... İnOuE OriHiMe ...Fc
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 117, 118, 119, Sonraki

Anime Manga Forum -> Anime -> Fan Kulüpleri
 
Yazar
Mesaj
Das Kapital
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 29
Kayıt: 03 Ksm 2011
Mesajlar: 422
Favori Anime & Manga: Nana
Cinsiyet: Erkek
Nerden: Istanbul
Teşekkür: 252

Durumu: Çevrimdışı

Das Kapital
Otaku (Level 4)
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
hem resimlerimi kopyala hem adımı yazma o da güzel o da Madde

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Anime Listesi  
15 Nis 2013 19:22
prenses serenity
Emekli Yönetici



Yaş: 37
Kayıt: 18 Arl 2006
Mesajlar: 2,843
Tanıtımlar: 1367
Teşekkür: 2085

Durumu: Çevrimdışı

prenses serenity
Emekli Yönetici
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
gamze ilk mesajında hepsini toplarsan iyi olur. Bugün açmışsın konuyu peş peşe mesajlar atmışsın... Bir daha yaparsan uyarı alacaksın.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Anime Listesi  
15 Nis 2013 23:01
serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
Evet dün bu konu hakkında (flood yapma) konuştum ben. İlk Mesajda toplayacaktım ancak tekrar foruma girmek gibi bir zamanım olmadı ne yazıkki.

direncefe, hangisi senin resimlerin bilmiyorum. Bilseydim teşekkür ederdim inanki. Kusura bakma. Sen söyle ben gerekn notu düşerim. Sende haklısın emek var sonuçta.

Bu arada eski mesajları silemiyor muyuz yaw. Tühhhh tam da düzenliyordum ayıp oldu iimi Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
16 Nis 2013 9:13
serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
Arkadaşlar bugün sabahtan beri bu yazıyı yazmakla uğraşıyorum umarım beğenirsiniz. Gerçekten içimden gelerek yazdım. Ama bana bunları yazdırmamı sağlamış bir şarkıyı da sizinle paylaşmak istiyorum. lütfen okurken bir yandan da bu şarkı çalsın. İnanın daha etkili oluyor.

http://www.youtube.com/watch?v=L6ViM8tKG1Q

Kurosaki kunn o günü hatırlıyor musun?

Seninle ilk karşılaştığımız günü…

Sana aşık olduğum o günü….

Asla unutmayacağım o günü.

Çünkü o gün kalbim, artık başka yerde atmaya başlamıştı.

Senin yanında….

O gün güneş her zamankinden daha güzel parlıyordu. Gökyüzünde en sevdiğim hava vardı.

Beyaz bulutların arasında insanın yüreğini coşturan mavi boya ile boyanmış tertemiz gökyüzü.

O gün hava çok sıcaktı. Ve ben çok sıcak havayı sevmiyordum. Havayı tamamlayacak olan rüzgar bugün hiç kendini göstermemişti. O da olsaydı bugün benim en sevdiğin gün olacaktı ama yoktu işte.

Abim de bunu bildiği için bana,

“Orihime, istersen bugün dışarı çıkmayalım. Başka gün yeriz dondurmalarımızı he olmaz mı?”

Ama ben yine de ısrar etmiş ve abime doğru dönüp onun en sevdiği şekilde saçlarımı her iki yana savurarak,

“olmaz onii-chan! Zaten sen her gün işte oluyorsun. Beraber az zaman geçiriyoruz. Havayı sevmemiş olabilirim ama seni çok seviyorum. Hadi dışarı çıkalım ve dolu dolu geçirelim günümüzü.”

Abim saçlarımı çok severdi.
Bu yüzden her fırsat buldukça saçlarımı hep o tarardı.
Her sabah işe gitmeden önce de saçlarımı okşar, öper ve her seferinde bana “çok güzel saçların var Orihime, her baktıkça içimi bir sıcaklık kaplıyor, sanki huzur buluyorum. Sen benim huzurumsun kardeşim.” Derdi.

Bu sözlerimden sonra bana baktı ve gülümseyerek,

“Biliyor musun bazen senin 4,5 yaşında olduğunu unutuyorum. Yaşına göre çok olgun konuşuyorsun. Sahi nerden buluyorsun bu kelimeleri anlamıyorum. –dolu dolu geçirelim günümüzü- ha bakıyorum hala unutmamışsın Orihime.”

Tabi ki unutmamıştım.

Abimle ben bundan bir sene önce birbirimize bir söz vermiştik. O zamanlar abim işinden dolayı çok yoğun oluyordu ve eve çok geç saatte geliyordu. Tabi geldiği zaman da ben hep uyumuş oluyordum Enraku’ya sarılarak. Ha size bahsetmedim dimi Enraku benim en sevdiğim oyuncak ayının adıydı. Onun ismini de abimle ikimiz koyduk. O yüzden abim olmadığı zamanlarda ona sarılarak uyurdum.

Sarıldığım zaman yanımda olduğunu hissederdim çünkü.

İşte o zamanların birinde abim yine geç saatte eve gelmişti. Canının sıkkın olduğunu anlamıştım. Çünkü uyumamıştım sadece uyuyor gibi yapıyordum.
O halde abim yanıma gelmiş, sımsıkı sarıldığım Enrakuyu kucağımdan almıştı.

“Gene uyuyakaldın dimi kardeşim. Ahh ben gerçekten kötü bir abiyim. Yeterince yanında olamıyorum ve bu da üzülmene sebep oluyor değil mi?”
Deyip saçlarımı okşamıştı.

Ben ise şaşkınlık ile inanılmazlıkla dinlemiştim abimi. Hayır! Abim kötü biri değil ki nasıl böyle düşünebilirdi? Onu çok seviyordum. Neden bu şekilde düşündü? Hayır hayır bunu kabul edemem.

Onu ne kadar çok sevdiğimi bilmeliydi. Hemen gözlerimi açtım. Şaşıran abime doğru,

“hayır onii-chan! Neden bu şekilde düşünüyorsun. Sen hayatımda gördüğüm en mükemmel abisin. Her zaman benim yanımda oluyorsun, beni koruyorsun. Seni göremesem bile baktığım her yerde sen varsın zaten onii-chan . her şey için lütfen kendini suçlama. Seni çok seviyorum. Bu kadar çabalamak zorunda kaldığın için asıl ben çok kötü bir kardeşim.” Deyip abimin boynuna sarıldım.
Ağlamamı durduramamıştım.

Hemen abimde bana sarıldı. Kendini tutuyordu ama onun da ağladığını hissediyordum.

“Demek bu saatte hala ayaktasın öyle mi seni bücür.”

Ben salya sümük bir halde sadece “hı hı” deyip kafa sallamakla yetinmiştim.

Bunu yapmam abimin hoşuna gitmiş olacak ki hafiften gülmeye başlamıştı. Beni omuzlarımdan tutup karşısına çekti ve gayet ciddi bir şekilde,

“ O zaman bugün bur da birbirimize söz verelim Orihime, olurda bir gün görüşemezsek yanyana geldiğimiz tüm vakitleri dolu dolu yaşayalım oldu mu? Bu aralar işlerim dolayısıyla çok yoğun olduğumu ve sana zaman ayıramadığımın farkındayım…” tam buna itiraz edecekken abim beni susturdu ve “ biliyorum Orihime sen bu durumdan rahatsızlık duymuyorsun ve biliyorum sen güçlü bir kızsın. Ancak bu benim kendi düşüncelerim kardeşim. Seni evde tek başına bırakmak benim için çok üzücü bir durum. Bu yüzden beraber geçirdiğimiz her zamanı çok iyi değerlendirelim oldu mu? Bana bu konuda söz ver: bu saatten sonra tüm vakitlerimizi dolu dolu yaşayacağız.”

Buna çok sevinmiştim. Bende hemen elimi kaldırıp izci sözü yaptım. “söz veriyorum onii-chan “

Bana tekrar sarıldı. Sımsıkı tuttu beni…

“söz veriyorum Orihime seni asla yalnız bırakmayacağım.”

Bunu biliyordum zaten. Abim beni asla yalnız bırakmazdı.

O günden beri sözümüzü tutuyorduk. Abimin işleri eskiye oranla daha azdı. Bu yüzden daha çok görüşüyorduk. Her zaman dışarı çıkar bütün dükkanları tek tek dolaşır hatta çok sevdiğim donutlardan bile alırdık. Bugün de onlardan biri olacaktı ama bu sefer ben abimin çok sevdiği o çikolatalı dondurmalardan alacaktım. Ve günün sonunda abime sarılarak mutlu bir şekilde uyuyacaktım.
Abimin de o günü hatırlamasına çok sevindim. Bana yine gülümsedi.

“hadi Orihime dışarı çıkalım.”

Hava tahmin ettiğimden daha sıcaktı. Çok sevdiğim pembe sandaletlerim terden sırılsıklam olmuştu.

Ama ben yine de hiçbir şey demeden abimin elini sımsıkı tutmaya devam ediyordum. Abim bana doğru dönüp,

“orihime istersen dönebiliriz gerçekten. Başka gü..”

“onii-chan lütfen bir daha böyle söyleme. Eğer böyle söylemeye devam edersen beni sevmediğini ve benimle zaman geçirmek istemeyeceğini düşüneceğim.” Deyip elini biraz daha sıktım.

Abim de bana bakıp o anlayışlı bakışları eşliğinde,

“ahh sen nasıl istersen. Hımmm bu arada evden çıkarken söyleyecektim ama unuttum. Şimdi söyleyeyim o zaman. Bugün ne kadar güzel olmuşsunuz küçük hanım. Yoksa benim bilmediğim biri mi var hayatında ?”

“biri derken onii-chan ne demek istedin?” şaşırmıştım. Abim ise ,

“anlamadıysan eğer boş ver sen benim ne söylediğimi. Arada saçmalıyorum işte.”

Aslında abimin ne demek istediğini anlamıştım. Ama anlamazlığa vurmuştum. Çünkü abim kıskanç biriydi. Bazı zamanlar da beni bir başkasıyla paylaşamayacağını dile getirir ben “nasıl” diye sorduğumda ise hemen konuyu değiştirirdi. Onu çok iyi tanıyordum. Ancak endişelenmesine de hiç yoktu zaten. Ben hiçbir zaman evlenmeyecektim çünkü.

Her zaman abimin yanında olup ona bakacaktım. Bu şekilde hep mutlu olacaktık.

“ben her zaman abimin yanında olacağım” deyip ona gülümsedim. O da bana gülümsedi.

“ahh biliyorum Orihime. Bende her zaman senin yanında olacağım.” Dedi ve sonra gözünün ucuyla bana bakıp hemen ekledi:

“gerçekten çok güzel oldun bugün. Birilerinin kalbini çalarsan eğer söyle onlara ayaklarını denk alsınlar.”

Hemen utandım. Yanaklarımın kızardığını hissedebiliyordum. Konuşursam sesimin yüksek çıkacağını ve kekelemeye başlayacağımı bilmeme rağmen yine de,

“amaaaa oooonniii-cchann!!!!” dedim. Abim tekrar güldü bu sefer gerçekten gözlerinde yaş gelmişti.

“tamam tamam Orihime kızma. Özür dilerim.” Deyip saçlarımı okşamıştı. Ama ben yanaklarım kızarık bir halde dudağımı büktüm. Abim ise,

“tamam orihime. Hadi senin gönlünü almama izin ver küçük hanım. Hımm bir düşünelim bakalım. Hah buldum. Sana en sevdiğin donutlardan alsam. Hem de bir kutu. Barışır mıyız?”

Bir kutu mu! Vaov! Tam da kabul edicektim ancak bugün abimi mutlu etme sırası bendeydi. Bu yüzden,

“hayır” dedim. Ama abim yanlış anlamıştı. Bu yüzden güzel gözleri bana üzüntü ile bakmaya başlamıştı. Bende hemen toparladım. Abimin üzülmesine dayanamıyordum.

“hayır onii-chan sen yanlış anladın. Hayır dedim çünkü bugün ben seni mutlu edeceğim. Hadi çikolatalı dondurma yiyelim.” Elinden tutup çekiştirmeye başladım. Abim ise hafif şaşırmış bir halde mutlu olmuştu. Çekiştirdiğim elini kendine doğru çekti ve bana sarıldı.

“teşekkür ederim Orihime. Bu kadar düşünceli ve anlayışlı olduğun için. Teşekkür ederim. Beni çok mutlu ettin bile.”

“hadi o zaman dondurma yemeye gidelim” sonra da gülerek ekledim:

“ama donutları hala unutmadım. Onları da dönüşte alırız….. dimi? “
Abim de gülümseyerek,

“sen gerçekten çok zeki bir kızsın. Eminim okulda çok başarılı bir öğrenci olacaksın. Alırız tabi.”

Tekrar güldüm. Abim de mutlu olmuştu artık.

Bugün abim için özellikle giyinmiştim. Doğum günüm için aldığı etek tarafı fırfırlı üst tarafı düz ve kolsuz olan kırmızı elbiseyi giymiştim. Doğum günüm eylül ayında olduğu için elbiseyi giymeye henüz fırsat bulamamıştım. Bu yüzden yaza kadar beklemiş ve bugün fırsatını bulunca da hemen giymiştim. Saçlarımı da arkadan yarım toplayıp bembeyaz bir kurdele takmıştım. Saçlarımın hepsini toplamayı sevmiyordum. Çünkü abim saçlarımın güneşte çok güzel parladığını ve dalgalandığını söylerdi. Bu yüzden bende sürekli açık bırakırdım belime kadar uzanan saçlarımı.

Dondurmacıya gelen kadar yol üstündeki tüm dükkânları teker teker gezdik. Günümüz her zaman ki gibiydi ama bu sefer biraz daha farklılık yapıp lunaparka da gidecektik. Sevinçten dört köşe olmuştum.
Yalnız hava çok sıcaktı ve ben her ne kadar belli etmesem de bunalmıştım. Birazcık rüzgâr esse tüm günüm dört dörtlük olacaktı ama olsun böyle de yapabilirdim.

Yol da yürürken çok susamıştım. Bu yüzden abim yol üzerinde duran dükkânların birinden bana bir şişe su alıp içmem için bana kapağını açıp bana vermişti. Sadece bir yudum içmiştim. Çünkü dondurma yiyecektik ve ben hem karnımın şişmesini istemiyordum hem de dondurmadan sonraya da kalsın istiyordum. Ilık olsa daha iyi olurdu çünkü. Hasta olmayı sevmiyordum.

Dondurma dükkânına az bir yer kala kafamı hemen yan dükkâna doğru çevirdim. Vitrinde yeni gelen bir oyunun reklamı vardı. Okumayı henüz bilmiyordum. O yüzden ne yazdığını bilmiyordum ama renkleri hemen dikkatimi çekmişti. Abim de şaşırmış,

“noldu Orihime? Yoksa okumayı da mı biliyor musun?” dedi hafif gülerek,

“hayır onii-chan. Tabi ki bilmiyorum. Ama ne kadar parlak ve renkli değil mi? Bur da biraz daha kalabilir miyim? Sen dondurmaları alırsın. Seninki ile aynısı olsun.” Biraz kızmıştım.

“ahh tamam tamam hemen kızma küçük hanım. Gerçekten çok meraklısın biliyorsun. Hem benim sevdiğim şekilde sevmediğini de biliyorum. Neyse onun sebebini de tahmin edebiliyorum sanırım. Ama dikkat et kapıya çok yakın duruyorsun. Düşüp bir yerinin yaralanmasını istemem biliyorsun.” Deyip elimi bıraktı ve hemen yanındaki dükkâna girdi.

Abimin en çok bir yerimin yaralanmasından korktuğunu biliyordum. Bu yüzden bende bir şey yaparken çok dikkat ederdim. Ancak bu sefer pek dikkat edememiştim. Kapı aniden açılınca hazırlıksız yakalandım ve kendimi birden yerde buldum.

“ahhh”

“şeyy gerçekten çok özür dilerim ben orda olduğunuzu bilmiyordum. İnanın ki…”

Offf elimde tuttuğum şişe de üzerime düşmüştü. Üstüm başım su içinde kalmıştı. Her şey çok güzel giderken nerden çıktı bu şimdi offf. Ağlamak üzereydin resmen. Saçlarımı düzeltirken bir elin bana doğru uzandığını gördüm.

“gerçekten çok özür dilerim. Buyurun kalkmanıza yardım edeyim lütfen.”

Gerçekten çok sinirlenmiştim.

“hayır kendim kalkabilirim.” Deyip uzattığı elini geri çevirdim. Sinirim daha geçmemişti. En güzel günüm mahvolmuştu bile.

“neden biraz daha dikkaaatllii olmu…” tam cümlemi tamamlayacakken beni düşüren kişiye doğru bakmıştım. O an zamanın nasıl işlediğini bilmiyorum. Yanaklarım mı kızarıyor du ? neden?

İlk dikkatimi çeken gülüşüydü. Ne kadar güzel gülüyor öyle? İçimde bir şeyler uçuşuyor sanki. Kelebekler mi yoksa?

Hayatımda o kadar güzel gülen birisini daha görmemiştim. Sürekli özür diliyordu sonra mahcup mahcup gülümsüyordu. Ama ben duymuyordum ya da duyamıyordum galiba.

Daha da dikkatli bakmaya başlamıştım. Benim ki gibi kahverengi gözleri vardı. Ama onunkiler daha mı güzeldi ne karar veremedim. Saçları ise benimkiler gibi farklı renkteydi. Sanırım bu rengi biliyorum. Neydi? heh buldum.

Evet turuncu… o da farklıydı…. Tıpkı benim gibi. Hemen kafamı çevirdim. Daha fazla bakabileceğimi sanmıyordum. Ama o ısrarla,

“şey gerçekten özür dilerim. Biraz daha dikkatli olmalıydım biliyorum ama orda olabileceğinizi tahmin etmek biraz zor.”

Ne cevap versem ki acaba…

“ööönemmmllii deeğill. Dikkaatssssiz olan bbendim zaten. Hazırlıksızz yakkalandımm saaadece oo kadar.”

Neden kekelemeye başladım ki offf. Ne saçmalıyordum. Hadi biraz cesur ol! Her zaman ki gibi geveze olsana. İçine kapanma Orihime!

Gülümsemeye çalıştım. Ama pek beceremediğimi biliyordum. Ne o öyle acı çeker gibi…

Ama çocuk birden ciddileşti.

“ha yoksa bir yeriniz mi acıyor. Çok mu hızlı çarptı kapı. İsterseniz sizi kliniğimize götürelim. Babam doktordur.... lütfen.”

Bravo inoue bravo. Bak gülmeyi beceremediğini söylemiştim. Al işte. Ayıkla bakalım pirincin taşını.

“ahh yok yok teşekkür ederim. Bir şeyim yok benim. Öyle görünmüyor olabilirim ama gerçekten güçlüyümdür. Bbben iyi….” Diyecekken çocuk bacağıma doğru eğilmiş yara var mı diye bakmaya başlamıştı.

Ahh tanrım! Daha önce hiç bu kadar utanmamıştım. Hemen geri adım attım.

“şeyy gerçekten bir şeyim yok teşekkür ederim.” Derken içerden bir ses geldi:

“ichigo! Nerdesin oğlum.” Çocuk birden daha neşeli gülmeye başladı.

“dışardayım anne!”

Dışarıya çok güzel bir kadın çıktı.

Anne mi?

Bir anneye sahip olmanın ne demek olduğunu bilmeyen ben ilk defa o gün bir annem olsun istemiştim. Ne kadar sevgi dolu biriydi. Bir melek gibi….

Bakakalmıştım. Kadın bana bakıp güzel kahve gözleriyle hafiften gülümsemişti.

“ichigo bu güzel kız kim? Arkadaşın mı?” yanaklarım daha da fazla kızarmıştı.

“şey anne aceleyle dışarı çıkmaya çalışınca çarptım kendisine. Bende özür diliyordum.”

“ah öyle mi?” tekrar bana doğru baktı. Elleriyle ilk önce ıslanmış elbiseme dokundu ve endişeli bir şekilde,

“çok ıslanmışsın evladım. Hasta olursun yoksa. Hadi gel sana şuradan bir elbise alalım. Ailen nerde? Annen..? “ çocukta annesinin tepkisinden benim hasta olabileceğimi düşünmüş olmalı ki o da endişeli bakıyordu bana. Daha da utandım. Bir şey söyleyemedim ilk önce.

“annen nerde evladım? “ annem mi ?

“şeyy efendim benim annem yok. Abimle yaşıyorum. O da birazdan gelir. Teşekkür ederim yine de gerek yok gerçekten. Hava çok sıcak zaten. Birazdan kururlar. Çok teşekkür ediyorum.”

Annemin olmamasına üzüldüğü belliydi.

“ahh güzel kızım demek annen yok. Çok üzgünüm.” Deyip saçlarımı okşadı. Sonra bana daha dikkatli bakıp,

“ne kadar güzel saçların var senin. Yumuşacık ve huzur verici. Rengi de insanın içini ısıtıyor.” Deyip gülümsedi. Nedense buna çok sevinmiştim. Bende gülümsedim.

“teşekkür ederim efendim.”

“ichigo. Neden elindekilerden bir tanesi bu güzel kıza vermiyorsun. Hem bu şekilde daha içten bir özür dileyebilirsin.”

Elindekiler mi ?
Ne vardı ki elinde? Daha önce dikkat etmemiştim. Anne söyleyince fark ettim. Elinde iki tane bembeyaz çiçek vardı. Hayır hayır bana verme! Çocuk ise bir tanesini uzatıp bana doğru gülümseyerek,

“daha önce düşünemediğim için tekrar özür dilerim. Lütfen bu çiçeği kabul et.”

Kabul etmemek imkânsızdı sanki. Elimi uzattım ve elinde tuttuğu çiçeği aldım. Bende güldüm. Ohh sonunda bir şeyi doğru yaptım.

“teşekkür ederim.”

“önemli değil.” Dedi gülümseyerek.

Kadın tekrar bana doğru döndü:

“adın ne senin bakayım küçük hanım?”

Daha da sevinmiştim buna. Çünkü abim gibi seslenmişti bana. İçimi ısıtıyordu sanki. Ancak tam cevap verecekken, abimin sesini duydum.

“Orihime!”

Dönüp bakınca abimin elinde iki tane çikolatalı dondurma tutarak bana ve yanımda duran iki kişiye doğru baktığını fak ettim. Kadın gülümseyerek bana baktı ve,

“Demek adın Orihime öyle mi? İsminde tıpkı sana benziyor. Prenses gibisin.”

Bende ona gülümsedim. Sonra abime doğru koştum. Elindeki dondurmalardan bir tanesi çabucak kaptım. Çiçeği de elbisemin kenarına koymuştum. abim,

“kimdi onlar Orihime? Sana kaç defa yabancılarla konuşmamalısın demiştim. Şu üstünün haline bak ne oldu? Neden bu kadar ıslaksın?”

“şeyy çok özür dilerim onii-chan. Tembihlemene rağmen dikkatsiz davrandım ve elimdeki suyu üzerime döktüm. O insanlarda bana yardım ettiler. Çok özür dilerim onii-chan.”

“ahh tamam küçük hanım. Bir daha ki sefere daha dikkatli olursun. Hadi o zaman hasta olmadan hemen eve dönelim. Üzerine su döktüğün içinde bugün sana donut almak yok anlaştık mı?”

Küçük hanım mı ? İstemsiz bir şekilde gülümsedim.

“tamam olur.”

Abim bu tepkime şaşırmıştı.

“işte yine garipleştik. Çok hızlı büyümeye başladın çok.” Sonra gülümsedi.

Merakla arkama dönüp baktım. Biraz uzaklaşmışlardı ama onları hala görebiliyordum. Onu da görebiliyordum. Annesinin elini tutmuştu. Gülümsediğini hissedebiliyordum. Bende gülümsedim.

Ve o an havanın o kadar sıcaklığına rağmen birden hafif bir rüzgâr çıktı gökyüzünde. Önce benim saçlarımı taradı daha sonra ise onun saçlarını.

Bugün benim en mükemmel günüm.
Sahi ismi neydi? annesi ona nasıl seslenmişti. Heyecandan unutmuştum...
neyse,
O kişinin adını unutsam bile şu an için,

Bana rüzgârı getiren o gülümsemeyi hayatım boyunca unutacağımı sanmıyorum….



" eğer bir gün anne olursam bende o güzel kadın gibi olmak isterdim. Her zaman sıcak ve her zaman sevgi dolu. Çocuğunun elini hiç bırakmayacakmış gibi sımsıkı tutan, güçlü ve tıpkı bir melek gibi narin. Evet öyle bir anne olmak istiyorum.”

O günü şimdi hatırladın mı kurosaki kun....
O mükemmel güneşli günü... seni ilk defa gördüğüm günü....


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
19 Nis 2013 17:15
serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder










El emeklerim ve göz nurlarım Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
22 Nis 2013 13:36
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Luchia Nanami

serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
Bir kaç ekleme yapalım Çok Mutlu











(dark inoue çok sevdim bunu Çok Mutlu)






(bu da çok hoş olmuş fullbringer ve hollow karışımı bir durum Çok Mutlu)






Bu arada tüm inoue orihime seven arkadaşlarım lütfen bir kaç yorum da olsa gelin şiir, çizim, hikayeleriniz her ne varsa ne üretiyorsanız burda gelin paylaşın.
Böylece hem yaptıklarınız eskimez hem de destekler sayesinde ben daha çok mutlu olurum Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
24 Nis 2013 13:56
serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
BULUŞMAK ÜZERE - CAN YÜCEL



Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım









Özledim Seni .... Can Yücel....

özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....







İkimizin Arasında ... Can Yücel

Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz
Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden
Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken
Canevimin önünden geçersen,
Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı
Bir gün şayet samançöpü bir sokak dişlerim arasında
Canevinin önünden geçersem
Anlatırım nasıl nerde
Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız
Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız
Anlatırım nasıl nerde...
Sonra eğilir kulağına derim: Bekle
Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin
Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere,
Hele ürksün fincancı katırları!






En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
25 Nis 2013 16:59
serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder























Bu resime bayıldım zaten Çok Mutlu kısa saç bir insana bu kadar yakışabilirdi. Çok beğendim Çok Mutlu





Burdaki bakışlarını hiç bir şeye değişmem Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
26 Nis 2013 10:11
serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
Anam kimse uğramaz olmuş Çok Mutlu
Neden ki acep Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
03 May 2013 17:00
serçeparmak
Mangaka
Mangaka



Yaş: 34
Kayıt: 04 Ksm 2012
Mesajlar: 890
Teşekkür: 310

Durumu: Çevrimdışı

serçeparmak
Mangaka
... İnOuE OriHiMe ...Fc Konu: Yanıt: ... İnOuE OriHiMe ...Fc
Alıntıyla Cevap Gönder
Biraz daha güncel tutma çabalarım devam ediyor Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
09 May 2013 14:39
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 117, 118, 119, Sonraki
2. sayfa (Toplam 119 sayfa) [ 1182 mesaj ]  

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız