Beğendiğiniz Alıntılar
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 12, 13, 14 ... 16, 17, 18, Sonraki

Anime Manga Forum -> Müzik, Sinema, TV ve Kitap

 
Yazar Mesaj
ERCAN
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 31
Kayıt: 13 Ksm 2012
Mesajlar: 238
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Tanrı yasak etmemiş olsa kendi kendini öldürmesini insanın.....!

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 04 Ekm 2014 3:21
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Ichimi

Ichimi
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 22
Kayıt: 03 Eyl 2014
Mesajlar: 305
Favori Anime & Manga: Bleach,Death note,zankyou no terror
Teşekkür: 215

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Kızgınlık gürültüdür,kırgınlık ise sessizlik...

...
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 05 Ekm 2014 10:06
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): ERCAN

ERCAN
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 31
Kayıt: 13 Ksm 2012
Mesajlar: 238
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
saçma sapan davranıyorsunuz.
Düşmanı korumak için kendinizi feda ediyorsunuz.
Düşmanınız için ağlayıp uzlaşma diliyorsunuz.
Bunu hiç anlamıyorum.

Uraboku - Cadenza

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 05 Ekm 2014 14:16
Soul King Brook
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Kayıt: 07 Ağu 2011
Mesajlar: 348
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 243

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Tüm kitabını Quotelasam yeridir bu adamın. Emile Cioran - Çürümenin Kitabı (Fanatizmin Şeceresi)

Spoiler:
Aslında her fikir yansızdır, ya da öyle olmalıdır; ama insan onu canlandırır, alevlerini ve cinnetlerini yansıtır ona; saflığını yitirmiş, inanca dönüştürülmüş fikir, zaman içindeki yerini alır, bir olay çehresine bürünür: Mantıktan sara hastalığına geçiş tamamlanmış olur... İdeolojiler, doktrinler ve kanlı şakalar böyle doğar.
İçgüdüsel olarak putlara taptığımızdan, düşlerimizin ve çıkarlarımızın nesnelerini kayıtsız şartsız şeyler haline getiririz. Tarih, bir Sahte Mutlaklar Geçidi'nden, bahaneler adına dikilmiş bir tapınaklar dizisinden, zihnin Gayri Muhtemel önünde küçülmesinden ibarettir. Dinden uzaklaştığında bile insan dine tâbi kalır; bütün çabasıyla tanrı benzerleri yaratır, sonra da benimser bunları ateşlilikle: İçindeki kurgu ihtiyacı, mitoloji ihtiyacı, apaçık gerçeğin ve gülünçlüğün üstesinden gelir. Bütün cinayetlerinin sorumluluğu tapma gücündedir: Bir tanrıyı yakışıksızca seven kişi, başkalarını da onu sevmeye zorlar, buna razı olmazlarsa onları yok etmeye de hazırdır. Hiçbir hoşgörüsüzlük, ideolojik taviz vermezlik veya din yayıcılığı yoktur ki, şevkin hayvanî temelini açığa vurmasın. Hele insan ilgisizlik melekesi'ni bir yitirsin: Potansiyel bir katil haline gelir. Hele fikrini tanrıya dönüştürsün: Bunun sonuçları sayılamayacak kadar çoktur. Ancak bir tanrı ya da tanrı taklitleri adına insan öldürülür: Akıl Tanrıçası'nın, ulus, sınıf ya da ırk fikrinin yol açtığı aşırılıklar Engizisyon'un ya da Reform'un-kilerle akrabadır. Kanlı marifetler konusunda coşku dönemlerinin üzerine yoktur: Azize Tereza ancak yakılan insanlarla çağdaş olabilirdi, Luther de köylü katliamlarıyla... Mistik krizlerde, kurban iniltileriyle vecd iniltileri birbirine paraleldir... Darağaçları, zındanlar, hücreler, ancak bir imanın gölgesinde çoğalır – ruhu hepten sarmış olan o inanma ihtiyacının gölgesinde. Bir doğruyu, kendi doğrusunu elinde bulunduran kişinin yanında şeytan bile epey soluk kalır. Neronlar'a, Tiberiuslar'a karşı adaletsiz davranıyoruz: Ayrılıkçılık kavramını hiç de onlar icat etmemiştir: Katliamlarla kendini oyalayan, çığrından çıkmış hayalciler olmuşlardır sadece. Hakikî katiller, dinî veya siyasî düzeyde bir ortodoksluk kuranlardır; mümin ile mezhep sapkını arasında ayrım yapanlardır.
Fikirlerin birbirinin yerine geçebildiğini kabullenmemekte ısrar edilince, kan akar... Kesin kararların altından bir hançer yükselir; alevli gözler cinayet habercisidir. Hamlet'ten etkilenmiş mütereddit bir ruh asla zarara yol açmamıştır: Kötülüğün ilkesi irade gerilimindedir, huzuru yaşayamamaktadır; tıka basa ideallerle dolu, kanaatlerinin ağırlığı altında patlayan ve şüpheyle tembelliği –bütün faziletlerinden daha soylu zaafları– alaya almakla gönül eğlemiş olduğu için, mahvolduğu bir yola, tarihe, o densiz sıradanlık ve kıyamet karışımına girmiş olan bir ırkın Prometheus'vâri megalomanisindedir... Orada kesinlikler çoktur: Bunları kaldırın, özellikle de sonuçlarını kaldırın: Cenneti yeniden kurarsınız. Düşüş, bir doğrunun peşine takılma ve onu bulmuş olmaktan emin olma değilse; bir dogma için duyulan tutku, bir dogmanın içine yerleşme değilse nedir? Bundan fanatizm doğar –insana işgörür olma, peygamberlik yapma ve terör zevkini veren temel kusur–, o lirik cüzzam aracılığıyla ruhlara bulaşır, boyun eğdirir; onları ezer ya da taşkınlaştırır... Bunun elinden bir tek kuşkucular kurtulur (ya da miskinler ve estetler), çünkü hiçbir şey önermezler, çünkü –insanlığın hakikî velinimetleri olan onlar– tarafgirlikleri yok eder ve içlerindeki sayıklamayı tahlil ederler. Bir Pyrrhon'un yanında, kendimi bir Aziz Paulus'un yanında olduğundan daha güvenlikte hissederim; nüktedan bir bilgeliğin, zincirinden boşanmış bir azizlikten daha yumuşak olması nedeniyle... Ateşli bir ruhta, kılık değiştirmiş bir avcı hayvan bulunur; kişi, bir peygamberin pençelerinden kolay kolay kurtulamaz... İster sema adına, ister site veya başka bahaneler adına sesini yükselttiğinde, uzaklaşın ondan: Yalnızlığınızın satiridir, onun hakikatlerinin ve taşkınlıklarının berisinde yaşamanızı affetmez; histerisini, varını yoğunu onunla paylaşmanızı ister; bunu size dayatmak ve sizi tanınmaz hale getirmek ister. Bir inanç tarafından ele geçirilip onu ötekilere iletmeye çalışmayan insan, selâmet saplantısının hayatı soluksuz bıraktığı bir yer olan yeryüzüne yabancı bir olaydır. Etrafınıza bakın: Her tarafta vaaz veren solucanlar; her kurum bir misyonu dile getirir; tapınaklar gibi belediyelerin de mutlakları vardır; yönetimin ise yönetmelikleri – maymunların kullanımına yönelik metafizik... Hepsi de bütün insanların yaşamına çare bulmaya çabalar: Dilenciler ve şifasız hastalar bile buna can atarlar: Dünya kaldırımları ve hastaneler reformcularla dolup taşar. Olay kaynağı haline gelme isteği, her birinin üzerine zihinsel bir karışıklık, ya da kişinin kendi istediği bir lânet gibi etki eder. Toplum – bir kurtarıcılar cehennemi! Diogenes'in elinde lambasıyla aradığı, ilgisiz biriydi...
Birisinin idealden, gelecekten, felsefeden içten bir şekilde söz ettiğini, emin bir ses tonuyla "biz" dediğini, "diğerleri"ni andığını duymam; kendini onların tercümanı olarak gördüğüne şahit olmam onu kendime düşman görmem için yeterlidir. Onda bir tiran müsveddesi, aşağı yukarı bir cellat görürüm; tiranlar kadar, büyük cellatlar kadar nefrete müstahaktır. Her imanın bir tür terör icra etmesindendir bu; ve bunu yerine getirenin "saflar" olması, olayı daha da ürkütücü hale getirir. Kurnazlara, düzenbazlara, zirzoplara güvenilmez; halbuki tarihteki hiçbir büyük kargaşa onlara isnat edilemezdi; hiçbir şeye inanmadıkları için ne yüreklerinize ne de artdüşüncelerinize karışırlar; sizi kendi gevşekliğinizin, ümitsizliğinizin ya da yararsızlığınızın eline bırakırlar; insanlık yaşadığı azıcık refah anlarını onlara borçludur: Fanatiklerin işkence ettiği ve "idealistler"in batırdığı halkları kurtaran onlardır. Doktrinsizdirler, sadece kaprisleri ve çıkarları vardır; ilkeli despotizmin yol açtığı yıkımlardan bin kere daha dayanılır olan uyumlu zaaflardır bunlar. Zira hayattaki bütün kötülükler bir "hayat anlayışı"ndan ileri gelir. Olgunlaşmış bir siyaset adamı, eski Sofistler'in çalışmalarını derinleştirmeli ve şan dersleri almalıdır; – bir de yolsuzluk dersleri...
Fanatik ise yolsuzluğa kapılmaz: Bir fikir uğruna öldürüyorsa, onun için pekâlâ ölebilir de; her iki durumda da, tiran veya şehit de olsa, bir canavardır. Bir inanç için acı çekmiş olandan daha tehlikeli varlık yoktur: En büyük zalimler, kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar. Acı, güç iştahını azaltmak şöyle dursun, onu azdırır; zihin de kendini bir soytarının meclisinde bir kurbanınkinden daha rahat hisseder; onu, bir fikir için ölünen gösteriden daha fazla tiksindiren hiçbir şey yoktur... Yücelik ve kan dökmeden bıkıp usandığı için, evrenle eş düzeyde bir taşra sıkıntısının; şüphenin bir olay ve ümidin bir musibet gibi görüneceği değişmezlikte bir Tarih'in hayalini kurar.


The masque of the red death'ten efsane diyalog:
Spoiler:
erkek:Boynunuza taktığınız o haç, sadece bir süs mü, yoksa gerçek bir hıristiyan mısınız?
kadın:Evet, inanıyorum.
erkek:O halde bir an önce çıkarmanızı emrediyorum! ve bir daha bu kale içinde takmayın!
erkek:Bir şahinin nasıl eğitildiğini bilir misin, canım? Gözleri dikilir. Geçici olarak körleştirilmiş bir halde "Tanrı"sının gereksiz emirlerine sabırla boyun eğer, ta ki kendi iradesi bastırılana ve itaat etmeyi öğrenene kadar-aynı sizin tanrınızın size haçlarla yaptığı gibi.
kadın:Haçımı çıkarttırdınız çünkü rahatsız oldunuz bundan-
erkek:Kimsenin rahatsız olduğu yok. sadece bana saygısızca geliyor...uzun zaman önce ölmüş bir sembolü taşımak.
atalarım onu bulmaya çalıştı, ve yaratıcımızdan bizi ayıran kapıyı açmaya.
kadın:Ama tanrıyı bulmak için kapılara ihtiyacınız yok ki. Eğer inanırsanız..
erkek:İnanmak mı?! Eğer inanıyorsan aptalsındır. Bu dünyada etrafına bakıp da bir iyiliği yöneten bir tanrının varlığına inanabiliyor musun? Kıtlık, veba, savaş, hastalıklar ve ölüm! onlar dünyayı yönetiyor.
kadın:Ayrıca sevgi, yaşam ve umut da var...
erkek:Çok az umut var, seni temin ederim. eğer sevgi ve yaşamın bir tanrısı var olduysa bile... çok uzun zaman önce öldü. burada birileri...bir şeyler bizi yönetiyor.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Ekm 2014 16:21
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): ERCAN

ERCAN
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 31
Kayıt: 13 Ksm 2012
Mesajlar: 238
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
yoluma çıkmayı düşünüyorsan hiç bir şey öğrenmemişsin demektir
beni durduramazsın

wakamiya kanata - Reiga

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 08 Ekm 2014 4:26
Ichimi
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 22
Kayıt: 03 Eyl 2014
Mesajlar: 305
Favori Anime & Manga: Bleach,Death note,zankyou no terror
Teşekkür: 215

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Belki biraz geç rastladım sana.Ama herşey geç gelmiyor mu yurdumuza?

...
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 11 Ekm 2014 19:38
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): ERCAN

ERCAN
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 31
Kayıt: 13 Ksm 2012
Mesajlar: 238
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Yüreğinde bir yerim varsa,
Geç git biraz gideceğim cennete
Biraz daha katlan bu kötü dünyamıza
Benim hikayemi anlatmak için.

Hamlet

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 12 Ekm 2014 11:39
Bu mesaja teşekkür edenler (2 kişi): Flamesniper, Ichimi

Ichimi
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 22
Kayıt: 03 Eyl 2014
Mesajlar: 305
Favori Anime & Manga: Bleach,Death note,zankyou no terror
Teşekkür: 215

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Ben sana hep üşüyordum çünkü kıştım.nakıştım, bakıştım... inkar etmiyorum da bunu sevmek gibi büyük işlere kalkıştım ve inkar etme sana en çok ben yakıştım
Özdemir Asaf

...
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Ekm 2014 5:20
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): ERCAN

ERCAN
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 31
Kayıt: 13 Ksm 2012
Mesajlar: 238
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
özdemir asafı severim buda benden olsun hadi ichimi Gülücük Dağıtıyor

Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; O hayat herşeye bedeldir....

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 13 Ekm 2014 12:57
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Ichimi

Ichimi
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 22
Kayıt: 03 Eyl 2014
Mesajlar: 305
Favori Anime & Manga: Bleach,Death note,zankyou no terror
Teşekkür: 215

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Saol ercan bu söz de çok güzelmişGülücük Dağıtıyor
hadi bi tane daha gelsin asaf abiden:-D
Seni öylesine düşündüm ki
öylesine, yaşama'dan önce
Senden başka birşey yoktu sanki.
Ama nasıl da varsın derim sana,
düşüncelerimce

...
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Ekm 2014 16:27, Değiştirme: 13 Ekm 2014 19:25 (Toplamda 1 kere)
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): ERCAN

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 12, 13, 14 ... 16, 17, 18, Sonraki
13. sayfa (Toplam 18 sayfa) [ 173 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız