Beğendiğiniz Alıntılar
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 16, 17, 18, Sonraki

Anime Manga Forum -> Müzik, Sinema, TV ve Kitap

 
Yazar Mesaj
Mr.Brightside
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 27
Kayıt: 30 Eyl 2011
Mesajlar: 55
Favori Anime & Manga: Favori anime :Sailor moon Favori Manga : Sailor moon
Teşekkür: 4

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Moody yazmış:
Mr.Brightside yazmış:
Moody yazmış:
Aynen ya, öyle anlamsız nedenler sunmuyo asla, herşeyin mantıklı bi açıklaması var kitabında Gülücük Dağıtıyor


Evet Gülücük Dağıtıyor hangi kitabını daha çok seviyorsun?


Aslında henüz Empati kitabını okumaktayım. Diğer kitabını okumadım ama bu kitap beni tarzına hayran bıraktı yani mutlaka onu da okumayı düşünüyorum Gülücük Dağıtıyor


Keşke tam tersi yapsaydın Gülücük Dağıtıyor gerçi zevkler farklıdır ama bence empati çok daha güzel Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Anime Listesi 03 Ekm 2011 21:21
mangaka_sym
Yasaklı Üye



Kayıt: 31 Tem 2008
Mesajlar: 2,085
Teşekkür: 983
Uyarı: 1

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Karanlık kış gününde, titrerken çaresiz
Doğdun içime bir anda, yaktın kavurdun...
Sen bir kutup yıldızı, ben şaşırmış divane
Yarım saniye de kalsa ölüme
Azrail'e "Dur" de... Beni bekle...
Vuslatımız... Bir an... Olsa bile...
Kucak dolusu sevgi, dipdiri...
Hayat fışkıran daima, ebedi...
Hayalinin peşinden, koşarken deli gibi
Yüzlerce kilometre, sürükledin kalbimi...
Dikenler yolumu kesti, Ah dikenler!
İnsan kılığında hain köstebekler...

Kıyamoğlu Sancaktar - Moskof Mezarlığı

Bu dizeler kitapta sadece bir şiir değildi... Ustaca hazırlanmış bir planın önemli bir parçasıydı...


http://www.youtube.com/watch?v=LuRuLqzuhbM
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 03 Ekm 2011 22:22
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Moody

Desdemona
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 20 Tem 2011
Mesajlar: 1,306
Tanıtımlar: 13
Favori Anime & Manga: FMA & 20th Century Boys, Nijigahara Holograph, Watashitachi no Shiawase na Jikan.
Cinsiyet: Kız
Nerden: SAMCRO
Teşekkür: 2305

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
(...)
Küçük Prens: "Bu adamın kafası az çok benim ayyaşınki gibi çalışıyor" diye düşündü. Ama yine de bir soru sormaktan alamadı kendini.
- Yıldızlara nasıl sahip olunur?
İşadamı yüzünü ekşiterek:
- Yıldızlar kimin malıdır? diye karşılık verdi.
- Bilmem, kimsenin.
- O halde, benimdir. Onlara sahip olmak ilkin benim aklıma geldi.
- Bununla iş biter mi?
- Elbette. Sahibi olmayan bir elmas bulursan, o elmas senindir. Sahibi olmayan bir ada bulursan, o ada senindir. Bir buluş yaparsan patentini alırsın, buluş senin olur. Madem ki yıldızlara sahip olmak benden önce kimsenin aklına gelmedi, yıldızlar benimdir.
(...)

Atoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens

müzik, her daim.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi 03 Ekm 2011 22:58
Bu mesaja teşekkür edenler (4 kişi): Lotus, LiGht'ray, vivi, Moody

sade
Mangaka
Mangaka

Avatar

Kayıt: 08 Nis 2010
Mesajlar: 1,307
Teşekkür: 302

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Sınır yok mu Jonathan?
Richard Bach - Martı Jonathan Livingston

Öldüğünü görmek istiyorum bir zindanda.
José Mauro de Vasconcelos - Şeker Portakalı

İşte tilki o zaman ortaya çıktı.
Antoine de Saint-Exupéry - Küçük Prens

Spoiler:
XXI.


İşte tilki o zaman ortaya çıktı.
- "Günaydın," dedi küçük prense.
- "Günaydın," dedi küçük prens nazikçe ama kimseyi görememişti.
- "Buradayım," dedi tilki. "Elma ağacının altında."
- "Kimsiniz," dedi küçük prens. Sonra da, "Çok güzel görünüyorsunuz," diye ekledi.
- "Tilkiyim ben," dedi tilki.
- "Benimle oynar mısın?" dedi küçük prens. "Çok mutsuzum."
- "Hayır," dedi tilki. "Oynayamam, evcil değilim ben."
- "Öyle mi? Bağışla beni," dedi küçük prens. Ama bir süre düşündükten sonra, "Evcil ne demek?" diye sordu.
- "Sen buralı değilsin," dedi tilki. "Ne arıyorsun buralarda?"
- "İnsanları arıyorum," dedi küçük prens. "Evcil ne demek?"
- "İnsanları mı arıyorsun? Silahları var ve avlanıyorlar. Çok can sıkıcı. Ayrıca tavuk yetiştiriyorlar. Tek konuları bunlar. Tavuk mu arıyorsun?"
- "Hayır," dedi küçük prens. "Arkadaş arıyorum. Evcil ne demek?"
- "Genellikle ihmal edilen bir iş," dedi tilki. "Bağlar kurmak anlamına geliyor."
- "Bağlar kurmak mı?" Tilki,
- "Yani," dedi. "Örneğin sen benim için hala yüz bin öteki çocuk gibi herhangi bir çocuksun. Benim için gerekli de değilsin. Senin için de aynı şey. Ben de senin için yüz bin öteki tilkiden hiç farkı olmayan bir tilkiyim. Ama beni evcilleştirirsen birbirimiz için gerekli oluruz o zaman. Benim için sen dünyadaki herkesten farklı birisi olursun. Ben de senin için eşsiz, benzersiz olurum..." Küçük prens,
- "Anlıyorum galiba," dedi. "Bir çiçek var... Galiba o beni evcilleştirdi..."
- "Olabilir," dedi tilki. "Dünyada böyle şeyler hep olur."
- "Ama hayır, o dünyada değil," dedi küçük prens. Tilki şaşırmıştı. Merakla,
- "Başka bir gezegende mi?" diye sordu.
- "Evet."
- "Orada avcılar var mı?"
- "Yok."
- "Aman ne hoş! Peki tavuklar?"
- "Hayır, tavuklar da yok."
- "Hiçbir şey mükemmel olamıyor," diyerek içini çekti tilki. Birden aklına bir fikir geldi.
- "Benim yaşamım çok tekdüze," diye anlatmaya başladı. "Ben tavukları avlıyorum, insanlar da beni. Bütün tavuklar birbirine benziyor, bütün insanlar da... Bu yüzden çok sıkılıyorum. Ama beni evcilleştirirsen yaşamıma güneş doğmuş gibi olacak. Duyduğum bir ayak sesinin ötekilerden farklı olduğunu bileceğim. Öteki ayak sesleri beni köşe bucak kaçırırken seninkiler tıpkı bir müzik sesi gibi beni çağıracak, sığınağımdan çıkaracak. Hem bak, şu buğday tarlalarını görüyor musun? Ben ekmek yemem. Buğday benim hiçbir işime yaramaz. Buğday tarlalarının da hiçbir önemi yoktur benim için. Bu da çok üzücü. Ama senin saçların altın sarısı. Beni evcilleştirdiğini bir düşün! Buğday da altın sarısı. Buğday bana hep seni hatırlatacak. Ve ben buğday tarlalarında esen rüzgarın sesini de seveceğim..." Tilki uzun süre küçük prense baktı. Sonra da,
- "Lütfen... Evcilleştir beni!" dedi.
- "Çok isterim," dedi küçük prens. "Ama burada çok kalmayacağım. Bulmam gereken yeni dostlar ve anlamam gereken çok şey var."
- "İnsan ancak evcilleştirirse anlar," dedi tilki. "İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkanlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan dükkan olmadığı için dostları yok artık. Eğer dost istiyorsan beni evcilleştir."
- "Seni evcilleştirmek için ne yapmalıyım?" diye sordu küçük prens.
- "Çok sabırlı olmalısın," dedi tilki. "Önce karşıma, şöyle uzağa çimenlerin üstüne oturacaksın. Gözümün ucuyla sana bakacağım, ama bir şey söylemeyeceksin. Sözler yanlış anlamaların kaynağıdır. Her gün biraz daha yakınıma oturacaksın..." Ertesi gün küçük prens yine geldi.
- "Aynı saatte gelmen daha iyi olur," dedi tilki. "Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Mutluluğum her dakika artar. Saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. Ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez. İnsanın belli alışkanlıkları olmalı..."
- "Alışkanlıkları mı?"
- "Evet. Bunlar çoğunlukla ihmal edilir," dedi tilki. "Alışkanlıklar bir günü öteki günlerden, bir saati öteki saatlerden farklı kılan şeylerdir. Örneğin benim avcımın bir alışkanlığı vardır. Her perşembe kızlarıyla dansa gider. Bu nedenle perşembe günleri benim için güzel günlerdir. Üzüm bağlarına kadar sokulabilirim o günler. Ama avcı herhangi bir günün herhangi bir saatinde gidiyor olsaydı hiç tatilim olmazdı."
Böylece küçük prens tilkiyi evcilleştirdi. Ayrılma zamanı geldiğinde tilki,
- "Ağlayacağım," dedi.
- "Benim bunda bir suçum yok," dedi küçük prens. "Seni üzmek istememiştim ama evcilleştirilmeyi sen istedin..."
- "Evet, orası öyle," dedi tilki.
- "Ama ağlayacağını söylüyorsun."
- "Evet, öyle," dedi tilki.
- "O halde evcilleştirilmek senin için pek iyi olmadı!"
- "Çok iyi oldu!" dedi tilki. "Buğdayların rengini düşün." Sonra da, "Gidip güllere bak şimdi," diye ekledi. "Kendi gülünün eşi benzeri olmadığını göreceksin. Sonra da gel vedalaşalım. Sana armağan olarak bir sır vereceğim." Küçük prens gidip güllere baktı.
- "Siz benim gülüme hiç benzemiyorsunuz," dedi. "Hatta hiçbir şeysiniz şu anda. Çünkü ne bir kimse sizi evcilleştirdi, ne de siz bir kimseyi. İlk gördüğüm zamanki tilki gibisiniz. O zaman yüz bin başka tilkiden herhangi biriydi. Ama şimdi dostum oldu ve benim için eşi benzeri yok." Güller çok utanmışlardı.
- "Çok güzelsiniz, ama boşsunuz benim için," diye sürdürdü sözlerini küçük prens. "İnsan sizin için ölemez. Doğru, gelip geçici biri için benim çiçeğimin sizden hiçbir farkı yok. Ama o benim için yüzlercenizden daha önemli; çünkü suladığım, cam bir fanusun altına koyduğum, önüne siperlik yerleştirdiğim çiçek o. Çünkü tırtılları ben onun için öldürdüm. (Birkaç tanesini bıraktık, sonradan kelebek oldular.) Çünkü, yakındığı ya da övündüğü, ya da hiçbir şey söylemediği zamanlarda dinlediğim çiçeğim o benim. Çünkü o BENİM çiçeğim." Tilkinin yanına döndü sonra,
- "Hoşça kal," dedi.
- "Hoşça kal," dedi tilki. "İşte sana bir sır, çok basit bir şey: İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez."
- "Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez," diye yineledi küçük prens, unutmamalıydı bunu.
- "Gülünü senin için önemli kılan, onun için harcamış olduğun zamandır."
- "Onun için harcamış olduğum..." diye yineledi küçük prens, unutmamalıydı bunu da.
- "İnsanlar unuttular bunu," dedi tilki. "Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğimiz şeylerden sorumlu oluruz. Sen gülünden sorumlusun..."
- "Ben gülümden sorumluyum," diye yineledi küçük prens, bunu da unutmamalıydı...

--

Ön ama o kadar da ön olması gerekmeyen bir not: Küçük prens, başka bir gezegenden dünyaya ziyarete gelir ve kendi gezegeni, etrafında dolanabileceği kadar küçüktür. Arkadaş olarak sadece bir gülü vardır. Gül ona kainattaki en güzel şey olduğunu ve eşinin benzerinin olmadığını söylemiştir. Fakat küçük prens dünyada bir gül bahçesinde beş bin tane gülü görünce kendisinin hiçbir şeye sahip olmadığını, gülünün çok sıradan bir çiçek olduğunu düşünür ve ağlamaya başlar... İşte o zaman tilki ortaya çıkar ve yukarıdaki konuşmalar gerçekleşir.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 03 Ekm 2011 23:00
Bu mesaja teşekkür edenler (3 kişi): Tantei, Desdemona, Moody

marrow
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Yaş: 30
Kayıt: 03 Ağu 2007
Mesajlar: 498
Favori Anime & Manga: full metal alchemist
Teşekkür: 60

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Üzerinde yaygara koparılmayan başka bir şey ise, tüm olasılıkların tersine, gezegenin yüzeyinden millerce yukarıda bir balina birden vücuda gelmişti. Bir balina için doğal bir durum olmadığı için, bu masum yaratığın, artık balina olmamakla yüzleşmeden önce balina kimliğiyle yüzleşmesi için, çok az zamanı vardı;

Ah! Ne oluyor? Affedersiniz? Ben kimim? Neden buradayım? Hayattaki amacım nedir? "Ben kimim" derken ne demek istiyorum? Sakinleş! Kendine gel! Bu ilginç bir his. Bir yerlerimde gerinmeye benzer bir ürperti var... Bunlara isim bulmaya başlasam iyi olur... Buna karın diyeyim. O zaman, karnımda, gerinmeye benzer bir ürperti var. Bu ıslık gibi kükreyen ses de ne? Onun adı da rüzgar olsun. Belki de daha sonra daha iyi bir isim bulurum... Hey, bu da ne? Ona da kuyruk diyelim! Evet, kuyruk. Hey, baya hızlıyım, ha, değil mi? Vov! Vov! Hey! Çok işe yaramıyor gözüküyor ama, eminim ki daha sonra ne işe yaradığını anlayacağım. Oh, hey, bu gerçekten heyecanlı! Öğrenilecek çok şey, beklenecek çok şey var. Beklentiden başım dönüyor... Bana bu kadar hızlıca gelen şey de ne? Çok, çok hızlı... o kadar büyük, düz ve geniş ki... büyük, düz ve geniş bir isim lazım... mesela, küre... küre... yerküre! İşte bu, yerküre! Acaba benimle arkadaş olur mu?



merhaba yerküre!!
















güm*




otostopçunun galaksi rehberini okuyan şanslı azınlığa gelsin Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 03 Ekm 2011 23:16
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Moody

Miria
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Yaş: 23
Kayıt: 15 Eyl 2011
Mesajlar: 226
Nerden: Antalya
Teşekkür: 45

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
35 litre su, 20 kilogram karbon, 4 litre amonyak, 1.5 kilogram kireç, 800 gram fosfor, 250 gram tuz, 100 gram güherçile, 80 gram kükürt, 7.5 gram florin, 5 gram demir, 3 gram silisyum.
Bunlar, yetişkin bir insan vücudunu oluşturan temel maddeler.
Bu arada, bu bileşen maddeleri var ya... Pazardan bir çocuğun harçlığıyla bile hepsini satın alabilirsin.
İnsanlar gerçekten ucuz yaratılmış.

Edward Elric


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 03 Ekm 2011 23:42
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): LiGht'ray

Desdemona
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 20 Tem 2011
Mesajlar: 1,306
Tanıtımlar: 13
Favori Anime & Manga: FMA & 20th Century Boys, Nijigahara Holograph, Watashitachi no Shiawase na Jikan.
Cinsiyet: Kız
Nerden: SAMCRO
Teşekkür: 2305

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
"ve neden üşüyor çocuklar koca bir şehir yanmışken?"
- Hüseyin Yurttaş, XX.yüzyıl Ağıtları.

müzik, her daim.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi 04 Ekm 2011 7:42
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): vivi

sade
Mangaka
Mangaka

Avatar

Kayıt: 08 Nis 2010
Mesajlar: 1,307
Teşekkür: 302

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
Desdemona. yazmış:
"ve neden üşüyor çocuklar koca bir şehir yanmışken?"
- Hüseyin Yurttaş, XX.yüzyıl Ağıtları.

ah.. "kumral ada mavi tuna"yı elinin altında bulundurabilmek.. benimki kim bilir nerelerde kaybolmuştur.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 04 Ekm 2011 7:54
Desdemona
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 20 Tem 2011
Mesajlar: 1,306
Tanıtımlar: 13
Favori Anime & Manga: FMA & 20th Century Boys, Nijigahara Holograph, Watashitachi no Shiawase na Jikan.
Cinsiyet: Kız
Nerden: SAMCRO
Teşekkür: 2305

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
sade yazmış:
Desdemona. yazmış:
"ve neden üşüyor çocuklar koca bir şehir yanmışken?"
- Hüseyin Yurttaş, XX.yüzyıl Ağıtları.

ah.. "kumral ada mavi tuna"yı elinin altında bulundurabilmek.. benimki kim bilir nerelerde kaybolmuştur.


Ben hiçbir kitabı Kumral Ada~Mavi Tuna kadar sahiplenmedim sanırım. Ama maalesef benimki de elimin altında değil şu ara. Kaybetmedim ama ben, ödünç verdim.

"Ada: Ma belle!"

müzik, her daim.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi 04 Ekm 2011 8:16, Değiştirme: 04 Ekm 2011 8:32 (Toplamda 1 kere)
sade
Mangaka
Mangaka

Avatar

Kayıt: 08 Nis 2010
Mesajlar: 1,307
Teşekkür: 302

Durumu: Çevrimdışı

Beğendiğiniz Alıntılar Konu: Yanıt: Beğendiğiniz Alıntılar Alıntıyla Cevap Gönder
I would face him, and say simply: I am sad that you are not strong, and do not swim and sail and ski, but you have a strong soul, and I will believe in you and make you invincible on this Earth.

Sylvia Plath - The Journals of Sylvia Plath


Sylvia Plath bunu Siegfried Sassoon için yazıyor. ki ikisi de şairdir aslında bu insanların... öyleyse Siegfried Sassoon'dan da bir şiir gelsin:

'Everyone Sang'

EVERYONE suddenly burst out singing;
And I was filled with such delight
As prisoned birds must find in freedom,
Winging wildly across the white
Orchards and dark-green fields; on—on—and out of sight.

Everyone’s voice was suddenly lifted;
And beauty came like the setting sun:
My heart was shaken with tears; and horror
Drifted away ... O, but Everyone
Was a bird; and the song was wordless; the singing will never be done.

Siegfried Sassoon - Picture-Show (Collection)

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 04 Ekm 2011 8:20
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 16, 17, 18, Sonraki
2. sayfa (Toplam 18 sayfa) [ 173 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız