Kızıl Güneş
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 5, 6, 7, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Uchihamessi
Misafir

Avatar





Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
saim yazmış:
Uchihamessi yazmış:
saim yazmış:

Azcık yorum, eleştiri yapın. Küfür bile olur. Şaşırmış Durumda Şaşırmış Durumda

kimse kimsenin fictionuna yorum yapmiyor diye kendi fictionumun 2. bolumunu yazdigim halde yollamadim.. malesef kimse okumaya tenezzul etmiyor.. anliyorum aslinda.. bundan sonra sadece kendimi gelistirmek icin yazicam...Gülücük Dağıtıyor ben ilk 5-6 bolumu okuyup biraktim @saim Dil Çıkartıyor usengeclik iste Gülücük Dağıtıyor

yok öyle deme okuyan var ben inanıyorum. çünkü gösterim sayısı hep 20-25 artıyo bunlardan beşi okumuş olsa fazla bile. tabi iyilik sever birinin durmdan sayfayı yenile yapma ihtimalde var. sağ olsun var olsun. Şaşırmış Durumda
şu an keyfe yazıyorum zaten. benim gibi üşengeç birirnin 30 bölüm yazmış olması zevk aldığımı gösterir. ama insan yinede bi şeyler olsun istiyo. çare yok.



aslinda guzel bir bakis acisi 20 -30 arttigi dogru:) ama okuyup okumadiklarini bilmiyorum.. neyse benimde fikrimi degistirdin yarin kendi fiction 2. bolumu temize cekip yayinlicam hem ilerledikce insan gelisiyor bolumlerde daha oturakli hale geliyor ...

En Yukarı Git
12 Mar 2013 1:55
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 31 - Varış-
Spoiler:

(Ecdebiye-Libya)
(Tren Ecdebiye ye varmadan önce durmuştu. Trene yapılan sadırı daha savaş başlamadan ağır kayıplar verdirmişti. Trende durgun bir hava vardı. Birliğin morali çöküşe geçmişti. Üst düzey duacılar ve havariler son durumu gözden geçirmek için toplandılar.)

Seyfi- Kaç kayıp verdik.

Ahad- Biri üst düzey olmak üzere yirmi beş duacı kaybettik. Geri çekilmekten başka çaremiz kalmadı. Bu sayıyla onlara karşı varlık gösteremeyiz.

Kushiro- Geri çekilmek mi? Sayıların bu savaşlarda bir önemi yok. On duacıda olsa yüz duacıda olsa biz ölürsek her şey biter. Geri kalan yirmi beş yeterli bir sayı.

Seyfi- Kushiro haklı. Önümüzde cevaplar bizi bekliyor. Bu şansı tepemeyiz. Ne acıdır ki bizim için yirmi beş duacıyı korumak elli duacıyı korumaktan daha kolay olacak.
(Üst düzey duacılardan biri öne atıldı.)

-- Bizden ayak bağıymış gibi bahsedemezsin. Orada ölenler cesur yürekli adamlardı.

Seyfi- Beni yanlış anladınız. Öyle demek istememiştim.

Kushiro- Ama öyle...
(Bu sefer diğer üst düzey duacılarda sinirlendi.)

-- Ne dedin lan sen?

-- Kendini ne zannediyorsun?
(Ahad hemen ortamı yumuşatmak için söze girdi.)

Ahad- Tamam, tamam sakin olun. Böyle bir durumda bir birimizle kavga edemeyiz. Şu an neler yapmamız gerektiğini konuşuyoruz.

Lea- Planda bir değişiklik yok. Anı şekilde devam ediyoruz. Ama bırakmak isteyen şimdiden bıraksın. Görünüşe göre gidince geri döneceğimizin hiç bir garantisi yok. İtiraz olan.
(Kompartımanı sessizlik kapladı.)

Lea- Kimsenin itirazı yoksa yolumuza devam ediyoruz. Yarım saat içinde Ecdebiye deyiz.
(Geri kalan birlik üyeleri yerlerini aldı ve tren harekete geçti. Trende ölüm sessizliği vardı. Varış noktasına neredeyse gelmişlerdi.)

Seyfi- Bu savaş önceki gibi olmayacak. Orada Katrea nın liderliğiyle duacılar büyük yardımda bulunmuşlardı fakat buradaki komutanların öyle bir yeteneği yokmuş gibi görünüyor.

Lea- Bizde o savaştaki gibi toy değiliz artık. Bu son hafta hepimiz büyük ilerleme gösterdik. Antrenman dövüşlerimiz de bize çok şey kattı.

Seyfi- Orası öyle ama Athwart bizi bekliyor olacak. Çok zorlu bir savaş bizi bekliyor.

(Tren yavaşlamaya başladı ve durdu. Bir duacı Kushiroların kompartımanının kapısını açtı.)

-- Geldik, efendim.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 20 Mar 2013 19:23
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Yazdığım en uzun bölüm her halde.
Bölüm 32 - Libya Savaşı 1-
Spoiler:

(Tren Ecdebiye ye varmıştı. Birlik trenden inmiş ve savaş için hazır hale gelmişti. Kasaba tam karşılarında duruyordu. Ortamda ölüm sessizliği vardı. Herkesin dili tutulmuş gibiydi. Havariler ve üst düzey duacılar birliğin önünde toplandılar. )

Lea- Planda bir değişiklilik yok. Biz önden giderken duacılar bize arkadan destek olacaklar. Siz, üst düzey duacılar ise birliği koruyacaksınız.

Seyfi- Hadi harekete geçelim.
(Birlik ilerlemeye başladı. Kasabanın girişine kadar gelmişlerdi. Kasaba hareketlenmeye başladı.)


Kushiro- Geliyorlar. Herkes hazırlansın.
(Bir anda her evden her sokak arasından iblisler ortaya çıkmaya başladı. Havariler hemen silahlarına davrandı. Duacılar ise çoktan zayıflatma dualarına başlamışlardı bile.)

Seyfi- Yaptığımız eğitimin nasıl meyveler verdiğini onlara gösterelim.
(İblisler kasabadan dışarı ağır adımlarla çıkmaya başladılar. Her zaman ki pis sırıtışları suratlarındaydı. Savaş için sabırsızlıkları her hallerinden belliydi. İblislerden biri daha fazla bekleyemeyeceğini belirtmek için söze girdi.)

-- Hadi ama daha fazla bekletmeyelim misafirlerimizi. Parti başlasın artık.

-- Sabırsızlanmanıza gerek yok. Sadece suratlarındaki o korku dolu ifadeyi biraz daha izlemek istemiştim.
(Sesin geldiği yer bir evin çatısıydı. Üç kişi orada duruyorlardı.)

Kushiro- Bu o. Trenin tepesindeki adam.

Seyfi- Hangisi?

Kushiro- Ortadaki.

Ricardo- Merhaba zamanın gözlerinin kullanıcısı. Çok uzun zaman olmadı ama yinede beklediğimden daha iyi göründüğünü söylemeden geçemeyeceğim.
(Ricardo nun yanındaki diğer adam söze girdi.)

-- Hey, Ricardo daha bizi ne kadar bekletmeyi düşünüyorsun. Bırak da savaş başlasın.

Ricardo- Hevesini kırmak istemem ama biz önde savaşmıyoruz. Kasabanın merkezinde onları bekleyeceğiz. Sadece selamlamak için geldik. Meydana kadar gelebilen biraz vakit geçirmek için yeterli güçte demek olur. Böylece partimiz daha keyifli geçer.
(Ricardo nun diğer tarafındaki kadın Ricardo nun koluna girdi.)

-- Senin partilerin her zaman en iyileri olmuştur zaten. Ama bizi tanıtmayarak misafirlerimize kabalık ettiğini düşünmüyor musun?
Ricardo- Tamamen benim kabalığım. Bu yanımdaki hevesli arkadaşım Jasper ve bu güzel bayan ise Bella. Athwart örgütünün sizin için hazırladığı bu partiye geldiğiniz için çok minnettarım. Siz burada partinin keyfini çıkarırken bizler ise sizi kasabanın meydanında bekliyor olacağız. Lütfen eğlenmemize bakın.
(Ricardo, Bella ve Jasper bir anda yok olmuşlardı. İblisler ise yavaşça yürümeye başladılar.)

Seyfi- Beklemekten sıkılmıştım.
(İblisler hızlarını arttırarak saldırıya geçtiler. Ölüm sessizliği yerini savaş çığlıklarına bırakmıştı.)

Kushiro- Ben önden gidiyorum. Burasını size bırakıyorum.

Lea-(Sinirli bir sesle) Neden sen önden gidiyorsun ki?

Seyfi- Tamam, tamam. Hadi sen git. Lea ve ben bunlar için fazlayız bile.
(Kushiro bir anda ileriye atıldı. İblislerden bir kaçı bunu fark etti.)

-- Bizi geçebileceğini sanıyor. Hahaha!
(Kushiro nun gözleri zamanın kontrolü için parladı. Önüne geçen tüm iblisler yere serildi. Artık savaş tam anlamıyla başlamıştı. Seyfi ve Lea teker teker iblisleri öldürmeye başladılar. Fakat iblisler çok fazlaydı. Hemen ilk kayıplar verilmeye başlandı. Üst düzey duacılardan birinin yere devrilmesiyle iblislerden bir kaçı duacıların arasına girmişti. Kan oluk oluk akıyordu. )

Seyfi- Lea, sen yardıma git ben burayı tutarım.
(Lea tüm hızıyla duacılara yardım için koştu. Uçarcasına bir iblisin üzerine atladı. Atlamasıyla iblisin başının yere düşmesi bir oldu. Kan Lea nın üzerine fışkırırken diğer iblise yöneldi. Hançerlerinden birini iblise fırlattı. Hançer iblisin gözüne saplandı. Geriye doğru sendeleyen iblisi yakındaki üst düzey duacılardan biri ikiye böldü. Savaş kızışmıştı. İblisler ve duacılar bir bir düşüyordu. Bu sırada Lea, Ahad ın yere düştüğünü gördü. Yardım için hareketlenirken aslında Ahad ın kaçmaya çalıştığını gördü. Bu durum Ahad ın yanındaki duacıları da etkilemişti. Hepsi kaçmak için fırsat kolluyorlardı. Lea onları uyarmak için bağırdı.)

Lea- Bir birinizden ayrılmayın. Ayrılırsanız öleceksiniz...
(Ama sesi ulaşmıyordu. Kaçmaya çalışan kendini iblisler tarafından parçalanırken buluyordu. En sonunda Ahad ın bedenini yere düşerken gördü. Kafası ise bir iblisin elindeydi. Savaş alanı çok karışmıştı. Yardım için çok geçti. Yirmi beş duacıdan on ikisi çoktan ölmüştü. Geri kalanlar gruptan ayrılmayanlardı. Bu sırada Kushiro önüne gelen iblisi parçalara ayırarak kasabanın merkezine gelmişti. Artık iblisler Kushiro ya saldırmıyordu. Meydanda sadece Kushiro ve üç Athwart vardı.)

Ricardo- Buraya gelebileceğini biliyordum ama bu kadar çabuk olacağını düşünmemiştim. Arkadaşlarını orada yalnız bırakmak sence mantıklı mı?

Kushiro- Sen onları merak etme kendin için endişelen.

Ricardo- Gerçektende ilginç birisin. Benim rakibim olmaya değersin. Ama yorulmuş olmalısın. Biraz dinlen istersen.

Kushiro- Hiç gerek yok. Başlayalım.

Jasper- Hey, Ricardo. Bırak da ben dövüşeyim. Tek başıma ona yeterde artarım.

Ricardo- Rakibini küçümseme Jasper. Nede olsa o zamanın gözlerinin kullanıcısı.

Jasper- Neyse ne. Ben savaşmak istiyorum.
(Jasper elinde tuttuğu hastasıyla binanın çatısından aşağıya atladı ve Kushiro nun karşısına dikildi.)


Hasta- Bir çeşit mızrak(Roma dönemi)
Falcata- Tek parça dökme demirden kısa kılıç.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 29 Mar 2013 20:36
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 33 -Libya Savaşı 2/Çift Kılıç Tekniği-
Spoiler:

(Ecdebiye-Libya)
(Savaş tüm hızıyla devam ederken Kushiro düşmanı yarıp kasabanın merkezine ulaşmıştı. Artık Athwart ile karşı karşıyaydı. Hasta kullanıcısı Jasper ilk rakibi olmak için öne çıktı. Kasabanın dışındaki savaşın sesleri durmuyordu. Acı çığlıklar kasabanın sokaklarında yankılanıyordu. Kushiro elini kılıcına götürdü ve rakibini süzmeye başladı. Bu sırada Jasper alaycı bakışlarını Kushiro ya dikmişti, savaşacak olmanın verdiği heyecanla ileriye atılmak için hazırlandı.)

Jasper- Başlıyorum. Bana eşlik edip, beni eğlendirebilirsen çok sevinirim.
(Kushiro sessizliğini korudu. Jasper ileri atılmak için gerildi. İkisi de gözlerini birbirlerinden ayırmıyorlardı.)

Jasper- Geliyorum...
(Jasper büyük bir hızla Kushiro ya doğru atıldı ve bir anda ortadan kayboldu.)

Jasper- Benimsin.
(Bir anda Kushiro nun üstünde belirmişti. Mızrağını aşağıya doğrultmuş, büyük bir hızla Kushiro nun üzerine geliyordu. Kushiro ani bir hareketle bu saldırıdan sıyrıldı ama daha kılıcı kınında duruyordu.)

Jasper- Ricardo nun rakip olarak seçtiği biri bu saldırıyla yıkılsaydı zaten eğlenceli olmazdı.

Kushiro- Sadece konuşacak mısın?
(Jasper ın mutlu ifadesi ansızın bir katilin soğuk bakışlarına dönüştü.)

Jasper- Ağırdan alacaktım ama bunu sen istedin.
(Jasper yüksek hızını kullanarak ani saldırılar yapmaya başladı. Kushiro geriye doğru adım atıyordu.)

Bella- Jasper ın bu genç çocuğu öldürmesi an meselesi. Baksana nasıl çaresizce geri çekiliyor.

Ricardo- Gerçekten öyle mi düşünüyorsun. Orada çaresiz olan biri varsa o da Jasper. Çocuk daha ne kılıcını çekti, nede gözlerinin gücünü kullandı ve bu Jasper ın sinirlenip daha çok açık vermesine neden olmaya başladı. Dövüşlerinin bitmesi an meselesi ama kazananın Jasper olacağından şüpheliyim.
(Bu sırada Jasper nefes nefese bir halde saldırılara son verdi. Bakışları gittikçe daha öfke dolu olmaya başlamıştı.)

Jasper- Buraya oynamaya mı geldin? Bir erkek gibi dövüşsene.

Ricardo- Ben senin yerinde olsam şu an ondan böyle bir şey istemezdim.

Jasper- Kapa çeneni ve olduğun yerden seyret. Bana karışma.
(Jasper ın artık sinirden elleri titremeye başlamıştı. Çok güvendiği hızı ona ihanet ediyordu. Kushiro da tek bir çizik bile yoktu. Japer tekrar saldırı için hazırlandı.)

Jasper- Artık bu işi sonlandıralım. Bakalım bunda da kaçabilecek misin?
(Jasper ileriye atılmak için hazırlanırken, Kushiro boşta olan elini hiç bir zaman yanından ayırmadığı Kawasaki den kalan beyaz kılıcı tuttu. Jasper tüm öfkesiyle saldırıya geçti. Jasper ın saldırıya geçmesiyle Kushiro nun gözleri zaman için parladı.)

Kushiro- İntikam Ejderi, Çift Kılıç stili...
(Kushiro bir anda Jasper ın arkasında belirdi.)

Kushiro- ...Ejder Nefesi.
(Jasper kanlar içinde yere yığıldı. Ricardo ve Bella şaşkınlık için de donakaldılar. Jasper hareketsizce yerde yatıyordu. Onlar için inanılır gibi değildi. Kushiro sakin bir şekilde kılıçlarını kınlarına soktu.)

Ricardo- (iç ses)'Trende olduğundan çok daha hızlı. Bu nasıl olur? Yoksa trendeyken gözlerini kullanmamış mıydı?'

Bella- Seni pislik. Jasper a bunu nasıl yaparsın. Seni kendi ellerimle öldüreceğim.
(Ricardo, Kushiro ya saldırmak isteyen Bella yı durdurdu.)

Ricardo- Senin için çok güçlü. Ben hallederim.
(Ricardo falcatasını eline alarak üzerinde durduğu evin çatısından aşağıya atladı. Sinirli olduğu belli oluyordu. Falcatasıyla Kushiro yu işaret etti.)

Ricardo- Sen benimsin.

Bu tür bölümleri yazmak çok zevkli oluyor.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 02 Nis 2013 19:12
adige_hawk
Yeni Otaku
Yeni Otaku



Kayıt: 08 Nis 2013
Mesajlar: 17
Teşekkür: 5

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
hikayenin atamamını okumadım ama giriş bölümünü ve genel hatlarıyla anlattıklarını okudum. konu itibariyle çok mükemmel değil ama ilgi çekici ve manga olursa okunur. Gülücük Dağıtıyor Ancak bence kendi dünyanı yaratsan çok daha başarılı bir hikaye olabilirdi. Mesela şu dinler konusu yada gerçek şehirlerde geçen olaylar. Müslüman, hıristiyan karıştırmamak çok daha iyi olabilir. Onun yerine kendi oluşturacağın bir dünyada, kendi oluşturacağın ülke ve şehirlerde yine kendi oluşruracağın inançlar etrafında döndürebilirsin hikayeyeyi. tabi gerçek dünyadan ve inançlardan esinlenebilirsin ama böyle yaparsan hem kendini zor duruma bırakmamış olursun hemde çok daha özgür olursun. Bu kadar yazdıktan sonra dönüştürmek zor ve belki imkansız ama benimkisi sadece bir tavsiye. Göz Kırpıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 16 Nis 2013 16:14
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): saim

saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
adige_hawk yazmış:
hikayenin atamamını okumadım ama giriş bölümünü ve genel hatlarıyla anlattıklarını okudum. konu itibariyle çok mükemmel değil ama ilgi çekici ve manga olursa okunur. Gülücük Dağıtıyor Ancak bence kendi dünyanı yaratsan çok daha başarılı bir hikaye olabilirdi. Mesela şu dinler konusu yada gerçek şehirlerde geçen olaylar. Müslüman, hıristiyan karıştırmamak çok daha iyi olabilir. Onun yerine kendi oluşturacağın bir dünyada, kendi oluşturacağın ülke ve şehirlerde yine kendi oluşruracağın inançlar etrafında döndürebilirsin hikayeyeyi. tabi gerçek dünyadan ve inançlardan esinlenebilirsin ama böyle yaparsan hem kendini zor duruma bırakmamış olursun hemde çok daha özgür olursun. Bu kadar yazdıktan sonra dönüştürmek zor ve belki imkansız ama benimkisi sadece bir tavsiye. Göz Kırpıyor

baştada dediğim gibi bu fanfic in asıl amacı bir eleştiri. Animelerdeki hristiyan kültür hep benim tepkimi çekmiştir. Bende bu fanficte tüm dinleri buluşturdum yani dünyayı kurtarma işini vatikandan aldım tüm dünyaya dağıttım. Giriş bölümüde zaten birçok din ve mezhebin birleşiminden oluşturdum birazda fantasik kurmaca kattım. Gerçek şehirlere gelirsemde bunları gerçeklik katması için kullanıyorum. Bir şehri kullanmadan önce o şehri internetten araşıtıyorum yemek kültüründen tren yollarına kadar. Fiziki haritalarına baktığım bile oluyor. Eğer okursan her kullandığım şehrin ulaşımına uygun yazıldığını görürsün. Tren yolu geçen yerden yürüme mesafesi falan hepsi kaba taslak hesaplanmış şekilde kullandım. Sebepler bunlar ama daha ilk fanficim olduğundan çok fazla eksik olduğunu biliyorum. özellikle ilk bölümlerdeki imla hatalarım gözüme çok battı sonra bakınca.

Bu arada yapıcı bir eleştiri yaptığın için çok teşşekür ederim. Şevkimi arttırdın. Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 16 Nis 2013 16:30
adige_hawk
Yeni Otaku
Yeni Otaku



Kayıt: 08 Nis 2013
Mesajlar: 17
Teşekkür: 5

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
saim yazmış:
adige_hawk yazmış:
hikayenin atamamını okumadım ama giriş bölümünü ve genel hatlarıyla anlattıklarını okudum. konu itibariyle çok mükemmel değil ama ilgi çekici ve manga olursa okunur. Gülücük Dağıtıyor Ancak bence kendi dünyanı yaratsan çok daha başarılı bir hikaye olabilirdi. Mesela şu dinler konusu yada gerçek şehirlerde geçen olaylar. Müslüman, hıristiyan karıştırmamak çok daha iyi olabilir. Onun yerine kendi oluşturacağın bir dünyada, kendi oluşturacağın ülke ve şehirlerde yine kendi oluşruracağın inançlar etrafında döndürebilirsin hikayeyeyi. tabi gerçek dünyadan ve inançlardan esinlenebilirsin ama böyle yaparsan hem kendini zor duruma bırakmamış olursun hemde çok daha özgür olursun. Bu kadar yazdıktan sonra dönüştürmek zor ve belki imkansız ama benimkisi sadece bir tavsiye. Göz Kırpıyor

baştada dediğim gibi bu fanfic in asıl amacı bir eleştiri. Animelerdeki hristiyan kültür hep benim tepkimi çekmiştir. Bende bu fanficte tüm dinleri buluşturdum yani dünyayı kurtarma işini vatikandan aldım tüm dünyaya dağıttım. Giriş bölümüde zaten birçok din ve mezhebin birleşiminden oluşturdum birazda fantasik kurmaca kattım. Gerçek şehirlere gelirsemde bunları gerçeklik katması için kullanıyorum. Bir şehri kullanmadan önce o şehri internetten araşıtıyorum yemek kültüründen tren yollarına kadar. Fiziki haritalarına baktığım bile oluyor. Eğer okursan her kullandığım şehrin ulaşımına uygun yazıldığını görürsün. Tren yolu geçen yerden yürüme mesafesi falan hepsi kaba taslak hesaplanmış şekilde kullandım. Sebepler bunlar ama daha ilk fanficim olduğundan çok fazla eksik olduğunu biliyorum. özellikle ilk bölümlerdeki imla hatalarım gözüme çok battı sonra bakınca.

Bu arada yapıcı bir eleştiri yaptığın için çok teşşekür ederim. Şevkimi arttırdın. Çok Mutlu


Asıl ben teşekkür ederim. Eleştirilerimin amacı elbette yapıcı olmak çünkü sizin yazım yeteneğinizin olduğunu düşünüyorum. Araştırmalar yaparak yazım yapmak doğal olarak yapılması gereken yöntemdir. Bu konuda haklısınız. Dinler konusunda bu kadar ısrarcı olmanız ise sizin tercihiniz. Ama manga ve animelerdeki hıristiyanlıktan daha çok kendi dinleri olan budist öğretiler işleniyor ama bu bizlere din gibi gelmediğinden pek fark etmiyor ya da önemsemiyoruz. Elbette hristiyanlığı anlatıyorlar çünkü azda olsa hristiyan bir nüfusta yaşıyor Japonya'da ve bu anime/mangaların yurt dışı pazarlarıda genelde hıristiyan ülkeler.
Yani işin özeti şu ki bir yazar olarak mesaj vermek ya da eleştiri yapmak kaygısı ikinci planda olmalıdır. Her şeyden önce kendi yazdıklarını sevmeli ve sevmelisin. Bir yazar mesaj vermek derdine düşerse kendi anlatımından ve tarzından uzaklaşır ve yazdıkları bir ansiklopedi kadar sıkıcı olur. Şimdilik amatör bir yazar olduğunu biliyorum ama temelde bunları kavrarsan çok iyi şeyler yazacağına inanıyorum. Kim bilir belki ilerde kendi tarzını yansıttığın bir hikayeni ya da manganı okuruz Gülücük Dağıtıyor İmla hataları herkeste olur kafana takma Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 19 Nis 2013 14:28
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 34 -Libya Savaşı 3-
Spoiler:

(Ecdebiye-Libya)
(Ricardo nun bakışlarından nefreti rahatça hissediliyordu. Falcatasını olabildiğince sıkı kavramıştı. Öfkesinin alevleri savaş meydanını kaplamıştı.)

Ricardo- Kardeşim gibi sevdiğim bir adamı öldürdün. Senin için artık bir gelecek yok. Cehennemin ateşlerinde yanacaksın.
(Bir anda Ricardo nun falcatasını kızıl ateşler sarmaya başladı. Silah artık alev alev yanıyordu. Ricado nun yüzünde şeytani bir gülümseme oluştu.)

Ricardo- Bu alevler cehennemin derinliklerinden geliyor. Bunu sadece ruh gücü yüksek olan bir kaç seçilmiş kullanabilir. Bu güç bize Melek-i Tavus tarafından bahşedildi. Alevler içinde acı çek.
(Ricardo ileri doğru adım attı ve ansızın Kushiro nun arkasına geçti.)
Ricardo- Ben ondan çok daha güçlüyüm.
(Ricardo falcatasını var gücüyle savurdu. Kushiro yana doğru hareket ederek saldırıdan sıyrıldı.)

Kushiro-(iç ses) Çok hızlı.' Ama yeterli değil.

Ricardo- Yeterli olmayanda ne? Haa!!!
(Ricardo ardı ardına saldırmaya başladı. Falcatasındaki alevler gittikçe güçleniyordu. Kushiro tüm saldırılardan sıyrılsa da silahın alevleri tenini sıyırıyordu. Kushiro bir anda Ricardo nun saldırı mesafesinden uzaklaştı. Yavaşça iki kılıcını da çekti.)

Ricardo- Hala yeterli değil mi?(sırıtma) Seninle işim bittiğinde sıra Kızıl Güneşin merkezine saldırmaya gelecek. Melek-i Tavusun bize bahşettiği güç ile ustamız sizin merkezini yerle bir edecek ve yeni bir dönem başlayacak.

Kushiro-Konuşman bitti mi? Demek amacınız bu. Gerçekten de diğerlerinden çok daha güçlü olduğun aşikar. Ama benim için yeterli değilsin.
(Kushiro saldırı için pozisyon aldı. Kolları avına atılan bir ejderin kanatları gibi geriye doğru gerilmişti. Gözlerini parlamasıyla ileriye atılması bir oldu.)

Kushiro- İntikam Ejderi, Çift Kılıç Stili...
(Kılıç darbeleri o kadar hızlıydı ki Ricardo ne olduğunu anlayamamıştı.)

Kushiro- ...Ejderin Azı Dişi
(Kushiro yavaşça kılıçlarını kınına soktu. Ricardo hala ayaktaydı.)

Ricardo- Ustamızın bizim kadar güçsüz olduğunu sanma. O sana gerçek cehennemi yaşatacak.
(Bir anda Ricardo nun her yerinden kanlar fışkırdı. Vücudundaki kesikler sayılamayacak kadar çoktu. Ricardo önce dizlerinin üzerine çöktü, ardından gökyüzüne baktı.)

Ricardo- Bu uçsuz bucaksız maviliği tekrar görmek çok güzeldi.

Bella- Ricardo!!!!!!!
(Ricardo gözlerini kapadı. Dizlerinin üzerinde gökyüzüne bakar şekilde ölmüştü. Bella göz yaşları içinde kalmıştı, öfkesine daha fazla hakim olamadı ve Kushiro nun üzerine doğru atladı. Daha havadayken engellenmişti. Engelleyen Lea ydı. Bella etrafında baktığında savaşın çoktan bitmiş olduğunu, diğer iki havari ve geriye kalan beş duacının meydana gelmiş olduğunu gördü.)

Seyfi- Çok mu geç kaldık Kushiro?

Bella- Bu nasıl olur? Neden hepsi hayatta?

Lea- Bunu ben hallederim Kushiro sen dinlen?

Kushiro- Buna gerek yok. Zaten önce onla konuşmak istiyordum. Hem canlı daha çok işimize yarar.
Kushiro yavaşça Lea nın zapt ettiği Bella ya doğru yaklaştı. Kılıcını Bella nın boğazına dayadı ve sordu.)

Kushiro- Usta dediğiniz kişi kim ve merkeze ne zaman saldırmayı planlıyorsunuz?

Bella- Ustamız senin düşünebileceğinden çok güçlü biri ve çok yakın bir zamanda merkezinizi yerle bir edecek.

Lea- Daha net konuş.

Bella- Benden başka bir şey öğrenemeyeceksiniz.
(Lea sert bir yumruk attı. Bella nın ağzından kan geldi.)

Lea- Daha net konuş dedim.
(Bella, Lea ya baktı ve sırıttı. Lea tam bir yumruk daha atacakken Seyfi onu engelledi.)

Seyfi- Bence bu kadarı bile yeterli. Onu hemen merkeze gönderelim. Onlar bizden daha çok bilgi elde edebilirler. Hemen yola koyulalım.
(Duacılardan biri öne çıktı.)

-- Ama destek birliği ve ilk yardım ekibini beklemeliyiz. Sizinde durumunuz ciddi olabilir.

Seyfi- Buna vaktimiz yok. Hemen işe koyulmalıyız.

(Bilinmeyen bir yer)

-- Efendim. Ricardo, Jasper ve Bella yenildiler. Görünüşe göre Bella canlı ellerine geçmiş.

-- Önemli değil. Zaten ondan alabilecekleri her hangi bir bilgi yok. Saldırı günü için hazırlıklar devam etsin. İlk dolunayda saldıracağız.

-- Daha fazla iblis çağırmak için Cehennem kapılarını açarken dolunayın gücünden mi yararlanacağız?

-- Hahaha! Buna gerek yok. Gücümüz yeterince fazla. Sadece dolunayı seviyorum. O kadar. Şimdi çıkabilirsin.
(Raporu sunan eğilerek saygısını gösterdi ve yavaşça odayı terk etti. Oda da sadece Athwart ın lideri kalmıştı.)

-- Kushiro, demek bu kadar güçlendin ha? Seninle tekrar karşılaşmak için sabırsızlanıyorum.

yazmayalı üç hafta olmuş. Ah sınavlar ah.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 01 May 2013 17:40, Değiştirme: 23 May 2013 15:00 (Toplamda 1 kere)
AngelM
Yasaklı Üye



Yaş: 23
Kayıt: 05 May 2013
Mesajlar: 256
Favori Anime & Manga: bleach,one peace,naruto,fairy tail,a kiss to my prince,vampire knight,bakugan,pokemon,lovely komplex,after story,ghost in the shell,fate stay night,sword art vb.
Nerden: Gizemli diyardan....
Teşekkür: 47
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
çok gûzel hepsini okuyamasam da.. Çok begendim... Üzgün ya da Ağlıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 21 May 2013 11:09
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): saim

saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 35 -Beklenmeyen Elçi-
Spoiler:

(İstanbul-Merkez)
(Ecdebiye deki kanlı savaş bitmişti. Kushiro, Seyfi ve Lea destek birliğini ile ilk yardım ekibini beklemeden yeni emirleri beklemek için Bingazi ye geri dönmüşlerdi. Ecdebiye hakkında sunulan rapor Kızıl Güneşte çok ses getirmişti. Örgüt içinde tedirginlik ve karmaşa oluşmaya başlamıştı. Merkeze yapılacağı öğrenilen saldırı haberi üzerine acil toplantı kararı alınmıştı.)

(Hologram Konuşma)
Leonard- Sayın temsilciler, hepinizin Libya dan gelen raporu okuduğunuzu var sayıyorum. Örgütümüzün merkezi tehlike altındadır. Benim önerim merkezimizi savunmak adına bütün havarileri geri çağırmaktır.
(Hoşnutsuzluk belirtileri baş gösterdi. Musevilik temsilcisi söze girdi.)

-- Leonard, sende biliyorsun ki havariler bizleri değil dünyayı korumak için var. Eğer hepsini geri çağırırsak diğer insanlara neler olur.

Leonard- Haklısınız ama Kızıl Güneş düşerse dünyada düşer. Bunu engellemek için bazı fedakarlıklarda bulunmalıyız. Başka seçeneğimiz yok.
(Tedirginlileri temsilcilerin yüzlerinde belli oluyordu. Leonard ise sinirini yatıştırmaya çalışıyordu. Tam konuşmaya devam edecekti ki büyük bir gürültü hemen ardından da bir sarsıntı meydana geldi. Herkes şaşkınlık içindeyken toplantı salonun kapısı bir duacı tarafından açıldı.)

-- Efendim, ön kapıya saldırı altında.

Leonard- İblisler mi?

-- Hayır, insan gibi görünüyor ama yinede kapı muhafızları onu durduramıyor.

Leonard- Lanet olsun, Athwart. Yerimizi çoktan öğrenmişler ha. Sen hemen merkezdeki havariler ve general Simon ı ön kapıya gelmelerini emrettiğimi bildir.
(Leonard toplantı salonunu hemen terk eder ve ön kapıya doğru hareketlenir. Ön kapıda işler karışmıştır. Aniden beliren bir yabancı kapı muhafızlarına saldırmış, kısa sürede muhafızların yarısını öldürmüştü.)

-- Bu kadar karışıklık çıkardım ama hala yetkili birilerini göremiyorum. Neyse biz keyfimize bakalım, nasıl olsa yakında ortaya çıkarlar.
(Saldıran kişi alevler içindeki baltasını tüm gücüyle savurarak muhafızları katletmeye devam ediyordu. Bu sırada muhafızların lideri direnmeleri için muhafızlara emirler yağdırmaktaydı.)

-- SAVAŞIN, NE OLURSA OLSUN BU KAPI AŞILAMAYACAK. SAVAŞINNNNNN!!!

-- Hey, sen biraz fazla gürültücüsün. Biraz sus bakalım.
(Saldırgan bir anda muhafızların liderinin arkasında belirdi. Tam baltasıyla muhafızlarının liderinin kafasını yaracakken balta durur. Muhafızların liderinin dizlerinin bağı çözülmüştür. Korkuyla yere yığılır.)

-- Sonunda yetkili birileri geldi ha?
(Gelen Simon dı, Kılıcıyla baltayı engellemişti.)

-- Beni çok beklettiniz. Kendimi tanıtmama izin ver. Ben Fionn Mac Cumhaill. Karışıklık için kusura bakmayın. Buraya bir elçi olarak gönderildim fakat yetkili birini çağırmamakta ısrar ettiler, bende kendim çağırmak zorunda kaldım.

Simon- Bende Simon. Mesajını bana iletebilirsin ama buradan canlı çıkacağını düşünme.

Fionn- Hahahaha! Kızıl Güneşin merkezi tam düşündüğüm gibi çok eğlenceli bir yer.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 23 May 2013 17:04
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): AngelM

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 5, 6, 7, Sonraki
6. sayfa (Toplam 7 sayfa) [ 61 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız