.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL!
Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 15, 16, 17, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: .-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Alıntıyla Cevap Gönder
31 Aralıkta doğdum… 1 ay sonra 20 yaşına gireceğim. Sık sık yer değiştirdim. Benimle yaşıt bir teyzem var. Teyzem bir model. Aramızda yaş farkı olmadığı için ‘teyze’ dememden nefret ediyor. Ortaokulda benim istediğim üzerine Japonya’da okudum. İlkokul ve daha önceki eğitimi Fransa’da almıştım… Babam ben doğamdan önce öldü. Annem Almanya Başbakanı Georg Weber’le evlendi. 3 yıldır evli. Anneme hiç karışmadım. O da aban hiç karışmadı. Liseyi Barselona’da okudum. Ama ne yazık ki Lisenin son senesinde Türkiye’de okudum. Üniversiteyi okumak için Almanya’ya geldim. Teyzem 2 yıl burada kalmayı düşünüyor. Aslında söylemek gerekirse Teyzemle iyi anlaşıyoruz. Benim gittiğim her konsere o da geliyor. Beni hiç yalnız bırakmıyor. Arkadaş gibiyiz. Dışarıda ünlü model Camella gibi gözükse de Camella’nın da sırları var. Mesele röportaj için geldiklerinde beni kuzeni olarak tanıtıyor.

Camella: “Nereye daldın Melodie?”
Melodie: “Şu anlık hiçbir yere.”
Camella: “Sana kırmızı ojelerim nerede diye soruyorum iki saattir.” Melodie: “Ne bileyim ben! Senin kırmızı ojelerini! Iyy kırmızı ojemi süreceksin?”
Camella İspanyolca: “Neden olmasın!?”
Melodie: “Yine mi çekimlerin var?”
Camella: “Üzgünüm tatlım.”

Ben bunları söylerken teyzem makyaj masasının önünde farlarını sürmüş, yüzüne fondöten sürmeye başlamıştı. Fondöten sürmeyi bitirdikten sonra üstüne ince kırmızı şalına almıştı. Ben teyzemin hazırlıklarına ‘mal mal’ bakmak yerine odama gidip bilgisayarı açmıştım. Bilgisayarı açtıktan kısa bir süre sonra kapı sesini duydum. Yatağın üstüne uzandım. Teyzem gittikten sonra kısa bir süre sonra en sevdiğim gruplardan birinin şarkısını kısık bir sesle mırıldanmaya başladım.


“ This is the sound of my remedy
Cause I am what I am
You are what you are
This is my heart in a melody
Cause you are what you are
I am what I am “

Şarkı söylemeyi kestim. Yataktan kalkıp bilgisayarın başına oturdum. Cinema Bizarre’nin Almanya’daki yani sözde öyle baktım en yakın zamanda nerede konser vereceklerine baktım. En yakın haftaya konser vereceklerdi! Yarın okul çıkışında ilk işim en ön sıradan 2 bilet almak olacaktı.

Saatime baktım 14.30. Bundan sonraki derse girmeyecektim. Resim klasörüme araç gereçlerimi ve kâğıtlarımı koydum. Kırmızı ceketimi giyip, el yapımı siyah atkımı boynuma dolayıp hızlı adımlarla okuldan çıktım. Karşımdan telefonla konuşan bere, atkı ve hatta gözlük takmış bir oğlan geliyordu. Oğlan yere baka baka telefonla konuşuyordu. Ne olduğunu anlayamadan kendimi yerde buldum. Çizdiğim resimlerin hepsi yere dağılmıştı. Klasörde yolun kenarında olduğumuz için çamurlu bir çukura düşmüştü. Oğlan elini bana uzattı. Beni ayağa kaldırdıktan sonra resimlerimi toplamak için yere eğildi. Resimleri toplarken oğlanın resimleri incelediğini de fark etmiştim. Resimleri toplayıp bana uzattı. Ben resimleri alırken çocuğun güneş gözlüklerini altındaki gözlere göz diktim. Gözleri bana tanıdık geliyordu. Çocuğun burnunu inceledim. Burnu havaya kalkıktı. Kiro! Eminim karşımdaki Cinema Bizarre’den Kiro’ydu! Heyecana kapılmıştım. Birden üstümün başımın çamur odluğunu fark ettim. Dün sabaha karşı yağmur yağmış olmalıydı. Heyecandan Almancayı unutmuştum.

Melodie farkında olmadan Türkçe konuşmuştu: Teşekkür Ederim.
Kiro Almanca: Ben Özür dilerim. Benim dikkatsizliğim.
Kiro’nun ve diğerlerinin sesini videolarda duymuştum. Bu kesin Kiro! Tanrım! Bu kadar şanslı bir insan olamam!
Kiro Almanca devam etti: Üstün çamur içinde gel benimle.
Kiro beni bir daireye getirdi. Dairenin kapısının Cinema Bizarre’den Yuki açtı. Her zaman Yuki’nin çok sevimli bir kız olduğunu düşünürdüm. Yuki’yle arkadaş olmayı öyle çok isterdim ki! Ve şimdi Yuki karşımdaydı. Aslında biraz rahatsızdım. Üstüm başım çamurdu. Yani konserde görsem bir bakımdan daha iyiydi. Yuki’nin neler düşündüğünü içimden tahmin edebiliyordum.
“Kiro’nun yanında bir kız!? Bu kız kim ya?Kiro bu kızı nerden bulmuş abicim?!”
Spoiler:
(Hoş senin abin değil de ikizin var ama olsun)

Kiro Yuki’nin şaşkın bakışlarına aldırmadan: Yuki kıza kıyafetlerinden birini ver.
Spoiler:
(Birisi Şirin kız der diğeri de normal kız der aşkım ne diyecek acaba!?)

Yuki ‘evet’ anlamında başını sallamıştı. Bana bir çift kıyafet verip odadan çıktı.
Spoiler:
(Her zamanki Yuki en yaparsın^^)

Yuki odaya girdiğinde şirin şirin gülümsüyordu. Bende ne konuştular diye merak ediyordum.
Spoiler:
(Senin Şirin şirin gülümsemeni bilirim ben)

Yuki: Adın ne?
Melodie: Melodie.
Yuki: Hadi Melodie içeri gel. Ben de bir şeyler atıştırıyordum.
Spoiler:
(Normalde kahvaltı yapardın ne oldu sana ya?!”

İçeri girdiğimde Kiro resimlerime bakıyordu. Çizdiğim resimlerden 6 tane seçti.
Kiro: Bizim resimlerimiz harika!
Yuki: Hani bana da göster!
Kiro Yuki için çizdiğim resmi uzattı. Yuki uzun uzun resme baktı. Tepkisini merak ediyordum. Acaba beğenmemiş miydi? Yuki en sonunda resme bakmayı kesip bu sefer de bana baktı.
Spoiler:
(Gittikçe L oluyorsun ha sinirlerimi bozuyor ama içimden böyle yazmak geldi)

En sonunda Yuki gülümsedi ve bağırdı: Harika!
Melodie hafiften gülümseyerek: Beğendiğine sevindim.

Kapı zili sesiyle irkildim.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 06 Ağu 2008 15:28, Değiştirme: 20 Eyl 2008 16:56 (Toplamda 27 kere)
gothic girl
Misafir

Avatar





.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: Sweet Dreams Alıntıyla Cevap Gönder
güzel olmuşş. Kayan Gözler ama bir kaç kelime kaydırma olmuşş. Şaşırmış Durumda

En Yukarı Git
06 Ağu 2008 17:38
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: Sweet Dreams Alıntıyla Cevap Gönder
Yuki: Ben bakarım!
Yuki koşarak kapıya bakmaya gitmişti. İçeri Yu, Strify, Shin girdi.
Yu: Ooo Kiro ne iş?
Kiro: Ben senin gibi miyim?
Yu gülerek: Neden olmasın?
Kiro: Hiç olmazsa her gün 1 kızla eve gelmiyorum.
Yuki: İkizim her gün 1 kızla gelmiyor ki!
Shin: Evet her gün birkaç kız geliyor.
Yuki: İkizimi üstüne fazla gitmeyin ama.
Strify gülerek şakacı bir ses tonuyla: Tabi sen hep ikizini korursun.
Yuki ağlamaklı bir ses tonuyla: Yaa ikiz bak senin için ne diyorlar!
Yu: Alıştım alıştım boş ver. Hem kimse ikizimi ağlatamaz.
Yu Yuki’nin omzuna kolunu attı. Yuki Strify, Shin ve Kiro’ya dilini çıkarttı. Kendimi tutamayıp gülmeye başlamıştım. Cinema Bizarre(Luminor hariç) ‘ne oldu ya’ gibisinden bana bakıyordu.
Melodie: Cinema Bizarre’ı hiç böyle düşünmemiştim.
Strify: Bizimkiler hep böyledir.
Yu: Sanki sen farklısın. Eline kamera alıp stüdyoyu dolaşan ben miyim?
Strify: Peki, ayna karşısında kıvırtan ben miyim?
Kiro: Senin konserde yaptıklarını da unutmuyoruz.
Yuki: Bu konuda Kiro’ya katılıyorum.
Melodie kısık sesle: İmza alabilir miyim? Yoksa imza almadan gideceğim.
Shin: Nereye imza atmamızı istiyorsun?
Yuki: Çok heveslisin bakıyorum.
Shin: Sataşmasan olmaz bir kere değil mi?
Melodie: İnsan sevdiği kişiye sataşır.
Yuki: O zaman sana sataşmayacağım Shin.
Shin: Sonunda sana neden sana sataşmadığımı anlamışsındır.
Melodie: Yuki ile Shin birbirini seviyor! Birbirlerine âşıklar!
Yuki: *ÖLÜMCÜL BAKIŞ*
Melodie: Çizdiğim resimlerinizin üstüne atabilirsiniz.

Teker teker hepsine imzalattım. Daha sonrada Kiro’ya döndüm.
Melodie: Sizinle tanışmak benim için büyük bir şans! Şimdi hepinizle tanıştığıma çok sevindim. Hayatım boyunca unutamam.
Strify araya girdi: Konsere gelecek misin biletin var mı?
Melodie: Bilmiyorum. Biletim var. Ama gelip gelmemem okuluma bağlı.
Strify bu cevabımdan sonra yüzünü astı.
Melodie: Sizinle tanışmak konserden bile daha önemliydi benim için.
Yu bu arada laptopu getirmiş internette gezindiği gördüm. Shin’de Yu’nun yanında ne yaptığına bakıyordu.
Yu kendi kendine söylendi: Şu kızdaki güzelliğe bir bak. Şu model Camella’yla tanışabilsem keşke.
Melodie: Camella’yla tanışmayı çok mu istiyorsun?
Yu: Çok istiyorum.
Yu böyle diyince bir an kalbime bıçak saplanırmış gibi oldu. Her zaman gruptan Yu’yu sevmiştim. Onunla tanışmayı çok istiyordum. Şimdi ise karşıma geçmiş teyzemle tanışmayı istediğini söylüyordu.
Melodie: Çizdiğim resimlerinizin üstüne atabilirsiniz.

Teker teker hepsine imzalattım. Daha sonrada Kiro’ya döndüm.
Melodie: Sizinle tanışmak benim için büyük bir şans! Şimdi hepinizle tanıştığıma çok sevindim. Hayatım boyunca unutamam.
Strify araya girdi: Konsere gelecek misin biletin var mı?
Melodie: Bilmiyorum. Biletim var. Ama gelip gelmemem okuluma bağlı.
Strify bu cevabımdan sonra yüzünü astı.
Melodie: Sizinle tanışmak konserden bile daha önemliydi benim için.
Yu bu arada laptopu getirmiş internette gezindiği gördüm. Shin’de Yu’nun yanında ne yaptığına bakıyordu.
Yu kendi kendine söylendi: Şu kızdaki güzelliğe bir bak. Şu model Camella’yla tanışabilsem keşke.
Melodie: Camella’yla tanışmayı çok mu istiyorsun?
Yu: Çok istiyorum.
Yu böyle diyince bir an kalbime bıçak saplanırmış gibi oldu. Her zaman gruptan Yu’yu sevmiştim. Onunla tanışmayı çok istiyordum. Şimdi ise karşıma geçmiş teyzemle tanışmayı istediğini söylüyordu.

I don I´t need no fakes around me
All I want is you to be with me
Here I am
All these words they have lost their meaning
I just hope you hear my silent screams

Melodie: İstersen bir gün kuzenimle seni tanıştırırım.
Yu Melodie dik dik bakarak: Camella senin kuzenin mi?
Melodie: Evet.
Yu: Yoksa sen-
Melodie Kiro’ya: Her şey için çok teşekkürler Kiro.
Sonra Yuki’ye döndü: Kıyafetlerini ayrın getirsem olur değil mi?
Yuki: Olur ama-
‘Olur’ kelimesini duyar duymaz salondan fırlayıp kapıya yöneldim.
Yuki’de ayakkabılarımı giyerken: Kıyafetlerin-
Melodie: At gitsin!
Sonra Yuki’ye döndü: Her şey için teşekkürler yarın kıyafetlerin temiz bir şekilde getiririm dediğim gibi kendimi apartmandan dışarı attım. Yu’ya söylediklerim aklıma geldi.
Melodie: İstersen bir gün kuzenimle seni tanıştırırım.
Yu Melodie dik dik bakarak: Camella senin kuzenin mi?
Melodie: Evet.


Yu’ya söylediklerimi düşünüyorum da sevdiğim insanı bile bile başkasına vermiştim. Ne kadar aptalım!


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 07 Ağu 2008 18:50
gothic girl
Misafir

Avatar





.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: Sweet Dreams(2.BöLüm) Alıntıyla Cevap Gönder
güzel olmuşta bi paragrafı iki kere yazmışın Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
08 Ağu 2008 2:41
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: Sweet Dreams(2.BöLüm) Alıntıyla Cevap Gönder
Üç...
Eve girdiğimde Camella daha gelmemişti. Kendimi odama girip yatağın üstüne attım. Ağlamaya başladım.

I still hear the distant voices
Spreading rumours and lies
I took you to my darkest places
So far from the sky
I watch on you

Bir süre ağlamayı kestim. Aynanın karşısına geçip kendime baktım. Saçım dağılmıştı. Yüzümdeki makyajda akmıştı. Yüzümü yıkayıp, saçımı yandan ördüm. Üstümdeki kıyafetleri çamaşır makinesine attım. Mutfağa geçtim. Pilav, Rus salatası ve köfte hazırlamıştım. Masayı hazırladım. Önüme bir kaşık Rus salatası ve pilav almıştım. Köfteye dokunmamıştım. Canım et yemek istemiyordu. Sofrayı kaldırıp odama gittim. Pencere kenarındaki koltuğa oturdum. Uzun bir süre yaptıklarımı düşündüm. En büyük hayalimi kendi kendime yok etmiştim. Camella’nın sesiyle düşüncelerimden kurtuldum.

Camella: sence elimde kimin konser biletleri duruyor?
Melodie gülümsemeye çalıştı: Bilmem.
Camella: Cinema Bizarre!
Melodie’nin suratı bir anda asıldı: Fakat ben…
Camella: En ön sıradan 2 bilet!
Melodie: Nerden geldi?
Camella: Evin önünde buldum. Posta kutusunda.

Gözlerim dolmuştu. Camella’nın baktığı tarafın ders yönüne bakmaya başladım. Gözlerimin dolduğunu görmesini istemiyordum.
Melodie: Konsere gitmeyeceğim! Şimdi hemen odamdan çık!
Camella: Ama…
Melodie sesini yumuşatarak: Lütfen Camella…
Camella odanda çıktıktan sonra masamın üstündeki vazoyu yere attım. Vazo kırılmıştı. Elimde kanıyordu.
“Lanet olsun!”
Camella sesimi duyunca kapıya tekrar gelmişti. Bende gidip hemen kapıyı kilitledim.
Camella: İyi misin? Melodie!
Melodie: İyiyim! Kapımdan git!

Sabahleyin Yuki’nin kıyafetlerini bir poşete koydum. Siyah ısa ceketlimi alıp, beyaz atkımı boynuma dolamıştım. Diğer ceketim ve atkım Yuki’lerdeydi. Zaten almayı da düşünmüyordum. Dairelerinin kapısını çaldım. Kapıyı her zamanki gibi Yuki açtı. Poşeti Yuki’ye uzattım.
Yuki: Getirsin mi? İçeri geç.
Melodie: Yok rahatsız etmeyim.
Bu arada Yu seslenmişti.
Yu: Kim geldi Yuki?
Yuki: Melodie!
Yu ismimi duyar duymaz mutfaktan çıkıp kapıya gelmişti.
Yu: İçeri geçsene.
Melodie: Arigatto(teşekkür ederim) ama benim işlerim var.
Yu: Geç-
Melodie: Hoşçakalın.
Merdivenden inmeye başlamıştım ki Yu’nun sesiyle durdum.
Yu: Konsere gelecek misiniz?
Melodie Yu’nun duyacağı bir ses tonuyla: Hayır.
Apartmandan dışarı çıktığım anda ağlamaya başladım. Yürürken Strify ile karşılaştık. Ağladığımı görmüştü.
Strify: Melodie bir şey mi oldu?
Melodie: Hayır.
Daha fazla dayanamadım ve koşamaya başladım. Strify ile daha fazla konuşsaydım her şeyi anlatacaktım. Sokağın sonunda bir ara durdum. Arkama baktım. Strify hala karşılaştığımız yerde durmuş endişeyle bana bakıyordu. Koşmaya devam ettim. Biraz sonra yağmur çilemeye başlamıştı.
We have been told
There's only one way to go
But we live different lifes
Dreams to unfold
Like a kaleidoscope
Reflecting hundred skies


Yağmur giderek hızlanmıştı. Saçlarımın tümü ıslanmıştı. Cep telefonumun çaldığını fark edince kapanmadan hemen açtım.

Karlens: Alo Melodie.
Melodie: …
Karlens: Melodie?
Sesimi toparladıktan sonra Melodie: Efendim Karlens.
Karlens: Kafede buluşacaktık unuttun mu?
Melodie: Ah tamamen aklımdan çıkmış üzgünüm.
Karlens: Sanırım dışarıdasın.
Melodie: Evet.
Karlens: Buluşacağımız kafede bekliyorum. Hem bak eski arkadaşlarımda burada. Kafede karşılaştık.
Melodie: Geliyorum.

Telefonu her zaman yaptığım gibi Karlens’in suratına kapattım. Kafe buraya yakındı. Fakat bu yağmurda nasıl gidecektim ki? Şimşek de çakmaya başlamıştı.
“En iyisi bir taksi çevirmek Melodie.”

Kafeden içeri girdiğimde ilk kafeye göz gezdirdim. Ahşap yerler, şarkıcı ve müzisyenleri, şömine, koyu kırmızı duvarlar, beyaz örtüler ve en önemlisi sandalye yerine kırmızı koltuk koymaları kafeyi 80’li yıllara benzettiğini düşündüm. Şimdi Karlens ve arkadaşlarını nerede olduklarına baktım. O anda donup kaldım. Karlens’in yanına Luminor ve yanında sitelerden tanıdığım Luminor’un sevgilisi Jetsam vardı. Şöminenin önündeki geniş yuvarlak masaya oturmuşlardı. Ağır adımlarla onlara yaklaştım. Beni görünce üçü de ayağa kalktı.

Karlens: Melodie arkadaşlarım Luminor ve Jetsam Luminor-
Melodie Fransızca: İkisini de tanıyorum Karlens. Ben Melodie Héroult. Tanıştığıma
Memnun oldum.
Karlens: Şaşırdın?
Melodie: Arkadaşının Cinema Bizarre’den Luminor ve sevgilisi Jetsam olduğunu bilmiyordum.

Sevgilisi diyince Jetsam’ın kızardığını fark ettim. Karlens benim için bir koltuk çekmişti. Koltuğa oturdum. Uzun uzun Luminor ve Jetsam’ı inceledim. Yan ayana oturmuşlardı. Jetsam bana bakmamaya çalışıyordu. Fakat beni merak ettiğinden bana bakıp inceliyordu da. Luminor ise nasıl birisi olduğumu anlamaya çalıştığının farkındaydım. Daha sonra Jetsam ve Luminor’a baktım. Tanrım ne kadar çok yakışıyorlardı! Normalde böyle şeylere karşıydım. Yani en azından Yu’yu gördükten sonra aşkın neler yaptırdığını asla engel tanımadığını farkına varmıştım.
Karlens: Camella’yı çağırdım.
Melodie: Niye?
Karlens: O beni aradı da ondan.
Melodie sinirle: Uf yüzünü bile görmek istemiyorum.
The Mouth of Justice meditates wisdam
And His Language the tongue is made clear
Bless Man Which Suffers Temptation
Since he with striving will have received life’s crown
Oh Lord Fire Divine have mercy
Oh, How Holy! How Serene!
How Kind! How Pleasant!
Oh Pure Lily!

Koltuğun arkasına yaslandım. Gözlerimi kapattım. Nedense içimi bir huzur kaplamıştı. Neden olduğunu bilmiyorum ama bir an için rahatladı. Sanki büyük bir yükten kurtulmuş gibi oldum.

“Eto tvoya Zemlya. Eto tvoya Strana
Eto tvoya Lyubov'. Eto tvoya Dusha
Eto tvoya Luna. Eto tvoya Zvezda.
Eto tvoya Noch'! Eto tvoya - "Vsegda!".
Eto moya Igra. Tuchi po pravilam.
Nebo na popolam. Solntse tebe otdam
Ya budu! [ya budu]
Zaschischat'sya ochkami [zaschischat'sya ochkami]...”

Kendi kendime içimden şarkı söylüyordum. Niçin huzurlu olduğumu bilmiyordum. Fakat o huzur birden içimden kalktı. Camella ile Yu arkalarından ise Yuki kafeye girince içim birden acı çekmeye başlamıştım. Karşılaşmışlardı! Artık hiç umudum yoktu. Bir şey yapamazdım. Sadece görüp mutluluklarını izleyebilirdim. Onların mutluluğunu bozacak kadar kötü birisi değildim. Geçmişte Camella’ya kötü şeyler yapmıştım. Ama bunu yapamazdım. Hele Yu’nun üzüleceğini bildiğim halde bunu yapamazdım. Asla…
Camella: Meraba Karlens.
Karlens: Meraba.
Camella Luminor ve Jetsam’a dönüp: Camella Héroult.
Melodie Karlens’a Fransızca fısıldadı: Yalancı yatsıya kadar gidermiş bakalım nereye kadar yalanı gidecek merak ediyorum.
Jetsam Fransızca: : Ne yalanı?
Melodie ayağa kalkarak Fransızca: Camella Héroult’un yalanı!
Melodie: Gidelim.
Karlens: Nereye?
Uzun süre düşündüm. Karlens’la çocukken nerelere gittiğimizi hatırlamaya çalıştım. Lunapark!
Melodie: Lunapark.
Karlens: Lunapark?
Melodie: Hadi ama lütfen Karlens sana anlatmam gereken şeylerde var.
Karlens: Peki. Sonra görüşürüz Luminor, Jetsam.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 15 Ağu 2008 11:00
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: Sweet Dreams(2.BöLüm) Alıntıyla Cevap Gönder
Dört...

Elimde 4–5 tane uçan balon vardı. Yağmur dinmişti. Yollar çamurluydu. Karlens Lunapark’ın önünde durunca bende durdum. Düşünceli gibi gözüküyordu. Yere bakıyordu. Başını biraz sonra bana çevirdi.
Karlens: Lunaparkta ne yapacağız?

Karlens’a cevap vermek yerine elinden tutup Karlens’ı da koşturarak çarpışan arabalara götürmüştüm. Lacivert bir arabaya bindim. Daha sonra beni seyreden Karlens’a da binmesini işaret ettim. Lunaparktan çıktıktan sonra bir parkın çimlerinin üstüne oturdum. Karlens da ağaca yaslanmıştı. Yorulmuşa benziyordu. Düşündüklerimi ve yaptıklarım Karlens’a anlatmaya hazırdım. Aslında sırf bahane olarak Lunapark’a getirmiştim. Karlens uzakta körebe oynayan çocuklara bakıyordu. Ben ise nereden anlatmaya başlayacağımı düşünüyordum. Karlens çocukları kendisine göre yeterince izledikten sonra dönüp bana baktı.
Karlens: Evet seni dinliyorum bana ne söyleyeceksin?
Karlens Fransızca konuşmaya başlamıştı.
Melodie: Anlayamadım.
Bende Fransızca konuşmaya başlamıştım. Olayları anlatırken gençlerin duymasını istemiyordum.
Karlens: Bana bir şey söyleyeceksin. Bu yüzden beni buraya getirdin. Biliyorum. Çünkü seni çok iyi tanıyorum.
Melodie: Evet gerçekten beni iyi tanımısın.
Daha sonra Karlens yaşadıklarımı ve düşüncelerimin tümünü anlattım. İçim hiç olmazsa bunu birisiyle paylaştığımız için rahattı.

“ The meaning to
Our words of love
Has disappeared
We used to love one another
Give to each other Lie undercover so ”

Aradan bir hafta geçmişti. Odamdan hiç çıkmamıştım. Camella sık sık Yu’yla dışarı çıktığına haber veriyordu. Camella evde yokken odamdan dışarı çıkıyordum. Fakat o evdeyken yüzünü bile görmek istemiyordum. Televizyon izlerken kapı çaldı. Kapıyı açmak için koltuktan kalktım. Kapıyı açtığımda Camella ile yüz yüze gelmiştik. Arkasında ise Cinema Bizarre ve Jetsam vardı.

Camella: Sonunda şirin prenses odasından çıkmış.

Camella beni inceledi. Gerçekten çok kötü gözüküyordum. Sarı saçlarım dağılmıştı. Tenim ölü
Teni gibi bembeyazdı. Gri gözlerim yorgun bakıyordu. Gözlerimin altı şişmişti.

Camella beni bu halde görünce: İyi misin?
Melodie gülümsedi: Hmph hiç olmadığım kadar iyiyim. Sen beni merak bile etme. Yakında cenneti boylarım.
Camella: …
Melodie: Benim için endişelenme Benim için endişelenecek kişi sen değilsin içeri geçin.

Camella salona geçtikten sonra: Teyzemi aramalıyız.
Melodie: O kadın beni hatırlamaz bile boş ver gitsin.
Camella: Teyzemi ‘o kadın’ diye hitap etmemelisin.
Melodie: Ne demeliyim ki! Benden nefret eden bir anneye nasıl hitap etmeliyim! Varlığımdan bile nefret eden tanımadığım bir anneye ne demeliyim ki! Anne! Anne! Anne! O benim için bir şeytan. Şeytan bile olamaz o. O bir hiç! O-BİR-HİÇ! Ona ölürümde anne demem ben! Beni öldürür daha iyi! O zaman içimdeki nefrette susar. Sadece masumluğum kalır.
Yuki: Sakin ol.
Melodie: Eğer o kadını alırsan ilk işim evi terk edip Fransa’ya geri dönmek olur. O kadını da sen halledersin! Bir kızı elinde tutamadığını öğrenince bakalım ne diyecek? Merak ettim.

Gözlerim nefretle bakıyordu.

Give to each other Lie undercover so
By falling in love with him
I complicated our lives
Now I’m losing my only friend
I don’t know why, I had to try
Living my life on the other side
Now I’m so confused
I don’t know what to do

Camella Melodie’nin daha fazla bağırmaması için: Ben içecek bir şeyler getiriyim.
Yu: Bende sana yardım edeyim.
Yu ile Camella gittikten sonra Jetsam: Bunların aralarında bir şey mi var?
Melodie: Sevgililer.
Jetsam: Sevgililer?
Melodie: Evet.
Yuki: Yu Camella’yı unutur.
Shin: Unutmaz.
Yuki: Zaten Klara'yı unutmadık
Melodie: Klara kim?
Kiro: Eski makyajcımız. İsveçliydi. Bir aralar Shinle çıkıyorlardı.
Shin: Ben de Thaxter'ı unutmadım.
Melodie: Thaxter kim?
Kiro: Eski söz yazarımız. Bir aralar Yuki ile çıkmışlardı.
Yuki: Demek eski konuları açıyoruz?
Shin: Önce sen başlattın.
Kiro: Öfff yeter susun ikiniz de!

I started blurring the lines
Because I didn’t care
I started crossing the line
Cause you were never there

Kiro: Hadi film izleyelim. Hangi filmler var?
Melodie: İçinde Camella’nın olduğu her film var.
Yuki: Ve bu filmlerin hepsini iğrenç yapıyor bu yüzden izlemeyelim.
Kiro: Bak bir film var. Daha önce izlemiştim. Bunu izleyelim.

Filmi televizyona koydu. Filmin konusu çok garipti. Uyuşturucu bağımlısı bir kızın hayat hikâyesini anlatıyordu. Bu filmi hatırlıyordum. Camella gidip almıştı. Konuyu bana anlatınca “kendi hayat hikâyene benzeyen gidip bir film almışsın Aferin” demiştim. Böyle dememe rağmen gidip değiştirmemişti. En çok da o zaman buna hayret etmiştim. Ama filmin başında çalan piyano sesini duyunca aklıma babam gelmişti…

Strify: Besteleri çok güzel. Aynı zamanda güzelde çalıyor. Adam gerçek ismini hep sır olarak sakladı. Yazmayı düşündüğü tüm bestelerini de doğmamış kızı için saklamış. Fakat kızının doğduğunu görmeden ölmüş. Konsere giderken trafik kazasında hayatın kaybetmiş. Karısı haberlerde çok bahsedildi. Fakat hiçbir zaman kadın gözükmedi. Zaten daha sonradan yeniden evlenildiği öne sürülüyor. Dünyanın gözdesiydi. Şimdi milyonlarca doların kızına bıraktı. Annesi tek kuruşuna bile el süremiyor. Çünkü kız büyükannesindeymiş. Annesi onu doğduktan sonra kabul etmemiş.

Melodie: Baba… Annesi kızı hiç kabul etmedi. Kızın varlığından bile nefret etmeye başladı. Kız büyükbabası, büyükannesi ve kuzeniyle kaldı. Ortaokulda Japonya’ya gitti. 3 sene orada kaldıktan sonra Roma’ya gitti. Şu an Berlin’de kendisiyle yaşıt teyzesiyle kalıyor. Dediğin gibi milyon dolarları var fakat mutluluğu yok.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 15 Ağu 2008 11:01
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: Sweet Dreams(2.BöLüm) Alıntıyla Cevap Gönder
Ya eğer kötü yazıyorsam söyleyin hiç koymayım. Nede olsa okuyanda yok!

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 15 Ağu 2008 11:02
tipitipus
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 30
Kayıt: 10 Ksm 2007
Mesajlar: 439
Nerden: izmir-istanbul

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: .-.-.Sweet Dreams.-.-. Alıntıyla Cevap Gönder
ben normalde fan-fiction kısmına hiç bakmam ama tesadüf sennkini okıyım dedim.gayet güzel bence.aralarda anlam kayması olmuş ama bazı yerlerde.yazını yazdıktan sonra bi kaç defa da alıcı gözüyle okursan sende daha raat farkedersin bunları.bide kim kız kim erkek tam kawrayamadım ben Karışık dikkatli okumadığımdan olabilir ama arada karakterleri cinsiyetleri belli olacak şekilde taswir edersen çok sewinirim Gülücük Dağıtıyor merak ediorum ilerde nolcek

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 15 Ağu 2008 11:34
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: .-.-.Sweet Dreams.-.-. Alıntıyla Cevap Gönder
tipitipus yazmış:
ben normalde fan-fiction kısmına hiç bakmam ama tesadüf sennkini okıyım dedim.gayet güzel bence.aralarda anlam kayması olmuş ama bazı yerlerde.yazını yazdıktan sonra bi kaç defa da alıcı gözüyle okursan sende daha raat farkedersin bunları.bide kim kız kim erkek tam kawrayamadım ben Karışık dikkatli okumadığımdan olabilir ama arada karakterleri cinsiyetleri belli olacak şekilde taswir edersen çok sewinirim Gülücük Dağıtıyor merak ediorum ilerde nolcek

Anlamamanız normal. Çünkü... Neyse
Luminor,Jetsam,Yu,Kiro,Strify,Shin,Karlens erkekler.
Camella,Yuki,Melodie kızlar.
Kadro şimdilik bu kadar...


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 15 Ağu 2008 11:39
tipitipus
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 30
Kayıt: 10 Ksm 2007
Mesajlar: 439
Nerden: izmir-istanbul

Durumu: Çevrimdışı

.-.-.Sweet Dreams.-.-. FİNAL! Konu: Yanıt: .-.-.Sweet Dreams.-.-. Alıntıyla Cevap Gönder
luminor we jetsam gay mi yani??sewgiliydi bunlar.ayrıca anlamamanız normal.çünkü... o nokta noktalarıda doldurursan sewinirm

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 15 Ağu 2008 11:48
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 15, 16, 17, Sonraki
1. sayfa (Toplam 17 sayfa) [ 164 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız