Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi]
Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 13, 14, 15, Sonraki

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Alıntıyla Cevap Gönder
Mangayı okumadım o yüzden lütfen spoiler vermeyin.

Önemli uyarı:Küfür, argo kelime içerir. 18 yalından küçüklerin okuması sakıncalı olabilir.
-------------------------------------------------------------------------------------
Karanlık bir şehrin, karanlık sokaklarında, karanlığı delmeye çalışırcasına bir çığlık yankılanır.

Genç bir kadın hızla bir şeylerden kaçarken bunu fark eden kişiler perdelerini örterek ışıklarını kapar. Bu şehirde yardım çığlıkları genelde cevabını yok sayılarak alırdı.

Sokak zifiri karanlığa gömüldüğünde yıldızlar bile ışıklarını kısarak kadının yolunu bulamasına çalışıyor gibidir. Karanlıkta yankılanan topuklar senkronizasyonsuzca ilerlerken karkasından tok bir çift ayak sesi sakince ilerliyordur. Genç kadın bir anda kendini yerde bulduğunda acı ile yüzünü buruşturur. Üzerine çöken ağırlıkla beraber kulağına bir ses ulaştığında bir an için kalbi atmayı unutur.

“Kaçmana gerek yoktu, canını acıtmayacağım.” Korku dolu bir çığlık dar sokakta tekrar yankılanırken çevredeki evlerin sahipleri bunu duymazdan gelir. Tıpkı her zaman olduğu gibi… Sokaktaki her canlı en yakın yere saklanırken genç kadın derin nefesler alıyordur. Buz gibi bir el ensesindeki saçları yana çektiğinde ürpermesini bastıramaz. Bir çift diş boynundan içeriye girdiğinde vücudundan kayan bir şeyleri hisseder. Gözleri kapanırken derin bir nefes alma ihtiyacını bastıramaz. Dişler boynundan ayrılırken ensesinde sinsi bir sırıtış duyumsar.

“Tadın çok güzelmiş. Belki de seni-” Bir silah sesiyle üzerindeki ağırlık toza dönüştüğünde genç kadın sırt üstü döner. Genç bir adam elinde duman tüten bir silahla ona bakıyordur. Gri saçları rüzgârda dalgalanırken ondan minnetini ifade eden bir şey beklediği bellidir. Genç kadın gözleri nefretle kasılarak konuşur.

“Ne halt yediğini sanıyorsun sen?”

----------

Genç adam şaşkınlıkla karşısındaki kadına bakar.

“Senin hayatını kurtarıyorum.” Genç kadın yerden kalkıp üstünü silkelerken kendi kendine konuşur.

“Tam aradığımı bulduğum sırada budalanın biri çıkar zaten.” Karşısındaki delikanlıya döner.

“Üzgünüm ama yardıma ihtiyacım yoktu. Neden şehirdeki diğer savunmasız kadınlara yardım etmiyorsun?” Genç adam silahını yerine kaldırırken öfkeyle konuşur.

“Merak etme bir daha çığlık atan biri vampir tarafından ısırılıyorsa yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorarım.” Genç kadın artık öfkesini kontrol etmekte zorlanır halde karşısındaki adamın üstüne yürür.

“Benim o vampiri bulmak için ne kadar uğraştığıma dair bir fikrin var mı senin?”

“Kendini ısırtmak için mi?” Genç kadın artık kontrolünü kaybetmiş karşısındakine bağırır.

“Ben bir avcıyım tamam mı geri zekâlı? O da bir Level E’ydi tek hareketimle işini bitirebilirdim.”

“Çığlık atarak mı?”

“Onu kandırmaya çalışıyordum. Bir safkan için çalışıyor ve beni ona götürmesi için uğraşıyordum. Ve sen burnunu sokmasaydın bunu başarmak üzereydim.” Genç adam şok içinde karşısındaki kadına bakar.

“İnsan avlayan bir safkan mı var?”

“Bütün şehre korku salanların Level E’ler olduğunu sandığını söyleme bana. Arkalarında çok büyük bir güç var ve sen burnunu sokmasaydın ona ulaşmak üzereydim.” Bir adım daha yakalaşarak karşısındaki adamın göğsünü parmağıyla dürterek konuşur.

“Ve bir daha işime burnunu sokarsan bu o güzel burnunu son kez başkasının işine sokuşun olur. Çünkü insanları da öldürmekten çekinmem.” Genç adama nefret dolu bir bakış attıktan sonra karanlık sokakta ritmik bir şekilde yankılanan topuk sesleriyle uzaklaşır.

----------

Zero arkasından yankılanan topuk seslerini dinlerken bir an için her şeyin farkına varmanın verdiği o hissi yaşar. Ardından ters yöne ilerlemeye başlar. ‘İnsanları avlayan bir safkan… Demek buraya gönderilmemin nedeni buydu.’ diye düşünür. Ve bir an sonra kendisini düzeltir. ‘Buraya gönderilmemin bahanesi buydu. Amacının ne olduğunu biliyorum.’ Ve içinden onu bu duruma düşüren kişiye tekrar lanet ederek yürümeye devam eder.

Kaname… Kanını ona vererek yaşamasını sağladığı anda bunun bir bedeli olacağını biliyordur. Bu bedeli öğrenmek için de çok beklemesi gerekmemiştir. Diğer gün kendi yatağında gözlerini açtığında başucunda bulanan vampir niyetini hemen açıklamıştır.

“Orada beklediğimden daha kötü şeyler oluyor ve kontrol altına alınması gerek.” demiştir. “Ben buradan ayrılamayacağım için bunu yapması gereken sensin.” Zero o olmadan akademideki vampirlerin kafalarına göre takılmaya başlayacağının farkındaydı ama içinden bir ses bundan daha fazlası olması gerektiğini biliyordu. Karşısındaki gözlerin içine baktığında kaçan bakışlar ona cevabını vermişti bile.

“Bu ikiniz içinde daha iyi.” Zero’nun kim diye sormaya ihtiyacı yoktur. Bunca zaman yanında olan, onun sırrını paylaşan tek kişiyi de elinden almıştır.

Sert rüzgâr yüzüne çarparken adımları farkında olmadan adımlarını yavaşlatmıştır. Biraz ilerisindeki karanlık sokakta kaybolmaya çalışan figürü fark ettiğinde bir an için durur. Ardından paltosunun içinde silahını kavrarken hızlı ama sessiz adımlarla hedefinin döndüğü sokağa ilerler.

----------

Genç kadın kapıyı arkasından sertçe çarparak dairesine girdiğinde derin bir nefes alır. Ardından üzerindekilerden kurtulurken telesekreterin yanıp sönen ışığına bakar. Onu arayacak bir tek kişi olduğundan meraklanmadan tuşa basar.

“Verona benim Missy, Biliyorum dışarıdasın ama… Şey… Bilirsin… İşlerin nasıl gittiğini sormak istemiştim. Umarım aradığını bulmuşsundur.” Verona elinde olmadan kendi kendine mırıldanır.

“Bulmuştum ama geri zekâlının biri içine sıçmayı başardı.” Telesekreterdeki ses ona cevap olurcasına devam eder.

“Her neyse, eve gelince beni ara olur mu? Saat kaç olursa olsun. Görüşürüz.” Verona bir an için gözleri duvardaki saate kaydıktan sonra bu işi sabaha bırakmaya karar vererek kendini yatağa bırakır.

----------

Sabahın ilk ışıklarıyla Zero oteldeki odasına döndüğünde kendini kıyafetleriyle yatağa bırakır. Gözleri kapanmadan önce aklında bir cümle parlar bir an için.

“Çünkü insanları da öldürmekten çekinmem.” Bir anda beyninde buna karşılık bir cevabın yankılandığını fark ederken gözlerini kapar.

----------

Ritmik adımlar kaldırımda yankılanırken bir köşede sessizce bekleyen adamı fark ettiğinde yüzüne yerleşen yarım gülümsemeyle ona ilerler.

“Senin olman gereken başka bir yer yok muydu?” Genç adam ona bakmadan cevap verir.

“Sanırım senin için de aynısı geçerli.” Verona yüzüne yayılmakta olan gülümsemeyi engellemeye çalışmadan zevk dolu bir sesle cevap verir.

“Oh ben tam da olmam gereken yerdeyim Kaname.” Kaname hafifçe gülümseyerek gökyüzüne bakar. Akademi’de kan kırmızı doğan ay burada yoktur. Bir an için burada hiç ayı görmediğini fark eder. Ay, bütün kutsal ışığıyla bu şehirden çekilmiş gibidir.

“Ne durumdasın?” Verona derin bir nefesle birlikte yüzündeki gülümseme silinirken cevap verir.

“İki hafta önce çok yaklaşmıştım. Ta ki birisi gelip işimi bozana kadar... Gri saçlı uzun boylu bir çocuk… Tanıyor musun?”

“Zero.” ‘Demek adı buymuş.’ diye düşünür Verona.

“Demek onu sen gönderdin. İyi o zaman. Ama bir dahakine benden bahsetmeyi unutma.”Kaname gözlerini Verona’ya bakmaya zorlayarak konuşur.

“Bir dahaki olmayacak.” Verona karşısındaki genç adama baktığında yüzünde şimdiye kadar görmediği bir ciddilikte ifade bulurken Kaname devam eder.

“Artık bu iş yeterince uzadı. En kısa zamanda bitmesi gerek.” Bir an için duraksar.

“Herkesin iyiliği için…” Verona karşılık veren gözlerle ona bakar.

“Ama beni bağlayan senin isteklerin… “ Kaname’nin derin yüz çizgilerine zıt bir şekilde vahşi bir gülümseme yüzüne gelirken cevaplar.

“Benim isteklerimi boş ver. Bu işin sessizce halledilmesinin bir anlamı kalmadı artık. Sıra senin yöntemlerinde...” Vahşi bir sırıtış Verona’nın yüzüne yayılırken cevaplar.

“Ah işte bu iyi bir haber…”

----------

Genç kadın yapmaması gerekenlerin ağırlığından kurtulmuş karanlık sokakta zevkle ilerlerken bu gecenin güzel geçeceğini düşünüyordur. Artık Level E’lerin cirit atmasına izin vermek zorunda değildir. ‘Şehirdeki bütün vampirlerin tekrar inlerine saklanma zamanı geldi.’ Diye düşünür. ‘Çünkü artık ölü olmak zorunda değilim. Verona geri döndü. Kâbusunuza kavuştunuz. Tabii sen de…” Düşünceleri bir ara sokağın önünden geçerken kesilir. Durur. Bir an için gördüğünü algılamaya çalışır. Bir adım geriye atarak tekrar bakar. Ve seslenir.

“Hey!” Sokaktaki genç adam sakin bir sesle cevap verir.

“Hey.” Verona durumun ironisi karşısında gülümser. Gri saçları dağılmış, ve terden yüzüne yapışmış genç adam duvara yaslanarak oturmuş, silahına kolunun erebileceği kadar uzakta olmasına rağmen delirmiş gibi üstüne saldıran vampiri boynuna uzak tutma çabasından dolayı uzanamıyordur.

“Yardıma ihtiyacın var mı?”

“Hayır teşekkürler.” Genç adamın zorlandığı sesinden belli oluyordur ama Verona oyunu biraz daha sürdürmeye niyetlidir. En azından birazcık daha…

“Gördün mü? Çok da zor değilmiş değil mi?” Son kez ona baktıktan sonra arkasını döner ve köşeye ilerler. Duvara sırtını yaslayarak saymaya başlar. ‘1… 2… … 9… 10…’Köşeyi geri döndüğünde manzara bıraktığından pek farklı değildir. Gülümsemesini engelleyemez.

“Yardım istemediğinden emin misin? Çünkü gerçekten zor durumda gözüküyorsun. Eğer egon izin vermiyorsa kimseye söylemem merak etme.” İki kolunu vampirin boğazına dayamış, uzun sivri dişleri 10 santim kadar ilerdeki boynundan uzak tutmaya çalışırken zorlukla cevaplar.

“Senin… Yardımına… İhtiyacım… Yok.” Verona’nın yüzündeki gülümseme bir saniye içinde yok olarak yerini buz gibi bir ifadeye bırakır. Sert adımlarla köşeyi dönerek ilerlemeye başlar. Topukları yeri döverken sinirini mırıldanarak dışarı atmaya çalışır.

“Aptal, nerede olduğundan haberi yok. Ben keyfimden mi kaç aydır o uyuz köpeklerin dişlerinin boynuma girmesine izin veriyorum. Karşısına çıkan canlı insan mı vampir mi avcı mı daha onu ayırt edemiyor. Bu salaklıkla bu kadar nasıl hayatta kalmış ona da şaşılır. Ah ama bu şehir ona gününü gösteriyor işte. Bide utanmadan kendine avcı-” Bir anda taşlar yerine oturduğunda farkında olmadan durur. ‘Bir avcı…’ diye düşünür. ‘Başka bir avcı… Tam da ihtiyacım olan şey’ Topukları üzerinde dönerek hızla sokağa girer. Genç adamın boynuyla arasında birkaç santim kalmış olan vampiri ensesinden yakalayarak karşı duvara doğru fırlatır. Verona yerden aldığı silahla ateş ettiğinde vampir karşı duvara bir toz yığını olarak ulaşır. Zero aynı yerde kıpırdamadan derin nefesler alırken Verona elindeki silahı ona atarken buz gibi bir sesle konuşur.

“Level D’lerle oyalanma. Ne kadar kızarlarsa o kadar güçlenirler. Gerçi insanlara saldırdıklarını ikinci kez görüyorum. Bunun saldırmasını gerektirecek kadar kızdırmışsın demek ki.” Derin nefesler alan geç adama baktığında onun aklından neler geçtiğini merak ederken bulur kendini. Bu düşünceden sıyrılırken yüzündeki katı ifadeyi değiştirmeden ellerini ceplerine sokarak mırıldanır.

“Güzel silah. Ama bu şehirde daha fazlasına ihtiyacın olacak.” Bir cevap beklemeden arkasını dönüp yürürken adımlarını saymaya başlar. 1 adım… 2 adım… Şimdiye kadar 5’e varmadan hepsi teslim olmuştur. Bu da öyle olmak zorundadır. 3 adım… 4 adım… Köşeye gittikçe yaklaşırken arkasındaki her türlü sesi duyabilmek için kulak kesilmiştir. 8 adım… 9 adım…

“Bekle!” Derin bir dehşet içinde köşeyi dönmek üzereyken duyduğu sesle gülümser. Bu seferki biraz dişli çıkmıştır en azından. Uzun süredir ilk defa bir avcının beklentilerinin üzerinde olmasının verdiği şaşkınlıkla bir an kendini zor toparlar. Geriye ifadesiz bir yüzle döndüğünde genç adam sorar.

“Kimsin sen?” Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.

“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 16 Ağu 2008 0:05, Değiştirme: 31 Oca 2011 23:58 (Toplamda 13 kere)
gothic girl
Misafir

Avatar





Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
hikaye güzel... ama neresinde küfür var onu anlamadım... s*çmak tam da küfür sayılmaz ... Şaşırmış Durumda ...

En Yukarı Git
16 Ağu 2008 13:04
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
“Kimsin sen?” Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.

“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”

Demişsin bunu yerine

“Kimsin sen?”
Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.
“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”
Dersen daha iyi olur. Çünkü nbazı eyrlerde kimin ne dediği hiç belli olmuyor.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 16 Ağu 2008 14:01
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
gothic girl yazmış:
hikaye güzel... ama neresinde küfür var onu anlamadım... s*çmak tam da küfür sayılmaz ... Şaşırmış Durumda ...


Daha başlangıç... Aşırı şiddet içeren sahneler olabilir ilerde bende bilmiyorum şu an. O yüzden baştan uyarıyım dedim. Ne olur ne olmaz...

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 16 Ağu 2008 20:41
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
Usagi_Maron yazmış:
“Kimsin sen?” Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.

“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”

Demişsin bunu yerine

“Kimsin sen?”
Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.
“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”
Dersen daha iyi olur. Çünkü nbazı eyrlerde kimin ne dediği hiç belli olmuyor.


İşte bir de onu becerebilsem... Eski bir arkadaştan eski bir alışkanlık... Kurtulamadım bir türlü

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 16 Ağu 2008 20:42
Melodie Héroult
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)

Avatar

Kayıt: 10 Şub 2008
Mesajlar: 339

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
Ashley_Davson yazmış:
Usagi_Maron yazmış:
“Kimsin sen?” Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.

“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”

Demişsin bunu yerine

“Kimsin sen?”
Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.
“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”
Dersen daha iyi olur. Çünkü nbazı eyrlerde kimin ne dediği hiç belli olmuyor.


İşte bir de onu becerebilsem... Eski bir arkadaştan eski bir alışkanlık... Kurtulamadım bir türlü

Denemeye çalış... Yada ilk öyle az. Daha sonra tekrardan okurken(kontrol etmek için) düzeltrisin. Bu senin için daha kolay olur. Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 16 Ağu 2008 22:10
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
Usagi_Maron yazmış:
Ashley_Davson yazmış:
Usagi_Maron yazmış:
“Kimsin sen?” Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.

“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”

Demişsin bunu yerine

“Kimsin sen?”
Verona farkında olmadan gülümserken sorusuna soruyla karşılık verir.
“Sen ne bilmek istiyorsun çocuk?”
Dersen daha iyi olur. Çünkü nbazı eyrlerde kimin ne dediği hiç belli olmuyor.


İşte bir de onu becerebilsem... Eski bir arkadaştan eski bir alışkanlık... Kurtulamadım bir türlü

Denemeye çalış... Yada ilk öyle az. Daha sonra tekrardan okurken(kontrol etmek için) düzeltrisin. Bu senin için daha kolay olur. Gülücük Dağıtıyor


Sorun şu ki birkez okuduğumu bir daha açmamak gibi bir huyum var. Tavsiyen için teşekkürler dikkat etmeye çalışırım ama böyle kabullenelim lütfen.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 16 Ağu 2008 22:53
gothic girl
Misafir

Avatar





Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
devamı ne zaman?ilginç ve güzel bir hikaye olacak gibime geliyor...olaylar bi gelişsin de görelim dimi Çok Mutlu

En Yukarı Git
17 Ağu 2008 23:03
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
gothic girl yazmış:
devamı ne zaman?ilginç ve güzel bir hikaye olacak gibime geliyor...olaylar bi gelişsin de görelim dimi Çok Mutlu


Ben ne zaman yazmaya fırsat bulursam devamı o zaman gelir. Şimdilik bu kadar.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 17 Ağu 2008 23:21
psico_mama
Otaku (Level 4)
Otaku (Level 4)



Yaş: 26
Kayıt: 18 Hzr 2008
Mesajlar: 431
Favori Anime & Manga: death note, tenjou tenge, samurai x, bleach, ouran hshc...

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Siver Light In The Darkness Alıntıyla Cevap Gönder
sanırım ilerde güzel şeyler olcak anlatımını sevdim gelecek bölümü merak ediorum

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 03 Eyl 2008 18:30
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 13, 14, 15, Sonraki
1. sayfa (Toplam 15 sayfa) [ 146 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız