Kızıl Güneş
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 25 -Tekniğin Yeni Sahibi-
Spoiler:

(11 Yıl önce) (Japonya-Nagoya)
(Kushiro nun zorlu eğitimi başlayalı iki yıl olmuştu. Her gün, her dakika eğitimi devam etmişti. Mevsimler gelip geçmiş, baharın o eksik sıcaklığı tekrar gelmişti. Kushiro dojoda çalışırken babası yanına yaklaştı.)

-- Kushiro artık temellerin hepsini öğrendin ama bu sadece yolun başı artık kendi kendini geliştireceksin. Benim görevim sana tekniği aktararak son buldu. Buradan sonrası daha dik bir yokuştur. Zihnini boşaltmalı ve doğru için yer açmalısın. Tekniğimizin yolunda pişmanlık yoktur, geriye bakılmaz. Her daim ileriye, gerçek doğruya odaklan. Geçmiş sadece zihnini köreltir. Ve dikkatli ol Kushiro. Bu tekniğin sahibi olmakla beraber artık düşmanların olacak. Bu tekniğin yok edilmesini isteyen o kadar çok kişi var ki. Ama ne olursa olsun teknik imparator izin vermedikçe kullanılamaz. Ailemizin geleceği için bu çok önemli.
(Dojonun kapısı hafif bir gıcırtıyla açıldı. Gelen annesiydi.)

-- Kushiro kahvaltın hazır. Biraz ara ver de karnını doyur.

Kushiro- Tamam, anne.
(Kushiro dojodan çıkarken babasının gelmediğini fark eder.)

Kushiro- Baba, sen gelmiyor musun?

-- Ben karnımı doyurdum. Biraz burada meditasyon yapacağım. Anneni çağırır mısın buraya?
(Kushiro annesini çağırdı ve kahvaltı etmek için dojodan ayrıldı. Babası ve annesi dojoda yalnız kalmışlardı. Havaya bir ağırlık çökmüştü. Babası hiç bekletmeden söze girdi.)

-- Bu sefer çok kalabalıklar. Tekniği kullanmadan baş edebileceğimi sanmıyorum.
(Annesi göz yaşlarını tutamaz.)

-- Ama tekniği kullanamazsın. O zaman sen- O zaman sen...
(Artık tamamen kendini kaybeder. Göz yaşları için de kendini kocasının kollarına atar. Babası, annesine sıkıca sarılır.)

-- Kushiro sana emanet. Ona iyi bak. İleride çok iyi bir savaşçı olacak. Fazla vaktimiz kalmadı. Evin etrafını çoktan çevirdiler. Onlarla dışarıda dövüşeceğim.
(Yavaşça karısının kollarından kurtuldu. İdama giden bir kralın edasıyla dojodan ayrıldı. Annesi de göz yaşlarını silmeye çalıştı. Durmuyordu ama deniyordu. Çünkü Kushiro nun yanına gitmesi gerekliydi. Zorlada olsa bulunduğu yerden kalktı ve doğruca oğlunun yanına gitti. Her zaman ki gülümsemesiyle mutfağa girdi. Mutfağa girmesiyle dışarıdan kılıç sesleri ve çığlıkların gelmesi bir oldu. Kushiro nun elindeki ekmek yere düştü. Hiç düşünmeden dışarı fırlamak istedi ama annesi engel olmuştu.)

Kushiro- Anne ne yapıyorsun? Dışarıdaki bu seslerde neyin nesi? Yoksa babam...
(Gelen acı çığlıklar artmıştı. Tekrar dışarıya çıkmak için hamle yaptı ama annesi onu tekrar engelledi. Annesi hıçkırarak ağlıyor, bir yandan da Kushiro ya sarılarak onu durdurmaya çalışıyordu.)

Kushiro- Anne bırak beni. Babama yardım etmeliyim. Bırak...

-- Olmaz. Olmaz. Sende gidemezsin.
(Kushiro uzun süre uğraştıktan sonra annesinin kollarında kurtuldu.)

-- Kushiro!!!
(Kushiro doğruca kendini dışarıya attı. Ama dövüş bitmişti bile. Evin etrafı kan gölüne dönmüştü. Yerde onlarca insanın cesedi ve o ceset yığının arasında tek bir kişi ayaktaydı. O da Kushiro nun babasıydı. Kanlar içinde kalmıştı. Kushiro, babasına baka kalmıştı. Zümrüt işlemeli kılıç babasının elinde kaydı ve toprağa saplandı. Babası da hemen yanına diz çöktü. Kushiro kendini toparladı ve doğruca babasının yanına koştu.)

Kushiro- Baba! Baba! Neler oldu burada?
(Babası soğuk bir gülümsemeyle Kushiro ya döndü.)

-- Sonunda bitti. Kushiro, galiba ben bu tekniğin sorumluluğunu kaldırabilecek kadar güçlü biri değilim.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 10 Şub 2013 19:58
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 26 -Ayrılık-
Spoiler:

(11 yıl önce)(Japonya-Nagoya)
(Evin bahçesi kan gölüne dönmüştü. Bu seferki büyük bir saldırıydı. Geçmişte İntikam Ejderinden zarar görmüş veya İntikam Ejderinin gücünden korkanların saldırıları alışılmadık bir şey değildi fakat ilk defa bu denli büyük bir saldırı geliyordu. Kushiro nun babası saldırıyı atlatmak için tekniği kullanmak zorunda kalmıştı. Tekniği kullanmanın cezası belliydi. -İdam- Kushiro tüm vücudu düşman kanıyla kaplanmış olan babasını yanına diz çöktü. Artık o da gözyaşlarını tutamıyordu. Babasına sarıldı. Hemen ardından annesi de koşarak yanlarına geldi. Birbirlerine sarılarak ağlıyorlardı. Babası kendini toparlamaya çalıştı ama olmuyordu. Kushiro nun kulağına doğru eğildi.)

-- Annen sana emanet Kushiro. Ona iyi bak. Antrenmanlarını aksatma. Unutma sen artık İntikam Ejderi Tekniğinin sahibisin. Kendini geliştir. Unutmayın ikinizi de çok seviyorum.
(Gözyaşları içinde karısı ve çocuğuna sıkıca sarıldı. Sonra kafasını yukarı kaldırdı. Nemli gözleriyle bir süre gökyüzünü seyretti. Ardında karısını ve çocuğunu bırakarak doğruldu. Eve doğru ilerledi. Kushiro ve annesi şaşkın bakışlarla babasını ne yapacağını izliyorlardı. İçeriye girdi. Kısa bir süre sonra temiz giysilerle dışarı çıktı. Bahçenin ortasına geldi ve yere saplı olan kılıcı çıkardı. Hemen ardından Kushiro ya döndü. Kılıcı Kushiro ya uzattı. )

-- Kushiro bu kılıç aile yadigarımızdır. Zamanı geldiğinde senin yoldaşın olacak. Kılıcın bakımı aksatma. Sen ona iyi davrandıkça o da sana en iyi şekilde hizmet edecektir.
(Kılıcı Kushiro ya verdi ve oğluna tekrar sarıldı. Ardından karısına döndü.)

-- Oğlumuza iyi bak. O sana, sen ona emanetsin. Seni bu genç yaşında dul bıraktığım için üzgünüm. Daha fazla yanında olmak, yanınızda olmak isterdim. Böyle sorunlu bir kocan olduğu için kendini şanssız hissediyor olmalısın.

-- Şanssız mı? Ben dünyadaki en iyi kocaya sahip, en şanslı kadınım. Seni sevdiğim için hiç bir zaman pişman olmayacağım.
(Kushiro nun annesi tekrar ağlamaya başladı. Kocasına sıkıca sarıldı. Kocası kulağına eğildi.)

-- Artık ağlama. Güçlü durmalısın. Kushiro için geleceğiniz için güçlü olmalısın. Senin gibi bir eşe sahip olduğum için asıl şanslı olan benim. Kendinize iyi bakın. Sizi göklerden seyredeceğim.
(Kushiro nun babası karısının kollarında kurtuldu ve evin çıkışına doğru ilerledi. Bahçe kapısından çıkarken geriye döndü ve en içten gülümsemesiyle ailesine el salladı. Sonrada yoluna devam etti. Kushiro toprak yolda babası gözden kaybolana kadar ardından baktı. Babası Kyoto ya gitmişti, İmparatorun huzuruna. İmparator yasak bozulduğu için Kushiro nun babasını seppuku ile cezalandırmıştı. Seppuku uygulanmadan önce imparatora bir isteği olduğunu söylemiştir.)

-- Canımın karşılığında ailemin güvenliğini istiyorum. Başka bir saldırı olmaması için onları korumanız altına alın.
(İmparator kabul ettiğini başıyla onayladı. Kushiro nun babası onayı alınca seppukuyu uyguladı. Tanımadığı bir kaishakunin tarafından da acılarına son verildi. Babasının ölümü ardından annesi hastalanan Kushiro, annesine bakmak ve evin geçimini sağlamak için bir çok işte çalıştı. Ama yeterli değildi. Zamanla evlerini satmak zorunda kaldılar. Derme çatma bir eve taşındılar. Ama tüm bu zorluklara rağmen Kushiro tekniğinden vazgeçmedi. Antrenmanlarını aksattığı tek bir gün bile olmadı. Babasının yoluna sıkı sıkıya bağlandı. Bir gün bu acıların karşılığını alacağı inancını hiç bir zaman terk etmedi.)


Gittikçe yazmak zorlaşıyor. Yavaş yavaş yazdıklarımı beğenmemeye başlıyorum. Önceden 1 saatte yazdıklarma şimdi 2 saat yetmiyor. Bu bölümde 2 günde yazdığım tek bölüm oldu. tek bir kelime için yıllarca bekleyen şairler gibi olacağım yakında.

haftalrdır editörüme ulaşamıyorum. Ve artık yeni editör bulma zamanı geldi.

Ünlem Yazdıklarımı düzenleyecek, kontrol edecek bir editör arıyorum Ünlem

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 15 Şub 2013 13:57
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 27 -Antrenman Maçı-
Spoiler:

(Atina-Yunanistan)
(İzin belgesi eline geçen Kushiro bir süre geçmişi düşündükten sonra kendini antrenmana vermişti. Bu sırada Seyfi ve Lea hastaneden döndüler. Kushiro nun antrenman yaptığını gören Seyfi yanına yaklaştı.)

Seyfi- Sabah akşam antrenman yapmaktan usanmıyor musun? Dinlenmen gerekli. Biraz ara ver.
(Kushiro hiç bir tepki vermeden antrenmanına devam etti.)

Seyfi- Bu arada Katrea nın durumu iyi. Ama uzun süre hastanede kalacak. Lea da odasına gitti. Biraz dinlenecekmiş.
(Aniden masanın üzeride duran kağıtlar Seyfi nin dikkatini çekti. Yavaşça kağıdı masadan kaldırdı ve okumaya başladı. Okudukça daha fazla şaşırıyordu. Kushiro nun gerçek gücü bu değil miydi? Daha da mı güçlenecekti? Kushiro nun ne kadar güçlü olduğunu öğrenmeliydi. Okumayı bitirdikten sonra Kushiro seslendi.)

Seyfi- Bir antrenman maçına ne dersin?
(Kushiro anlamadığını belli eden bir şekilde Seyfi ye döndü.)

Seyfi- Antrenman maçı diyorum. İkimizin de gelişmek için zor rakiplere ihtiyacı var. Ben senden zorunu düşünemiyorum. Bende fena sayılmam. Antrenman maçlarıyla kendimizi geliştirebiliriz.

Kushiro- Tamam. Hadi yapalım.
(Seyfi ve Kushiro otelin bahçesine indiler. Geniş ve yeşillik bir alandı. Taştan yapılma bahçe girişinden otele tek bir taş yol uzanıyor ve yolun ortasında büyükçe bir fıskiye vardı. Etraf sakindi. Bahçede kimse yoktu. Bahçenin ortasına doğru yürüdüler. Bu sırada Seyfi konuşmaya başladı.)


Seyfi- Birkaç kural koyalım. Öncelikle silahlarımız yerine kınlarıyla savaşalım böylece gereksiz yaralanmaların önüne geçeriz. İkinci olarak o gözleri kullanmak yok.
(Kushiro hafiften sırıttı.)

Seyfi- Ne sırıtıyorsun.? Gözlerini kullanırsan senle nasıl dövüşebilirim.

Kushiro- Tamam, tamam.

Seyfi- Son olarak kesin bir darbe alan yenilir. Hepsi bu kadar.
(Bahçeni ortasına geldiler. İkisi de silahlarını kenara bıraktı ve kınlarını ellerine aldılar.)

Seyfi- Ha, unuttuğum bir şey var. Yukarıda bir kağıt okudum. Orada bir teknikten bahsediyorlar. Senin asıl tekniğinmiş. Onu kullanmanı istiyorum.
(Kushiro bir an irkildi. Tekniği hemen kullanmak istemiyordu ama bu bir şanstı. Sadece antrenmanlarla tekniğinde ne kadar ilerlemiş olduğunu görebilirdi. Onayladığını belirten bir şekilde başını salladı.)

Kushiro- O zaman başlayalım.
(Kushiro elindeki kını iyice kavradı ve ileriye doğru atıldı. Bunu gören Seyfi de beklemeden saldırıya geçti. İkisinin de kınları ortada çarpıştı.)

Seyfi- Beni küçümseme. Gerçek tekniğini kullan.
(Bunu duyan Kushiro tekrar sırıttı. Seyfi, Kushiro nun oyun oynayan bir çocuk gibi mutlu olduğunu görünce o da sırıttı. İleride bir gelenek haline gelecek olan antrenman maçlarının ilki başlamıştı.)


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 01 Mar 2013 18:51
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 28 -Yeni görev-
Spoiler:

(Atina-Yunanistan)
(Kushiro ve Seyfi nin antrenman maçı başlamıştı. İkisi de tüm güçleriyle birbirlerine saldırıyordu. Bu sırada Lea gürültünün ne olduğunu merak edip aşağıya indi. Kushiro ve Seyfi nin savaştığını görünce şaşırdı fakat daha dikkatli bakınca ellerindekinin kılıçları değil de kınları olduğunu gördü. İlk başta seslenmek istedi ama dövüşürken ne kadar eğlendiklerini görünce ses çıkarmamaya karar verdi ve kenara oturup dövüşü izlemeye başladı. İlk fark ettiği şey Kushiro nun değişen hareketleriydi. Sanki Kushiro değil de başka biri dövüşüyordu. Hızı ise gözünü kullanmamasına rağmen oldukça fazlaydı. Seyfi, Kushiro nun saldırılarından zar zor sıyrılıyor, saldırmak için açık bulamıyordu. Kushiro art arda yaptığı saldırılarla Seyfi ni dengesini bozmaya çalışıyordu.)

Seyfi-(iç ses)'Şu an gözlerini kullanmıyor mu? Bu nasıl bir hız. Bir tekniğim olsaydı çoktan yenilmiştim. Tekniğinin neden yasaklı olduğunu şimdi anlıyorum. Hareketleri öldürmek için değil. Acı çektirmek. Katletmek için.'
(Hızlanan saldırılarla Seyfi geri çekilmek zorunda kalmıştı. Lea böyle bir dövüşe tanık olacağını hiç düşünmemişti. İkisi de muhteşemdi. Kushiro nun hızı ve hamleleri ne kadar iyiyse Seyfi de bir o kadar iyi savuşturuyordu. Seyfi dövüşün sona yaklaştığını anlamıştı.)

Seyfi- (iç ses)'Bu artık benim sınırım. Daha kendimi çok geliştirmem gerekiyor. Ama gerçektende iyi bir antrenman ortağına sahibim. Dengesiz ve hızlı hareketlerini karşılayarak reflekslerimi daha çok geliştirebilirim. Nede olsa yıllarca böyle eğitim aldım ama bu kadar iyi bir ortak çıkmamıştı karşıma.'
(Tam bu sırada Seyfi nin dengesi bozuldu. Tam Kushiro antrenmanı sonlandıracak darbeyi vururken bahçenin kapı birden açıldı. Ve bir ses dövüşü durdurdu.)

-- Sizler havari Kushiro, Seyfi ve Lea mısınız?
(Üçü de sesin geldiği yöne doğru baktı. Gelen bir duacıydı. Lea koşar adımlarla diğerlerinin yanına geldi. Duacı da onlara yaklaştı ve bir mektup uzattı.)

-- Yeni görev yeriniz.

(4 gün önce)(İstanbul- Merkez)
(Leonard ın ofisinin kapısı çalındı. Duacılardan biri bir rapor getirmişti. Duacı yavaş adımlarla masaya yaklaştı ve raporu Leonard a uzattı. Rapor büyük çaplı bir iblis hareketliliği hakkındaydı.)

Leonard- Bingazi ha? Kushiro nun takımı oraya yakın. Onları göndermek en iyisi olacak. Hem deneyimliler de. Ama yanlarına fazladan duacı vermek en iyisi.
(Hemen görevi ve görev yerini belirten bir mektup yazıp duacıya uzattı.)

Leonard- Bunu Atina da bulunan on sekizinci takıma ulaştır.

-- Tamam, efendim.
(Duacı elinde mektupla beraber ofisi terk etti. )



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 08 Mar 2013 17:33
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 29 -Bingazi-
Spoiler:

(Bingazi-Libya)
(Gelen emirle birlikte Kushiro ve takımı ilk gemiyle Bingazi ye doğru yola çıktı. Deniz yolculu sessiz ve huzurlu geçti. İki günlük bir yolculuğun ardından sonunda Bingazi görünmüştü. Hava çoktan kararmıştı. Hafif esen meltemle kıpırdanan deniz, şehrin ışıkları ve o ışıkların denize yansıması hayran olunacak bir görüntüydü. Kushiro, Seyfi ve Lea bir yandan manzarayı izliyor bir yandan da yeni görevleri hakkında konuşuyorlardı.)

Seyfi- Yunanistan daki gibi büyük bir çatışmanın ortasında bulmak istemiyorum kendimi.

Lea- Ne yazık ki tekrar kendimi öyle bir yerde bulacağız. Belki de daha büyük bir belanın içinde.

Kushiro- Bir şeyler dönüyor. Geçen sefer ki düşmanımız ve iblislerin sayısı normal değildi. Athwart örgütü öyle kolay bir rakip olmayacak gibi görünüyor.

Lea- Şeytanın yandaşlarının işini kolaylaştıracak değiliz. Onlar bizim için bir hiç.
(Konuşmaları devam ederken gemi limana yanaştı. Toparlanıp gemiden aşağıya indiler. Geceyi geçirmek için örgütün ayarladığı bir otele yerleştiler. Sabah olmuştu. Belirlenen saatte harekete geçmek için erken saatte uyandılar.Kahvaltı sırasında bir duacı masalarına doğru yaklaştı. Orta boylu, esmer bir adamdı.)

-- Günaydın. Adım Ahad. Ben ve emrimdeki kırk dokuz duacı emrinizdeyiz.

Seyfi- Günaydın. Resmi olmanıza gerek yok. Resmiyete hala alışamadık. Ben Seyfi, bunlarda arkadaşlarım Lea ve Kushiro.
(Ahad ın yüzünde ufak bir gülümseme oluşur.)

Ahad- Bende resmiyetten nefret ederim. Ama karşımda daha ilk görevleriyle efsane olmuş on sekizinci takım olunca biraz gerildim.

Seyfi- (şaşkın bir ifadeyle) Biz efsane mi olduk?

Lea- Tabi ki de. O kadar iblisin arasından sağ çıkmamız bir mucize bile sayılır.

Seyfi- Doğru ama Kushiro olmasa halimiz haraptı.
(Bu sırada Ahad ın ilgisi konuşmaya hiç dahil olmadan kahvaltıya devam eden Kushiro ya kaydı.)

Ahad- Sen o musun? Zamanın gözlerine sahip olan. Vay canına hemen yanımda bir kutsanmış var.
(Kushiro ilgisiz bir tavır sergileyerek Ahad a doğru baktı.)

Kushiro- Kutsanmış mı? Ben bir lanetliyim.
(Ahad bir an irkildi ama hemen dalgacı tavrına geri döndü.)

Ahad- Lanetli mi? Hiç güleceğim yoktu.
(Seyfi yavaşça Ahad ın kulağına doğru yaklaştı ve masadaki herkesin duyabileceği bir şekilde fısıldadı.)

Seyfi- Aslına bakarsan o gerçektende bir lanetli.
(Ahad tekrar irkildi. Yüzüne sahte bir gülümseme yerleştirdi.)

Ahad- O zaman ben sizi artık kahvaltınızla yalnız bırakayım. Bir saat sonra hareket edeceğiz.
(Ahad ufak adımlarla masanın yanından ayrıldı.)

Kushiro- Ondan hoşlanmadım.

Seyfi- Yapma Kushiro biz bile ilk başta seni kabullenememiştik. O da zamanla alışır. Senin iyi biri olduğunu kabullenir.

Kushiro- Hayır, bu daha farklı. Bu adamdan cidden hoşlanmadım.

Azcık yorum, eleştiri yapın. Küfür bile olur. Şaşırmış Durumda Şaşırmış Durumda

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 09 Mar 2013 18:44
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 30 -Beklenmeyen Saldırı-
Spoiler:

(Bingazi-Libya)
( Hareket saati gelmişti. İblis hareketliliğinin olduğu yer Bingazi ye trenle bir saat uzaklıkta olan Ecdebiye di. Hazırlıklar tamamlanmış, elli duacı ve üç havariden oluşan birlik trende yerlerini almıştı. Kushiro, Seyfi ve Lea nın olduğu kompartımanın kapısı çalındı. Gelen Ahad dı. )

Ahad- Son durumları kontrol için geldim. Bir isteğiniz var mı?

Seyfi- Yok, sağ olun.

Ahad- O zaman iyi. Yaklaşık bir saate Ecdebiye de oluruz. Trenden indiğimiz anda düşman bölgesinde olacağız. Havariler birinci ve üçüncü vagona dağıtılmış durumda. Şu an bulunduğumuz vagonda ise sadece siz ve ben dahil üç duacı bulunmakta. Plan yapmak için iyi bir zaman.
(Elindeki haritayı kompartımanın zeminine serdi.)

Ahad- Bu bölgenin haritası. Benim fikrim üç kol halinde hareket etmek. Kasabanın üç çıkışını da kontrol edersek onları sıkıştırırız.

Lea- Sıkıştırmak mı? Eğer üç kola ayrılırsak bu sadece bizim daha çabuk ölmemizi sağlar. Hep birlikte durmalıyız ve geçen seferki gibi tuzağın içine atlamamak için uğraşmalıyız. Biz üçümüz ön safta savaşırken sizin bizi desteklemenizi istiyorum. Böylece kayıplarımızı azaltabiliriz. Birliğimizde kaç tane üst düzey duacı var?

Ahad- Beş duacımız üst düzeydir.

Lea- Onlar sadece duacıları korumaya odaklansın. Ön saflara hareket etmesinler.
(Kushiro, Lea nın lafını kesti.)

Kushiro- Ve umut edelim ki oradan sağ çıkabilelim.
(Aniden trenin arka kısmından gürültüler gelmeye başladı. Kushiro ve Seyfi hemen kılıçlarını alıp sesin geldiği yöne doğru hareketlendiler. Seyfi ikinci vagonun kapısını açtığında düşmekten son anda kurtuldu. Üçüncü vagonun yerinde yeller esiyordu. Bir anda sayıları yarıya inmişti.)

Kushiro- Geliyor!!!
(Bir anda vagonun tepesinden bir iblis Seyfi nin üzerine doğru atıldı. Kushiro nun, Seyfi yi çekmesiyle iblisi kesmesi bir oldu. İblisler beklememiş, trene saldırmıştı. Olayın şokunu hemen atlatan Seyfi geriye baktığında üçüncü vagonu uzaklardan görebildi fakat artık çok geçti. Vagonun etrafını iblisler çevirmiş ve katliam başlamıştı.)

Kushiro- Üstümüzdeler. Seyfi, sen hemen Lea nın yanına git ve oradakilerin güvenliğini sağla. Zaten fazla iblis hissetmiyorum. Rahatça hepsini halledebilirim.

Seyfi- Tamam, ama dikkatli ol.

Kushiro- Tamam.
(Seyfi doğruca kompartımanlarına doğru yöneldi. Kushiro ise trenin üstüne çıkmıştı bile. Görünürde dört iblis vardı.)

Kushiro- Hey, yanlış trene saldırdınız.
(İblislerin hepsi Kushiro ya doğru döndü ve saldırıya geçtiler. Kushiro yaklaşan ilk iblisi tek hamlede ikiye böldü. Ardından ikinci iblisin saldırısını kılıcıyla engelledi. Hemen ardından çevik bir hareketle iblisin arkasına geçti ve üçüncü iblisin kafasını kesti. Hiç bekletmeden kılıcını ikinci iblisin karnına sapladı. Kılıcını aşağıya doğru hareket ettirerek ikinci iblisi ikiye böldü ve o hızla üzerine atlayan dördüncü iblisin suratını ikiye ayırdı. Etraf yine kan gölüne dönmüştü. Fışkıran kanların arasında Kushiro kafasını kaldırınca birinci vagonun üzerinde duran bir adam olduğunu gördü. Adam önce Kushiro ya gülümsedi ve inanılmaz bir hızla Kushiro ya doğru atıldı. O kadar hızlıydı ki Kushiro rakibinin falcatasının son anda gördü. Zor da olsa saldırıyı engelleyebilmişti.)


-- Hoş geldin partimizi beğendin mi?(Sırıtır) Gerçektende iyiyisin. Rakibim olmaya değer birisin. Adım Ricardo ve seni Ecdebiye de bekliyorum. Hazırlıklı ol.
(Ricardo bir anda trenden atladı ve toz bulutunun arasında kayboldu. Kushiro hemen aşağıdaki durumu kontrol etmek için aşağıya indi. Her şey normal gözüküyordu. Seyfi ve Lea ya doğru döndü.)

Kushiro- Athwart tan biriyle karşılaştım. Bizi Ecdebiye de beklediklerini söylediler.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 11 Mar 2013 18:09
Uchihamessi
Misafir

Avatar





Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
saim yazmış:

Azcık yorum, eleştiri yapın. Küfür bile olur. Şaşırmış Durumda Şaşırmış Durumda

kimse kimsenin fictionuna yorum yapmiyor diye kendi fictionumun 2. bolumunu yazdigim halde yollamadim.. malesef kimse okumaya tenezzul etmiyor.. anliyorum aslinda.. bundan sonra sadece kendimi gelistirmek icin yazicam...Gülücük Dağıtıyor ben ilk 5-6 bolumu okuyup biraktim @saim Dil Çıkartıyor usengeclik iste Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
12 Mar 2013 0:49
RPGer
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Kayıt: 15 Eyl 2012
Mesajlar: 434
Favori Anime & Manga: Kenshin, Gintama, Bleach
Teşekkür: 203

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
ben saimin kayip editoruyum o.o

saimin fictionlarini editlemeyi biraktim cunku bu yuku kaldiramayacagimi anladim. uchihamessi hakli, sadece kendini gelistirmek icin yaz bence de, hem kimse senin yazdiklarini senden daha iyi editleyemez, cunku sen burada fiction yaziyorsun, hani dergi editorlugu filan desek anlarim ama burada ozgun esere mudahele soz konusu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 12 Mar 2013 0:53
saim
Mangaka
Mangaka



Yaş: 26
Kayıt: 26 Tem 2011
Mesajlar: 2,271
Cinsiyet: Erkek
Nerden: yersiz yurtsuz
Teşekkür: 1830

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
Uchihamessi yazmış:
saim yazmış:

Azcık yorum, eleştiri yapın. Küfür bile olur. Şaşırmış Durumda Şaşırmış Durumda

kimse kimsenin fictionuna yorum yapmiyor diye kendi fictionumun 2. bolumunu yazdigim halde yollamadim.. malesef kimse okumaya tenezzul etmiyor.. anliyorum aslinda.. bundan sonra sadece kendimi gelistirmek icin yazicam...Gülücük Dağıtıyor ben ilk 5-6 bolumu okuyup biraktim @saim Dil Çıkartıyor usengeclik iste Gülücük Dağıtıyor

yok öyle deme okuyan var ben inanıyorum. çünkü gösterim sayısı hep 20-25 artıyo bunlardan beşi okumuş olsa fazla bile. tabi iyilik sever birinin durmdan sayfayı yenile yapma ihtimalde var. sağ olsun var olsun. Şaşırmış Durumda
şu an keyfe yazıyorum zaten. benim gibi üşengeç birirnin 30 bölüm yazmış olması zevk aldığımı gösterir. ama insan yinede bi şeyler olsun istiyo. çare yok.

@RPGer
yaptığın editörlük için çok sağ ol. baya şey öğrendim senden. daha iyi yazdığımı düşünüyorum şimdi. ama çok fazla yolum var daha. zaten benim gibi az kitap okuyan birinin fazla gelişmesi beklenemez.(hayatımda fantastik kitap okumadım. hep siyasi hep klasik) yazdıkça yazım hatalarımda azaldı. gözden kaçan yerler yine var ama onlarda nazar boncuğu. Şaşırmış Durumda

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 12 Mar 2013 1:10
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): RPGer

RPGer
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Kayıt: 15 Eyl 2012
Mesajlar: 434
Favori Anime & Manga: Kenshin, Gintama, Bleach
Teşekkür: 203

Durumu: Çevrimdışı

Kızıl Güneş Konu: Yanıt: Kızıl Güneş Alıntıyla Cevap Gönder
saim, benden bir şeyler öğrendiysen ne mutlu bana Çok Mutlu insanın bir yararının olduğunu bilmesi gerçekten mutluluk kaynağı oluyor Dil Çıkartıyor

yazdıklarını ben de başta okuyordum, simdi de okumaya devam etsem hatalarını ufak tefek belirtirdim ama dediğin gibi benden öğreneceğini öğrendin, artık anca tarzını filan değiştirip yeni bir şeyler denemeye başlarsan yardımımım dokunabilir.

ayrıca fantastik okumak zorunda da değilsin, yani eğer fantastik ilgini çekseydi zaten fantastik okurdun. senin tarzın yine de çok başarılı bence çünkü biraz siyasi biraz fantastik tam shounen tarzı yapmışsın, ne çok derin ne de çok ilginç, bunu bir proje haline getirip çocuklara pazarlasan karlı çıkarsın gibime geliyor Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 12 Mar 2013 1:19
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, Sonraki
5. sayfa (Toplam 7 sayfa) [ 61 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız