile umurunda değildi, yeter ki onu korusun, onu sevsin istiyordu. Kollarıyla onu sarsın istiyordu küçük çocuk tıpkı bir annenin veya babanın kendi çocuğunu sarması gibi. En doğrusu ona bu geliyordu; karşısındaki, tanışalı daha bir saat bile olmayan adama güven duymak… Ama ne yapabilirdi ki? Aslında karşısındaki adamında o karanlık aurasının gerçek olduğunu bilse, gülen yüzünün ardında yatanın belki de daha önce yaşadıklarından daha da korkunç olduğu öğrense ve kurtarıcısının onun ölmesini engelleyerek buraya getirmesinin tek sebebinin sadece kendi amacı uğrunda kullanmak istediği bir piyon olduğunu duysa ona güvenebilir miydi? Hayır… Yine de onun bunları bilmesi imkansızdı, istediği tek şey kalbinin tekrardan sıcak duygularla süslenmesiydi, sevgiyi yalan olmadan ilk defa tatmaktı. Bu sebeple utangaç, umut dolu gözleriyle adamın yalanlarla kirlenmiş gözlerinin içine baktı.

“S-sana güvene b-bilir miyim?”

"Evet, elbette. Sana zarar vereceklerin sonunun her şeyden daha da kötü olacağını garantiliyorum.”

Adamın sahte gülümsemesiyle çocuğun gözlerinin içi güldü, içi yalandan bir sıcaklıkla ısındı ve gözlerinden birer damla yaş üzerindeki örtünün üzerine süzüldü. Ardından da mutluluk dolu bedeni hala yorgun olduğundan yatağa düştü, en sonunda da hayalleri gerçekleştiği için yüzünde huzurlu bir gülümsemeyle dinlendirici bir uykuya daldı. Tabii küçük bir çocuğun tatlı rüyalarıyla dolu olan dünyasından onu izleyen şeytanın sinsi bakışını hissetmesi imkansızdı…

---
VK rpg'deki puanlama rp'm. >.< İkinci bölüm hazır ama onu da sonra koyarım. Saatlerdir başlık bulmaya çalışıyordum, -başlık bulmak konusunda berbatımdır ^^"- çok rastgele bir şekilde buldum ama iyi oldu. XD Aslında bölümlere de isim vermeyi düşündüm ama onun için de kafamı yoramayacağım. Dil Çıkartıyor
Her cartu curtu Akira Amano'ya aittir. >.<


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi 30 Oca 2011 0:18
Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
Vaay gerçekten fena değil bu hikayeye neden bakmamışlar bilemedim.
Ama ufak bir düzeltme yapacağım. Fran'ı Mukuro'ya öğrenci olarak veren, Xanxus idi. Ama mesela Mukuro ile Fran'ın geçmişlerinin bu açıdan benzeşmesi güzel.
Deneyler falan...
Yazımın da hoşuma gitti, betimlemeleri ve anlatmayı iyi kullanıyorsun gerçekten, yalnızca iki minik kusurun var ki belirtirsem kızmazsın umarım;
1. Biraz daha kendine özgün ifadeler bulabilirsin, o da zamanla olacak tabii.
2. Objelerin yerlerini de tanımlarsan daha güzel olabilir.
Ama dediğim gibi çok dikkate değmez, sadece olursa daha güzel olur. Gülücük Dağıtıyor
Ama onun dışında akıcı ve bıkmadan rahatlıkla okunuyor, yerler, mekanlar, olaylar gözlerde rahatlıkla canlandırılabiliyor.
İnşallah böyle tek bir bölüm atıp kaçmamışsındır. Kayan Gözler





Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 13 Şub 2011 18:57
Jasdebitto
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 23
Kayıt: 30 Ekm 2010
Mesajlar: 50
Favori Anime & Manga: Khr!,Dgm,Kuroshitsuji,Ph,Drrr!! vs vs
Nerden: Eskişehir
Teşekkür: 23

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
Ehehe, teşekkür ederim. ^^ Xanxus'ın Fran'ı Mukuro'ya öğrenci olarak verdiğini biliyorum ama o kısmını değiştirmek istedim. ^^" İkinci bölümü de yazdım fakat düzeltmeyi düşündüğüm tonlarca kısmı var. >.< Aklımdakileri unutmadan hepsini yazayım diyince çoğu şeye dikkat edemedim. >.<

Bir de sitede yaoi kurgulu fic yazmak yasak mı? >.< B26, XS falan olmasını düşünüyorum. *-*


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi 14 Şub 2011 16:44
Remilia Scarlet
Yasaklı Üye



Yaş: 21
Kayıt: 12 Hzr 2010
Mesajlar: 318
Favori Anime & Manga: Suzumiya Haruhi no Yuutsu,Katekyo Hitman Reborn!,CardCaptor Sakura,Lucky Star,Fullmetal Alchemist,Death Note,Bleach,Kuroshitsuji,Ouran High School Host Club,Junjou Romantica,Oreİmo
Teşekkür: 31

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
1:FRAFRAFRAFRAFRAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAN!!!! Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor
2:Hikaye güzel olmuş,beğendim.Takipteyim.
Spoiler:

FRAN AŞKTIR!AŞKTIR!AŞKTIR!*dağlardayankılanansesefekti**istanbuldanerdedağbuldumlanben?*






Jedward candır.<3
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Anime Listesi 14 Şub 2011 20:50
Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
Oha Yaoi ha? Hayranlık Besliyor Bayılırım. Hayranlık Besliyor
Zannetmiyorum smut yasak ama yaoi ileri gitmedikçe yasak olmaması lazım.
Yine de bir danış sen. Şaşırmış Durumda





Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 15 Şub 2011 13:45
Remilia Scarlet
Yasaklı Üye



Yaş: 21
Kayıt: 12 Hzr 2010
Mesajlar: 318
Favori Anime & Manga: Suzumiya Haruhi no Yuutsu,Katekyo Hitman Reborn!,CardCaptor Sakura,Lucky Star,Fullmetal Alchemist,Death Note,Bleach,Kuroshitsuji,Ouran High School Host Club,Junjou Romantica,Oreİmo
Teşekkür: 31

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
HAAAAAAA YAOOİİİİİİİİİ!!! Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor Hayranlık Besliyor
Sitede yaoi yasağı var ama shonen-ai serbest.
not:D18 fanclub'ıma beklerim.*hernedensekendikulübününreklamınıyapannagato**nagatodeğilalminadesendeoluraslında*





Jedward candır.<3
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Anime Listesi 15 Şub 2011 16:36
Jasdebitto
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 23
Kayıt: 30 Ekm 2010
Mesajlar: 50
Favori Anime & Manga: Khr!,Dgm,Kuroshitsuji,Ph,Drrr!! vs vs
Nerden: Eskişehir
Teşekkür: 23

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
Nagato-Sama, Dimi dimi? *-* Fran harikadır, mükemmeldir, inanılmazdır, onun için ölünür, bitilir, müthiştir, hoştur, sevimlidir, şirindir... *-* Daha bissürü bissürüsüdür. *-* Şaka bir yana kendisi her türlü şeyden favori karakterim olur. *-* İmzandaki ve avatarındaki resmini zerochanda görünce çok gülmüştüm. XD XD Çok hoş poz veriyor. XD XD

Ben de bayılırım. *-* Smut yazmayı düşünüyordum, tüh. >.< Gerçi başları öyle olmayacak diye düşünüyorum. >.< Bölümleri bloguma koyup link veririm artık. XD

Edit: Vohaa!! D18 *-* 6918'den daha güzel. *-* Geliyim hemen. ^^


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi 15 Şub 2011 16:37
Remilia Scarlet
Yasaklı Üye



Yaş: 21
Kayıt: 12 Hzr 2010
Mesajlar: 318
Favori Anime & Manga: Suzumiya Haruhi no Yuutsu,Katekyo Hitman Reborn!,CardCaptor Sakura,Lucky Star,Fullmetal Alchemist,Death Note,Bleach,Kuroshitsuji,Ouran High School Host Club,Junjou Romantica,Oreİmo
Teşekkür: 31

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
Ahem,duyduğuma göre İsviçreli bilimadamları evrenin nasıl oluştuğuna dair yeni bir teori ortaya atmış.Dediklerine göre evrenin yeşil saçlı,yeşil gözlü ve kurbağa şapkalı illüzyonist bir tetikçi yaratmış.Acaba kim??*randomiğrençpsikopatsırıtma*
Ve benim bildiğim içinde 18 yaş altına uygun olmayan içerik bulunduran link te yasak:(ama bildiğim bir Türk yaoi forumu var,ömde atıyım adresini istersen.Orada rahatça paylaşabilirsin.





Jedward candır.<3
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Anime Listesi 15 Şub 2011 17:11
Jasdebitto
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 23
Kayıt: 30 Ekm 2010
Mesajlar: 50
Favori Anime & Manga: Khr!,Dgm,Kuroshitsuji,Ph,Drrr!! vs vs
Nerden: Eskişehir
Teşekkür: 23

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
FRAN *-*

Tüh ya. T.T Atabilirsin linki ^^ Belki zor gelmezse buraya farklı, oraya farklı yazarım. XD


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi 15 Şub 2011 17:12
Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

The Little Froggy ~ Chapter 1 Konu: Yanıt: The Little Froggy ~ Chapter 1 Alıntıyla Cevap Gönder
Voaah o kadar yaoi Hayranlık Besliyor olacaksa Almina'nın attığı linkteki forumda mutlaka paylaş yani seve seve okuruz ama burada soft yazmak gerekiyor mafeles. Karışık




Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 16 Şub 2011 19:45
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: 1, 2, Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [ 12 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız