Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 6, 7, 8, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
"Ne idüğü belirsiz" bir deyimdir, yani bir yanlışlık yok. İdüğü olarak da kullanılır. Şaşırmış Durumda
Vee Shiliew beğenilmeyecek gibi değil. Temel bilgiler için epey araştırma yaptım. Gülücük Dağıtıyor

@Mangaka: Teşekkürleer. Gülücük Dağıtıyor Evet iyice karıştı ama merak etmeyin ben o karmakarışık konuşmayı sonra anlatacağım. Shiliew de anlamadı zaten. Çok Mutlu Ben bile yazarken kafam karışa karışa yazdım, isimleri unutup durdum.
Vee Lennon, Lennon, Lennon muhteşem. Lennon. Hayranlık Besliyor (kendi yazdığım karaktere aşık oluyorum galiba. Kahkaha Atıyor )

Tekrar teşekkürler ikinize de. Gülücük Dağıtıyor





Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 16 Eyl 2011 20:27
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Get A Life

Get A Life
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 01 Ağu 2010
Mesajlar: 455
Teşekkür: 141

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
Ahaha, guzel yeni bir deyim ogrendim Çok Mutlu Cok utandim su an Şaşırmış Durumda Kahkaha Atıyor


Ben Shiliew'i daha cok sevdiiim Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 16 Eyl 2011 21:11
Barkın
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 22
Kayıt: 10 Ağu 2010
Mesajlar: 468
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 62

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
Evet beklenen bölüm geldi, ben de yumuldum okudum.Şimdi de yorum zamanı geldi.

Sanki bu bölümün geç gelmesini ve performansının düşmesini bölümü uzatarak gidermeye çalışmışsın gibi geldi. Yani şöyle bi bakınca gözüm korkmadı değil hani Gülücük Dağıtıyor Ama okurken uzunluğu fazla anlamadım bölümün bittiğini sayfanın en altından gördüğümde "Ne yani bu kadar mıymış?" diye aklımdan geçirdim, şöyle bir yukarı doğru bakınca da uzunluğunu tekrar hatırladım -fare tekerleğini çevir çevir sondan başa gitmiyor-.

Neyse yoruma başlıktan başlamak lazımdı başlıktan başlamadım madem başlara alıyım dedim başlığı -bu cümlede toplam 6 defa baş kelimesi kullanılmıştır-. Valla başlık için ne diyim bilemedim başlık sayesinde Shiliew'in de bir avukat olduğunu öğrendik Çok Mutlu ben Shiliew'i sadece Mellyn'e yük olan boş bir karakter sanıyordum Dil Çıkartıyor -asdfghjkl-

Shiliew'in de saldırıya uğrayacağını hiç hesaba katmamıştık valla ne diyelim ters köşeye yatırdın bizi be Zerinda Çıldırmış Durumda Ama olsun vuruldu, iyi oldu hem bu sayede bir şeylerin farkına daha çabuk vardılar ki bu da çok işe yarıyacaktır. Du bi dakka lan Shiliew burda yem oldu :@ Neyse kapı gibi adam bi kaç yaralanma bi şey yapmaz ona.

Bu arada bu bölümdeki araba sahnesi o kadar güzel olmamış Zerinda ama anca bu kadar olur zaten nabalım. Mellyn ortada yokken kavga edemezler ya Gülücük Dağıtıyor

-“Le-Lennon! Ne ya-NE YAPIYORSUN BE?!”
-“Kıpırdama.”
Yuetsu kapıda dondu kaldı. Suratında aptal bir ifade vardı. Kavga ediyorlarsa, girmek istemiyordu.
-“Hayır –hayır dedim sana! Burası hastane!” Shiliew, aynı telaşlı tonda konuşmaya devam etti. “Hayır, hayır, hayır, AAAH!” Bu defa canı yanmış gibi bağırmıştı.
-“Kendini kasma diyorum sana. Canın daha çok yanacak.” Bu defa Lennon’ın sesi geliyordu.
-“Kasma demesi kolay!”
-“İyi, kas. Ama canın daha çok yanar.” Bu defa garip sesler geldi ve yatak şiddetle gıcırdadı, Shiliew’in sesi kesilmişti. Kapının dışında bekleyen zavallı kız ise neye uğradığını şaşırmıştı. İçeride ne oluyordu?
-“Bak, bu yaptığın mantıklı deği-Aaaahahaha AAAAHHHH! Çek şunu be! AYY ACITIYORSUN SENİ -!” Shiliew’in ettiği küfür epey alçak sesli olduğundan, Yuetsutam olarak duyamamıştı. Fakat Lennon’ın iç geçirdiğini duydu.
-“Çocuk gibisin. Dayan biraz. Ağrı yakında geçer.”
-“Ne yaparsan yap, hızlıca bitir şu işini.”


Kahkaha Atıyor Yaoiye bağlama bari burada, bir de kuroshitsuji korse sahnesi gibi "kasten" yapılmış şeylere bir gönderme mi var ne? Ya da gönderme filan değil "kasten" yapılmış başka bir sahne Şık Aklıma gelmişken yatak niye gıcırdıyordu, yoksaa Düşünce

-“Mellyn nerede?” diye sordu.

Yazııık, Mellyn'ini arıyor Shiliew Üzgün ya da Ağlıyor . Burada Shiliew X Mellyn isterdim ama Mellyn daha çok Shi'sinin ablası gibi.

Shiliew, kıpırdamaya çalışınca kendi kafasının yanında başka bir kafa hissetti. Sağ tarafa döndüğünde gördüğü manzara aynen şuydu;
Siyah ve dalgalı saçlı bir kadın, koltuğu kendi başucuna çekmişti, kollarını destek olsun diye kendi yastığının arkasından ileri uzatmıştı ve kafasını yastığın boş kısmına koymuştu. Ayrıca uyuyordu.


Bu sahnede de içim bir hoş oldu, sevindirikimsi bi şey oldum Hayranlık Besliyor Böyle sahneler olucaksa Shiliew vurulmaya devam.

Ve ve ve... Yuetsu seni kalpsiz. Çocuk orda vurulmuş ablacığını yanında görmek istiyor senin dediğine bak. Pis duygusuz seni öl geber sen de vurul kimse gelmesin yanına Çıldırmış Durumda

-“Bu kan pulcukları, hasarlı dokunun olduğu bölgede trombokinaz dediğimiz bir enzimi salgılarlar. Bu pıhtılaşmayı başlatan enzimlerdendir. K vitaminine ihtiyaç duyulan aktif olmayan plazma proteini protombin, bu kan pulcuklarının salgıladığı trombokinaz dediğimiz enzim tarafından trombine çevrilir. Trombin kan pulcuklarını yapışkan yapar. Yani kan pulcukları yapışkanlıkları sayesinde hasarlı dokuya yapışarak orayı onarmaya başlarlar.

-“Plazma protein nereden çıktı?”
-“Yaralanma anında karaciğer salgılıyor. Diğer bir adı fibrinojen.”
-“Hah, şu ünlü fibrinojen!”
-“Fibrinojen, bu yolla fibrine döner. Fibrinler iplikçikler gibidir ve bir ağ gibi kan pulcuklarını sararak çökeltirler. O çökelti da kan pıhtısı oluyor.”


Karışık <--- bu yeter mi burası için ? Çıldırmış Durumda

Neyse bölüm için Tebrikler ve Teşekkürler Zerinda...

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 16 Eyl 2011 21:20
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Zerinda

Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
Hmm, Shiliew/Lennon sahneleri Mellyn/Shiliew sahnelerinden daha komik olacak zaman zaman, garantisini verebilirim. Dil Çıkartıyor
Performansım düştü, çünkü önemli bir diyalog vardı. Fazla betimleme yaparak sıkmayayım, sadede geleyim diye düşündüm. Ama performansımı düşürdü bu. Ben de dedim, kısa tutmayayım bölümü. Doğru bildin. Gülücük Dağıtıyor

Shiliew de bir avukat başlığı, o da avukat, o da saldırıya kurban gidebilir, anlamındaydı. Nitekim gitti de. Gülücük Dağıtıyor

Ha zaten o Lennon/Shiliew şeysinde korse sahnesinden örnek aldım ben, azıcık komik olur, hem de ben yazarken direk kendim korkunç eğlendim, Nami'yle falan gülüp duruyorduk MSN'de. Kahkaha Atıyor

O ShiliewxMellyn olsun, LennonxMellyn olsun, bir şey demeyeceğim. Belli olmaz. Yani fazla bilgi veremem. Dil Çıkartıyor

Yuetsu, Mellyn'i savunuyor, Mellyn sonuçta onun iyi arkadaşı ve Shiliew'i de hiç sevmiyor. ^^

Yorumun için kocaman bir teşekkür sanaa. =)





Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 16 Eyl 2011 21:47
Barkın
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 22
Kayıt: 10 Ağu 2010
Mesajlar: 468
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 62

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
kuru teşekkür olmaz teşekkür kasıyorum teşekkür et mümkünse buna da u.u

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 16 Eyl 2011 21:48
Krematoryum
Yeni Otaku
Yeni Otaku

Avatar

Kayıt: 12 Hzr 2011
Mesajlar: 7
Favori Anime & Manga: goth Naruto Bleach Kuroshitsuji dgm arakawa seikon skip beat wallflower ao no exorcist vb
Nerden: http://enigmaticalstories.forums-free.com/
Teşekkür: 4

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
ZERİNDA SEN NE YAPTIN ASKJFHAgjsdhjghdesjagdsjaghkj
İlk paragrafların uzunluğunu görünce dedim işte uzun yazmış dayanamamış ama çabuca bitti ve SLASH SENSÖRLERİM ÇALIŞTI okurken sana mesaj atıyım derken fantezilerimi başka bir arkadaşıma attım damn! MellynXShiliew den sonra LennonX Shiliew de SHIP SHIP SHIP moduna sokuyor beni.

Çok güzeldi, evet fibrinojen trombin falan gayet shiliewvari bir tepki verdim okurken ama güzeldi anlatım falan. LET ME LOVE YOU!

*ablamod* Yazım falan harikaydı zaten
akıcıydı cart diye okudum ayyyyyy

LET ME HUG YOU!

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 17 Eyl 2011 13:25
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Zerinda

Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
Ya madem kısa geliyor ben 3 sayfa dolusu yazar koyarım yeter ki siz isteyin. Çok Mutlu
Ben bazıları çok uzun yazınca bunalıyor diye öyle yapıyorum ama yani siz isteyin ben yazarım. Çok Mutlu Çok Mutlu Çok Mutlu
Trombin fibrinojen olaylarını dediğim gibi, ileride basitçe açıklayacağım, zaten önümüzde daha çok bölüm var, anlarsınız mutlaka. Şaşırmış Durumda
Hmm o sahnede Kuroshitsuji'deki korse sahnesinden esinlendim ve kıkırdayarak yazdım, çok eğlenceliydi yazması. Lennon x Shiliew... Ah ah. Bu hikaye bitsin shounen ai yazcam ben tamam kararlıyım. Çok Mutlu
Ayy teşekkür ederim beğendiğine çok sevindim çok mesut oldum. Gülücük Dağıtıyor

COME HERE AND HUG ME, LORD KREMATORYUM!
Hayranlık Besliyor




Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 17 Eyl 2011 13:31
Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 4. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
Ehem, bu bölüm çok yarıda kesilmiş, karman çorman ve kopuk gibi görünse de sağa sola değinmem gerektiğinden yazması biraz zor bir bölümdü.
Ufacık tefecik ayrıntılara ciddi dikkat etmemiz gereken bölümler başladı. Şık
Neyse, iyi okumalar.
//Ve bölümü geciktirmemin hiçbir affı, özürü, mazereti yok, unuttum, yazmayı UNUTTUM, hatta öyle ki arkadaşım bana dayanamayıp salak dedi, yani siz de diyebilirsiniz, haklısınız. Kahkaha Atıyor


5. Bölüm: Cinayet Aracı


Adli Tıp’ı seçmesinin çok basit bir sebebi vardı en başından beri Mellyn’in, karasızlık.
O aşamaya kadar düşündüğü tüm meslekler, bir şekilde insana yardım ve hizmeti amaçlıyordu. Psikoloji –insanlara yardım etmek içindi, doktorluk –insana yardım, yazarlık –o felsefik kitapları insana yardım için yazmayacaktı da neden yazacaktı sanki, polis –tehlikesinin yanı sıra, şiddetli bir insanlığa yardım özlemi, ve avukatlık için de aynısı geçerliydi.
Kitaplarını, hangi meslekte olursa olsun yazabileğine karar verdi. Psikolojiyi çözümlemek için üniversite bitirmesine gerek yoktu –hele de bir kitap kurdu ve insan sarrafıyken.

Polislik çok tehlikeliydi, içine giremeyeceği kadar zor. Avukatlık ve doktorluk seçenekleri arasında sendeleyip durmuş, gecelerce iç savaş vermişti.
Nihayetinde biyolojiye duyduğu tutku, onu tıp alanına itse de içindeki adaletli kişiyi susturamıyordu. İşte Adli Tıp’a yönelmesinin sebebi, bu adalet duygusu ve bu kararlılığıydı.

“Peki şimdi ne yapabiliyorum ki?” diye düşündü Mellyn. Hiç, hem de kocaman bir hiç. Sonra da “Hayır” diye düzeltti. “Hiç’in büyüğü küçüğü olmaz. Hiç, hiçtir. Yoktur. Boştur.” Elindeki belgelerde çok değişik şeyler fark etmişti. Hatta bu şeyler öyle ilginçti ki, tüm kurbanlar tekrar ayrıntılı bir ifade vermek zorunda kalacaklardı. Shiliew’in ceketinin cebinden yürüttüğü sigara paketine baktı. Hayatında hiç sigara içmemişti, tutmasını bile bilmiyordu, ama şu anda elinde bir sigara vardı.

Fakat ciğerleri sökülüyormuş gibi hissedince vazgeçerek söndürmeye çalıştı, onu da başaramadı. İşaret parmağıyla üstüne bastırınca elini yaktı, bu defa da tıslayarak elini silkeledi. “Değil sigara içmek, söndürmesini bile beceremiyorum.”

Bu defa yanan parmağını dosya üzerinde tıkırdatmaya başladı, neden polislerin ya da Shiliew’ın işine burnunu sokuyordu ki? Lennon’a fark ettiklerini çıtlatmalı mıydı? Eli telefona gitti, bu defa da gecenin bir yarısı olduğunu hatırlayarak vazgeçti. Fark ettiği durum, kurbanların ofislerinde ayrıntılı arama yapılmamış olmasıydı. Ayrıca bununla bitmiyordu, Shiliew dahil hiçbir kurbanın üzerinde dosyalarını koydukları dolabın anahtarı yoktu.
“Ya yanlarına almamışlarsa?” Ofiste bırakmak da bir seçenekti, ancak ufak bir pürüz vardı. Shiliew’a arabasının anahtarını verdiğinde, onu kendi anahtarlığına takmıştı ve dolabının anahtarları da oradaydı, bunu açıkça görmüştü. Arabayı kullanacaktı, demek ki yanına almıştı.
Ancak bulunan anahtarlıkta dolap anahtarı falan yoktu.
İşte eksik parça buydu.

Bu durumda, dosyalar kurcalanmış olmalıydı. Bu bir teoriydi.
Ama dosyaların, dolap içinde olduğuna nasıl emin olabilirlerdi? Mellyn heyecanlandı.

“Eski bir dosya olmasın…” diye fısıldadı. Ama bu teorilerin hepsini, yine başka bir teori üstüne kurmuştu. Ve o teoriyi de bir diğerinin üzerine. Bunu Lennon’a söylese bile, kanıtlayamayacağı gibi sadece içine saçmasapan bir kurt düşürmüş olacaktı.
“İyi.” Diye düşündü genç kadın zalimce. “Ben uyuyamadım, o da uyuyamasın.” Ve sonra Lennon’ın numarasını tuşladı.
* * *
Lennon, telefonu kapattıktan sonra saate baktı. İkiyi geçiyordu. Cep telefonunu vermekle akıllıca bir iş yapmıştı, ancak gece kapatmamakla aptallık etmişti. Bu telefondan sonra istese de uyuyamazdı… Silkinerek kalktı. Duş alsa, ferahlayacaktı ancak üzerindeki hoş sıcaklık da gidecekti. İstemeye istemeye soğuk suyu açtı. Ve işini bitirince de havluya titreyerek sarındı.

Aldığı soğuk duş, aksine onu rahatsız hissettirmiş, huzurunu kaçırmış ve bu hisler iyice uykusunu getirmişti. Bu saatte Mellyn’in yaptığı gibi dosyaları kurcalayabilirdi ama elinde taze bilgi olmadan bir şey yapamazdı. İfadeler baştan alınmalıydı ve buna göre yeni evraklar oluşturulmalıydı.
Yine bir sürü iş.
Üzerine bir mont giyerek dışarı çıktı, saçları hala ıslaktı ve hava da rüzgarlıydı, yine de arabaya binmedi. Mellyn’in kaldığı olduğunu bildiği ev ona yakın bir mesafedeydi, ayakları da onu o eve götürüyordu.
* * *
Mellyn, oturduğu koltuktan kalktı ve saçlarını topladı, notlarını tuttuğu defterin arasına bir iki kağıt yerleştirdi, defteri de çantasına sıkıştırarak dışarı çıkmaya karar verdi. Ancak evin önündeki merdivenleri indiğinde, trabzanların kenarında duran adama bakmayı akıl etti.
-“Lennon?” dedi, sesinde son derece aptallaşmış bir ton vardı. Adam konuşmadı ama kafasını salladı, Mellyn, onun neden buraya geldiği hakkında bir fikir yürütemedi.

Mellyn’in aklındaki şey, eve çok da yakın olmayan kafeye yürümek ve orada elindeki evraklar üzerinde düşünmekti, ancak Shiliew’ın ya da Lennon’ın dosyaları üzerinde değil. Bu defa kendi Adli Tıp dosyaları ile alakadar olacaktı. Lennon’ın varlığına aldırmadan arkasını döndü ve yürümeye başladı, ancak genç adam da onu takip ediyordu. Bir soru sormak için ağzını açtı kadın, sonra vazgeçerek kafasını salladı.

Yarım saat sonra ikisi de burunları kızarmış bir şekilde kafede oturuyorlardı, fakat Lennon kahveyi tercih ederken, Mellyn içmeyi sevdiği o meyveli çaylardan almıştı.
-“Çok mantıklı ve uyuşan teoriler var ama hiçbirini kanıtlayamam.”
-“Kanıt olmadığı sürece bu duruma istediğin kadar kalıp uydurabilirsin.” Dedi Lennon acımaszıca, Mellyn ise tepkisiz kaldı. Kağıtlara bakıp duruyordu. Bunlar, kurbanların vücut sıvılarından alınmış örnekler, ya da yaralarıyla ilgili bilgilerdi.

Nihayetinde Mellyn haklıydı, kanlarındaki duruma bakılırsa her kurbanın fibrinojen seviyesiyle pıhtılaşmada rol alan diğer maddelerin seviyesi çok dengesizdi. Fakat diğer kurbanlar Shiliew’a kıyasla geç bulunduğundan, kesin bir şey söylemek olanaksızdı.
-“Bu işi açıklığa kavuşturmak için bir yol var aslında.” Dedi Lennon. Mellyn ise yine konuşmadı, sadece göz göze geldiler. Kızın gözlerindeki teşviği görünce fikrini açıkladı.

-“Bu kurbanlar, geç bulunmuşlar. Eğer dediğin gibi biyolojik bir aldatmaca söz konusuysa, bunu ancak karşılaştırma yaparak anlayabiliriz ki kurban sayısının azlığı buna fırsat vermez. Ancak bir kurban uyanık davranıp her şeyi görmeye çalışsa ya da biri olaya kurban giderken bir başkasının izleme imkanı olsa…”
Mellyn ne demek istendiğini anlamıştı.
-“Kasten birini yem olarak öne mi sürmeli yani? Çok saçma. Ona saldırılacağını nereden biliyoruz?”
-“Çözümü var.”

-“Neymiş o?” derken Mellyn, sözü telefonun çalmasıyla yarıda kesildi. “Alo, ben Doktor Mellyn?” dedi genç kadın, sonra peş peşe birkaç evet, en son olarak da geliyorum dedi ve telefonu kapattı.
Kendine düşen payı ödemek için bir miktar para çıkarıp masanın üzerine bıraktı, tam gidiyorken Lennon onun kolundan tuttu.
-“Bekle biraz.” Mellyn’in parasına dokunmayarak hesabı ödedi, Mellyn eli mahkum cüzdanına gerisingeri koydu paraları, sonra Lennon ona çevirdi kafasını.
-“Nereye gidiyorsun?”
-“Tek vakam avukatlar değil. Ortalık karışmış yine. Bir ceset, ayrıca bir şüpheliye yapılması gereken bir-iki de test varmış.”
-“Ve seni çağırıyorlar. Tamam.” Dedi Lennon, şimdi Mellyn’in kolunu bırakmıştı. “Arabana el konmamış mıydı senin, Shiliew yüzünden? Ben bırakırım.”
Reddedecek kadar vakti yoktu, kadının.
* * *

Son iki saatini, metal bir odanın dışında bekleyerek geçirmişti Lennon. Ondan önceki bir saati ise, Mellyn’in üzerinde beyaz önlüğüyle sağa sola koşturmasını izlemesinden ibaretti. Fakat, uzun zamandır oradaki odadaydı ve otopsi yapıyordu. Otopsi, kulağa klasik bir kelime gibi gelse ve işlerinin çok az bir kısmını oluştursa bile, bu kadar zaman alacağını hiç düşünmemişti. Mellyn bembeyaz bir şekilde odadan çıktığında tek kaşı kalktı.
-“Otopside midesi bulanan bir Adli Tıp Uzmanı mı? Ciddi olamazsın.”

-“Bir bebeğe otopsi yaptım.” Dedi Mellyn kuvvetsiz bir sesle. “Sen istersen dışarıda bekle. Benim biraz daha işim var.” Sonra koridorun sonuna yürüdü. Filmlerdeki gibi steril ortamlar, muhteşem aletlerle otopsiler ve ilginç vakalar umuduyla gelmemişti buraya hiçbir zaman. Burasını, tam olarak biliyordu. Steril aletler ve gelişmiş bir teknoloji falan yoktu. Cesedi bildiğiniz hortum ve fırçayla yıkıyordunuz. Ayrıca hastanedeki ilaç kokusu değil, iğrenç bir rutubet kokusu sarıyordu burayı. İlginç vakalar, çok nadiren geliyor, genelde acemileri bulmuyordu. O kadar içler acısı, basit derecede yitirilen hayatlar vardı ki.. Otopsi ise, Adli Tıp Uzmanı’nın işinin minicik bir parçasıydı. Herhangi bir davayla ilgili hertürlü bilimum testten büyük olaya kadar, tıpa ucu ufacık dokunan bir şey varsa, o Adli Tıp Uzmanı’nın işiydi.

Ve bu Adli Tıp Uzmanı da, işini yapmaya devam ediyordu. Lennon banklardan birinde dakikaları sayarken, beyaz önlüklü kadın evrak doldurup teslim etmeye, yenisini alıp durum bildirmeye devam etti.

Ölüye, adalete, yaşama isteğine, ayrıca buradaki doktorların tümüne saygısızlıkmış gibi hissettiren iğrenç bir sistem sözkonusuydu.
Nitekim Lennon’ın bahçede onu beklediği banka yürürken, bu iğrenç sistemin hissettirdikleri Mellyn’in göz altındaki morluklara ve beyaz yüzündeki çizgilere kazınmıştı.

Lennon elini kaldırarak onu selamladı, sonra konuşmaya başladı:
-“Benim de ufak işlerim var. Eğer Shiliew’ın yanına gideceksen, beraber gideriz, ama uğramam gereken yerler var.”
Midesi bulanan Mellyn, kafasını sallamakla yetindi, ama onaylama anlamında değil.
-“Shiliew’ın yanına gitmeyi düşünmüyorum.” Dedi. “Sen ifadeleri baştan alacaksın, değil mi? Sana iyi şanslar o zaman. Yönümüz de ters. Benim başka işlerim var.”
Lennon kaşları havada, el sallayan kadının arkasından bakakaldı.
* * *

Lennon, canı sıkkın bir şekilde amiriyle tartışıyordu.
-“İfadelerde rastlanacak böyle açıklıklar bizi sonuca götürmez! Daha kesin şeylere ihtiyacımız var! İşlenen tek suç bu değil, avukatların olayıyla bu kadar vakit kaybedersen-“ Tartışmıyordu aslında. Daha çok azarlanıyordu.
-“Bakın.” Dedi sabırla, “Daha kesin şeylere ulaşabilmek için bu ifadeleri baştan almak zorundayım. Yoksa bu olay da dolaplarda çürür gider! Birilerinin incindiğiyle, öldüğüyle kalırız yine.”

Bunun, kimsenin umurunda olacağını zannetmiyordu. Bu durum hep böyleydi zaten. Zor davalar, unutulur giderdi.
-“Birileri incinip ölmeye devam ediyor, sadece avukatlar değil! Şimdi baştan ifade almayı unut, ve işini yap! Unutma, bunca yıldır aldığın eğitim kurtarabildiğin kadar çok kişiyi kurtarmak. İşin incelikleriyle ilgilenmek senin görevin değil.”

Lennon’ı yediği azardan dolayı kırılmış bir onur ve ayrıca kendi ağzından yüzüne sıçramış bir zerre tükürükle bırakarak gitti amiri, Lennon ise homurdanarak yanağındaki zerreyi omzuna sürdü.
Sandalyesine oturduğunda, aklını Mellyn’in söylediği anahtar olayından başka bir şeye veremiyordu. Ellerini saçlarının arasından geçirdi, bileklerini ve kollarını çimdikledi ancak kafasını toparlayamıyordu. Enerjik bir şekilde yerinden kalkmış yürüyordu ki biriyle burun buruna geldi.

-“Günaydın.” Dedi otomatikman. Karşısındaki kahve saçlı adam da onu başıyla selamladı ve yanından geçip gitti. Lennon kaşları havaya kalktı, o adamı daha önce bu birimde gördüğüne emin değildi. Yine de omuz silkerek önce merdivenlerden indi, sonra da kendini binadan dışarı attı.
Ne kadar azar yediği önemli değildi. İfadeler, baştan alınmalıydı.
* * *

Yuetsu, sürekli olarak işten kaytarmaya çalışıyordu. Çünkü Mellyn’in haşır neşir olduğu dosyalara bir de o göz atmalıydı, fakat kafasını kaldırabildiği yoktu ki.

-“Yuetsu, bir tane de doku uyumu testiyle ilgili belgelerin doldurulması gerekiyormuş. Senin bilgisayarında da gözüküyor olması lazım, bir bak.”
Herkes, başına Yuetsu’yu ilgilendirecek bir bela açmayı başarmıştı anlaşılan. Mellyn ile öğle yemeğine de çıkmak istiyordu, bulduğu şeyi anlatmak istiyordu ona. Çok terlediğini hissederek beyaz gömleğini çıkardı ve geriye yaslandı, en iyisi Mellyn’e bir mesaj atmaktı.
“Mellyn. Rikou’nun neden öldüğünü buldum galiba. Mutlaka bana dönüş yap.”

Yazdıktan sonra yollamayı düşündü, ancak çok absürd duruyordu. Böylesi önemli bir meseleden öylece bahsetmekten vazgeçti ve mesajı taslaklara bile kaydetmedi. Rikou hakkında aldığı notlara baktı, sonra yapılan her türlü teste, otopsi bilgilerine, sağlık karnesi bilgilerine…
“Başka bir açıklaması olamaz.” Diye düşündü. “Rikou bu yüzden öldü. Bunların bir cinayet olduğunu kanıtlar, ayrıca esas cinayet aracını da kanıtlar.”

Yüzünde gergin bir tebessüm belirdi.
-“Kurbanları yaralayan bıçak olmasına rağmen, esas cinayet aletinin bıçak olmayacağını kim düşünürdü ki?”
Çekmeceleri karıştıran arkadaşı ona garip garip baktı, dediklerinden bir anlam çıkaramamıştı.
-“Pardon. Sesli mi söyledim?” Yüzünden gitmemiş garip ifadesiyle, onayladı onu.




Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 11 Ekm 2011 17:02
Balera Silence
Mangaka
Mangaka



Yaş: 23
Kayıt: 11 Ağu 2010
Mesajlar: 878
Favori Anime & Manga: elfen lied - soul eater - death note - code geass - bleach - FMA - katekyo hitman reborn - durarara!!!...
Teşekkür: 386

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
off nihayet! tamam canım, dil anlatım ödevini bitiriyim, okuycam. sonra editlerim bu mesaja yorumumu Çok Mutlu

ödevden sonra gelen edit:
Spoiler:

Alıntı:
Fark ettiği durum, kurbanların ofislerinde ayrıntılı arama yapılmamış olmasıydı. Ayrıca bununla bitmiyordu, Shiliew dahil hiçbir kurbanın üzerinde dosyalarını koydukları dolabın anahtarı yoktu.
“Ya yanlarına almamışlarsa?” Ofiste bırakmak da bir seçenekti, ancak ufak bir pürüz vardı. Shiliew’a arabasının anahtarını verdiğinde, onu kendi anahtarlığına takmıştı ve dolabının anahtarları da oradaydı, bunu açıkça görmüştü. Arabayı kullanacaktı, demek ki yanına almıştı.
Ancak bulunan anahtarlıkta dolap anahtarı falan yoktu.
İşte eksik parça buydu.




önemli kısım bu sanırım

ha bi de


Spoiler:

Alıntı:

-“Kurbanları yaralayan bıçak olmasına rağmen, esas cinayet aletinin bıçak olmayacağını kim düşünürdü ki?”
Çekmeceleri karıştıran arkadaşı ona garip garip baktı, dediklerinden bir anlam çıkaramamıştı.
-“Pardon. Sesli mi söyledim?” Yüzünden gitmemiş garip ifadesiyle, onayladı onu.


n'oluyoz lan gene Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda

yoruma devam

bi de sanki anlatımda performan düştü sanki, alelacele yazılmış gibiydi ama şükür ki anladım. yine de güzeldi, bir sonraki bölümü merakla bekliyorum Çok Mutlu

ve harbiden, Lennon ne açıdan müthiş acaba???


Gidiyorum. Uzun bir süre de dönmeyeceğim. Umarım özlemezsiniz. Fic ve art sayfalarımı da sildiriyorum. Ha bi de sere umarım bunu görürsün, zira gitsem de resmimi yarışmaya dahil etmeni istiyorum. Hatıra olsun.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 12 Ekm 2011 20:35
Zerinda
Mangaka
Mangaka



Yaş: 22
Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 1,904
Favori Anime & Manga: Psycho-Pass, Ergo Proxy, Darker Than Black.
Nerden: Mariana Trench
Teşekkür: 586

Durumu: Çevrimdışı

Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Konu: Yanıt: Çarkın Kanlı Dişleri / 5. Bölüm Alıntıyla Cevap Gönder
Evet, performansım düştü. Daldan dala atladım çünkü mecburdum. Kahkaha Atıyor
Ve gerçekten aceleye geldi. Aklımda planlamıştım ama yazıya dökerken çok zorlandım nedense.
Bu bölümde çok bir şey yok aslında üzülerek söylüyorum ki.
Bu ilk 5 bölüm hikayenin temelini oluşturdu ama hala temel oluşturduğumuzu hüzünle bildiriyorum. Kahkaha Atıyor Önümüzdeki 1 veya 2 bölüm boyunca da o temel oluşacak.
Ondan sonra daha soluk alabilene aşkolsun. Şık





Everyone is alone. Everyone is empty. People have no longer any need of others. You can always find a substitute for any talent. Any relationship can be replaced. I've grown sick of a world like that… - Shougo Makishima
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 13 Ekm 2011 16:47
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Balera Silence

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 6, 7, 8, Sonraki
7. sayfa (Toplam 8 sayfa) [ 73 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız