Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ!
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3

Anime Manga Forum -> Fan Fiction
 

Hikayem Nasıl?
Harika!
77%
 77%  [ 7 ]
Kötü!
22%
 22%  [ 2 ]
Eh İdare eder!
0%
 0%  [ 0 ]
Toplam Oylar : 9

Yazar
Mesaj
Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 53
Kayıt: 08 Ksm 2007
Mesajlar: 38
Favori Anime & Manga: Anime: SM
Nerden: Türkiyem
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic)
Alıntıyla Cevap Gönder
15.Bölüm: Savaş Başladı

"Endymion, sence bu savasi kanabilicekmiyiz?"

"Elbette ki Serenity. Bundan bir an bile süphe etmemelisin."

"Karanlik, çok hirsli ve güçlü. Ay.... karanliga bürünmüs... gölge etrafini sarmis."

"Merak etmeyin prenses. Ay'in ve dünyanin isigi, Akriha ve siz var oldugunuz sürece hiçbir zaman sönmeyecek."

"Luna dogru söylüyor efendim. Is1k ve karanlik arasindaki denge her zaman var olacaktir."dedi Artemis....

_____________________________

Savasçilar güçlerini toplarlamak için meditasyon yapiyordu. Evren Savasçisi ve gezegen savasçilari bir uçurumdan savasçilari izliyorlardi. Evren, ço düsünceli v ekederli görünüyordu. Marsa dönüp umutla bakti.

"Ates kirbacinin ruhu sende olmasi gerekiyor.Büyük baban vermisti?"

"Aah... evet bende."dedi mars ve boynunda duran madalyonu evren savasçisina uzatti. Evren, gülümseyerek kolyeyi alip boynuna takti. Bir an mars a baktiginda üzüntü gördü.

"Ne oldu?"

"Büyük babam... onu unuttum... ya o..."

"Eger kardesim onu öldürmediyse savasin sonuna kadar da ona dokunmayacaktir Mars. Bu yüzden umut etmekten baska çaren yok."

Mars savasçisi boynunu egip, göz yaslarini saklamaya çalisti. Arkadaslari onu teselli ederken Merkür yanina yaklasip kolyeye bakti.

"Efendim... bu ates kirbaci tam olarak nasil bir savasçi?"

"O..... O Abadren."

"Abadren mi!"dedi hepsi birden.

"Evet. Öldügü zaman onun ruhunu bir tas görünümündeki kara inciye haps ettim ve dünya da bir yere gönderdim. "

"Ama bizlerde öldük ve geri döndük.Eer onu da biraksaydiniz belki...."

"O zaman bu mümkün degildi Merkür. Güç'mün sinirini bu kadar zoylayamamistim ama artik yeterince güçlüyüm."

"Ates kirbaci...? çok ilgin."dedi Jupiter düsünceli bir sekilde.

"Adi mecazi anlamda atesli kismi hariç tabi"diyip gülümsedi Evren. Merkür bir soru daha srmak istedi ama bak1slari onu durdurdu. Yukari baktiklarinda bir kara topun etrafa yaildigini gördüler. Dünyanin her yanindaki insanlar uykuya yatmaya basladlar.

"Bu sekilde çok daha iyi"dedi Evren Savasçisi. Kara topun ardindan gelen kara bulut gibi görünen savasçilar hizla yaklasiyorlardi. Tüm savasçilar hazir ola geçti.

"Savas zamani!"

"Bu savasta her zaman yaninizdayiz efendim."dedi tanidik bir ses. Savasçilar arkalarina dödnüklerinde üç isigi karsilarinda gördüler.

"Hekim! Gezgin! Kurucu!"

"Selam kizlar!"

"Takim da tamamlandigina göre hersey tamamdir."dedi Evren Savasçisi ve gümüs krsitalin kiliça dönüstürerek havaya yükseldi. Bir süre sonra iki tarafinda savasçilari karsi karsiyadilar.

Ahva ve Akriha havada karsi karsiya kiliçlarini çekmis bir sekilde birbirlerine bakiyorlardi...


Dünya'ki yasam sanki durmustu. Insanlar hatta hayvanlar bile uykuya dalmisti. Bu sayede dünyada kopan savasin kimse farkina varmayacakti.

Onlarca savasçi yer yüzünde birbirlerini yok etmek için savasiyorlardi. Gökyüzünde ise Ahva ve Akriha kiliçlari ilr birbirine girmis, savasiyorlardi. Kimse karsisindaki düsmandan baskasini görmüyor, duymuyordu. Gezegen Savasçilari ve üç isik, yan yana savasiyorlardi.Karanligin ve 0sigin gerçek savasi buydu!


"Sen ve savasçilarin! Bu sefer kazanamayacaksi kardesim!"

"Bundan emin olma Ahva! Uuzn zaman önce seni yendim simdi de zor da olsa seni yeniden yenicem! Ve bu sefer asla kurtulamayacaksin! ASLA!"

"Hahahhaaaaaaaahaha"

Kiliçlarin her birbirine vurusunda kivilcimlar çikiyordu. Sesleri herkesin kayitsiz kalamayacagi bir siddette idi.

Kara Kalp ve Kizil Hançer, yaratik savasçilari ile birlikte gezegen savasçilarin karsina çikti.


"Selam kizlar!"dedi Kara Kalp, gözlerini Mars'a çevirerek.

"Yeni kiyafetleriniz çok cici olmus."diye tamamladi Kizil Hançer

"Kiyafetden ibaret degil"dedi Galaksiya. Yavasça kiliçi ile kizlarin yanina yaklasti.

"Galaksiya!"dedi ikisi birden.

Galaksiya, savas naralari atarak kara Kalp'e saldirdi.Kalp kaçmak istedi ama kolunun yaralanmasina engel olamadi. Kizil Hançer, yaratiklarina dönerek onlari savasçilarin üzaerine saldirmasi emrini verdi ve galaksiya ya dönerek, Kara Kalp ile birlikte ona saldirdi.

Kizlar gelen savasçilara karsi koymak için güçlerini kullaniyorlardi. Etkisiz hale getirmek istiyorlardi ama mahalesef bu çözüm degildi. Gerçek halleri insan olunca, saldirmakta korkuy1rlardi. Taki birkaçi saturn ve Plüton'u yere yikip yaralanayana kadar. Öldürmek için son darbeyi yapacakken, Uranüs gücünü kullanarak onlari yok etti. Baska çare yoktu. Yok edilmek zorundaydilar. Milyonlarca insnain hayatina karsilik birkaç insan. Budaha adilceydi.

Kara Kalp, Galaksiya'nin darbesi ile yere düsüp bir süre haraketsiz kaldi. Kizil Hançer daha da saldirdi. Kara Kalp, ayaga kalkip saldirmak için hamle yapacakti ki Mars'i gördü. Gülümsedi ve üzerine saldirdi. Mars son an da fark etti ve bu onun yere yapismasina neden oldu. Kara kalp, Mars'in üzerinde durmus siritiyordu.


"H1h1h1h11h ne oldu bebegim. Büyük babani mi merak ediyordun? Yazik, yazik...."

"Kes sesini!"

"Neden? Dogrulari duymak aci mi veriyor. Sana su kadarini söyleyim, büyük babani asla göremeyeceksin, ASLA! HAHAHAAHHA"

"HAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!!"
Mars, eli ile kara kalp'e yapisti. Kara Kalp sustu.Konusmadi,haraket etmedi. Sadece saskin gözler ile Mars'a bakiyordu. Parlak birsey, Kara kalp'in vücudundan geçmis duruyordu. Agzindan hafif kan gelmeye basladi. Mars ise öfke ile ona bakiyordu.

"...Nasil?..."agzindan bir tek bu kelime çikti. Zoraki bir sekilde yaga kalkmaya çalisti. Bir kiliç gösünden çikti. Kara Kalp, kalktiginda gögsünden kan çikiyordu. Kizlar olani görünce saskin bir sekilde savasmayi birakti ve olanlari izlemeye basladilar. Kizil Hançer'de çok geçmeden olayi gördü. Galaksiya ile savasmaktan vazgeçti.

"KARA KALP!"

Galaksiya memnun bir sekilde gülümsedi. Mars, elinde kiçi ile ayaga kalkti. O da inanmiyodu ama elinde bir kiliç vardi. Tamamen iç güdüsel davranarak, kiliç ile yuvarlak çizdi. Ayni anda bir alev dairesi olustu.Alevin ortasinda ise mars'in simgesi vardi.

"Mars Vurgunu !!!!!!"

Kilç'i yatay bir sekilde tuttu ve ileri bastirdi. Alev dairesi Kara kalp'in içinden geçti ve onu yakarak bir anda yok etti.

"Sana kiyafetden ibaret olmadigini söylemistim degil mi?"dedi Galaksiya, Kizil Hançere. Galaksiye, sok olmus kizil hançere gülümsedi.....

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
19 Eyl 2010 15:37, Değiştirme: 20 Eyl 2010 20:25 (Toplamda 1 kere)
Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 53
Kayıt: 08 Ksm 2007
Mesajlar: 38
Favori Anime & Manga: Anime: SM
Nerden: Türkiyem
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic)
Alıntıyla Cevap Gönder
16.Bölüm: Yeni Oyuncaklar

Kara Kalp, gözleri açik sekilde yerde yatmisti. Gözlerin de hayat belirtisi yoktu ama gözlerine bakan, onun soke oldugunu anlardi.Beklemedigi bir sekilde ölmüstü.Su an da ise zaten geriye küllerden baska birsey kalmamisti. Bu Kara Kalp'in tamamen yok olmadan önce ki son haliydi. Kizil Hançer'de sok geçirmis bir halde, aklinda kalan anilarina göz gezdirdi.Öylece cansiz bir sekilde duran Kara Kalp'e bakti. Onun için üzülmemisti tabiki. ne de olsa sevgi nedir bilmezdi.Sevgiyi bilmedigine göre, biri içinde üzülemezdi. Üzüntüsü sadece efendisinin kaybetmesi yüzünden ortaya çikabilcektir.Çünkü, o kaybederse, kendisi de kaybedecektir. Kendine gülümseyen Galaksiya'ya öfke ve nefret ile bakti.

"Anlasilan, Efendim Kaos'u tam anlami ile içine yerlestirememis Galaksiya!"

Galaksiya'nin zafer gülümsemesi anin da soldu. Geçmis gözlerinin önünden akmaya basladi,yaptiklari,hissettikleri ve yapmak istedikleri... Gezegen Savasçilari, bir Mars'a, bir Galaksiya'ya bakiyordu.

"Demek, Kiyamet'in marifeti idi. Bütün o Evrene sahip olma, yildiz tohumlari..."

"Sadece o degil, Uranüs."dedi Kizil Hançer."Nehelenya, Nemesiz, Mesih... hepsi efendimin sizlerin üzerine saldigi bir belaydi."

"Yani hepsini o mu yapti?"

"Elbette Venüs. Düsünsene, hepsi de sevgi nedir bilmiyordu. Sevgi onlar için saçma,gereksiz ve zayif birseydi. Ayni Kiyamet'in düsüncesi.hepsine kendi düsüncesini asilamis."dedi Mars,yerden kalkip, kiliçini yere çevirerek. Hepsi saskindi, demek ki Kiyamet çok uzun zamandir onlari izliyordu. Ya da yapacaklari için zemini çok önceden hazirlamaya baslamisti. Savastiklari tüm düsmanlar, hespi de Kiyamet'in onlarin zayif taraflarini kullanarak kendi emelleri için kullandigi birer köleydi.

"Efendim haps edilmeden önce, Kraliçe Beryl ve Metallia 'i sizin basiniza bela etti. Amacina kismen de olsa ulasti. Aptal Berly, ask denen saçma duygu ile haraket etmeseydi simdi çoktan tüm evren bizimdi. Tabi sizlerde su an da yasamiyor olurdunuz. Hiçbiriniz, hiçbir gezegen savasçisi. Tüm evren bizim egemenligmizde, karanligin içinde olacakti!"

"Buna izin vermeyiz!"

"Öyle mi Galaksiya. GÖRECEGIZ!!!!!!!"
Kizil Hnaçer, kiliçi ile birlikte Galaksiya'ya saldirdi. Onlar savasirken,gezegen savasçilari Mars ile ilgileniyorlardi.

"Bunu nasil yaptin.Kiliç?"dedi Jupiter.

Bilmiyorum, o an sadece onu öldürmek istedim,bunun için de birsey istiyordum birden bire bu kiliç elimde biti verdi."

"Bunu yapabiliriz. Eger konsatre olursak..."dedi Neptün. Ama vakitleri varmiy di? Hepsi gözlerini kapatti... 0çlerinde bir enerji dalgalanmasi hissetiler.Tam olarak içlerind evar olan dönüsüm bronslarindan baslayip kollarinda ki bileklere kadar. Sonra birden bire bire tüm savasçilarin kendilerine ayit renklerde, çok güçlü olmayan bir isik parildadi. Merkür'ün hariç hepsinin elinde birer kiliç vardi.Saturn ve Plütonun asalari ise biraz daha farkli bir hal almisti. Uzun asa bir kiliç seklinde idi simdi.Merkür'ün elinde ise bir kitap vardi. Merkür bir an neden kitap oldugunu anlayamasa da kisa zamn da gücünü ögrendi. Üzerine gelen iki yaratigin gönderdigi enerji dalgalanmasiin iç güdüsel olarak kitabini açarak engellemeyi basardi ve kitabin içine hapis etti. Iki yaratik llk öne anlamsiz bir sekilde birbirlerine baktilar ama son gördükleri sey Uranüs ve Neptün'ün kiliçlari oldu. Merkür, kitabini tekrar açti. 1çinde karmasik sayilar ve bilgiler vardi.

"Bu da nedir?"dedi Satürn.

"Bu harika birsey."dedi Merkür gülümseyerek. Kitaba dokunarak birseyer birildandi.

"Merkür!"deid Venus sabirsiz bir sekilde.

"Bakin, bundan sonra yaratiklarin direk olarak iki gögüslerinin ortasina saldirin. En zayif yerleri orasi."dedi Merkür.hala gülümsüyordu.

"Zaten oraya saldirdik da sen nereden biliyorsun?"dedi neptün.

"Kitaptan ögrendim. Anladigim kadari ile, kitap sayesinde hem kendimi koruyabiliyorum hem de hapis ettigim saldirlari sayesinde karsimizdakilerin zayif taraflarini görebiliyorum."

"Bu çok iyi bir haber. Onlardan bir adim öndeyiz demektir."dedi Plüton.

"HEY KIZLAR!"dedi Üç Isik. Gezegen savasçilari onlara döndügünde.Karanlik Savasçlarin onlara saldirdigini gördü. hepsi d eheyecanlandi. Yeni oyuncaklarini denemek için harakete geçtiler...



Akriha ve Ahva, kiliçlarini son kez birbirine vurup geri çekildiler. 0kiside nefes nefeseydi. Yoorgundu ama Akriha, gezegen savasçilarinin yeni oyuncaklarini kesif ettigini görünce keyfi yerine geldi,gülümsedi. Ahva ise galaksiya ile dövüsen Kizl Hançere bakti. Bir süre Kara Kap'i aradi ama göremedi.

"Bosuna arama. Artik yasamiyor..."dedi Akriha. Ahva anlamisti. öfke ile kiz kardesine bakti ama hiçbirey yapmadi.



"Hadi ama, bu kadar zor olamaz.... Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!... LANET OLSUN!"


Berly, yerden kalkti ve aciyan ellerini ovusturdu. Gözlerinde öfkeden baska hiçbirsey yoktu. Bir görevi vardi.Serenity'i bulup onu efendisine egtirmek ama ondan önce yapmasi gereken birsey vardi.Eger basarabilirse Sereniy'i sagsaglim getirmesine gerek kalmayacakti.En azindan bunu umuyordu. Karsisinda iki yuvarlak krsitalin ortasinda duran bir asa vardi. Asa da Ying Yang sembolü vardi.Yani Karanligin ve Isisin temsili, dengesi. Savasçi Aquamarin'in asasi. Uzun zaman önce... Karanligin ve isigin ilk ortaya çikisindan ber var olan bir savasçiydi. 0lk ortaya çikan savasçilardan biriydi. Ama yine uzun zamandir uykuda olan bir savasçiydi. Anlatilanla birer efsaneydi.gerçekmiydi bilen yoktu ama asa burada olduguna göre ve efendisi onun orada söyledigine göre gerçekti. Onu alacakti...Ne pahasina olursa olsun...

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
20 Eyl 2010 19:44
Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 53
Kayıt: 08 Ksm 2007
Mesajlar: 38
Favori Anime & Manga: Anime: SM
Nerden: Türkiyem
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic)
Alıntıyla Cevap Gönder
17.Bölüm: Denge Savaşçısı Aquamarin

Kraliçe Berly karsisinda ki asaya bakiyordu, gözlerin de hirs ve basarisizliginin getirdigi öfke vardi. Çok sonra yaninda ki iki küreyi fark edebildi. Biri siyah, digeri de beyaz isik saçiyordu. Küreler karanligi ve isigi temsil ediyordu, ortasinda ki asa ise dengeyi. Berly'nin gözlerin de umut isiklari parilda di. Olabilirmiy di? Neden olmasin?

"Hmmmm.... O zaman.... Haaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!" Berly, hizla iki kolunu yana açip, ellerinde anidan olusan kara yildirimlari iki küreye gönderdi. Küreler büyük bir ses ile parçalanip, yok oldu. Kürelerin parçalari her yere saçilirken, Berly kendini parçalardan korumak için eli ile önünde güç kalkani olusturdu. Tehlike geçince, kalkani kaldirdi ve asaya yaklasti, asa bir an kipirdandi.Berly artik zaferden dolayi gülüyordu...

"Lunai daha ne kadar bekleyecegiz?"

"Ne kadar zaman gerekirse Artemis. Akriha efendimiz bize aksi söylenmedikçe buradan çikmamamizi söyledi."

"Evet ama, bilmiyorum. Bu sekilde ne oldugunu bilmeden beklemek... çok rahatsiz edici."

"Biliyorum...Heh?.. Artemis sen de hissetin mi?" Luna yerinde hizla kalkip, Artemis e döndü. Artemis de ayni heyecanla yerinden kalkip,basi ile onayladi.

"Aquamarin!"

"Bunu Efendiye söylemliyiz."

"Gerek yok, Artemis. Akriha bunu hissetmistir."

"Neyi Luna?"

"He?... Prenses. Seyi..."

"Aquamarin'i."diye tamamladi Artemis.

"O da kim?"

"Karanlik ve Isik arasinda ki denge."dedi Endymion, Serenity'in arkasinda görünerek. Serenity, soru soran gözler ile bakmaya devam etti. Luna açiklayacak iken, Endymion ondan önce davrandi.

"Aquamarin, karanligin ve isigin güçlerini dengeleyen bir savasçidir. Uuzn zaman önce, ilk savasçilar ortaya çiktiginda..."

"Yani Akriha ve Ahva"dedi Serenity.

"Evet onlar.... Akriha ve Ahva, büyüdükçe taraflarini belli ettiler. Bu karanlik ve isikti... Bunun sonucunda ikisinin gücünden Aquamarin ortaya çikti. Her ikisinin gücünün dengesi. Eger Aquamarin ölürse, denge de bozulur ve o zaman ne olacagi belli olmaz."

"Bunu nereden biliyorsunuz? Bu bir efsane olarak bilinirdi."

"Abadren. Ban anlatmisti."

"Peki ona ne oldu?"dedi Serenity.

"Sey.... Sanirim yerini buldular. Kral Abadren onu saklamisti. Ve onu bulanin da Akriha oldugunu sanmiyorum."

Serenity üzgün bir sekilde Endymiona sarildi. Gelecekleri ne olacakti kim bilir?

Kadin, elini terddüt etmeden asaya yaklastirdi, asa sanki huzursuz olmuscasina kipirdanmisti ama Berl'nin elinden kurtulmasi için dahasini yapmasi gerekiyordu.

Berly, zafer kazanmiscasina asayi havaya kaldirdi ve zafer çigligi atti. Bu zafer çigligi sadece asayi almasindan kaynaklanmiyordu, ayni zaman da ay prensesinin kesin ölümüydü. Dolayisiyla ona söz verildigi gibi Dünya hakimiyetinin de. Bu onun hakkiydi ve alacakti da.


_____________________________________________

Akriha ve Ahva, savasmayi birakmis, birbirlerine bakiyorlardi. Uzun süredir, hiç kipirdamadan öylece birbirlerine bakiyorlardi. Savas öyle kizismisti ki, savasçilar efendilerini bile göremez hale gelmisti. Dünya üzerinde daha önce hiç bu denli savas yapilmamasti. Bu savasin sonu Dünyanin ve evrenin hakimiyetinin kimde olacagini belirleyecekti. Her iki taraf da kaybetmemeye niyetliydi, kesinlikle kazanacaklardi ve bu ugurda ne gerekiliyorsa yapilacakti.

"Söylermisin sevgili kardesim, kaznama umudunun ne kadar oldugunu düsünüyorsun?"

"Seninkin den çok kardesim. Her zaman oldugu gibi."

"Heh! Komik! Bu sefer kazanan ben olacagim, kaybeden de sen."

"Umut iyidir. Kazanmak için gerekli birsey ama bu sefer sana bir yarari olmayacak."

"öyle mi? Him.... Akriha! Isigin ve savasçilarin efendisi! Evrenin Savasçisi! Evrenin Savasçisi olman için, ilk nce her yerde gözün ve kulagin olmali. Her seyi bilmeli ve görmelisin. Aksi halde adinin ne anlami var."

"Ben Tanri degilim Ahva, sadece onun bir kuluyum ve bu kul karanligin kazanmasina izin vermeyecek."

"Peki ama ne ile? Umut? yoksa her zaman inandigin su sevgi ile mi?"Ahva, Berly'i hissetti... gördü.... Kadin gülümseyerek, elelrini iki yana açti. "Üzgünüm ama bunlarda bu sefer seni kurtaramayacak. Çünkü avantaj ve güç bende!"

"Ne?"

Akriha ne demek istedigini tam olarak anlayamamisti. Görünürde aslinda sözler, her savas liderinin söyledigi seylerdi ama Akriha kardesini çok iyi taniyordu. Asla bosa konusmayacagini çok iyi biliyordu. Iste bu yüzden ilk kez içinde endise hissetti. zafer çigligi ile sarhos olmus Ahva'nin elinde ki asayi görünce endisesi korkuya dönüstü.

"Aaaa, evet canim kardesim. Denge asasi... dur bakayim, yoksa gözlerinde gördügüm bu sey korkunun kendisi mi?"

"Ne yaptiginin farkinda degilsin!"

"YETER, DURUN!!!!!!!!!!!!!!" Ahva, asa yi görünmez bir zemine vurur gibi yapti ve aninda tüm savasçilar dondu. Hiçbiri kipirdamiyordu, haraket etmeyi birak yasam belirtileri bile yoktu.

"ne yapiyorsun sen!"

"Yaptigim sey basit!...." Akriha, Ahva'nin arkasinda beliren Berly'i görünce sasirdi."Berly, asa bana diyor ki, prenses yer altinda, eski dünya kralligin da,eski evinde. Aslinda biraz uzak ha? Japonya dan çok uzak."

"Sonunda..."dedi Berly, zevkten gülümseyerek. Akriha, serenity için,dostu,kardesi için endiselendi.

"Umarim yeri hatirliyorsundur?"

"Tabiki de nasil unuturum."

"HAYIR!" ama Berly, hizla gözden kaybolmustu bile. Akriha, harakete geçip onu durdurmak istedi ama Ahva'nin saldirisi yüzünden bunu basaramadi.

"Yooo, sakin bir yere gitme kardesim."

"Saçmaliyorsun!"

"Hayir, hiç sanmiyorum!"

Ahva, asayi kaldirdi ve ileri nisan aldi. Asa dan çikan enerji sekillendi ve insna formuna dönüstü. Aquamarin, yüzyillardir süren uyksundan uyanmisti artik. Etrafina bakindi, neler oldugunu anlamasi çok zaman almamisti.

"Görüyorum ki büyük savasiniz baslamis. Bunun sonucundan tekrar uyanacagimi biliyordum."dedi Aquamarin. Uzun kahverengi saçlari ve altin renginde gözleri vardi. Beyaz ve siyah renklerden olusan bir elbisesi vardi. Omuzunda Yin-Yang'in sembolünde omuzluk vardi.

"Güzel... en azindan süpriz olmadi.Asani almamda da sorun yoktur."

"Hayir Ahva! Savasiniza beni karistirmayin. Asami ver!"

"Hiç sanmiyorum..." Ahva, asayi kullanarak Aquamarinin uzaklara firlatti. Kendindne geçmis bir sekilde, yerde haraketsizce durdu kadin. Bunun üzerine Akriha, hizli bir hamle yaparak kardesine kilici saplamak için haraket yapti ama onun yerine asadan gelen enerjiyi durudrmakla yetinebildi.

Biliyormusun? Bu asa nin seklini hep sevmisimdir.... en iyi yani ise bundan böyle dengenin ben olmasi! Asa bend eldugu sürece onun gücünü d eben kullanirim. Söylesene kardesim, asadaki isigi yok edersem ne olur?"

"Neden denemiyorsun?"

"Hiç sanmiyorum. Sen ölmeden bunu yapamam, beni aptal mi saniyorsun ? Ama en azindna her iki gücü de elimde bulunduruyorum.ne güzel degil mi? senin ve benim sonsuz güçlerim burada, elimde!"

"Serenity den ne istiyorsun?"

"Ne isteyebilirim ki. Onu kullanabilicegimi düsündüm, sana karsi. Onun hayati için herseyi yapardin.Ama asa elime geçince gerek kalmadi. Berly in arzusunu yerine getirmek isterim."

"Bunu yapacagimi nasil düsündün. Ben olmazsam eger...."

"Gezegen savasçilari da olmaz. Iste bu yüzden onlar için önemlisin evet."

"Serenity?"dedi Aquamarin. Yukari da duran iki savasçi efendisine bakti. Gelecegi biliyordu, Gümüs Tokyo, krallik, savasçilar. Birseyler yapmaliydi.Karanlik hakim olmamaliydi. Birden gözleri, donmus olan sekiz savasçiya takildi. Elini kaldirdi ve ufak bir haraket yapti. hepsi de hemen uyandi.Etraflarina bakindilar ne oldugunu anlayamamislardi ama Aquamarin sadece susmalarini isaret etmekle yetindi ve gözlerini kapadi. Tüm enerjisini kullanarak, kendisini ve savasçilari olduklari yerden yok etti. Ahva kaybolan savasçilari görünce sinirlendi.

"Lanet olsun."

"Ben lanet okumazdim kardesim. Sükür ederdim."

Ahva, gözlerinde öfke ile kardesine bakti...

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
22 Eyl 2010 10:42
Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 53
Kayıt: 08 Ksm 2007
Mesajlar: 38
Favori Anime & Manga: Anime: SM
Nerden: Türkiyem
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic)
Alıntıyla Cevap Gönder
18.Bölüm: Eski Dünya Krallığı ve Berly ile bir savaş!
Aquamarin ve sekiz savasçi, karanlikta kalmis, yikik dökük krallik'in ortasinda duruyorlardi. Kizlar ne oldugunu anlamamisti.Karsisinda ki kizin kim olduklarini da bilmiyorlardi. Su an da neredelerdi? Ama Uranüs ve Neptün nerede olduklarini anladi... hatirladilar...

"Burasi... Dünya kralligi."dedi Uranüs. Neptün etrafina aci bir sekilde bakindi.

"Ama tanimak ta zorluk çektim. Çok farkli görünüyor simdi bana."Neptün, kralligin eski halini hatirladi. Yesillik dolu, beyazlar içerisinde bir krallik. Kralligin her yanini gül çiçekleri kaplamisti. Insanlar mutlu ve huzurlu bir sekilde yasiyorlardi. Kral Abadren... Ve Evren Savasçisi.... Karsi karsiya durmus, birbirlerine sevgi ile gülümseyerek konusuyorlardi. Ileri den Prens ve dört general korumasi geliyordu. Uranüs ve kendisi, efendilerinin hemen gerisindeydiler...

"Adim, Aquamarin. Denge savasçisiyim ve kizlar... hiç vaktimiz yok. Prensesiniz tehlikede."

"NE!"diye bagirid hepsi. Endiselenmislerdi, Neptün zorla da olsa eski güzel günlerden siyrilip, serenity'nin tehlikede oldugunu duymus ve digerleri gibi endiselenmisti. Aquamarin, hiç vakit kaybetmeden, eskden kralligin merkez sarayi olan, Isik sarayina dogru kosmaya basladi. Diger savasçilar da arkasinda... tam saraya gireceklerdi ki kendilerini aci bir sekilde yerde buldular.

"Bu da nedir?"dedi Jupiter. Mars, gözlerini kisarak, kapiya bakti. Hiç iyi seyler hisetmiyordu, hissettigi sey, yeni birsey degildi,eski birseydi.

"Bu kim se tanidik."

"Dogru...."dedi Aquamarin, mars'a dönerek. "Umarim geç kalmamisizdir." yerinden dogrulup, saldiri pozisyonunu aldi. Karsilarin da uzun kizil saçli bir kadin duruyordu. Mars,Jupiter,Venus ve Merkür inanamaz gözler ile karsilarinda ki kadina baktilar.

"BERLY!"

Siz küçük siçanlar! Benden kurtulabiliceginizimi sandiniz!"

"Usagi'ye ne yaptin söyle!"dedi Mars, hirçin bir sekilde kadina saldirmaya hazir bir sekilde ilerlerken ama Aquamarin onu kolundan tutup engelledi.

"Sakin ol Mars... simdilik elimden kurtulup, kaçmayi basardi ama yakinda elimde olur ama önce sizin isiniz bitecek!"

"Bu kadar emin olma derim."dedi Aquamarin. Elinin birini arkasina koydu.

"Aquamarin! Asan olmadan sen bir hiçsin!" dedi Berly ve kara yildirimi üzerlerine gönderdi. Ama Aquamarin, sadece tek elini kullanarak bunu engelledi. Berly bunu görünce sasirdi ama çabuk toparlandi. Sadece gülümsedi...

"Prens ve Prenses nerede?"

"Cehennemde!"diye yanıtladı Berly, Aquamarin'in sorusunu. Aquamarin bu cevaptan hiç hoşlanmamıştı. Lakin Berly burada olduğuna göre prens ve prenses hayatada idi. Yksa çoktan bir zafer çığlığı ile efendisinin yanına gitmişti. Hem de presnses ile. Başını yarım döndürerek, savaşçılara döndü.

"Kızlar, siz prensesi ve prensi bulun..."Berly'e dönüp, meydan okuyan gözler ile devam etti."...Ben onunla ilgileneceğim."

"Sen mi?"dedi berly, alaya alarak. Gezegen Savaşçıları başları ile onaylayarak, saldırı pozisyonuna geçtiler. Ve hepsi birden güçlerini çağırdı.

"Mercury Aqua Rhapsody"

"Mars Flame Sniper"

"Jupiter Oak Evolution"

"Venus Love and Beauty Shock"

"World Shaking"

"Dead Scream"

"Submarine Violin Tide"

"Silence Glaive Surprise"

"AUQMARIN BLANCE WALL!"


Dokuz Savaşçının gücü bir olmuş, Berly'e gidiyordu. Berly karşı koymak için hamlesini yaptı ama gücü buna yetmedi ve savaşçıların güçü onu sardı. Aquamarin nin Denge Duvarı saldırısı ile etrafı güç duvarı ile sarılan Berly, defalarca diğer savaşçıların gücne maruz kalıyor ve acı içinde bağrıp,kıpırdayamıyordu.

"KIZLAR ŞİMDİ! GİDİN HEMEN! BULUNCA ONLARI BURADAN ÇIKARTIN!" dedi aquamarin. Savaşçılar hızla yıkık saraya girdiler.O an da Berly büyük bir çığlıkla güç duvarını yok etti. Şimdi eskisinden de saldırgan ve öfke doluydu.

"Kiyamet Savaşçısı sence bana hiçbir şey vermedi mi?" Berly, gözlerinde açıklanamaz bir güç tuutkusu ile sağ elini kaldırdı.

"METALYA!"Berly, karanlık bir görünüm aldı. açları karardı ve yukarı kalktı. Aynı uzun zaman önce Prenses Serenity ile son savaşını yaptığı gibi görünüyordu.Tek fark o büyüklükte olmaması. Aquamarin endişeli gözleri ile düşmanını izledi.

"Metalya'nın gücü! Ala yok olmadı! Kıyamet vakti zamanında kendinden bir parçayı dünyaya gönderdiğinde, zaferinin kesin olacağını sanıyordu. Taki o yok oluncaya kadar. Lakin yaşayan parçası Metalya, son savaşımda benimle bir olduğunda, Kıyamet tarafındna uyandırıldık."

"Sen Aquamarin! Gücün yeter mi bana?"


"Her zaman! Sen de benim kim olduğumu tam bilmiyorsun." Auamarin gözlerini kapattı. Vücudunun her yerinde sarmaşık gibi çizgiler oluşuyordu.Beyaz ve siyah renkte. En son bilekliklerinde ki yin-yang kabarık bir görüntü aldı.

"Ben de her ikisinin de gücü var. Sen de ise bir."

"Göreceğiz!..... HAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!"

____________________

"Sence neredeler?"

"Sarayın altında gizli bir oda olması gerekyor. Güvenlik için."

"Yanlız Uranüs, hatırlamamız biraz zor olacak."dedi Neptün. Uranüs aynı kanıdaydı. Savaşçılar yıkık sarayın içinde hızla koşarken, Uranüs ve Neptün odanın yolunu hatırlamaya çalışıyordu. Lakin Merkür, kitabını çıkartmış çoktan sarayın krokisinin çıkartmaya başlamıştı bile. Birkaç dakika sonra Merkür zafer edası ile gülümsedi.

"BULDUM!"Savaşçıların anında koşmaktan vazgeçip,durdular ve Merkür e döndüler.

"Bir yerden bazı sinyal alıyorum. Usagi olduğundan eminim. Birden fazla kişi... İlerki koridordan sağa döneceğiz, yol boyunca ilerledikten sonra kapı orada olmalı."

Kızlar tek bir şey demeden koşmaya ve Merkür ün tarif ettiği yoldan ilerlemeye başladılar. En sonun da kapının olması gereken yere geldiklerinde bir duvar ile karşılaştılar. Hiçbirşey yoktu.Çıkmaz yoldu burası.

"Hani nerede?"dedi Venüs.

"Adı üzerinde Venüs.Gizli geçit.Koca bir kapı olupta, üzerinde gizli geçit demesini beklemiyorsun değil mi?"

"Ah doğru"diyip kafasına vurup,dilini çıkartı Venüs. Plüton, duvara yaklaştı ve iyice yokladı.

"Bulmak zaman alacak. Br kol, ya da benzer birşey yok."

Kızlar duvarı yoklamaya başladılar. Duvara vuruyor, elelrini gezdiriyorlardı ama bir sonuç bulamadılar. venüs, duvarın hemen karşısında dünya nın sembolünü gördü. Güzel bir çizim olduğunu düşünüp inceledi.Lakin sırf tek bir sembol değildi.Etrafında yıldızlar,ay ve diğer savaşçıların sembolleride vardı.

"Kızlar bu çok güzel."

"Minako! Bunun sırasımı..."dedi Jupiter ama resme bakınca o da ilgiyle çizime baktı.

"Hoşuna gideceğini biliyordum."diyip sırıttı.

"O yüzden değil."diye tersledi jupiter."Bu neden tozlu değil?"

"Anlamadım?"dedi Mars. O da bakınca tzlu olmadığını gördü.

"Geçiş bu olabilir kızlar."dedi Satürn.Uranüs tanımıştı. çizime yaklaştı ve elini tabloda gezdrdi. Dğnya sembolüne geldiğinde sembol parladı ve çizm boydan boya büyüdü. Bir geçit kapısı oluştu.

"Vay be. Çok ilginç"

" bak şimdi hatırladım."dedi neptün gülümseyerek.

"Senden çok gelirdim buraya."dedi Uranüs hafif bir tebessüm ile.

"Merkür?"dedi Mars. Merkür hemen kitabını yeniden açtı ve kontrol etti. Başı il onaylayınca hepsi birden içeri girdi.Karanlık basamaklı bir koridordu.Yol dardı ama en azından güvenli görünüyordu. İçeri giridklerinde geçt de kayboldu.

"Sizce güvenli mi?"dedi Jupiter?

"Prens ve prenses buradan geçtiğine göre öyl olmalı."dedi Satürn. Herhalde 50 basamak kadar inmişlerdir ki bir kapı göründü. Uranüs, kapıya yaklaştı ve itti. Kapı gıcırdayarak açıldı.İçeri giridğin de tozlanmış büyük bir masa ve oturaklar gördüler. Duvarlar da tablolar. Bazı heykeller ve küçük bir küyphane. Lakin kimse içeride yoktu.

"Serenity?"dedi Plüton.

"AHHHHHHHHHH!!"diye bağırdı Venüs...

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
24 Eyl 2010 12:38
Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 53
Kayıt: 08 Ksm 2007
Mesajlar: 38
Favori Anime & Manga: Anime: SM
Nerden: Türkiyem
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic)
Alıntıyla Cevap Gönder
19.Bölüm: Akriha Ölüyor

"VENÜS!!!!!!!!!!!!!!!"diye bağırdı hepsi birden. Fakat Venüs'ü yerde rahatlamış bir şekilde görünce diğerleri de sakinleşti.

"SEN NE YAPIYORSUN! BİR DAHA SAKIN BUNU YAPMA!"

"Yapma Minako. Aşırı tepki veriyorsun."

"Aşırı mı? SENCE BU AŞIRI BİRŞEY Mİ MAKATO! ARTEMİS! İN ÜZERİMDEN!"

Artemis suratı asık bir şekilde Minako nun üzerinden indi. Artemis'in arkasından Luna, Endymion ve Serenity geldi.

"USAGİ!"

"Kızlar!" prenses tüm dostlarına sıkıca sarıldı. Sanki çok uzun zamandır onları görmüyordu.

"İyisiniz değil mi?"dedi Uranüs. Endymion olumlu bir şekilde kafasını salladı."Berly, Aquamarin ile savaşıyor. Hepinizi bir şekilde buradan kaçırmak zorundayız."diye bitirdi. Usagi, Berly i yok edişini hatırladı. Şimdi tekrar gelmişti, bu sefer istediğini almak için çok daha güçlü bir efendisi vardı. Yavaşça Endymiona döndü ve gözlerini ona kenetledi. Hala onu istediğiğini biliyordu. Geçmişinde ki kayıp parçaların geri gelmesi de Berly in kendisine olan öfkesini daha da aklına kazımasını sağlamıştı.

"Kitapta buradan devam eden bir gizli geçit görüyorum."

"Doğru, şu iki heykelin arasında. Sarayın çok uzağına çıkıyor."dedi Endymion.

"O zaman gidelim."dedi Plüton. Endymion öncülük ederek iki erkek heykelin önüne geldi ve kılıç tutan kollarını indirdi. Aynı an da heykeller yana geçtiler ve alt taraftan bir geçit açıldı. Geçitin duvarda belirmesini beklerlken yerde belirmesi şaşırtmıştı kızları. Zaten yerin kat ve kat atındaydılar şimdi daha da iniceklerdi. Önce Endymion(yanan bir meşale alarak) ve kediler, ortada Serenity ve arkasında savaşçılar geçitten inmeye başladılar.

Endymion çocukluğunda burada geçirdiği zamanı hatırlamıştı. Kral Abadren, ona sarayın gizli yerlerini öğretiyordu. İkisi birden kara geçitten ilerliyorlardı. Endymion gülümseyerek, heyecanla kıpırdanıyor ve hızlı yürümek için uğraşıyordu. Ama Abadren sakin ve emin adımlar ile yürümesi gerektiğini söyleyip, kendisini dizginliyordu.


"Zor durumda kalmadıkça Endymion, bu geçitler asla kullanılmamalı.Özellikle de oyun için. Anlaşıldı mı?"Abadren sevecen bir gülümseme ile Endymiona baktı. Prens aynı şekilde karşılık verip anladığını belirtti. Kral, Endymionun en son hatırladığı gibi görünüyordu. Şimdi şöyle bakıyordu da aslında görüntüsünde hiçbir değişiklik olmamıştı. Hep genç, dinç ve güçlüydü. Lakin yüzünde hep bir olgunluk ve ciddiyet vardı. Mavi gözleri, gökyüzünden bile maviydi. Saçları buğday sarısı, güneşte parıdıyordu. Bir buğday tarlasını gezdirirken saçları yüzünden onu kaybetmişti. Fakat pek de uzun sürmemişti onu bulması. O zmaan anlamıştı ki bu onun için bir testti. Kral, ona çok dikkatli olduğunu söylemişti ama en iyisi olmak için asla gözüne aldanmaması gerektiğini de eklemişti. En son aklına gelen, Endymion'un Evren Savaşçısı ile birlikte görüntüsüydü. İkisi de endişeli ve sıkıntılı idi ama birbirlerine sıkıca sarılmış, destek alıyorlardı.

"Sonunda.... Nefesim kesilecek zananetim."dedi Mars. Geçitin sonuna gelmişlerdi. az bir basamak sonra kapı vardı.

"Aslında burası her zaman havadardı. Krallık yerin altına saklanıldığından beri oksijen konusunda sıkıntı olması çok doğal. Eğer yanlış hatırlamıyorsam bir tarlaya çıkmamız gerekiyor." kapıyı açıp, dışarı çıktıklarında bir yıkımla karşılaştılar. Canlı ve renkli hiçbirşey yoktu. Herşey ölüydü,cansız,renksiz,tatsız... Endymion hayal kırıklığı ile gözlerini aşağıya eğdi.Eski anılarında hatırlaığı gibi görmeyi çok istiyordu. "Tabi eskiden tarla vardı. "

"Peki bu krallıktan nasıl çıkıcağız? "

" Kendimizi ışınlayarak. Başka çıkış yok satürn. Buraya normal yollarla kimse giremez ve çıkamaz."

"O zaman iş başına."dedi Neptün. Tüm savaşçılar çember şeklini aldılar. Çemberin içinde kediler,prens ve prenses vardı. Konsatre oldular ve tüm enerjilerini kendilerini buradan götürmek için odakladılar. Kendilerini hafif ve havalanmış gibi hissettiklerinde, yerde, acı içinde buldular. Gözlerini açtıklarında Berly zevkle gülümseyerek, elinde bir kılıç tutuyor, serenity e tehtitkar bir bakış atıyordu.

"Uzak dur ondan! Berly!"

"Endymion. Aşkım..."Berly, prense uzanmak için elini kaldırdı ama Serenity hemen Endymion un önüne atladı ve Berly e öfke ile baktı.

"Asla! Bizi yine öldürmen gerekecek cadı!"

"Gerekiyorsa bin defa!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!"Berly kılıçı saplamak için kaldırdığında, bir yıldırım tarafından çarpılarak geriye pürkürtüldü.

"Sakın bir daha cesaret edeyim deme"

"Akriha!"

Akriha, yara bere içinde karşılarında duruyordu ama hala güçlü ve ayaktaydı. Berly korkuyla bakarak yerinde kaldı.Efendisinin hala hayatda olmasını umuyordu...

"Akriha?... Ah! Akriha!" Serenity koşarak yara içinde duran kıza sarıldı. Akriha gülümseyip, ona iyi olduğunu söyleyen bir bakış attı ve kenara çekti.

"Berly... hain." Akriha, gözlerine öfke ile bakıyordu.

"Kraliçem... ben..."Berly in kafası karışmıştı. Ellerini başına yaklaştırdı, ne yapacağını bilmez bir şekilde düşünmeye çalışıyordu. Geçmişi... geçmişindeki hatıraları... Burası... bir zamanlar yaşadığı yer olan Dünya Krallığının merkezi. Burada geçirdiği zamanlar ne kadar güzeldi. Krallıkta yaşayan soylu bir ailesi vardı. Kral, onun özel olarak yetişmesine özen göstermişti.

"Aptal olma kadın! Çektiğin acıyı hatırla...!"

Bu ses kafasının içinde yankılandı. Ne demek istediğini iyi biliyordu. Serenity, prensini elinden almıştı. Tüm umudunu yitirmesine sebep olmuştu. Ava haklıydı, sevgi acıdan başka hiçbir işe yaramayan sadece zayıflaarın arkasına saklanacağı birşeydi. Beryl in gözleri eskisi gibi şeytanca bakmaya başladı.

"CANIN CEHENNEME!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!" Beryl tüm gücü ile Serenity e doğru saldırdı. Sarı bir ışık Beryl in bedenine çarptı ve geçti. Beryl haraketsiz bir şekilde yere yığıldı, gözerinde eski hayatında yaşadığı bir anı göründü. Sessizce ve gizlice prensine ve serenity e bakıyordu... Beryl in hayatı gözlerinden son bir damla yaş dökülerek bitti.

Aquamarin yara içindeydi. Ellerini indirdi ve yere,dizlerinin üzerine yıkıldı. Kısa bir süre dahi olsa hapis edilmişti ama artık özgürdü.


"Aquamarin?" Akriha, Aquamarin nin yanına gidip, eğildi. Dengenin savaşçısı iyi olduğunu gösteren bir haraket yaptıktan sonra zorla da olsa yerden kalktı. Akriha, savaşçısının iyi olduğunu görünce prensesin yanına gitti.

"Ahva yı zaman boyutu içinde sıkıştırdım ama kısa bir süreliğine orada kalacaktır. Bu yüzden fazla zaman yok. Sizi bir an önce buradan çıkartmalıyız. Sen v Endymion yaşamak zorunda... Serenity?"

Serenity Akriha ya bakmıyordu. Yerde yatan Beryl e bakıyordu. Gözleri acı çekmiş bir şekilde açıktı ve gözlerinden akan gözyaşı hala kurumamıştı. Akriha, prensesin kolunu sertçe tutup sarsınca kendine geldi.

"Nereye gideceğiz?" dedi Endymion. Akriha iç çekip, gökyüzüne baktı. Daha doğrusu olmayan gökyüzüne bakmaya çalıştı.

"Evren Krallığına göndereceğim sizi. Şu anda eskisi gibi dolu değil ama kardeşim sizi orada bulamaz. Savaşçılarda sizinle gelecek. Neptün,Uranüs sizde."

"Ama görevimiz si..."Uranüs lafını bitirmeden Akriha lafını kesti. "Sizin ilk göreviniz benim dediğimi yapmak. Ahva ya karşı beni koruyamazsınız. Şimdi koruyacağınız kişiler daha önemli. Luna, Artemis ne yapmaları gerektiği anlat."

"Emredersiniz efendim."

Kediler prens ve savaşçılara ne yapması gerektiğini anlatırken, Akriha da yıkılmış kalıntılara göz gezdirdi. Burada çok iyi zamanlar geçirmişti. Sevdiği adam, kocası burada yaşıyordu. Ayrı geçirdikleri zaman çoktu. En sonunda Abadren, tamamen Akriha ile birlikte olmaya karar verdiğinde bir varis ihtiyacı ortaya çıktı. Akriha birkaç aday bulmuştu. Kral aralarından Endymionu varis olarak seçmiş, adaylardan dördünüde onun kruması olması için seçmişti. Dört general, en iyi şekilde savaş tekniklerini örenmişlerdi. Prensin koruması ve yakın dostlarıydılar. Ama birgün tüm bu güzel yaşamlar ve hayal yok oldu. Ahva, Kralı öldürerek hem Akriha nın hayallerini yıkmıştı hem de Dünya Krallığını zamansız başsız bırakmıştı. Yinede Akriha kardeşinden bir türlü nefret edemiyordu ama kalbi sevdiğinin acısı ile hala kanıyordu.

"AKRİHA!"

"!?"

Akriha hızla arkasını döndüğünde, kardeşini gördü. Elinde kılıcı ile öfke saçıyordu. O da kardeşi gibi yara bere içinde idi. Akriha nın düşündüğünden daha çabuk bir şekilde kurtulmuştu.

"Sorun nedir kardeşim? Sevgili kocanımı hatırlıyorsun?"Ahva yaptığını çok iyi hatırlıyordu, bu ona büyük bir zevk vermişti...[/b

[b] Akriha ya zarar vermekten büyük zevk duyuyordu. Onun kendisine çektirdiği acıların yanında bu nedir ki? Evet çok iyi hatırlıyordu. Aradan bunca uzun zaman geçmesine rağmen çok iyi hatırlıyordu. Daha dün gibi. Doğduğundan itibaren özenle yetiştirilmişlerdi. O zamanlar da sadece bir savaşçı vardı. 10 yaşlarında bir erkek çocuk savaşçı güçlere sahipti. Daha sonra da Ahva ve Akriha doğmuştu. Ardından ikisinin gücünden doğan Aquamarin... bundan sonra da arkası gelmişti.

Yüzlerce, onlarca savaşçı kendileri tarafından seçlip güçler verildi. Savaşçılar bulundukları gezegenlerdeki enerjilerine göre seçiliyorlardı. Her gezegende yaşanılan gezegenin enerjisinin yoğun biçimde taşıyan canlılar olurdu. Bu canılar yoğunluk derecesine göre de kademelendirilirdi. Genelde tek bir gezegenden, sadece tek bir sensi savaşçısı çıkardı. Onun dışındakiler onu korumakla yükümlü kişiler olurdu. Güç ve kademeleri de ona göre. Nadiren tek bir gezegenden iki sensi savaşçısı çıkardı. Ahva ve Akriha da evrenin denge savaşçıları olarak doğmuşlardı ama ikisi arasında çıkan kutuplaşma yüzünden dengeyi sağlamak amacıyla Aquamarin doğdu. Evrenin Savaçısı rütbesine ise Akriha sahip oldu. Ahva ise Kıyamet Savaşçısı oldu ve tüm evrene karanlık getirip, hüküm sürmek için çabaladı. En son savaşında kardeşi tarafından evrenin hapishanesi olarak bilinen Nemesise, en karanlık yerine hapis edildi. Oraya hapis edilen ilk kişi o oldu. Sadık hizmetkarı bilge adam uyandığında, efendisini tekrar uyandırmak için gerkeenleri yapmaya başladı. İlk olarak Kraliçe Beryl in hafızasını vererek Metalya yı yani Ahva nın ruhundan kopan enerjisini uyandırmak için ne yapması gerektiğini gösterdi. Sonrası kesilmedi. Gereken enerji toplandığında ve dengeler bozulmaya başlandığında Kıyamet Savaşçısı Ahva uyanmaya başladı. En sonunda Kaos sayesinde Nemesis den, hapis edildiği yerden kurtuldu. Bilge adamı zamanda yolculuk yaptırarak geleceğe gitmesini sağladı. Bu sayede Kristal Tokyo ve savaşçıları yok etmek için hem gelecekten hem de geçmişten saldırdı. Kendisi de kız kardeşini bulup yok etmek için tüm evreni dolaştı.

Şimdi şu anda, burada... Akriha ile karşı karşıya... yeniden. Aquamarinin asasını sıkıca tuttu ve Serenity e çevirdi. Savaşçılar birşey yapmak istediler ama Ahva nın tehtitkar bakışları yüzünden durdular. Akriha ya baktığında, kendisine sert bir şekilde baktığını gördü. Git gide kızıyor,nefret etmeye başlıyordu. Bu çok iyi idi. Nefret, aynı kendisinin şu anda hissettiği gibi ve aynı zaman da sevginin ne kadar zayıf olduğunun da kanıtı.


"Ondan uzak dur Ahva."

"Neden? kardeşine birşey yapacağımdan mı korktun?"

"Lanet olsun! Senin deridn nedir! Bunca yıl bu öfke, sevgisizlik nedir!!!!"

"NE Mİ? SENCE KARDEŞİM?"

"Eskiden böyle değildin. Sert huyluydun ama yinede sıcaktın. Şimdi buz kütlesinden farkın yok!"

"Sevgi dediğin şey nedir ki? Asla tatmadığım bir duygu ama sevgisizlik beni daha güçlü kıldı, daha sert. Oysa şu haline bak. Sevdiğin insnalar ölünce sende ölüyorsun. zayıf düşüyorsun. Nemesis de karşıma çıktığında o kadar zayıftın ki.

O gözlerinde sadece acı vardı. Lanet olası adama duyduğun sevgiden baka birşey yoktu. PEKİ YA BEN!"


"Sen mi?"Akriha şaşkın bir şekilde kardeşine baktı. Ne demek istediğini anlamamıştı. Ahva kardeşine bakıp, acı bir şekilde gülümsedi.

"Hiç fark etmedin değil mi?"kafasını umutsuzca salladı."Ailem sana daha fazla değer veriyordu.Çünkü onlara göre yaptıkların çok iyi şeylerdi. Gurur verici şeyler. Bunları sorun etmemeye başardım. Senin sayende ama sonra o adamla yakınlaştın.

Abadren, dünya nın kralı. Gelecekte ki eşinle...Bu da yetmezmiş gibi durmadan başka şeyler ile ilgilendin. Benden soğudun, uzaklaştın. Ve birgün tamamen yanlız bıraktın."


"Ahva..."ama Ahva sert bir el haraketi ile onu susturdu ve devam etti. Yüzündeki gülümseme minnettar bir ifade ile şekillendi.

"Ama teşekkür etmeliyim. Sizler bana sevg dene şeyin sadece zayıflık olduğunu gösterdiniz. Abadren i öldürünce bunu anlayacaını düşünmüştüm. Ama yanılmışım, zayıf düştün. Kendinden geçtin ve etrafından olan şeyler görmedin. Dünya ya bir parçamı gönderdim..."Savaşçılara bakıp,zevkle gülümsedi." "Güneş sisteminde ki gezegenleri yok ettim ama sen bunu engelleyemedin. Çünkü gücün zayıflamıştı."

"NE?!"Kızlar şok olmuş bir halde Akriha ya bakıp cevap beklediler. Ahva şaşkın numarası yaparak kardeşine döndü.

"Ne yani bilmiyorlarmıydı? O insnaların hayatlarını kurtarabilicekekn sırf yas tuttuğun için engel olamadığını söylemedin mi?"

Akriha lanları hızlıca aklındna geçirdi. Ne yapacağını bilmiyordu, haklıydı çok zayıf düşmüştü hem de bir kişi yüzünden milyarlarca nsnaın ölümüne engel olamamıştı. Şu anda çok utanıyordu. Aslında Ahva dan daha kötü durumda değildi. O nefretinden can alıyordu, kendisi de sevgisi yüzünden can alıyordu.

"Söyle bana Akriha, şimdi Serenity i öldürürsem ne olur? Abadren nin zamanında başına gelenden daha farklısı olmaz. öylece kalıcaksın, gücün zayıflayacak ve sen bu insnaların hayatlarını kurtaramayacaksın. Bu sefer tüm evren benim emrimde olacak."

Doğruydu... aşırı sevgisi zarar veriyordu. Şu anda prenses, kardeşi gibi sevdiği kişi ölürse, kardeşleri gibi gördüğü güneş sistemnin savaşçıları ölürse aynı şeyler olacaktı.Yani hiçbirşey...En güçlü tarafı sevgisiydi, yine en zayıf tarafı sevgisi.Ama eğer.... evet bu en doğrusuydu.

"Ne istiyorsun? Ölümümü mü? Tamam o zaman.Sana karşı koymayacağım."

"Efendim hayır!" kızlar yanına gitmek istedilerse de Akriha buna engel oldu. Gözlerinde onlara karşı özür dileyen bir çift göz vardı. Ahva şüpheyle ona baktı.

"Dalga geçiyorsun öyle değil mi?"

"hayır..."Akriha kılıçını Savaşçılara yakın bir yere fırlattı. Hepsi birden şok olmuş bir halde Akriha ya bakıyorlardı. Ahva tereddütl asayı kardeşine doğrulttu. Sanki saldırı beklyorduama Akriha hiçbir şey yapmıyordu.

"Yanlız neden seni Nemesis de öldürmek yerine hais ettiğimi düşün Ahva."Ahva gülümsedi ve asa ile birlikte Akriha ya saldırdı. Akriha sadece boynunda tuttuğu kolyesini sımsıkı kavradı... Bir an acı hissetti sonra ise Ahva ile gözleri birbirine yakınlaştı. Aralarında sadece birkaç cm vardı. Ahva nın gözlerinde zafer ve mutluluk, Akriha nın gözlerinde ise pişmanlık ve acıma duygusu vardı.

"AKRİHA!!!!!!!!!!!"Serenity, çaresizce ablası gibi sevdiği kişiye seslendi. Onunla geçrdii tüm o güzel günler akıttığı gözyaşlarının içinde görünüyordu.

İlk tanışmaları... Savaşçılar ve Endymion ile tanıştırması... eğlenceli zamanları...dertleşmeleri...gülüşmeler... hepsi. Oysa artık hepsi birer anıydı....


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
04 Ekm 2010 12:19
Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 53
Kayıt: 08 Ksm 2007
Mesajlar: 38
Favori Anime & Manga: Anime: SM
Nerden: Türkiyem
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic)
Alıntıyla Cevap Gönder
20.Bölüm: Ahva ve Serenity
"AKRİHA!"

"EFENDİMİZ!"

Akriha onları duymuyordu oysa, şu anda sadece geçmişindeki güzel anıları gözünün önünden geçiyordu, en son ona sevgi dolu bakan birçift mavi göz. Abadren, sıcak bir gülümseme ile ona yaklaştı ve kollarına alarak kaldırdı. Akriha ise mutlu ve huzurlu bir şekilde ona gülümsüyordu. Çektiği acıyı unutmuştu, kafasını Abadren nin sıcak göğsüne dayadı ve gözlerini kapayarak uykuya daldı.

Beyaz bir ışık etrafı sardı ve birkaç saniye sonra ışık yok oldu. Ahva, Aquamarin nin asasını, Akriha nın bedeninden çıkardı. Akriha yere düşerken bedeni saydamlaştı ve yere varmadan bedeni kayboldu. Ahva öylece kardeşinin kaybolan bedenine baktı. Yüzünde anlaşılmaz bir ifade vardı, ne hissettiğini kendide bilmiyormuş gibiydi.
Oysa Endymion ve savaşçılar ne hissetiklerini gayet iyi biliyorlardı. Acı, üzüntü,umutsuzluk,inanmazlık ve öfke...


"Seni... seni acımasız..."Serenity kafasını yere eğmiş ağlıyordu. Gözlerinden dökülen gözyaşları acısının, sesindeki sert tonda öfkesinin göstergesiydi. Buna rağmen Ahva hiçbir tepki vermedi. Sadece öylece Serenity e baktı ve Aquamarin nin asasını yere attı.

"Aquamarin?"dedi Uranüs. Aquamarine baktıkların da yarı saydam bir savaşçı gördüler. Sonra saydam savaşçı kara ışık oldu ve asanın içine geri döndü.

"Akriha olmadığına göre dengeyi sağlayacak bir savaşçının da olması gereksiz. O artık sadece benim gücümün bir parçası."dedi Ahva ama bunu söylerken son derece ruhsuz ve ifadesizdi.

"Üzgünüm Serenity ama hayat acımasız neden ben olmayayım... Şimdi artık hiçbir gücünüz yok! Gidin... canlarınızı bağışlıyorum."Lakin Uranüs ve Jupiter onu dinlemeden Ahva ya hızla saldırdılar ama Ahva onları, kollarından yakaladı ve hızla çekip fırlattı. İkisi de acı içinde yere düştüler. Diğer savaşçılarda tam saldırmak üzereydi ki Ahva eli ile sertçe durmalarını işaret etti ve sert bir şekilde baktı.

"Aptallık yapmayın sakın! Şansınız yok... öç alacak gücünüz de yok..."

" URANÜS ATEŞİ!"

"Ne?" Ateşten bir top Ahva ya isabet etti ve kendisini yerde bulmasına sebep oldu.

"JUPITER THUNDER!" Ahva daha ilk saldırının şokunu atlatamadan ikinci saldırı ile karşılaştı. Uranüs ve Jupiter saldırı pozisyonunda bekliyorlardı. Ahva olayı kavrayınca şaşırmıştı.

"Nasıl olur bu?... Ah! Bileklikler!"Evren Savaşçısının bileklikleri... Son kez savaşçıların değişim geçirmesini sağlayarak güçlerine güç katmıştı. Bileklikler Akriha nın onlara bahşettiği son şeydi. Artık o olmasa dahi, güçlerini asla yitirmeyecektiler, en azından güneş sisteminin savaşçıları asla yitirmeyecekti. Mahalesef diğer savaşçılar Akriha nın ölümü ile güçlerini kaybetmişlerdi. Şu anda karanlık savaşçılara ve Ahva ya karşı duracak güçleir olan tek kişiler güneş sisteminin savaşçılarıydılar.

"Mercury Aqua Rhapsody"

"Mars Flame Sniper"

"Venus Love and Beauty Shock"

"Dead Scream"

"Submarine Violin Tide"

"Silence Glaive Surprise"


Birbirine ardına saldırı Kıyamet Savaşçısına çarptı. Ahva zorla yerinden kalktı ve savaşçılara lanet etti.

"Bunu size ödeteceğim............!!!!!"

Ahva nın gözleri alev rengini aldı, ellerinde kara enerji topları oluştu... birkaç snaiye içinde olan oldu. Büyük kara bir enerji topu ilk önce Serenity e sonra diğerlerine çarptı. Ahva Uranüs ve Jupiter e dokunmadan boğmaya başladı. İki savaşçı nefes almakta zorluk çekerken, Serenity hala Akriha nın acısını yaşar bir vaziyet de Akriha nın kılıcını aldı.... ve Ahva karnının kenarında hissettiği acı ile savaşçıları bıraktı.

"AH!"Kılıç, Ahva ya saplanmıştı, Serenity öfke ile bunca yaşadığı acının sebebine bakıyordu. Taa en baştan beri tüm çektiği o acıların, tek bir sorumlusuna bakıyordu. Ahva gördüğü öfke karşısında mutlulukla gülümsedi.

"Gördün mü Serenity bazen öfke sevginin yerine geçiyor. Sen bile öfkenle haraket edebiliyorsun, Akriha için bir hayal kırıklığı."

"Yo..."Serenity afallamış bir şekilde kılıcı elinden bıraktı o anda Serenity'in boynunda bir el belirdi.

"BIRAK ONU!"

"O hayır Enymion. Sakın kımırdama aksi halde boynunu kırarım.Tek bir haraket ile."

Endymion ve kızlar çaresiz ve umutsuz bir şekilde bakıyorlardı. Akriha nın ölümü ile birlikte tüm umutları yok olmuştu belkii şimdi yok olsalar iyi olacaktı. Daha fazla acı çekmezlerdi...

"O öldü! Kabuk ET!!!!!!"

"Hayır... ölmedi."

"Ne?"

"Sevdiğin insnalar daima içinde yaşar. Kalbinin en gizli ve güvenli yerine koyarsın.Ne sen ne de senin gibiler oraya asla dokunamaz."Serenity artık eskisi gibi merhametle bakıyordu. Aynı uzun zaman önce Akriha nın söylediği gibi. "En karanlık düşmana bile sevgi ve merhametle bakmalısın... sevgiyi öğrenmesi için bir yoldur gözler."

"Kalbini öyle bir sökerim ki değil sevgi, başka hiçbir duyguyu orada barındıramazsın."

"Sevgi düşündüğün gibi zayıfık değildir. Hayat da huzur ve mutlulukla yaşamak için sevgiye ihtiyacımız vardır."

"Sevgi zayıflıktır, güçsüzlerin sığındıkları bir barınak ama hiçbir etkisi yok."

"Usagi!"

"Durun!...Hayatının büyük çoğunluğunu yanlız yaşadın,tek başına yaşamını gçirdin. Peki söyle bana ne kadar mutlusun?"

Ahva, Serenity i bıraktı ve geri çekildi.Şüphe ve birazda korku ile ona bakmaya başladı.

"Söyle bana Ahva, mutlumusun?"

"Kes sesini"

"Hayır kesmeyeceğim... yanlız hayatın nasıldı? huzurlumuydun? amacın ne? tüm evreni ele geçirdin diyelim ne olacak?"

"Kes Sesini!!!!"

"Sonra ne olacak? ömrünün sonuna kadar tek başına,mutsuz,huzursuz yaşayacaksın. Herşeyi elde ettikten sonra amacın ne olacak?"

"KES SESİNİ DEDİM SANA !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!"

Ahvanın anlındaki kara üç yıldız altın rengine döndü ve altın ışık saçmaya başladı. Işık büyüdü ve her yeri sardı.Ahva gözlerini açtığında Dünya da, krallıktaydı hala. Lakin her yer capcanlıydı... eskisi gibiydi herşeyi. Güller ile donatılmış bahçede Akriha üzgün bir şekilde oturmuş,elindeki gül ile oynuyordu.

"Akriha?"

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
10 Ekm 2010 12:42
Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 53
Kayıt: 08 Ksm 2007
Mesajlar: 38
Favori Anime & Manga: Anime: SM
Nerden: Türkiyem
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Galaxi Savaşçısı
Otaku (Level 1)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic)
Alıntıyla Cevap Gönder
1.79 boylarında, sarışın yakışıklı bir adam yavaşça Akriha'ya yaklaştı. Akriha, kendisini kaplayan gölgeyi fark edince zoraki bir gülümseme ile arkasına, gelen adama döndü.

"Ah, merhaba"

Abadren çömelip, gülü Akiha nın elinden aldı ve kokladı."Sorun nedir prensesim?"

"Bir sorun yok Kralım. Sadece çok fazla sessiz. Bunun keyfini çıkartıyordum."

"Hmmm bana pek öyle gelmedi." Genç kral çömelmekten sıkılmış olacak ki çimlerin üzerine oturdu ve bağdaş kurdu. Gülü Akriha ya verdi ve ilgi ile ona baktı."Anlatmak istermisin? Seni her zaman dinlerim,biliyorsun bunu."

Akriha pes etmiş bir şeklde başını eğdi ve gül ile oynamayı kesti."Sorun kardeşim. Birkaç gündür benden çok uzak. Değişmeye başladığını hissediyorum."

"Ne gibi?"Kral daha da ilgi kesilmişti şimdi.

"Soğuk, konuşmaları iğneleyici. Sanırım kıskanıyor..."

"Bizi mi?"Akriha, başını evet anlamında salladı. Abadren, gülümseyerek Akriha yı kollarının arasına aldı ve sevgi dolu,sıcak bir öpücük kondurdu dudağına. Gökyüzünden hatta denizden bile mavi olan gözlerinin Akriha nın altın sarısı gözlerine kenetledi.Sevdiği kişiyiy kaybettiğini sanıyor, bunun böyle olmadığını görecektir. O kaçmaya çalıştıkça sen ona yaklaş."

Akriha morali düzelmiş bir şekilde gülümsedi ama yinede içinde bir burukluk olduğu anlaşılıyordu. Tüm kalbi ile sevdiği adam karşısında duruyordu,ondan ayrılmak istemiyor ama sevdiği kardeşinide üzmek istemiyordu. Son zamanlarda biraz boşlamıştı galiba onu ama döner dönmez bu boş zamanı telafi etmek için elindne geleni yapacaktı. Güneş batmaya batarken dönme zamanı da gelmişti. Dudaklarını sevdiği adamınkiler ile birleştirdi...

Ortalık bir anda değişti, şu anda sarayın içinde Akriha endişeli bir şekilde koşuyordu. Biraz daha olgun görünüyordu. Yüzündeki endişe kötü birşey olduğunun göstergesiydi ya da birine birşey olduğunun.
"ABADREN!"

"Akriha? "Kral kendisine koşan eşini görünce endişelenmişti,hemen yanına koşmaya yeltendi ama Akriha daha hızlıydı."Sorun nedir?"

"Ahva! Gitti bir anda ... ortadan kayboldu.!"

"Sakin ol..."

"Hayır! Daha önce yaptığı birşey değil. Ona birşey olmuş olmasındna korkuyorum."

"Kardeşin senin kadar kuvvetli biri. Ona birşey yapamaz kimse... Dostlarımla onu aramaları için bağlantı kurucam. Burada bekle."

Akriha, Abadrenin gidişini izlerken gözleri doldu.

"Ben kendine birşey yapmasından korkuyorum..."

Ortam yeniden değişti, Akriha şimdi yeniden bahçede idi. Güller somuş,hava kapalıydı. Etrafta bir hüzün,keder dalgası vardı. Kuşlar kederle ötüyor, iher bir yandan ahıt şakıları geliyordu.
Akriha gözyaşlarına hakim olamamış , ayakda durucak gücünüde kaybetmişti. Yere çökerek başını yere eğdi. Kalbi büyük bir acı yaşıyordu ve sonsuza kadarda yaşamaya devam edecekti... acının yanında özlem kısa zamanda kalbini kaplayacaktı işte o zaman daha da çekilmez olacaktı.


"Ahva! Ne yaptın sen"yumruğunu sıkıp yere vurdu. Gözlerini sıkıca kapatmıştı."Neden? Benden bu kadar mı nefret ediyorsun kardeşim. İlk önce benden kendini mahrum ettin şimdide kocamı.Neden?"

Akriha keder içinde ağlarken hemen arkasında duran Ahva ne yapacağını bilmez ifade ile yerde oturan kardeşine bakıyordu. Akriha kendisini sevmişmiydi? oysa o kadar emindi ki... kendisi yerine o adamı seçtiğine. Yooo hayır böyle olamazdı, o sadece onu sevmişti. Kardeşi yerine o adamı tercih etmişti!

"HAYIR!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!"

Ahva gözlerini açtığında yerde yatıyordu. Karnının köşesinde hissettiği yara sızlıyodu. Zorlada olsa yerinden kalktı. Hemen ileride savaşçılar ve prens Serenity ile ilgileniyordu. Baygın bir şekilde yatıyordu.

Ahva gülümsedi ve gözlerini kapadı ve birkaç saniye içinde tüm fziksel acısı kayboldu gitti. Yarası kapandı ve gözlerini açtığında kendini daha da güçlü hisseti. denge savaşçısı Aquamarinin asasını dokunmadan eline çağırdı ve havaya kaldırdı,asa parıldadı ve dünyanın öbür ucunda ki savaşçılar eski hallerine döndüler.


Akriha nın savaşçıları kendilerine geldiğinde şoka uğradılar. Artık güçlerini kullanamıyorlardı. Savaşçı kıyafetleri eski haline dönmüşştü. Bunun bir tek anlamı vardı... Evren Savaşçısı, Güç'ün kaynağı... o artık yaşamıyordu.


"Hahahahahahahah efendim baaşrdı! sevgi budalası efendiniz artık yaşamıyor ve siz de artık hiçbirşeysiniz. Ve bu da.... ne?"Kızıl Hançer şaşkın bir şeklde Galaxiaya ya baktı."Sen gücünü nasıl kaybetmezsin?"

"İçimde Evren nin bir parçası var. Ben Cosmos Galaxiya yım!"Galaxiya gözlerini kapadı ve altın ışık içerisinde kaybol. Birkaç saniye sonra ise zırhı daha da gelişmişti. Kaskı ise artık yoktu.Uuzn kızıl saçları ayaklarına kadar uzanıyordu. Anlı gümüş krsital şekline benzeyen bir işaretle taçlandırılmışdı. Taç saçlarının bir kısmını sarmaşık gibi estetikçe sarmıştı. Kızıl Hançer ikinvi bir şokla ne yapacağını bilmez bir hal aldı. Bu açık ise onun snu oldu. Galaxiya nın kılıç darbesi ile Kızıl Hançer öldü. Şimdi onlarca,yüzlerce karanlık savaşçı güçlerini kaybetmiş savaşçılara hücüm etti. Bunun üzerine Galaxiya kendini hemen iki savaşçıların ortasına attı ve Akriha nın savaşçılarının tümü kapsayacak şekilde güçlü bir kalkan oluşturdu. Kıyamet Savaşçısının, savaşçıları tüm güçleri ile saldırdılar ama kalkanı geçmeyi başaramadılar.

"Bu kalkanı aşamayacaksınız!" Galaxiya her saldırıda titriyordu ama içinde dayanacak gücü olduğunu da biliyordu. Yinede dört bir yandan saldıran yüzlerce savaşçının gücüne karşı ne kadar dayanabilicekti? Heleki efendisi öldükten sonra dayansa ne olacaktı? Ama yined eona bir söz vermişti. Savaşçılarını kruyacaktı!


"Artık kardeşim öldüğüne göre ve savaşçılarıda tüm güçlerini kaybettiğine göre artık büyk bir kıyım yaşanıyor olmalı. Bu yüzden aptallık edeceğinize teslim olun ve bana kardeşimin kılıçını verin."Kılıç düşündüğünden de güçlüydü,özellikle sevgi ile yaratılan gümüş krsitalden oluştuğu düşünülürse fazlas güçlüydü...

"Asla!"

"Aptallık yapıyorsun Endymion. Sen ve prensesin ve evet arkadaşlarınızın hayatını bağışlarım. Kardeşim öldüğüne göre serenityde zarar vermem için bir sebep yok.

"Peki bizi öylesine salıcakmısın yani?"dedi Mars. Ahva muzipçe gülümsedi.

"Güçlerinizi bana vereceksiniz ve bende sizi Nemesise göndereceğim. Hayati ihityaçlarınızı karşılayacağıma söz veririm."

"Ah evet çok teşekkürler."dedi Uranüs. Savaş pozisyonu alarak."Bizde san teslim olacaktık zaten."

"Ne yapacaksınız peki?"

"Savaşacağız... Sevdiğimiz herşeyi korumak için."dedi Serenit yerinden doğrularak.

"Serenity"dedi Endymion. Ahva ise sadece gülümsedi. Yine içinde derinliklerde onları anlamadığını kabul etti.

"Korumak için? Şansın var mı peki presnses? Gücünüz bana yetermi? Yenileceksiniz..."

"En azından tarafımız ve ne için öldüğümüz belli olur."dedi Venüs, ayağa kalkıp savaş pozisyonu alarak.

"Ah evet, Nemrutun Hz.İbrahimi öldürmek için yaktığı ateşi söndürmek için sırtında bir damla su taşıyan karınca misali."

"Aynen öyle!... Biz öleceğimizi dahi bilsek sevdiğiiz kişiler için savaşırız."merkür zoraki ayağa kalktı ve savaş pozisyonu aldı.

"Aksi halde sevgisiz bir haya da yaşamak bizim için ıstırap olur."dedi neptün. Taşmayı bekleyen bir deniz gibi pozisyonunu aldı.

"Biz gücümüzü sadece Akriha dan almıyoruz!!..."Plüton ve Satürn asalarını saldırını saldırmak için öne doğrulttu.

"... onun bize öğrettiği sevgiden de alıyoruz!"dedi Mars ve Jupiter ayağa kalkıp diğerleri gibi savaş pozisyonu alarak.

"Ölüm ise bu gerçeği asla değiştirmez."dedi En son Endymion ve Serenit ile diğerlerinin yanına geçti.

Ahva yüzünde belli etmesede şaşınlık yaşıyordu. Bu azim ve bu inanç daha önce gördüğü birşey değildi. Akriha nın ölümü işi kolaylaştırı sanıyordu ama öyle olmamıştı. İlk defa içinde şüphe hissetti... Karşısında duran savaşçılara baktı hepside ölmeyi bekleyen koruyuculardı. Şimdi düşünüyordu da oca düşman ve savaş. Her defasında hepsini yenmişerdi. Özellikle Kaos. O en güçlüsü idi. Nasıl olurda bu kadar güçlü dşmanları her defasında yenilgiye uğratmışlardı? Bunu daha önce hiç düşünmemişti. Acaba Akriha nın durmadan bahsettiği sevgi denen şey gerçekten de bu kadar güçlümüydü?

Savaşçıların suratlarına baktığın da karralılık ve güç görüyordu ama yooo bu sadece bir yanılgıydı. Boş umut ve kandırmacalar ile kendilerinin bu hayala kaptırmışlardı. Sevgi zayıflıktı ve mutlak güç için sevgiden eser kalmamlıydı.


"O zaman hepiniz.... GEBERİN!!!!!!!!!!!!!!!!!" Asa kalktı ve büyük bir yıkım gücü ile oluşan enerji ,savaşçıların üzerine gönderildi. Aynı anda savaşçılar tüm güçlerini birleştirmiş karşı saldırya geçmişlerdi. ki saldırı tam ortalarında buluştu. Ahva tüm emerji ve güçünün asaya geçirirken savaşçılar aynı şeyi yapıyorlardı. Bulunukları alan sallanmaya, yukarıdan topraklar dökülmeye başladı. Bir süre sonra ise sarsıntı daha da kötü bir hale geldi.Lakin ne Ahva ne de savaşçılar bunu umursamıyorlardı.

"Dayanın!"dedi Serenity. Ahva gülümseyerek saldırısını ilerletiyordu.

"Kabul edin! Artık işiniz bitti. Herşeyinizi kaybettiniz!"

Bir süre soonra Ahva savaşçılara üstün gelmeye başladı. Serenity nin elindeki kılıç titremeye başlamıştı. Ahva ise zafer nidaları atmaya başlamış, daha da bastırmıştı.

"Akriha!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!"

Büyük bir patlama oldu. Ahva gözlerini acı içinde açtı. Ayaşa kalkarken her yanında acı hissediyordu. Kol ve yüzünden kanl akıyordu. Asaya baktığında çatladığını anladı. Çok fazla zorlamış olmalıydı. Artık savaşçılar yoktu, Akriha yoktu. Ona karşı çıkacak hiçbirşey yokru. Evrenin tek ve mutlak hakimiydi!

"NE!"Ahva karşısına baktığın da savaşçıların ek parça halinde hala ayakta olduğunu gördü. Gözleri anlamsız bir şekilde bakıyordu."Nasıl olur bu!"

"Basit sevgili kardeşim!

"Akriha!"Bir anda yoktan var olan bir kadın belirdi. Akriha elinde kılıcı ile durmuştu ve dimdik ayakta idi.

"Nasıl?"

"Sevgi... sevgi yüüznden Ahva. "Akriha nın arkasında sarışın ve erkek ortaya çıktı."Onu sevenler onu çağırdı."

"Abadren sen..."Ahva şaşkındı. Ne olacak ne yapacak bilmiyordu. o ölmüştü ama şimdi karşısında idi. Zaferi artık kaybomuştu tüm güvenini yitirdi, güçü daha fazla kalmamıştı.

Akriha elini Aquamarinin asasına yoğunlaştırdı ve asa uçarak onun eline kondu. Bir anda çatlak asa yenilendi ve beyaz bir ışıkla parıldadı. Asanın içinde çıkan enerji şekillnedi ve tekrar Aquamarin oldu. Aquamarin hiçbir şey olmamaış gibi asayı Akrihadan aldı ve iki kardeşin ortasına geçip Akriha ya baktı.


"Ne yapacağını biliyorsun Aquamarin."

"Elbette..."Aquamarin asasını yukarı kaldırdı ve bir ışık çaktı.. Savaşçılar ne olduğunu anlamadılar. Kendilerini Savaşın alanına buldular. Galaxiya hala koruma kalkanı ile karanlık savaşçıların saldırısına karşı geliyordu. Bir an da olan oldu ve Akriha nın savaşçıları güçlerini yeniden kazandılar. Kıyafetleri değişti,güçleri yeniden ortaya çıkmıştı artık.

"Bu dmeek ki Akriha gerçekten geri döndü."dedi Serenity mutlulukla gülümseyerek. Karanlık savaşçılar diğer savaşçıların güçlerinin geri geldiğini görünce olanı anladılar ve saldırıların son verip geri çekildiler. Galaxiya kalkanı kaldırdı ve yere düştü. Hemen birkaç savaşçı ona yardım edip kaldırdı.

"IŞIĞIN SAVAŞÇILARI! TÜM SEVGİNİZİ KULLANIN VE KARANLIĞI DELİN!"Bu ses nereden geliyordu bilinmiyordu ama sesin sahibinin kim olduğu belliydi. Tüm savaşçılar,Serenity ve diğerleri de dahil olmak üzere kalplerine yoğunlaştılar. Hepsinden çıkan pembe tatlı ışık bir araya geldi ve göz alıcı bir görüntü oluşturarak, sersemlemiş savaşçılara dooğru gitti. Savaşçılar görünmüyodu şu anda ama attığı çığlıklar ve acıları duuylabiliyordu.

"Ne oldu?"dedi Venüs.

"sevgi karanlığı yendi."dedi Plüton ve diğer savaşçıların yanına yöneldi.Diğerleride aynı şekilde onu takiip ettiler. Işık yok olduğunda savaşçıların yerine onlarca bebek ortaya çıktı. Hepside cenin şeklind euuyoyrlardı. herkes buna şaşırıken Akriha ve Abadren ortaya çıktı. Akriha nın elinde ise bir kız bebek vardı.

"Akriha!"serenity koşarak dostuna sarıldı. Gözleri bebeğin anlına kaydığında siyah renkte üç yıldız gördü.

"Bu.. bu şey..."

"Evet bu Ahva.Kardeşim."dedi Akriha gülümseyerek kardeşne baktı."Artık sevginin ne olduğunu bilerek büyüyecek.O ve diğerleri..."

"Peki neden hala siyah"dedi Mars yıldızları göstereek.

"öyle olmalı. Ben evreni temsil ediyorum o da uzayı. "

"Galaksiler evrenin, evrenler de Uzayı oluşturuyor."dedi Satürn.Akriha onaylarcasına başını salladı.

"Ya diğerlerine ne olacak?"dedi Jupiter, onlarca bebeği gösterek.Mars bebeklere yaklaşınca birinin anlında pembe bir kalp diğerinin ise kızıl bir hançer gördü.

"Onlarda sevgi ile büyüyebilicekleri gezegenlere ve ailelere gönderilecekler. Buradaki savaşçılar bu konuda severeck yardımcı olacaklardır."dedi yüksel sesle Akriha. Bunu duyan savaşçılar memnun bir şekilde gülümseyerek kendilerine bebek seçemey başaldılar.

"Şu pembe kalpi kız ile oğlanı biz alalım ne dersşn Rei?"

"Büyük Baba!!!"Mars, kısa boylu şirn büyük babasına koştu ve sıkıca sarıldı. Marsın gözlerinde akan gözyaşları büyük babasını duygulandırmıştı.

"Ağlama sevgili torunum benide ağlatacaksın bak!"

"Bu güzel aile tablosu çok iyi."dedi Akriha neşeyle gülümseyerek.

"Yok oldu değil mi? Karanlık?"

"O üzgünüm Merkür ama hayır. Siz şu anda en güçlü düşmanı yendiniz. Karanlık her daim var olacak ve olmalıda. Yoksa sınav olan bu hayatın hiçbir anlamı kalamz. Bize düşen kötülüğe karşı her daim ayakta kalmaktır."Merkür başını onaylayarak salladı.

"Baş Katip, kalp ve hançere iyi bakın."

"Merak etmeyin Kraliçem her daim."

"ne? Ciddimiydin sen büyük baba?"

"Elbette ki Rei!"

"Onlarında bir şansı olmalı Rei. Bu konuda sana güveniyorum."

"Şey..e....evet efendim bana güenebilirsiniz"dedi Mars gülümseyerek. Mars kalpi eline aldı,büyük babada hançer.

"Şimdi Rei bebeklerin altını sne değiştirisin tamam mı?"

"NE? ASLA!!!!!"

Mars büyük babası ile tartışıken diğerleri de konuşuyorlardı. Abadren, Endymionu bir kenera çketi.

"Prens Endymion... bana ne kadar doğu bir karar verdiğimi gösterdin. Çok iyi bir kral olacaksın."

"Teşşekkür ederim ama siz..."

"Ben yıllar önce yapmak istediğimi yapacağım ve Akriha ile birlikte onun krallığına gidip bebklerimizi büyütücez aa evet birde kardeşin."ddi gülümseyerek."Sana öğrettiklerimi asla unutma... asla Serenity nin yanından ayrılma. İkiniizn gücü ile birklikte koruyabilirsiniz değer verdiğiniz herşeyi."

Endymion anladığını gösterince, Abadren gülümseyerek kolunu prense attı ve geçmişten konuşmaya başladı. Bu sırada Üç ışık savaşçılar ile vedalaşıyord. prensesleri de onlara katılmış konuşuyorlardı.

"Sanırım artık ayrılık vakti geldi. Unutmayın ihtiyacınız olduğu zaman burada olacağız."

Bunun üzerine bir konuşma olmadı. Akrihanın elinde Aquamarinin asası belirdi. Onu yukarı kaldırdı ve çıkan enerji tüm dünyaya yayıldı.Kılıç tekrar gümüş krsital oldu ve serenitye iade edildi.

"Artık insnalar gündelik yaşamlarına devam ediyorlar.Sizlerde normal yaşamlarınıza dönebilirsiniz. Galaxiya asayı yerine koyduktan sonra eski görevine geri dönecek aynı diğerleri gibi. Artık görüşmek üzere ... hepinizi seviyorum."

Galaxiua hariç,O ve diğer savaşçıları ışık hızına geçip dünya atmosferinden dışarı çıkıp geldikleri yerlere döndüler. Serenity ve savaşçıların kıyafetleri eksi hallerine döndü.diğerleri tüm güçler

"Ne oldu?"dedi Neptün.

"Evren savaçısı sizin içinize kendi parçasını vermişti artık yok. kendi gücünüz dünyayı korumak için size yetecektir eğer birgün bir daha böyle bir düşmanla karşılşırsak eğer güçlerinizi geri alacaksınız."

"Aaaa, ben o kitabı çok semiştim."dedi hayal kırıklığı ile merkür. Diğerleride aynı fikirde idiler. Galaxiya ise sadece gülümsemek ile yetindi ve Uranüs,NeptüniSatürn ve Plütona döndü.

"Dış savaşçılar... sizlerde görev yerlerinize geri döneceksiniz."

"Ne giicekler mi?"

"Şimdi değil... vakti geldiğinde."

"Peki ne zaman?"dedi Neptün.

"O zaman anlayacaksınız. Neptün,Satürn ve Uranüs... vakti geldiğinde dış sistem de Evren Savaşçsına katılacaksınız ve sende zaman kapısına Plüton. Şimdi ee hoşçakalın."

Ay Savaşçısı ve kızlar şşakın bir şekilde kayblan Galaxiyaya baktılar. Son anlar ne kadar hızlıydı.

Karanlık çökmülş yıldızlar parıldıyordu. Mamaru ve Ysagi Tapınakta durmuş yıldızları izliyordu. Rei ve diğerleri de büyük baba ile birlikte bebekleri seviyorlardı.

"Umarım bundan sonra savaşmamız gerekmez. Mamoru."

"Umarım... yinede ne olursa olsun senin yanında olacağımı bilmeni istiyorum."

"Bunu biliyorum.... Mamoru"

"Evet?"

"Sence şimdi akriha ve abadren ne yapıyorlardır?"

"Bizim yaptığımızı..."dedi Mamoru ve Usagiy kendine çekti.Gözlerinin içine baktıktan sonra tüm sevgisiyle gelecekteki eşini ve çocuğunun annesini öptü...

SON

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
29 Mar 2012 20:31
bwsifttcmhly
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Kayıt: 14 Ağu 2012
Mesajlar: 128
Favori Anime & Manga: Sailor Moon, Tokyo Mew Mew, Mermaid Melody, Kamikaze Kaitou Jeanne, Bleach, D-Gray Man, Purikyua, Chobits, Card Captor Sakura, Shugo Chara!, Darker Than Black, Junjou Romantica, Kaichou wa Maid-Sama!
Teşekkür: 41

Durumu: Çevrimdışı

bwsifttcmhly
Otaku (Level 3)
Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ! Konu: Yanıt: Güç'ün Kaynağı(Ay savaşçısı 6.Sezon Fanfic) BİTTİ!
Alıntıyla Cevap Gönder
GALAXİ SAVAŞÇISI!!! OMG! OMG! OMG!

venüs forumdan princess_serenity ben Çok Mutlu hani en son foruma girdiğinde chibi-usa nın aquamarine in yorumlarından falan bahsetmiştim,bayaa fanın olan hani Çok Mutlu forumla senin hikayende gitti sanmıştım ;-; ama Yeni Çağ'ın Başlangıcı nı yüklüyceksin buraya dimi???? (ikisinide winrarlayıp saklıycam)

AÇIN YOLU DÖNDÜÜÜÜÜMM!!!!!

ARİGATOU Ushiromiya Beatric-chan!!!

forum arkadaşlarmı burada bulunca,yine imza yapacağım^^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
14 Ağu 2012 19:52
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3
3. sayfa (Toplam 3 sayfa) [ 28 mesaj ]  

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız