Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi]
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 13, 14, 15

Anime Manga Forum -> Fan Fiction

 
Yazar Mesaj
Miss.Forever
Otaku (Level 1)
Otaku (Level 1)



Yaş: 20
Kayıt: 25 Ksm 2010
Mesajlar: 35
Favori Anime & Manga: Ouran High School Host Club, Naruto, Katekyo Hitman Reborn, Death Note, Code Geass, Sailor Moon, Kuroshitsuji, Vampire Knight, Fairy Tail
Cinsiyet: Kız

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Silver Light In The Darkness [10. Bölüm] Alıntıyla Cevap Gönder
Hımm... Sevdim bu hikayeyi. Henüz 11 yaşında olsamda o kadar ağır gelmedi ama kişilik meselesi tabii Çok Mutlu Birde hiç Yuuki'yi görecek miyiz?

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 28 Ksm 2010 23:56
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Silver Light In The Darkness [10. Bölüm] Alıntıyla Cevap Gönder
ErzaScarlett yazmış:
Uzuuuun bir aranın ardından yeni bölüüm *-* Bu bölümde dinleniyorlar gibi birşey, hmm. Verona ve Zero arasında birşey olacak mı merak içindeyim. Gerçi Zero daha çocuk ama olsun Şık Hikayeyi nasıl bitireceksin tam olarak söyleyemiyorum bile. Gizemli son Çok Mutlu Devam devam devam


Evet arayı fazla uzun tutmuşum. Bu benim için bile fazlaydı. Verona Zero mevzusu hımm... Sanırım ona uygun bir an gelecek ve devamında ne olacağı o anki ruh halime bağlı. Yaş konusunu pek umursamıyroum Zero yaşından çok daha olgun biri. Hem belki Verona'da kendinden küçük sevgili modasına uymak ister Gülücük Dağıtıyor Hikayenin nasıl biteceğinden bende pek emin değilim şu anda senaryo kendi kendini yazmakta o yüzden düşünmiyorum. Sonu kafamda belirdiğinde birkaç bölümde biter.

Yorum için teşekkürler

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 31 Oca 2011 23:38
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Silver Light In The Darkness [10. Bölüm] Alıntıyla Cevap Gönder
Miss.Forever yazmış:
Hımm... Sevdim bu hikayeyi. Henüz 11 yaşında olsamda o kadar ağır gelmedi ama kişilik meselesi tabii Çok Mutlu Birde hiç Yuuki'yi görecek miyiz?


O uyarıları yapmak zorundaydım. Şu 18 yaş mevzusuna inanmasamda daha önce bu konuda birkaç kez başım ağrıdı artık yoğurdu üflüyroum.

Yuuki... Hiç sanmıyorum kendisini pek sevmem. Ancak hiç belli olmaz.

Yorum için teşekkürler.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 31 Oca 2011 23:44
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Silver Light In The Darkness [10. Bölüm] Alıntıyla Cevap Gönder
Verona üzerindeki giysiyi çıkarırken kapanan sokak kapısının sesini duysa da umursamaz. Suyun ısınmasını beklerken gözleri aynadaki yansımasına bakar. Kendini her gördüğünde yüzündeki çizgilerin daha derin ve kararlı oluşuyla bunalırken gözleri omzuna kayar. Bıçağının yarası mikrop kapmadan kapanmayı başarmış olsa da izi duruyordur. Parmakları izin üzerinde gezerken kapanmayan yaralarının gözle görülmeyenler olmasının iyi mi yoksa kötü mü olduğunu düşünür. Aynada yansımasını gördüğü buhar ona suyunun hazır olduğunu haber verince kendini yavaşça duşun altına bırakır. Sıcak su ne kadar zamandır o halde olduğunu bilmediği gergin kaslarını gevşetmesine yardım ederken derin bir nefes alarak dumanı içine çeker. Su buharı ciğerlerine yapışarak onu öksürtse de daha da ısınmasına yardımcı olmuştur. Bu sefer yavaş bir nefes alıp aynı şekilde yavaşça verirken gözlerini kapar ve gözlerinin önünde beliren görüntüyle kanı donarken geriye doğru bir adım atar. Islak mermer ona ihanet ederken duş perdesine tutunmaya çalışır ama başını şiddetli bir şekilde vuracağının farkındadır ve öyle olduğunda da acıyı hissedemeden kendini başka bir odada bulmuştur bile.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Soundtrack
Nickelback – Savin’ Me


“Missy yardım et!” Genç kadın odasından fırlarken gördüğü manzara karşısında ağız dolusu bir çığlık koyar. Verona genç adamın bedeninin ağırlığı altında ezilirken nefesinin kalan son parçasıyla konuşur.

“Onu koltuğa taşımama yardım et! Çabuk!” Genç kadın ilk şoku atlatmış ağabeyini koltuğa yatırmasına yardım eder. Verona ayağa kalktığında Missy gördüğü manzarayla bir çığlık daha atmamak için ellerini sertçe ağzına bastırır. Elros’un yüzü, daha doğrusu yüzünden kalanlar, kanlar içindedir. Missy her izin yanında tekrarıyla olmasından bunların vampir ısırığı olduğunu anlamıştır ancak bu kadar vahşi ısırıklar…

“Missy su ve havlu getir dedim!” Missy silkinerek mutfağa doğru koşarken Verona bıçağını çıkararak Elros’un kıyafetlerini hızla önünde engel olmaktan çıkarır. Gözleri adamın vücudunda dolaştığında inlememek için kendini zor tutar. Missy elinde bir çanakla geldiğinde gördüğü manzarayla elindekileri düşürür. Verona arkasını dönerek genç kadına sert bir bakış atar. Missy yerdeki bezi almaya yeltenirken Verona ondan önce davranır.

“Tamam bunu ben hallederim. İlk yardım malzemelerini bul olur mu?” Missy tekrar çığlık atmaktan korkarcasına başını sallamakla yetinir. Verona Elros’un üzerindeki yaraların neredeyse tamamını temizlemeyi başarmışken Missy titreyen elleriyle çantayı uzatır. Verona sıra sevdiği adamın yüzüne geldiğinde dişlerini sıkarken konuşur.

“Pamuklara oksijenli su dök sonra da gazlı bezleri yaralara uygun kes. Ama gazlı bezlere eldivenle dokun.” Missy titreyen elleriyle oksijenli su şişesinin kapağını açarken Verona ona bakmadan konuşur.

“Önce git ellerini yıka ve bir şekilde kendine gel. Senin yardımın olmadan bunu yapamam Missy kan kaybetmeye devam ediyor.” Missy hızla kendini banyoya atar ve sabunu ellerinin üzerinde sertçe gezdirirken bir an için duraksar. Derin bir nefes alarak sakinleştikten sonra hızla ellerini yıkamayı bitirerek içeriye geri döner. Verona kendini acıdan ve gerginlikten bayılmanın eşiğinde hissediyorken gelen genç kadına dikkatini yönelterek bunu engellemeye çalışır.

“Eldivenlerini giy.” Missy hızla denileni yapar. Verona gözünün ucuyla ona bakış atar.

“Oksijen suyu döktüğün pamukları sırayla vereceksin. Her dezenfekte ettiğimiz yaraya hızla gazlı bezi yerleştireceksin tamam mı?” Missy bütün kararlılığıyla tamam derken Verona Elros’un acıdan uyanmamasını umarak ilk ve en derin yarasının üzerine pamuğu sıkar. Yaranın üzerinde oluşan köpük yığını ve cızırtı sesi Verona’nın midesini altüst ederken kendini tutmak için bütün iradesini kullanmaya başlar. Yarayı hızla temizleyerek dişlerinin arasından konuşur.

“Missy bez.” Genç kadın hızla gazlı bezi yaranın üzerine koyarak bandajlarken Verona başıyla onaylarken bir sonraki hedefine yönelir. Birkaç dakika içinde bütün yaralar temizlenmiş, Verona dizlerinin üzerinden doğrularak kendini banyoya atar. Tuvaletin yanına vardığı anda midesindeki her şeyi çıkarırken gözleri yaşarır. Yavaşça midesi sakinleşirken ayağa laklar. Hızla yüzünü yıkadıktan sonra omzunda varlığını belli etmek istercesine sızlayan yarasının üzerine elini bastırarak salona geri döner. Missy son bandajı da bitirerek kendini yere bırakırken Verona titreyen elleriyle bir sigara yakar. Derin bir nefes çekerek kendine sakinleşmek için bir süre tanıdıktan sonra konuşur.

“Şimdi tek yapabileceğimiz beklemek ve çok fazla kan kaybetmemiş olmasını ummak.” Missy koltuğun kenarına sırtını yaslarken dolmaya başlayan gözleriyle sorar.


“Bu nasıl oldu?” Verona sigarasından derin bir nefes daha aldıktan sonra anlatır.

“İkimiz birlikte daha fazla dikkat çekeceğimizi düşünerek ayrı dolaşmaya karar verdik. Buluşma yerine gelmediğinde meraklandım ve onu aramaya başladım. Birkaç sokak ilerinde bulduğumda bu haldeydi.” Missy yanaklarından süzülen yaşları saklamaya niyeti yok, sessizce dudaklarını birbirine bastırarak başını sallar. Verona onun bu haline daha fazla dayanamayacağının farkında, bakışlarını koltukta hareketsiz yatan genç adama çevirir. Göğsünün dikkat etmeyen birisinin göremeyeceği kadar az da olsa hala inip kalkıyor olması ona biraz umut veriyordur.

“Missy bu seni benden daha çok etkiledi sanırım. Git biraz uyumaya çalış. Değişen bir şey olursa seni uyandırırım.” Genç kadın ikiletmeden odasına çekilirken Verona sigarasından son bir nefes alarak kül tablasında söndürürken sevdiği adamı izlemeye başlar. Farkında olmadan mırıldanır.

“Beni bırakıp gitme sakın.”


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


“Verona! Verona uyan!” Verona suratına vuran güneş ışığıyla gözlerini açtığında Missy gülümseyerek ona bakar.

“Uyandı! Elros! Kendine geliyor!” Verona bir an için anlamadan kendisine umutla bakan genç kadını boş gözlerle süzer. Birkaç saniye içinde olanlar üzerine çöktüğünde hızla yataktan fırlar. Elros birkaç huzursuz kıpırdanmanın ardından gözlerini açtığında mavi gözleri gören Verona rahatlayarak tuttuğundan bile haberinin olmadığı nefesini verir. Farkında olmadan gülümserken fısıldar.

“Hey.” Genç adam gülümsemeyi denese de bundan vazgeçerek cevap verir.

“Hey.” Verona derin bir nefes alır.

“Ne olduğunu hatırlıyor musun?” Elros başını sallar konuşmaya çalıştığı sırada yutkunarak vazgeçer sadece tek bir hece dökülür dudaklarından.

“Su.” Missy hızla yerinden fırlayarak mutfağa koşar. Elros onun getirdiği suyu minnetle kabul ederek içerken Verona farkında olmadan dudağının içini kemiriyordur. Missy boş bardağı alıp mutfağa götürdüğünde Verona derin bir nefes alır. Tam konuşacağı sırada Elros ondan önce davranır.

“Missy’i dışarıya yolla.” Verona anlamasa da başıyla onaylarken Missy geri döndüğünde gözleri Elros’un üzerinde, mırıldanır.

“Missy yaraları tekrar bandajlamamız gerekebilir. Neden oksijenli su ve gazlı bez alıp gelmiyorsun?” Missy ağabeyine baktığında onun da onaylarcasına başını sallamasını görür. Cüzdanını ve anahtarlarını alarak kapıdan çıkarken seslenir.

“Hemen dönerim.” Verona kapının kapanışını duymaktan çok hissederken gözlerini genç adamınkilere diker. Elros meydan okurcasına ona bakar.

“Öldür beni.” Verona bir an için nefes almayı unutarak karşısındaki adama dehşetle bakar.

“Ne?!” Genç adam sert bakışlarla bakmaya devam eder.

“Ne dediğimi duydun. Öldür beni. Hemen. Şimdi.” Verona farkında olmadan gerilerken başını şiddetle sallar.

“Asla.” Elros ısrarla gözlerini onunkilere dikerek bakar.

“Bana bunu yapanın o olduğunu biliyorsun. Ya birkaç gün içinde öleceğim ya da daha kötüsü, bir vampire dönüşeceğim.” Verona sırtını duvarla temas ettiğinde Elros ona bakmaya devam ederek konuşur.

“Bari onurumla ölmeme izin ver.” Verona’nın gözlerine dolan yaşlar vakit kaybetmeden yanaklarından süzülürken bakışlarını ondan kaçırarak yere bakarken konuşur.

“Ölmeyeceksin. Bunu biliyorum. Ölemezsin. Dönüşmen konusunda… Bir… Bir toplantıda duymuştum… Level E’ye dönüşmek üzere olan birisi kurtulmuş… Bir büyü… Tehlikeli olduğu için… Tabi kimse çevresinden ısırılmadığı için… Tanımadıkları kişilerin Level E olmasını umursamaz kimse…” Elros öfkeyle dolarken sert bir sesle konuşur.

“Hayal kurmayı bırak artık Verona! Sadece Missy dönmeden bitir şunu!” Elros’un sesi onu kendine getirirken dayandığı duvardan ayrılarak hızlı adımlarla genç adamın yanına ulaşır. Suratına bir tokat patlattıktan sonra bağırır.

“Kapa çeneni! Bunu yapabilirim. Bunu yapabiliriz. Biliyorum. Sadece acınası bir haldeymişsin gibi davranmayı bırak! Bir çözüm olabilecekken- hayır bir çözüm varken. Pes mi ediyorsun?” Kalçasına bağlı bıçağı hızlıca çekerek önündeki kahve sehpasına saplar.

“Eğer kaçmak istiyorsan. Bıçağımı al ve kendini öldür. Ama benden yardım etmemi bekleme.” Verona hızla odadan çıkarken Elros yavaşça oturduğu yerde doğrulur. Bıçağın sapını kavrayarak derin bir nefes alır ve çeker. Gelen tek şey acı olduğunda kaslarını gevşeterek nefesini verir. Derin bir nefes alarak tekrar denerken bu sefer bırakmamaya kararlıdır. Farkında olmadan dudaklarından bir inleme dökülürken gözlerinin kararmaya başladığını hissederek nefesini verir. Derin nefeslerle kendine gelmeye çalışırken karşısındaki bıçağa nefretle bakar. Bıçağın biraz ilerisinde duran Verona’nın fincanını eline alır. Bir an için avucunda tuttuktan sonra öfkeyle bağırarak onu duvara fırlatır. Fincanın kırılırken çıkardığı ses daha kulaklarından gitmemişken Verona kapıyı açarak meydan okuyan gözlerle ona bakar. Ancak genç adamın gözlerinde yaşları gördüğünde kendi bıçağını birisinin kalbine saplayıp çevirdiğinden neredeyse emindir. Sesinin titremesini engelleyebileceğini umarak sorar.

“Ne oldu?” Elros onun sesini duyduğunda ellerini yüzüne kaparken boğuk bir sesle konuşur.

“Lanet olası şeyi masadan çıkaramadım bile.” Verona o bıçağı sağlıklı olsa bile zor çıkarabileceği halde masaya sapladığının farkında, yine de bunu söylemeyerek genç adamın önüne, masanın kenarına oturur. Sadece başını kavrayan ellerinin üzerine kendininkileri koyarak sessizce içindekileri ortaya dökmesini bekler. Çok da beklemesi gerekmez. Elros, gözlerini yerden ayırmadan konuşur.

“Daha bir bıçağı bile tutamazken hayatta kalacağımdan nasıl emin olabilirsin ki? Kaldı ki o halde yaşamak istediğimden de emin değilim. Eğer bir Level E’ye dönüşürsem, insanları öldürebilirim. Korumak için hatırlamadığım bir yaştan beri eğitildiğim insanları… Daha kötüsü, Missy’e ya da sana zarar verebilirim. Bunun olabileceği ihtimali bile yaşama arzumdan daha baskın geliyor.” Genç adam söylediği sözlerin ağırlığıyla başını Verona’nın dizlerine bırakırken Verona ellerini onun saçlarının arasına geçirerek derin bir nefes alır. Saçlarıyla oynamaya başlarken sakin olduğunu umduğu bir sesle konuşur.

“Öncelikle o bıçağı öyle bir öfkeyle sapladım ki benim bile çıkarabileceğimden pek emin değilim. Sehpayı feda etmemiz gerekebilir.” Verona genç adamın dudaklarının hafifçe kıvrılışını teninde hissederken rahatlayarak devam eder.

“Hayatta kalacağından nasıl emin olduğum konusuna gelirsek. Sen benim tanıdığım en güçlü kişisin. O yüzden buna dair hiçbir şüphem yok. Kendini benim gözlerimle görseydin senin de olmazdı. Hem bir Level E’ye dönüşmeyeceksin. Ondan önce seni kurtarmanın yolunu bulacağız. Eğer gerekirse o kan emicinin kanını sana getiririm.” Verona genç adamın omuzlarının kasıldığını hissederken hemen konuşur.

“Ama buna gerek kalmayacak biliyorum. Eğer hala birilerine zarar verebileceğini düşünüyorsan, ben artık tamamen iyileştim ve birisini ısırmaya kalktığın her zaman senin kıçını yere değdirebilirim biliyorsun.” Elros nefesini verirken omuzları rahatça yanlara düştüğünde Verona gülümsemekte olduğunu fark eder ve hiç bozmadan genç adamı başının iki yanından tutarak kendisine bakması için başını kaldırır.

“Beni kurtardın. İzin ver borcumu ödeyeyim.” Elros tam itiraz etmek üzereyken Verona ona izin vermeden dudaklarını kendininkilere bastırır.


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


“Ver. İyi misin? Baya uzun süredir banyodasın. Endişelenmeye başlıyorum.” Missy kulağını kapıya yaklaştırarak bir cevap beklerken duyabildiği tek şey suyun sesidir ve bu daha da endişelenmesine neden oluyordur.

“Verona eğer bir cevap vermezsen içeriye giriyorum.” Ancak sessizlik sürdüğünde Missy yavaşça kapıyı açar. Verona’yı başından süzülen kanlar eşliğinde yerde gördüğünde hızla yanına koşar. Akan suyu kapayarak kası omuzlarından yakalar ve sarsmaya başlar.

“Verona. Kendine gel lütfen. Verona!” Genç kadın inleyerek başını yana çevirirken mırıldanır.

“Kan tadı…” Missy onu sarsmaya devam eder.

“Ver. Kan tadı alman normal başın kanıyor.” Verona şaşkınlıkla gözlerini açtığında görmeyi beklediği son kişiymiş gibi Missy’e bakar.

“Ne oldu?” Missy onun kalkmasına yardım eder.

“Sanırım düşüp kafanı vurmuşsun. Ayrıca bembeyaz gözüküyorsun.” Verona genç kadının yardımıyla duştan çıkarken hem üşüdüğü için, hem de Elros’u öptüğü zaman ağzında tadını aldığı kan için titriyordur. Missy onun yatağa uzanmasına yardım ettikten sonra üzerine kat kat battaniyeleri koyarken Verona aklında hâlâ aynı düşünce, kendinden geçmiştir bile.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


“Verona.” Adını duyan kadın başını kaldırarak sevdiği adamın ruhunun içine işleyen mavi gözlerine bakar.

“Elros.” Adını duyan adam kadının gece kadar karanlık gözlerinden kendininkileri ayırmadan konuşur.

“Bunun ne kadar çılgınca bir fikir olduğunun farkındasın değil mi?” Verona Elros’a sinsi bir gülümsemeyle bakar.


“Evet. O yüzden işe yarayacağından eminim ya.” Elros gülmemek için kendini tutarak ciddi bir şekilde bakmaya devam eder.

“O nasıl oluyormuş?” Verona cevap verecekken vazgeçerek tekrar yere tebeşirle şekli çizmeye devam eder.

“Beni yavaşlatmaya çalışma Elros.” Elros sinirle arkasına yaslanırken kadını izlemeye devam eder. Gözleri kadının boynunda takılı kalır. Gittikçe daha iyi olan görme yeteneği neredeyse derisinin altındaki damarları bile seçebilmesini sağlarken yaptığı şeyin farkına vararak ayağa fırlar. Verona bu sefer dikkati dağılmış ona bakarak sorar.

“Nereye?” Elros odasına girerek camı açarken cevaplar.

“Yukarıya. Hava almaya ihtiyacım var.” Verona başını sallayarak işine geri dönse de bir kulağı açık pencerenin rüzgârın yanında ona getirdiği seslerdedir. Hızla işini bitirerek sigara paketini alır ve aynı pencereden yangın merdivenine çıkar. Çatıya ulaştığında kenarda sırtı ona dönük oturan genç adamın yanına geçerek sigarasını yakar.

“Gerçekten. Neden bunun işe yarayacağından bu kadar eminsin?” Verona gülümserken beyaz dumanla dolu nefesini bırakır.

“Çünkü çılgınca sevdiğim adamı çılgınca korumak için çılgın bir büyüyü yapıyor olmak şiirsel derecede doğru geliyor.”

“Çılgınca sevdiğim mi?” Verona sigarasından bir nefes daha çekerken yan gözle Elros’a bakar.

“Bunu anlaman için illa söylemem mi gerekliydi?” Elros gülümseyen genç kadını kendine çekerek şiddetle öper. Verona onu gömleğinin yakasından çekerek kendi üstüne yatırır. Dudaklarını hiç ayırmadan gömleğin düğmelerini açmaya çalışırken Elros bir anda kendini çekerek sevdiği kadının gözlerinin içine bakar.

“Verona.” İsmini öyle acı dolu bir sesle söylemiştir ki Verona kalbinin bir an için atmayı unuttuğuna yemin edebilecek durumdadır. Cevap veremeyip sadece yutkunduğunda Elros duyar duymaz kulaklarının uğuldamasına neden olan soruyu sorar.

“Emin misin?” Verona derin bir nefes aldıktan sonra göğsünden çıkmaya çalışırcasına atan kalbinin gürültüsünün arkasında konuşmaya çalışır.

“Bu gece çılgınlıklar gecesi değil mi? Listeye bir tane daha eklemek belki iyi şans getirir.” Elros tam bir şey demek için ağzını açtığı sırada Verona buna izin vermeyerek onu kendine çeker.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 31 Oca 2011 23:57
mira flower
Otaku (Level 3)
Otaku (Level 3)



Kayıt: 15 Ekm 2010
Mesajlar: 239
Teşekkür: 15

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Alıntıyla Cevap Gönder
her zamanki gibi süper bi bölüm daha

harika yazıyosun tüm bölümleri bi seferde okudum takipçinim artık Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 06 May 2011 13:39
Ashley_Davson
Otaku (Level 2)
Otaku (Level 2)



Yaş: 29
Kayıt: 15 Ağu 2008
Mesajlar: 77
Favori Anime & Manga: Vampire Knight

Durumu: Çevrimdışı

Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Konu: Yanıt: Silver Light In The Darkness [11. Bölüm Eklendi] Alıntıyla Cevap Gönder
mira flower yazmış:
her zamanki gibi süper bi bölüm daha

harika yazıyosun tüm bölümleri bi seferde okudum takipçinim artık Çok Mutlu


Bu siteyi 56354235463 yıldır kontrol etmiyordum Gülücük Dağıtıyor beğendiğine çok sevindim bu senaryoyu bitirdim yazmayı ama burada pek ilgi kalmadığı için artık yayınlamıyorum ama özel mesajla msn/facebook gibi iletişim kurabileceğim bir kaynak verirsen yollayabilirim kalanını. Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 13 Ekm 2011 17:51
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 13, 14, 15
15. sayfa (Toplam 15 sayfa) [ 146 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız