Yeni Bleach senaryom...
Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Katsu
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 26 Şub 2011
Mesajlar: 1,443
Tanıtımlar: 5
Favori Anime & Manga: Fate Zero Rainbow Angel Beats!
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 841

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
Burada yazıya yeni başlamış biri olarak çok korkuyorum beğenmezsiniz die.Lütfen beğenirseniz belirtin ben de seviniyim:D

BLEACH 1

Soul Society o gün dört ayrı parlayan topun dört ayrı yere düşmesiyle resmen mahvolmuştu.Herkes bir ödül için etrafa koşuşturup, ziyaretçileri arıyordu.Kaptanlarsa henüz toplantıda olduklarından düzeni sağlamakla uğraşmaya başlamamışlardı.
Konseyde oldukça gergin bir hava vardı.Yamamoto yine konuşuyor da konuşuyordu ama oradaki kimse dikkatini onun üstünde yoğunlaştırmamıştı.Unohana hariç!Kadın Yamamoto'ya kayan bir yıl-dıza bakar gibi bakıyordu.Mayuri her an uyuyakalabileceği için ikide birde yüzünü Ichimaru'ya dönüp gülmeye bahane arıyordu.Ukitake her zamanki gibi sakindi ama o gün çok boş bakıyordu.Zaraki'nin hiç de Yamamoto'yu dinlediği düşünülemezdi.Titreye titreye konseyin dağılmasını bekliyordu.Yeni ziyaretçilere büyük savaş sürprizleri hazırlıyordu.
"Önce tutacağım,sonra kafasına bir tekme,sonra üç yumruk karnına ve öldürücü darbemi uygulayacağım!Sonra kellesini uçuracağım,çok sevinçliyim!"
İçinde kopan fırtınalar ağzından her an dışarı çıkabilirdi.Bir anda sesi yükselen Yamamoto'nun sözleri biraz dikkatini çekti.
"Buradan gittikten sonra hemen düzeni sağlayın ve sonra saldırıya geçin.Herkes duydu mu?"
Zaraki "Seni dinlemiyorum yaşlı domuz!" demek istemiş olsa da evete benzeyen bir mırıltı çıkarmayı tercih etti.Birkaç kişi daha başını sallayarak veya evet diyerek cevap verdi.Yamamoto hiç de memnun görünmüyordu artık.
"Bir soru sordum,değil mi Mayuri?"
Adam sanki uykudan uyanmış gibi sıçrayıp "Evet,niçin?" diye karşılık verdi.
"O halde cevap ver!"
"Evet duydum,yapacağım da."
Yamamoto ağzında bir iki laf geveledi ama anlaşılan bir şey olmadı.
Herkes artık birbirine "Çık da kurtulalım!" diyen bakışlar atıyordu.Zaraki kalktı ve roket gibi dışarı uçtu.Arkasından herkes yavaş yavaş dağılmaya başladı.Yamamoto ise yerinde sabitti.Birden gürledi:
"Sen kal,Sajin!"
Yedinci takım kaptanı olan bu maskeli kurt son günlerde çok garip ve komik davranmıştı.Konsey çıkışı dalgın dalgın yürürken başını duvara çarpmış ve toplantıda uyuyakalmıştı.Yamamoto büyük ihtimalle sadece bunu sorgulayacaktı.Ama suratına çok kızgın bir ifade takılmıştı.
"Sajin,sana güveniyordum."
Sustu ve adama baktı.Bir süre bakıştılar,sonra bir ara Sajin esnedi.Sıkılmaya başlamıştı.Hala bön bön bakan yaşlı adama direniyordu.Uyumak üzereydi.Kendini tuttu,yaklaşık on dakika geçmişti.Biraz daha bakıştılar.Artık dayanamıyordu ama saygısını yenip Yamamoto'ya laf edecek de değildi.Sıkılıyordu,üstüne bir ağırlık çökmüştü.Sonra,başı dönmeye başladı.Uykudan vazgeçemezdi.Hele son günlerde zaten uyku delisi olmuştu.Niye olduğunu bilmiyordu ama sorgulamıyordu da.Resmen transtaydı.Biri onu kontrol eder gibiydi.Şimdi yarım saat olmuştu.Sajin sonunda fikrini söylemeye karar verdi.
"Şimdiye düzen sağlanmıştır.Benim takımım hariç tabi ki..."
Cevap gelmedi ama o tatlı ifadeyi takınıp son lafını da söyledi.
"...sayenizde,bugün çok çalışacağım."
Yamamoto şimdi biraz gülüyordu.Dudağının sağ tarafı aşağı kaymıştı.Gülmemek için kendini tutuyor gibiydi.
"Aferin sana,iyi dayandın işkenceye."
Sajin'in hayal kırıklığına uğrayışını gözlerinden okudu.O adamı bilerek orada tutmuş ve takımıyla buluşmasına engel olmuştu.Adama iş çıkarmıştı.Bu,derin zeka isteyen bir tuzak gibiydi.Adamın akşamleyin eğer çok işi olursa muhtemelen uyumaya vakti olmayacaktı.Ve uyuşukluğunu da silkeleyip atması gerekecekti.Gizlice onun uyuşukluğunu yok eden Yamamoto çıkmasına izin verdi.İyi bir küfür de yiyeceğini biliyordu ama Sajin'i kurtarmış olmanın sevinci her şeyi unutturmuştu.
O gece kimse durmaya niyetli falan değildi.Herkes ziyaretçileri aramıştı.Kimseyi bulamayacakları korkusuna kapılmaya başlayan shinigamiler umutsuzca devam ediyordu.Bazıları evlere dağılmaya niyetlendi ama kaptanlar baştaydı.Kaçmak hiç kolay değildi.Tüm askerler kadar kaptanlar da umutsuzdu.Ama bir türlü unuttukları o küçük çıkmaza girmeyi kimse düşünememişti.Orada birileri olabilirdi ama bu ihtimali göz ardı ediyorlardı.
Kira,herkesten çok aramıştı.İchimaru da sadece gülüyordu.Uyumuş olabilirdi.Bir kapıya yaslanıp biraz dinlenmeye karar verdi.Bir dükkanın kapalı yazısının üstüne başını koydu.Sağlamlığından emin olunca ağırlığını kapıya verdi.Birden hafif kapı açıldı ve kendini dükkanın içinde buldu.Şaşkınlık içindeydi.Yere kapaklanmıştı ve gözleri ağzına kadar açılmıştı.Niye bu kadar ürktüğünü etraftaki hiçbir asker anlayamadı.Sonra Kira kendine bir patron havası vererek askerlerin dağılmalarını emretti.Yavaşça baktıkları yerlere yine bakmak için dağılmaya başlayan askerlerin gitmesinden sonra Kira hızlıca doğruldu.Emindi.Bir şeyler hissetmişti,bir shinigami olmayan ama ruh gücü yüksek olan varlık ne olabilirdi?Dükkanın içine girdiği çıkışından başka bir de arka kapısı vardı.Hissettiği güç oradaydı.Kalkıp yavaşça ilerledi ama bir ara ayağı takıldı ve tökezleyerek düşecekken son anda bir rafa tutundu.Sonra kapı koluna elini yaklaştırdı.Aslında bu kapının açıldığı yer İshida'nın bulunduğu çıkmazın ta kendisiydi.Ama Kira geriye bir Quincy bırakılmış olabileceğini düşünmeyip Shinigami ve Quincy dışında bir varlık aramıştı.Sonra bulamayacığını anladı.Temkinli bir şekilde kapıyı araladı.Tetikte bekleyen İshida kapı açılınca hızla yıldırımı oraya savurdu.Kira son anda savuşturmuştu.Ama onun bir Quincy olduğunu anlayınca dehşete kapıldı.Bir süre bekledi.İshida'nın kapıdan içeri gelemeyeceğini biliyordu ama yine de hazırlıklıydı.Birden kendisini bir teğmenden ziyade bir takım kaptanı olarak düşündü.İchimaru gibi güçlü olmayı diledi ve saldırmaya hazırlandı.Zanpaktou'sunu kınından çıkardı.Taktiklerini son kez hatırladı ve birden sağa dönüp Quincy İshida'nın üstüne saldırdı."Kaldır başını,Wabisuke!"
Tüm olaylar nasıl kısa sürede bitmişti,hiçbir şey anlaşılmadı.Askerler havaya birinin fırladığını gördü.Sonra yıldırım gibi bir şey tam da oraya düştü ve bir patlama oldu.Bir çığlık ve yakındakilerin duyabileceği kılıç sesleri geldi ve birden son buldu.
Kısa gibi gelen ama aslında dört dakikadan fazla süren bir savaş olmuştu.Kira'nın anlık atağına kanmayan İshida kendini yukarı fırlatmış ve dükkanın damına sığınmıştı.Sonra zıplayıp havada birkaç yıldırımı Kira'ya atmıştı.Kira'nın da savuşturma becerisi yüksekti.Ama yine de tüm oklar üst üste düşünce ve birbirlerini parçalayınca bunun vücudunda olduğunu hayal edip ürkerek titremişti.Ama artık bitmişti,savaşta birinci kural dikkatin toplu olmasının gerekliliğiydi.Ama Kira direk olarak bu kuralı çiğnemişti,İshida'nın devam edeceği hiç aklına gelmemişti.Yıldırımlar hızla ona çarpıp onu havaya ve ileriye aynı anda sürmüştü.Havaya uçan ve bir dama düşen adamın bayılışı da İshida'nın hızla koşup gelmesi ve tekmeyi suratına yapıştırmasıyla başlamıştı.
İshida zafer kazanmıştı.Aslında sabahtan beri hazırlıklı olarak o çıkmaza birisinin gelmesini istemişti.Yaptığı antrenmanların ardından formunu korumak için elini alıştırmalıydı.Yeni eldiveni ve oku ile daha güçlü olacaktı ama onu kontrol edip edemeyeceğini bilmeyen İshida bu zaferden sonra emin olmuştu.Hem eldivene alışmış hem de birilerini yenmişti,bu sorun olmadığını göstermez miydi?Artık telaşlı değildi,yüzü gülüyordu.İchigo'yu bulup bu haberi ona yapıştırınca daha da mutlu olacağını biliyordu.Bu yüzden hızlanmaya karar verdi.Üstelik bir de üçüncü takım teğmenini mahvettiğini düşününce çok sevinçlenip resmen uçmaya başladı.
Bu sırada İchigo da karşısındaki adamla baş edip edemeyeceğini düşünüyordu.Çünkü,karşısındaki kişi Kyouraku'nun ta kendisiydi.

BLEACH 2
Konsey bu sefer çok hareketliydi.Herkes bir laf atıyor ve o laf tartışılıyordu.Yamamoto görevdeki kaptanlar haricindekileri toplantıya çağırmıştı.Ama Zaraki'den ses yoktu.O,önceleri çok farklı planlar yapmıştı:saldırmak,parçalamak,katletmek...Hiçbiri olmayınca tabi ki bir hayal kırıklığı yaşamıştı.Ama bir günde yaşlanmış gibi çökük bir halde köşesinde dikiliyordu.Kira yenilgiye uğrayınca herkes tehlikeli düşmanlarının olduğunu anlamıştı.Zaraki ise buna sevinmişti.Daha büyük bir şevkle aramıştı.Bulamamıştı.Morali bozulmuştu.Konsey Kira yenilgisinin telafi edilmesi için daha bol antrenman ikazı ile son buldu. Hitsugaya teğmenlerin olduğu binadan Matsumoto'yu da yanına aldı ve onuncu takımın binasının olduğu yere doğru yürümeye başladılar.
Hitsugaya ve Matsumoto sessiz kalıyordu ama bakışları çok şey anlatıyor olabilirdi.İkisi de yakınlardaki yüksek ruh gücü olan ryokayı hissetmişti.Hitsugaya mutlu olmuşçasına güldü ve Matsumoto'nun gergin ifadesiyle içinden dalga geçti.Biraz eğlenmişti ama ciddilik vakti artık gelmeliydi.Eğildi ve genç kızın kulağına fısıldadı.
"Korkma,şu tarafta olduklarını hissettim,oraya gidelim!"
Matsumoto "Hayır!" demek yerine yıkıcı bir bakış attı ve kafasını dönüp hemen oracığa oturdu.Gelmemek için inat yapıyordu ama asıl inatçı ve oyunbaz Hitsugaya idi.Bir süre sonra kız ikna oldu.Ve o yöne yürüdüler.İlerledikçe kız daha da korkuyordu.Sonra,bir yol ayrımına vardılar.Hitsugaya önce kıza baktı sonra yollara.Birincisi lambaların ve mutlu shinigamilerin olduğu insanın yürüyesi gelen bir yoldu.Diğeri büyük ihtimalle bir çıkmazdı,çünkü ışık da yoktu.Ama ryoka da büyük ihtimalle oradaydı.Hitsugaya yine kısık sesle:
"Sen şu aydınlık yoldan git,ben bu sıçan yuvasına girerim." dedi.
Matsumoto'nun yüzü birden aydınlandı ve sevinçle:
"Teşekkürler Hitsu-chan,beni korudun!"
Hitsugaya kendisine böyle denmesinden hoşlanmıyordu.Bu tatlılık ve sevimlilik ifadeleri ona hiç mi hiç yakışmazdı.Zaten havasından geçilmiyordu.Böyle seslenilince çileden çıktı ama bastırdı ve sessizce çıkmaza yöneldi.Biraz sonra da kayboldu.
"O delik denen yer nasıl?Hitsu-chan iyi mi acaba?"
Matsumoto rahat yolda ilerliyordu.Sonunu da bilmiyordu zaten.Öylesine yürüyüşe çıkmış biri gibi yürüdü ve yorulup bir banka oturdu.Bu kadar yürümek onun "hayran olunan" ayaklarını yormuştu.Biraz düşündü ve bankta biraz daha oturmaya karar verdi.Birden bir çığlık sesi gelince irkildi ve sesin geldiği yere başını çevirdi.Korku etkisiyle donakalmıştı.Birden birkaç rütbeli shinigami karşıdan fırladı.Matsumoto korkuyla önündeki cesete baktı.Birden bir kişi daha öbür taraftan fırlayarak önüne düştü.Ortalık toz duman içinde kalmıştı.Çok korktuğunu hissetti ve yere kapaklanıverdi.Bir süre öyle kaldı ve başını kaldırınca karşısında duran dev Yasutora Sado'yu gördü.
"İchigo'nun Kyouraku ile dövüşeceğine emin misin,Nanao?Umarım bu yanlış bir istihbarat değildir!"
"Yemin edebilirim,Yamamoto-sama."
"Öyleyse...bir ryoka çoktan öldü bile!"
Nanao'nun suratında yalan bir gülümseme belirdi.Kyouraku onun kaptanı olduğu için bu savaşta yer almak isterdi ama Kyouraku onu başından savıp binada kalmasını istemişti.Bu bir kaptanın emriydi.Nanao ne kadar uğraşsa da bu emre karşı gelemezdi.Ama,ak-lına böyle zekice bir fikir gelince iş değişti.Yamamoto'ya haber verince kesinlikle o da Nanao'ya hak verip destek gönderecekti.Ama her olayın gerçekleşmeme olasılığı da vardı.Yoksa,Nanao böyle bir olaya mı denk gelmişti?
"Gerek yok,bir takım kaptanı,üstelik Zanpaktou'sunu açmakta özgür olan bir takım kaptanı.Sence,o ryokayı yenemez mi?"
İşte buna yıkıcı darbe deniyordu.Nanao ne beklerken ne bulmuştu,şuna bir baksanıza!Yamamoto'nun da gırtlağına yapışmak istedi ama aradaki rütbe farkı,kazansa bile verilecek cezalar,etraftaki muhafızlar,her şeyi yakan Zanpaktou gibi etkenler onun aklındaydı.Bu direk olarak ölüm fermanı yazmak demekti.Kafasını çevirdi ve bir selam bile vermeden dışarı çıktı.Kararını vermişti,tek şansı vardı.İşini kendi halledecekti.
"Soul Society'de On Üç Alan Koruyucu Takım arasında en güçlüsü on birinci takım olan Zaraki Kenpachi'nin takımıdır.En zayıf takım dördüncü takım olan Unohana Retsu'nun takımıdır.Bu takım da güç zayıflığı yüzünden sadece acil servis olarak yaraları iyileştirmede kullanılan aciz bir takımdır.Son takım olan on üçüncü takımın ölen teğmeni Shiba Kaien'den sonra kimse teğmen olamamıştır.İyi seçim yapın,belki de bu teğmen sizsinizdir!"
Aralardan bir yerden bir kız fırladı ve şöyle bir soru sordu:
"Duyduğuma göre ikinci takım kaptanı bir kız olan Soifon'muş.Flaş adım konusunda ustaymış.Teğmeni Marechiyo da ağır savaş silahları kullanan bir devmiş.O halde,bence en iyi takım ikincisi.Sizin fikriniz ne,sensei?"
Hisagi'den büyük bir kahkaha yükseldi.Önce göğü,sonra her tarafı kaplayan bir büyü gibi genişleyen kahkaha dindiğinde şunları söyledi:
"Ben bile,Soul Society'ye sizden daha yakın olmama ve shinigami olmama rağmen böyle bir yorum getiremezdim!Galiba sen beşinci,altıncı,yedinci,onuncu,on ikinci ve dokuzuncu takımları duymamışsın bile!"
Herkes "Anlat hadi,hepsini duymak istiyoruz!" gibi şeyler söyledi.Yakında shinigami olabilecek bu öğrenciler Hisagi'den takımlar hakkında bilgi alıyordu.
"Pekala,o halde sıraya göre gidelim.Az önce söylememiş olsam da aslında birinci takım on birinciden daha prestijlidir.O takıma kolay kolay giremezsiniz.Üstelik kaptanı da teğmeni de yaşlı birer hayat uzmanıdır.Tecrübe önemli,değil mi?Kaptan Genryuusai Yamamoto Shigekuni ve teğmen Chiro Sasakibe'nin yanında olmak istemez misiniz?Neyse,ikiyi anlattığımıza göre üçüncüyü anlatayım.Kaptanı Soul Society'nin en hızlı Zanpaktou'su olan Shinsou'nun sahibi İchimaru Gin'dir.Bildiğime göre eskiden beşinci takımın teğmeniymiş."
Herkes çıt çıkarmadan dinliyordu,Hisagi devam etmeye karar verdi.
"Üstelik teğmeni de en güçlü teğmenlerden Kira Izuru'dur.Kullandığı Zanpaktou olan Wabisuke vurduğu kişinin ağırlığını iki katına çıkarır.Ve sonunda rakip kendini kaldıramayıp yere düşer.İşte böyle ilginç özellikleri olan bir takım.Ha bu arada,İchimaru asla suratında bir gülümseme olmadan gezmez.Bunu böyle bilin.Ve Kira da..."
Birden kendini tutamayan öğrencilerden biri bağırdı:
"Hadi ama,çok güçlü olsalardı aptal ryokalara yenilmezlerdi!"
Herkes bir anda ölüm sessizliğine büründü.Birkaç muhafız savaşa gelir gibi içeri girdi.Öğrenciyi sağ ve sol kollarından tutup götürdüler.Öğrenciden hiç ses çıkmadı.Yaptığı hatanın farkındaydı.
Hisagi sessizliği bozup devam etti:
"Pekala,boşverin.Ben devam edeyim ve beşinci takımı anlatayım.Bu takımın kaptanı da çok güçlü olan Aizen Sousuke'dir.Onun hakında çok şey söyleyemem.Gizemli biri.Ama teğmeni Hinamori Momo çok tanınır.Şeytani büyülerin ustasıdır.Buna rağmen dıştan bakınca çok tatlı biridir.Yani,çok havalı olmak istiyorsanız bu takımı seçebilirsiniz.Ama,en önemlisi altıncı takım,kaptanı Byakuya'nın hiç konuşmayan biri olduğunu biliyor musunuz?Bundan havalı ne olabilir ha?"
Biraz önce gelen muhafızlar tekrar kapıda belirdi,aralarında Hisagi'ye rütbece en yakın olan seslendi:
"Hisagi-sama!Bırak artık konuşmayı.Bulmamız gereken ryokalar var.Tousen-sama acilen seni istiyor!"
Bu sözle Hisagi hoşçakal demeden uçup gidiverdi.Öğrencilerin de hevesi kursağında kalmıştı.
Sado Matsumoto'ya karşı,mantıklı geliyor mu?Tabi ki hayır ama şartlar öyle gerektirince bu savaş olmalıydı.Matsumoto aslında arkasında onu koruyan dev kuvvetler olan biriydi.Hepsinden önce,kaptan olan İchimaru'ya aşıktı ve aralarındaki sevgi bağı nedeniyle İchimaru her saniye onu korurdu.Kaptanı Hitsugaya'nın itibarı da ona zarar gelmemesi için iyi bir nedendi.Ve buna benzer bir sürü neden.Ama sizce Sado gerçekten bunları bilebilir,bilse de düşünebilir miydi?Hayır.Hemen kolunu açtı ve atladı.Birden aşırı bir patlamayla savrulan kız umutsuzca dev adama baktı.Ama birden derinlerden şöyle bir ses geldi:
"Kopar,Tobiume!"

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 11 Nis 2011 16:02
Katsu
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 26 Şub 2011
Mesajlar: 1,443
Tanıtımlar: 5
Favori Anime & Manga: Fate Zero Rainbow Angel Beats!
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 841

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
yorum yok mu Üzgün ya da Ağlıyor kötü olmuşsa bile kötü deyin yeter yeter ki söyleyin nasıl ona göre devam edicem Üzgün ya da Ağlıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 11 Nis 2011 16:41
flandre
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 49
Kayıt: 12 Şub 2011
Mesajlar: 164
Nerden: yorozuya
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
ya aslında bir okumaya giriştim ama çok uzun gözüm kesmedi o kadar okuyamam diye Şaşırmış Durumda o yüzden okumaktan vazgeçtim bence sen bundan sonra yazıcaksan bu kadar uzun yazma {kötümü deyilmi bir yorum yok çünkü okuyamadım bu benim şahsi fikrim her şey sana kalmış ama hemen okumaya girişiyorum } ve içimden bir ses güzel olduğunu söylüyor Gülücük Dağıtıyor bir on dakika bekle okuyup yorum yazıcam Göz Kırpıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 11 Nis 2011 17:11
flandre
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 49
Kayıt: 12 Şub 2011
Mesajlar: 164
Nerden: yorozuya
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
aslında güzel ama söylediğim gibi biraz daha kısa mesela bleach-1 bleach-2 diye ayırmışsın onu şöyle yaparsan daha iyi olur mesela birini bir gün diyerini ertesi gün koyarsan daha iyi olur bence hem biz okumaya üşenmeyiz hemde üşenmediğimiz için daha çok okuyan olurdu ve daha çok yorum alırdın ama yinede güzel bir bleach fanı ne fanı bir bleach aşığı olarak beğendim devam et derim ama tek benim dememle olmuyor galiba birilerine öner okumaları için bence forum daki arkadaşlarına falan okumalarını rica et Normal

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 11 Nis 2011 17:38
Katsu
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 26 Şub 2011
Mesajlar: 1,443
Tanıtımlar: 5
Favori Anime & Manga: Fate Zero Rainbow Angel Beats!
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 841

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
beğendiysen yeni bölümü koyuyorum:
merak etme bundan sonra uzun bölüm yok bu savaşı biraz detaylamam gerekliydi

BLEACH 3
Kyouraku,sekizinci takımın kaptanı,en güçlü kaptanlardan biri ve aynı zamanda "En Yaşlı Shinigamiler" derneğinin üyesiydi.İlk olarak bu derneğin başkanı yani Yamamoto gelirdi.Bu da onun en yaşlı shinigami olduğunu gösterirdi.Hemen ardından Kyouraku ve sonra da Ukitake gelirdi.
Aslında yaşlılık sırasında ikinci de olsa karizması ve her boşluğunda kestirmesi onun yaşlılığını unuttururdu.Ayrıca içtiği sakeler de onun gençliğini korumuş olabilirdi.Bu içkiden ne zevk aldığını bilecek kim var?Tabi ki on birinci takımın üçüncü asistanı olan Ikkaku,aynı zamanda onuncu takımın güzel teğmeni Matsumoto ve başka shinigamiler.Çoğu akşam sake içen Kyouraku aynı zamanda sır dolu biriydi.Taktığı ve sadece uyku,savaş gibi durumlarda çıkardığı hasır şapkası,shinigami giysisinin üstüne giydiği pembe ve çiçek desenli gecelik ve ikide birde teğmeni Nanao'ya yaptığı soğuk şakalar ona biraz normal adam havası verse de o hayatı hakkında en çok Ukitake'yi bilgilendirmişti ki Ukitake ile aynı yılda mezun olmuş ve yıllarca dost kalmışlardı.Aslında Ukitake'nin bildikleri de çok bir şey değildi.Zaten kimseye de arkadaşının sırlarını söylemiyordu.İkisi harika birer dosttular.
İchigo ise kısa bir süre önce garip yaratıklar görebilen ama bunu anlamlandıramayan bir liseliydi.Rukia'nın dünyaya gelişi,güçlerini ona verişi,Rukia'nın kaçışı(başarısız bir kaçış),Byakuya'nın dünyaya gelip Rukia'yı idam ettirmek üzere Soul Society'ye götürmesi,İchigo'nun güçlerini kaybetmesi,güçlerini Urahara sayesinde(Urahara eski shinigami kaptanlarındandır)geri kazanması,Rukia için buraya gelişi ve son olarak da Kyouraku ile karşılaşması gibi sıralanan olaylar yaşadı.Ve son olay şu anda gerçekleşiyordu.

Bleach 3- 2. bölüm
"Pekala genç,niçin buradasın?"
"Kuchiki Rukia'nın bulunduğu Utanç Tapınağı'na gitmeliyim,ona birkaç şey borçluyum."
Kyouraku güldü;hatta sırıttı.
"Bence bu yanlış,çünkü eğer sadece birkaç şey borçluysan bu hayatını feda etmeni gerektirmez.İstiyorsan sana bir kalem ve kağıt verip bir veda mektubu yazmanı sağlayabi..."
"Yeter!"
Bandaja sardığı kılıcını hızla çekti ve savaş pozisyonu aldı.
"Ben,onun sayesinde buradaysam,buradan onsuz gitmek sadece alçaklık olur.Ayrıca fikirlerini söylemene de izin verdiğimi hatırlamıyorum.Kuchiki Rukia'yı kurtaracağım ve..."
Biraz düşündü ve amaçlarını açıklamanın yanlış olmadığına karar verdi.
"...yoluma çıkan herkesi geberteceğim.Biliyorsun değil mi,buna sen de dahilsin."
Kyouraku korkmuş olmalıydı.Ama İchigo'yu sinir eden o lanet gülümseme hala adamın suratındaydı!İchigo bir anda çıldırdı.
"Korkmuyor musun,öldükten sonra vaktin olmayacak sana söyleyeyim."
"Bence bir sake içersen benimle aynı şekilde düşüneceksin."
Bir anda yanında getirdiği kolinin kapağına sarıldı ve içinden birkaç şişe sake çıkardı.İchigo ise hiç hoş tepki verecek gibi değildi.
"Seni salak!Sana seni öldüreceğimi söylüyorum ve sen bana içki teklifinde bulunuyorsun!Bu mantıklı mı sence,gecelikli goril!Seni ağır yaralı bırakmayı düşündüm ;ama merhametimi hak etmiyorsun."
"Evet,galiba nutuğun bitti,değil mi?Şimdi sıra bende.Sake içeyim,sonra konuşalım.Eğer çok istersen seninle dövüşürüm bile.Ama sabret!"
Birden bir rüzgar esmeye başladı.Binaların arkasından hızla oraya yaklaşan bir ruh gücü belirdi.Gittikçe ışıklar da çıkmaya başladı.Anlaşılan küçük bir patlama olacaktı.İchigo da Kyouraku da aynı anda bağırdı:
"Nanao-chan!"
"İshida-kun!"
Acaba,hangisi haklıydı?Bu sorunun cevabını biri öğrenemedi:İchigo.

Bleach 3-3. bölüm
Esen rüzgar bir Quincy işareti değildi ama İchigo bunu göz ardı etmişti.Aynı zamanda ortaya çıkan ışık bir reiatsu idi,bir Quincy yıldırımı değil.Bunun gibi açık farklar olsa bile İchigo onu İshida sanmaya devam etmiş,Kyouraku savaşında zorlanması ihtimalinde İshida'dan yardım isteme hakkı olduğunu düşünüp mutlu olmuştu.Halbuki,bu sadece Nanao idi.
Kyouraku da Nanao'ya yaptığı ikaza rağmen oraya gelişini görünce biraz sinirlenmişti.Bir sake tabi ki bunu durdurdu.Ama Nanao Zanpaktou'sunu serbest bırakıp İchigo ile dövüşmeye başladığında ve Nanao zorlukla dayanma noktasına kadar geldiğinde artık şans yoktu.Bir saniyelik Kyouraku yardımı gerekliydi.
İchigo bu kızla dövüşürken Kyouraku'yu da gözlemişti.Bu kızı yeneceğine emin olup sadece Kyouraku'ya odaklanmıştı.Ama,onun gibi bir shinigami bile olsa Kyouraku'nun hareketini farkedemezdi.
On Üç Alan Koruyucu Takım arasında sadece iki takımın kaptanı ikili Zanpaktou'ya sahipti.Ukitake ve Kyouraku...Ve iki Zanpaktou olunca tabi ki güç de iki kuvvetten aynı anda çıkıyor,güçte bir aşırılık oluyordu.


Savaşın beş saniyede bitmesi,İchigo'nun kan kusarak,kan fışkırtarak,kanlar içinde ve içinde kan olan diğer tüm sözlerle birlikte yere yığılması...Bu gence çok yazık olmuştu.Ama,tabi ki araya Zangetsu gibi bir ilahi güç girince,savaşı kazanamayacak olsa bile ölümden kurtulmuş oluyordu.Zanpaktou'su olan Zangetsu ne kadar yenilirse yenilsin ona bir şans daha veren bir yaşlı adamdan farklı bir şey,bir dosttu.İchigo belki de karnındaki Hollow maskesi sayesinde yaşıyor olsa da,bunda Zangetsu'nun da payı vardı.Evet,söylediğim gibi,bu genç henüz ölmedi.

bölümlere ayırdım şimdilik.bi dahaki bölümde söylediklerini dikkate alıcam Kayan Gözler

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 11 Nis 2011 17:42
flandre
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 49
Kayıt: 12 Şub 2011
Mesajlar: 164
Nerden: yorozuya
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
güzelmiş sen büyük bir bölüm stoğu falan mı yaptın direk yeni bölümün hazır bundan sonrasıda hazır galiba Kahkaha Atıyor yorumuma gelelim güzel olmuş beğendim Kayan Gözler

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 11 Nis 2011 17:53
Katsu
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 26 Şub 2011
Mesajlar: 1,443
Tanıtımlar: 5
Favori Anime & Manga: Fate Zero Rainbow Angel Beats!
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 841

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
Çok Mutlu evet stok var ama tükenmesin diye yavaş yavaş koyucam artık

beğenmene sevindim.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 11 Nis 2011 18:05
Tantei
Mangaka
Mangaka



Yaş: 20
Kayıt: 27 Nis 2011
Mesajlar: 683
Tanıtımlar: 4
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 219

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
çok güzel diğer stoğu sabırsızlıkla bekliyorum

Sadece ben bu kadar başka bir şey yok.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Anime Listesi 27 Nis 2011 17:45
Katsu
Mangaka
Mangaka



Kayıt: 26 Şub 2011
Mesajlar: 1,443
Tanıtımlar: 5
Favori Anime & Manga: Fate Zero Rainbow Angel Beats!
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 841

Durumu: Çevrimdışı

Yeni Bleach senaryom... Konu: Yanıt: Yeni Bleach senaryom... Alıntıyla Cevap Gönder
BLEACH 4
Hisagi,öğrencileri Soul Society hakkında bilgilendirirken dokuzuncu takımdan birkaç kişi onu Tousen'nin çağırdığını söylemişti.Hisagi binaya gittiğinde orada kimseyi bulamayınca şaşırıp kalmıştı.Tousen mi Hisagi'yi kandırmıştı,yoksa o askerler mi Hisagi'yi kandırmıştı?Eninde sonunda Hisagi bir kere kandırılmıştı ama artık önemli olan bu değildi.Tousen yaptıysa niçin,askerler yaptıysa hangi cesaretle bunu yapmıştı?Sinirlenip dışarı çıktı ve o askerleri bulmaya karar verdi.Hızlı hızlı sokaklarda yürürken her dokuzuncu takım üyesini sorgulayıp o askerlerin yerini söylemelerini istiyordu.Sonunda tabi ki canı sıkıldı ve sinirle bir taşa oturdu.Bir anda öbür köşede kız görünümlü adam,narsist Yumichika belirince konuşacak birini bulduğunu düşündü.
"Hey,Yumichika-kun,yoksa beni görmedin mi ha?"
Yumichika on birinci takımın beşinci asistanı da olsa kendisi büyük ihtimalle bir teğmeni devirebilirdi.Saygı ifadesine gerek duymadı bile.
"Duydum ama,konuşulabilecek türde biri olmadığından görmemiş gibi yapmaya karar verdim,uygun bir cevap oldu mu Shuuhei-kun?"
"Anlayamadım!Sen az önce bana hakaret mi ettin?"
"Şey...Biraz düşünürsek evet ama dıştan bakınca sadece özelliklerini sana yansıttığım için bir iltifat bile olabilir."
"Ayasegawa Yumichika,bence hemen yok ol yoksa tepende bir kılıç bulacaksın!"
"Öyle mi,neymiş bu kılıç?"
"Ne mi?Tabi ki Kazeshini!
Kınından Zanpaktousu'nu çekince tehdidin ciddileştiğini anlayan adam kaçıverdi.Hisagi de sadece arkadan ona gülmekle yetindi.Sıkılarak arkasını döndü ve yürümeye başladı.Bir anda karşısında kimi görsün?Bunlar sabahki shinigamilerdi.Bir anda bağırarak adamların yakasına yapıştı.
"Sizi ahmaklar,beni kandıramazsınız!"
Adamlar hiç de umurlarında olmayarak mırıldandı.
"Bize söyleneni yaptık, üzgünüz!"
Hisagi resmen kusar gibi bağırdı ve büyük laflar etmeye başladı.Adamları bırakacağına daha sıkı çekti ve bir anda takım arması olan shinigami kıyafeti bölgesi ikisinde de kopuverdi.Hisagi elinde kalan parçalara dikkatle baktığında sizce ne gördü?Bu on ikinci takımın armasıydı.
Garip bir sürpriz olmuştu.Hemen adamları bırakıp on ikinci takım binasına yönelen Hisagi bir yandan da bunu anlamlandırmaya çalışıyordu.Bunu başaramayınca siniri arttı.Şimdi binanın önüne gelmişti.Muhafızların izniyle içeri girdi.Acaba Mayuri-sama niçin bunları yapmıştı?
Kapıyı açtı.Oda boştu ve henüz boşaltılmışa benziyordu.Kurumamış mürekkep dikkatini çekti.Yeni yazılmış olmalıydı.Bir anda dikkat ettiği mürekkebin olduğu sayfayı gördü.Kendisi için yazılmıştı.Hemen okumaya başladı.
"Sevgili Hisagi,
Şu anda Yamamoto'nun Kenpachi'ye bankai kazandırmaya çalıştığını duydum,hakkında bilgin varsa lütfen söyle yoksa bu adam tüm Soul Society'yi katledecek.
Senden niye mi yardım istiyorum?Çünkü bu işi bilen kaptanlar buna karşı değil.Ancak kaptan olabilecek teğmenler bu işe isyan eder.Anladın mı?Senin kaptanın Tousen dahil tüm kaptanlar bu işe itiraz etmeyi reddediyor.Bunun Soul Society'yi güçlendireceğini düşünüyorlar.Buna bağlı olarak ben de ağzımı açamam.Ama eğer sen,Kira,Renji gibi güçlüleri bir araya getirip bankai kazandırırsam ve sizi kaptan reiatsulu kişilere dönüştürürsem kazanacağınızı düşünüyorum.Kabul mü?"
Hisagi tüm yazıyı bir dakikada okuyuvermişti ama bu yazı ona çok saçma geldi.Mayuri Kenpachi'nin saldıracağını nereden biliyordu?Hem Yamamoto gibi bir zeki,Kenpachi'yi kendinden daha güçlü hale getirir miydi?Ve ayrıca zaten Renji'nin bankaisi vardı.Hayıra benzer bir şeyler yazdı(evet,yazısı berbattı).Kalktı ve çıkışa yöneldi.Bir anda bir hışırtı duydu.Arkasına döndü.Bir şey göremeyince yine kapıya gelecekti ki kapıda Mayuri'yi buldu.
"Merhaba,Hisagi-san!"
"..."
"Cevap yok mu?Yoksa korktun mu ha?Büyük ihtimalle yazıyı okumuşsundur,değil mi?"
Evet anlamında başını salladı.Dili düğümlenmiş gibiydi.
"O halde cevabın ne?"
Hisagi bir kaptana karşı çıkamazdı.Korkuyla geri çekildi.Bir anda bir şeye çarptı.Bu Nemu,yani Mayuri'nin teğmeniydi.
"Merhaba Hisagi-san."
Bir anda bir yumruk teğmenin suratına indi.Hisagi Mayuri'nin Nemu'yu dövdüğünü görünce şaşırmıştı.
"Bunu niye yapıyorsun?"
"Ona sana selam vermemesini söylemiştim!"
"Bu onu pataklamanı gerektirmez,şişko şey!Bırak onu,hemen!"
"Anlayamadım?"
"Bırak!"
Mayuri kalktı.Cebinden bir toplu iğne çıkarıp Nemu'ya batırdı.Bir anda Nemu'nun içinden bir hava bulutu çıktı.Ve kız bir balona dönüştü.
"Hah,bu eski kaptanım Urahara'nın kimseye göstermediğini sandığı icadı,Nemu'nun taşınabilir gigaisi!"
"Gigai mi?!.."
"Evet,burası haricinde bir yerde olduğunda bırakabileceği bir klon,yani o şimdi burada değil."
"Bu...korkunç!"
"Cevabın ne Hisagi,hemen söylesen iyi olur."
"Hayır,kesinlikle hayır!Bizi kandırıyorsun!"
"Sen öyle san,Kira ve Renji(Renji'nin bankaisi olsa bile)çalışmaya başladılar bile.Şimdi gizli arenamdalar!"
"Sen...onları da kandırdın!Bunu Yamamoto-sama'ya söyleyeceğim!"
"İşte bu olmadı.Hiçbir yere gidemezsin."
"Niyeymiş?"
"Çünkü çıkmak istiyorsan önce benden reiatsu duvarımı kırmamı istemelisin.Ve ben de beni düelloda yenmediğin sürece sana duvarı yıkmayacağım!"
yenisi kısa sürede yayınlanacaktır yorum bekliyorum

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 01 May 2011 16:03
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 9 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız